Yukarıda belirtildiği gibi Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn hem tarihçilik anlayışı bakımından hem de getirilmiş olduğu görevler bakımından vakıflarla ilgili kayıtlara hakim bir müverrihtir. Vakfiye defterleri genellikle Anadolu, Haremeyn, İstanbul, Küçük Evkâf, Rumeli ve Mukâtaa biçiminde sınıflandırmıştır. Mücedded Anadolu vakfiye defterleri toplam 46 defterden ve bu defterlerde bulunan toplam 11697 adet vakfiyeden oluşmaktadır. Defterler günümüzde İstanbul’un Anadolu yakasından başlayıp Irak, Suriye, Lübnan Mısır, Ürdün, Libya, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna, Kırım ve Kıbrıs’tan oluşan ve Osmanlı idari teşkilatında Anadolu olarak ifade edilen coğrafyaya ait kayıtlardan oluşmaktadır. Bunun dışında hem Anadolu hem Rumeli’de akâr ve hayrâtının ya da vakfın tescil edildiği kadılığın Anadolu vilayetlerinden birinde bulunması nedeniyle zaman zaman defterlerde Rumeli sınırlarındaki vilayet ve kazalara ait vakfiyelere de rastlanmaktadır. ⁹⁴ Amasya ile ilgili vakıf kayıtlarında bu defterlerden istifade edilmiştir.
Vakıfların çeşitli dinî, sosyal ve kültürel hizmetlerini sürdürebilmeleri için tahsis edilmiş olan görevlere cihet (çoğulu cihât) adı verilmektedir. Bu görevlerin tevcihi padişahın yetkisi ve iradesindedir ve cihetlerle ilgili bilgiler veya değişiklikler “cihât defterleri”ne işlenmiştir. 19. yüzyıl sonlarına kadar siyâkat, daha sonra rik‘a türü yazı ile tutulan bu defterlerin kaza, nahiye gibi yerleşim birimlerine göre cami, mektep, medrese isimleri zikredilerek düzenlendiği görülmektedir. Bunların yanında “cihât rûznâmçeleri, cihât hulâsaları” adlarıyla defterlerin hazırlandığı da bilinmektedir.⁹⁵ Ayrıca hurûfât ya da askerî rûznâmçe defterlerine benzer nitelikteki defterlerin zaman zaman cihât defterleri olarak adlandırıldığı görülmektedir.⁹⁶ Özellikle cami, mektep, medreselere ait vakıf kayıtlarını ihtiva etmesi nedeniyle Amasya’ya ait cihât defterleri müellifin biyografilerin yazımında faydalandığı bir kaynaktır. Vâkıfların isimleri, vefat yılları, kabirleri, ölümünden sonra bu vakıfların kime intikal ettiği, vakıf mütevellileri, vakf edilen mallar vs. bu defterler de kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır.
Hurûfât defterleri, harf sırasına göre tutulan vakıf müesseselerinin günlük tayin ve terfi işlemleri ile ilgili berat içeriklerinin kaydedildiği defterlerdir. Tutulma biçimi nedeniyle de harfler manasındaki “hurûf” kelimesinin çoğulu olan “hurûfât” kelimesiyle adlandırılmıştır. Genellikle XVII. yüzyılın sonları ile XIX. yüzyılın ilk yarısına ait olup yerleşim birimleri, ilgili kaza adının altına ve belli bir tarihe göre yazılmıştır. Bu defterlerde de çoğunlukla vakıf kurumlarına yapılan yeni atamalar bulunmaktadır. Yapılan atamaların genellikle kadı ve naibin arzı üzerine gerçekleşmiş olduğu fakat bazı istisnai durumlarda mütevellinin arzı ya da mahalle muhtar heyetinin isteği üzerine gerçekleşen atamalar da bulunduğu görülmektedir.⁹⁷ Yine bahsedildiği gibi Amasya’yı bu manada ilgilendiren tüm kayıtlar için kullanılan bir defter türüdür.
Günümüz Türkçesiyle
Yukarıda belirtildiği gibi Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn, hem tarihçilik anlayışı hem de üstlendiği görevler bakımından vakıflarla ilgili kayıtlara hâkim bir tarihçidir. Vakfiye defterleri genellikle Anadolu, Haremeyn, İstanbul, Küçük Evkaf, Rumeli ve Mukataa biçiminde sınıflandırılmıştır. Mücedded Anadolu vakfiye defterleri toplam 46 defterden ve bu defterlerde bulunan toplam 11697 vakfiyeden oluşur. Defterler bugün, İstanbul'un Anadolu yakasından başlayıp Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Ürdün, Libya, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ukrayna, Kırım ve Kıbrıs'tan oluşan ve Osmanlı idari düzeninde Anadolu olarak adlandırılan coğrafyaya ait kayıtlardan meydana gelir. Bunun dışında, hem Anadolu'da hem Rumeli'de gayrimenkul ve hayır eserleri bulunan ya da vakfın tescil edildiği kadılık Anadolu vilayetlerinden birinde bulunduğu için, defterlerde zaman zaman Rumeli sınırlarındaki vilayet ve kazalara ait vakfiyelere de rastlanır. Amasya ile ilgili vakıf kayıtlarında bu defterlerden yararlanılmıştır.
