Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, ömrünü adadığı eserini önce sekiz cilt olarak tertip etmiş ilk cildini 1912 yılında, ikinci cildini de 1914 yılında bastırmıştır.
Bu eserin kıymeti Osmanlı yönetimi tarafından da takdir edilmiş ve basılan iki cildin nüshaları kütüphanelere koymak üzere Maârif Nezareti’ne takdim edilmiştir. Nezaret de bu eserin takdiri lüzûmunu görmüş; eserin bu derece geniş ve ayrıntılı olmasının kitabın kıymetini anlamaya kâfi olduğu bilhassa eserin önemli bilgiler içerdiği ve büyük bir araştırmanın sonucu ortaya çıktığı ve vilayetin de bunu takdir etmesi gerektiği belirtilmiştir.⁸⁰ Sivas Maârif Müdürü tarafından yazılan yazıda; 7 Eylül 1914 (R. 25 Ağustos 1330) tarihli emirnamede belirtildiği üzere Evkaf-ı Hümâyun Nezareti Celilesi Kuyûd-ı Kadime Arabî mütercimi Amasyalı Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’in tertib etmiş olduğu “Amasya Tarihi” adlı eserin Amasya livasınca güzel bir karşılık olması amacıyla eser sahibine Amasya livası namına nakdi mükafat temini için gerekli olan teşebbüsün vilayet tarafından gerçekleştirileceği bildirilmiş eserin fiyatı ile ilgili bilgi istenmiştir.⁸¹ Ardından Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn’e yazmış olduğu bu eser dolayısıyla ve göstermiş olduğu gayretten dolayı Maârif Nezareti tarafından ikinci rütbeden maârif nişanı verilmiştir.⁸² Maârif nişanı 1910 yılında Osmanlı memleketinde ilim ve maârifin yaygınlaştırılması yolunda gayretli olan öncelikle muallimlerin teşvik edilmesi için üç rütbe olarak verilmesi uygun görülmüştür. Daha sonra bu alanda hizmet eden herkese verildiği görülen maârif nişanında üçüncü rütbeden nişan alabilmek için en az beş sene muallimlik yapma şartı konulmuştur. Beş sene daha çalışanlara ikinci rütbe, on sene daha göreve devam edenlere birinci rütbeden nişan verilmesi kararlaştırılmıştır.⁸³Müellife memleketin ilim ve maârifine yapmış olduğu katkısı nedeniyle hizmet süresi göz önünde bulundurularak ikinci rütbeden nişan verildiği anlaşılmaktadır.
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, kalan ciltlerinin basılması için uzun yıllar çabalamıştır. Bu çabalarının sonucunda üçüncü ve dördüncü ciltleri de bastırmıştır (1927-1928). Daha sonra ise diğer ciltlerde çeşitli düzeltmeler yapmak veya yangın sonucu meydana gelen kayıpları telafi etmek amacıyla eserini yeniden düzenlemiş ve bir bütün olarak bize 12 cildi ulaşmıştır.
Eserin basımında yaşamış olduğu sıkıntılar o dönemde Maârif Vekaleti’ne yazmış olduğu mektuptan anlaşılmaktadır. Müellif mektupta; “Amasya Tarihi yüksek vatanımızın bir cüz-i mühimmi olan koca bir vilayetin tarihidir. Emsalini şimdiye kadar hiçbir vilayet erbab-ı irfanının yapamadığı böyle bir tarihi tek başına yapan bendenize yardım buyurmanızı çok rica ederim. Üçüncü cildini bastırdım. Dördüncü cildi de Maârif Vekaleti tarafından lütuf edilecek beş yüz lira ile tab’ edilirse vatan namına teşekür ederim. Bu ricamın is’âfı mümkün olmadığı takdirde mevcut olan ikinci ve üçüncü ciltlerinden hiç olmazsa ellişer nüsha satın alıp kütüphanelere tevzi buyurmanızı rica ederim. Bedeli olan yüz lira Maârif bütçesini tazyîk edecek bir şey değildir. Fakat bu yüz lira, dördüncü cildin tab’ına medâr olan bir kıymet ifade eder.” sözleriyle dördüncü cildin basımı için maârif bütçesinden yardım talep etmektedir.⁸⁴
Bastırmış olduğu ciltlerinde ise kimlerden yardım gördüğünü ciltlerin başında “Arz-ı Şükran” bölümlerinde ifade ederek birer vefa örneği göstermiştir. İkinci ciltte Evkaf-ı Hümâyûn Nazırı Hayri Bey, üçüncü ciltte Amasya Eski Valisi Hilmi Bey, Amasya Mebusu İsmail Hakkı Bey, Amasya Vilayet-i Encümen-i Daimesi, Evkaf Müdir-i Umumisi Mehmed Rüşdü Bey ve İstanbul Evkâf Müdürü İsmail Hakkı Bey, dördüncü ciltte de Amasya valisi Faik Bey ile Amasya Vilayeti Encümen-i Dâimesi’nden Şirvânî Bahaeddin Efendi ve dördüncü cidtin bakiyyesinde de ayrıca “Büyük Türk ırkını ve dilini dirilten Cumhurbaşkanımız ulu önderimiz Kemal Atatürk'ün ve Başbakanımız kutlu İsmet İnönü'nün takdîrlerini gören Amasya Târîhi” notunu düşerek Amasya Valisi Kadri ve Halk Partisi başkanı Veysi Bey Oğlu Bay Sıdkı ile il dâ'imî encümeni üyelerine teşekkürlerini sunmuştur. Fakat müellif dördüncü ciltten sonrasını maalesef bastıramamış ve bunlar müellif nüshası olarak kalmıştır.