Vakıfların çeşitli dinî, sosyal ve kültürel hizmetlerini sürdürebilmeleri için ayrılmış görevlere cihet (çoğulu cihât) denir. Bu görevlerin verilmesi padişahın yetkisindedir; cihetlerle ilgili bilgiler ya da değişiklikler "cihât defterleri"ne işlenmiştir. 19. yüzyıl sonlarına kadar siyakat, daha sonra rik'a türü yazıyla tutulan bu defterlerin, kaza, nahiye gibi yerleşim birimlerine göre cami, mektep ve medrese adları sayılarak düzenlendiği görülür. Bunların yanında "cihât rûznâmçeleri, cihât hulâsaları" adlarıyla defterlerin hazırlandığı da bilinmektedir. Ayrıca hurûfât ya da askerî rûznâmçe defterlerine benzer nitelikteki defterlere zaman zaman cihât defteri dendiği görülür. Özellikle cami, mektep ve medreselere ait vakıf kayıtlarını içermesi nedeniyle Amasya'ya ait cihât defterleri, yazarın biyografileri yazarken yararlandığı bir kaynaktır. Vakıf kurucularının adları, ölüm yılları, mezarları, ölümlerinden sonra bu vakıfların kime geçtiği, vakıf mütevellileri, vakfedilen mallar vb. bu defterler kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır.
Hurûfât defterleri, harf sırasına göre tutulan vakıf kurumlarının günlük atama ve terfi işlemleriyle ilgili berat içeriklerinin kaydedildiği defterlerdir. Tutuluş biçimi nedeniyle, harfler anlamındaki "hurûf" sözcüğünün çoğulu olan "hurûfât" adını almıştır. Genellikle 17. yüzyılın sonlarıyla 19. yüzyılın ilk yarısına aittir; yerleşim birimleri ilgili kaza adının altına ve belli bir tarihe göre yazılmıştır. Bu defterlerde de çoğunlukla vakıf kurumlarına yapılan yeni atamalar bulunur. Atamaların genellikle kadı ve naibin arzı üzerine yapıldığı, ancak bazı istisnai durumlarda mütevellinin arzı ya da mahalle muhtar heyetinin isteği üzerine yapılan atamaların da bulunduğu görülür. Yine belirtildiği gibi, Amasya'yı bu bakımdan ilgilendiren bütün kayıtlar için kullanılan bir defter türüdür.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mücedded: yenilenmiş, yeniden düzenlenmiş
- vakfiye: vakfın kuruluşunu ve şartlarını anlatan belge
- akâr ve hayrât: gelir getiren mülkler ve hayır eserleri
- cihet (çoğulu cihât): bir vakfın hizmeti için ayrılmış görev
- tevcih: bir göreve atama, verme
- siyakat, rik'a: Osmanlı'da maliye ve resmî yazışmada kullanılan özel yazı türleri
- rûznâmçe: günlük kayıt defteri
- hurûfât: harf sırasıyla tutulan atama defterleri
- berat: padişah adına verilen atama belgesi
- mütevelli: vakfın yöneticisi
- naip: kadının yardımcısı, vekili
- arz: üst makama sunulan yazılı bildirim
Cihetler ve Vakıf Görevleri
Osmanlı'da bir vakıfta görev yapacak kişiler, vakfı kuran kişinin vakfiyesinde belirlenmiş şartlara göre cihetlere atanırdı. Cihetler iki gruba ayrılırdı: imamlık, hatiplik, vaizlik, müderrislik, katiplik gibi ilmî yeterlilik isteyen görevlere ilmiye cihetleri, kayyımlık, türbedarlık, ferraşlık gibi bedenî çalışma gerektiren görevlere bedeniye cihetleri denirdi. Bu görev sahipleri hukuken askerî yani memur statüsünde sayıldığından diğer askerîler gibi bazı ayrıcalık ve muafiyetlerden yararlanırdı. Cihetlerin verilmesinde vakfiyedeki şart esas alınır, ortak nitelik olarak liyakat ve dürüstlük aranırdı.
Vakıflar çoğaldıkça cihet türlerinde ve miktarlarında da artış olmuş, ansiklopedi maddesine göre bu durum bazı kötüye kullanmalara ve hiçbir iş yapmadan yalnızca gelir sağlayan bir kesimin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Hüsameddin'in cihet ve hurufat defterlerini Amasya'nın cami, mektep ve medrese görevlilerini belirlemekte kullanması, biyografi yazarlığında bu kayıtların değerini gösterir.
Mücedded vakfiye defterlerinin kapsadığı coğrafyanın ve defter sayısının (46 defter, 11697 vakfiye) kitapta aktarıldığı gibi verildiğini, bu sayıları başka bir kaynakla doğrulayamadığımızı belirtmek gerekir. Hurufat defterleri için de başka bir kaynak metni okunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, Giriş, s. 61–62. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar
- Mehmet İpşirli, "Cihet", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 7, İstanbul 1993, s. 546-547 (özgün metnin dipnotundan).