Günümüz Türkçesiyle
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin, ömrünü adadığı eserini önce sekiz cilt olarak düzenlemiş; ilk cildini 1912 yılında, ikinci cildini de 1914 yılında bastırmıştır.
Bu eserin değeri Osmanlı yönetimi tarafından da takdir edilmiş ve basılan iki cildin nüshaları kütüphanelere konulmak üzere Maarif Nezareti'ne sunulmuştur. Nezaret de eserin övülmesi gerektiğini görmüş; eserin bu kadar geniş ve ayrıntılı olmasının kitabın değerini anlamaya yettiği, özellikle önemli bilgiler içerdiği ve büyük bir araştırmanın ürünü olduğu, vilayetin de bunu takdir etmesi gerektiği belirtilmiştir. Sivas Maarif Müdürü tarafından yazılan yazıda, 7 Eylül 1914 (Rumî 25 Ağustos 1330) tarihli emirnamede belirtildiği üzere, Evkaf-ı Hümâyun Nezareti Celilesi Eski Kayıtlar (Kuyûd-ı Kadîme) Arapça tercümanı Amasyalı Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin'in düzenlediği "Amasya Tarihi" adlı eser için, Amasya livasının güzel bir karşılık vermesi amacıyla eser sahibine Amasya livası adına nakdî ödül sağlanması için gerekli girişimin vilayet tarafından yapılacağı bildirilmiş ve eserin fiyatı hakkında bilgi istenmiştir. Ardından Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin'e, yazdığı bu eser dolayısıyla ve gösterdiği çaba nedeniyle Maarif Nezareti tarafından ikinci rütbeden maarif nişanı verilmiştir. Maarif nişanı, 1910 yılında Osmanlı memleketinde ilim ve maarifin yaygınlaştırılması yolunda çalışan, öncelikle öğretmenlerin teşvik edilmesi için üç rütbe olarak verilmesi uygun görülen bir nişandır. Daha sonra bu alanda hizmet eden herkese verildiği görülen maarif nişanında, üçüncü rütbeden nişan alabilmek için en az beş yıl öğretmenlik yapma şartı konmuştur. Beş yıl daha çalışanlara ikinci rütbe, on yıl daha görevine devam edenlere birinci rütbeden nişan verilmesi kararlaştırılmıştır. Yazara, memleketin ilmine ve maarifine yaptığı katkı nedeniyle, hizmet süresi göz önünde bulundurularak ikinci rütbeden nişan verildiği anlaşılmaktadır.
Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin, kalan ciltlerinin basılması için uzun yıllar çaba göstermiştir. Bu çabaların sonucunda üçüncü ve dördüncü ciltleri de bastırmıştır (1927-1928). Daha sonra, öteki ciltlerde çeşitli düzeltmeler yapmak ya da yangın sonucu ortaya çıkan kayıpları telafi etmek amacıyla eserini yeniden düzenlemiş ve bize bir bütün olarak 12 cildi ulaşmıştır.
Eserin basımında yaşadığı sıkıntılar, o dönemde Maarif Vekâleti'ne yazdığı mektuptan anlaşılmaktadır. Müellif mektupta şöyle der: "Amasya Tarihi, yüce vatanımızın önemli bir parçası olan koca bir vilayetin tarihidir. Bugüne kadar hiçbir vilayetin bilgi sahiplerinin yapamadığı böyle bir tarihi tek başına yapan bendenize yardım buyurmanızı çok rica ederim. Üçüncü cildini bastırdım. Dördüncü cilt de Maarif Vekâleti tarafından lütfedilecek beş yüz lirayla basılırsa vatan adına teşekkür ederim. Bu ricamın yerine getirilmesi mümkün olmadığı takdirde, mevcut olan ikinci ve üçüncü ciltlerinden hiç olmazsa elli şer nüsha satın alıp kütüphanelere dağıtmanızı rica ederim. Bedeli olan yüz lira Maarif bütçesini sıkıştıracak bir şey değildir. Fakat bu yüz lira, dördüncü cildin basımına yetecek bir değer ifade eder." Bu sözlerle dördüncü cildin basımı için maarif bütçesinden yardım istemektedir.
Bastırdığı ciltlerde kimlerden yardım gördüğünü ciltlerin başındaki "Arz-ı Şükran" (teşekkür) bölümlerinde belirterek birer vefa örneği göstermiştir. İkinci ciltte Evkaf-ı Hümâyun Nazırı Hayri Bey'e; üçüncü ciltte Amasya Eski Valisi Hilmi Bey'e, Amasya Mebusu İsmail Hakkı Bey'e, Amasya Vilayeti Daimî Encümeni'ne, Evkaf Umum Müdürü Mehmed Rüşdü Bey'e ve İstanbul Evkaf Müdürü İsmail Hakkı Bey'e; dördüncü ciltte Amasya Valisi Faik Bey ile Amasya Vilayeti Daimî Encümeni'nden Şirvanî Bahaeddin Efendi'ye; dördüncü cildin bakiyyesinde de ayrıca "Büyük Türk ırkını ve dilini dirilten Cumhurbaşkanımız ulu önderimiz Kemal Atatürk'ün ve Başbakanımız kutlu İsmet İnönü'nün beğenisini gören Amasya Tarihi" notunu düşerek Amasya Valisi Kadri'ye, Halk Partisi başkanı Veysi Bey oğlu Bay Sıdkı'ya ve il daimî encümeni üyelerine teşekkürlerini sunmuştur. Fakat müellif, dördüncü ciltten sonrasını ne yazık ki bastıramamış, bunlar müellif nüshası olarak kalmıştır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tab': basım
- Maârif Nezareti, Maârif Vekâleti: bugünkü Milli Eğitim Bakanlığı'nın öncülü; "nezaret" Osmanlı, "vekâlet" Cumhuriyet dönemi adıdır
- kuyûd-ı kadîme: eski kayıtlar, eski tapu ve vakıf kayıtları
- emirname: yazılı emir
- Arz-ı Şükran: teşekkür sunma, teşekkür bölümü
- Encümen-i Dâimî: vilayet daimî encümeni, vilayet idaresine yardımcı kurul
- Evkaf: vakıflar, vakıflar idaresi
Maarif Nişanı Nedir
Maarif nişanı, Osmanlı'da öğretmenleri ve müderrisleri ödüllendirmek için 1910'da çıkarılmış bir nişandır. Türk Maarif Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre, Maarif Nezareti 14 Mart 1910'da Babıâli'ye bu konuda yazı göndermiş, 14 Mayıs 1910'da üç rütbeli bir nişanın çıkarılması uygun bulunmuş, 15 Mayıs 1910 tarihli irade ile de nişan resmî bir nitelik kazanmıştır. Nişanın üç rütbesi vardır ve ömür boyu verilir. Nişanı alabilmek için öğretmenlerin mesleklerinde en az beş yıl iyi sicil almış olmaları beklenirdi. Üçüncü rütbeyi alan bir öğretmen beş yıl sonra ikinci rütbeyi, on yıl sonra birinci rütbeyi alabilirdi. Hüsameddin'e ikinci rütbeden nişan verilmesinin hizmet süresine göre belirlendiğini yalnızca elimizdeki metin söyler; bu belirlemeye ilişkin başka bir kayıt bulunamadı.
Yardım İsteği ve Basım Güçlüğü
Hüsameddin'in Maarif Vekâleti'ne yazdığı mektup, şehir tarihçiliğinin o yıllarda ne kadar sınırlı destekle yürütüldüğünü gösterir. Müellif, beş yüz lira istemekte, bu mümkün olmazsa ikinci ve üçüncü ciltlerden ellişer nüsha alınmasını önermektedir. Müellif yüz lirayı, dördüncü cildin basımına yetecek bir tutar olarak anar. Her ciltte yardım edenlerin adlarının sayılması, eserin basımında valilerin, mebusların, vakıf müdürlerinin ve vilayet encümeni üyelerinin katkısı olduğunu gösterir.
Basım Tarihleri
Birinci cildin yazma nüshası 1910 tarihlidir; Köksal'ın bildirisine göre basılı cilt bundan iki yıl sonra, hicrî 1330 yılında yayımlanmıştır. Bu bilgi metnin 1912 tarihiyle uyumludur. Üçüncü ve dördüncü ciltlerin 1927 ve 1928'de basıldığı, dördüncü cildin bakiyyesinin ise 1935'te çıktığı TDV İslâm Ansiklopedisi'nde de yazılıdır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- Mehmet Fatih Köksal, "Hüseyin Hüsâmeddîn'in Amasya Tarihi'nin Kayıp Ciltleri", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, 2017. https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_KOKSALF.pdf
- Ayhan Doğan - Sadık Çetin, "Osmanlı Maârifinde Muallim Motivasyonu Kaynaklarından Maârif Nişanı ve Fazilet Mükâfatı", Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 14/37, 2021 (özgün metnin dipnotunda anılmıştır; tam metni okunamadı).
Kitaplar