Amasyalıdır. Gümüş Kasabası’nda medresesi olan sadr-ı esbak Halîl Paşa ahfâdından Amasya serdârı Mehmed Ağa bin Hızır Çelebi bin İskender Çelebi bin Sülûkî Mehmed Çelebi bin Hamza Çelebi bin Abdullah Çelebi bin Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin İskender Bey bin Halîl Paşa’nın oğludur. [523]
Küçük yaşında İstanbul’a gidip Enderûn sarayına girdi. Orada baltacılar ocağına kaydedilerek iyi terbiye gördü. Okuyup yazma öğrendi. Tahsil-i meârif ve tefeyyüz ederek 1053’de baltacılar kethüdâsı oldu.
1054 zilka’desinin onbeşinde kapıcıbaşı olarak taşra çıkarıldı. Hidemât ile devr-i bilâd ederek Silahdâr Kara Mustafa Paşa’ya çatıp kethûdâsı oldu. 1066 senesi recebinde Mısır vâlîsi oldukta beraber gitdi. Paşa’nın Köprülü Mehmed Paşa ile araları açıktı.
1067 senesi şa’bânında Kara Mustafa Paşa’nın azl ve firârı üzerine açıkta kaldı. 1068’de Şam’a gelip Vali Lâdikli Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa’nın yanına sığındı. Bunun da kethüdâsı ve tarafından Şam mütesellimi oldu. Ancak Ahmed Paşa, Abaza Hasan Paşa’ya uyup Köprülü Mehmed Paşa’nın aleyhine kıyâm eylediğinden 1069 senesi cumâdelâhiresinde maktûl oldukta bu da yok yere ifnâ edildi. Birâderi Halîl Paşa’dır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Gümüş Kasabası'nda medresesi bulunan eski sadrazam Halîl Paşa'nın torunlarından, Amasya serdarı Mehmed Ağa'nın oğludur. Mehmed Ağa, Hızır Çelebi'nin oğludur; Hızır Çelebi İskender Çelebi'nin, İskender Çelebi Sülûkî Mehmed Çelebi'nin, o Hamza Çelebi'nin, o Abdullah Çelebi'nin, o Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin, o İskender Bey'in, İskender Bey de Halîl Paşa'nın oğludur.
Küçük yaşta İstanbul'a gidip Enderûn Sarayı'na girdi. Orada baltacılar ocağına yazılarak iyi bir terbiye gördü. Okuma yazma öğrendi. Bilgisini artırıp ilerleyerek 1053'te baltacılar kethüdâsı oldu.
1054 yılı zilkâdesinin on beşinde kapıcıbaşı olarak taşraya çıkarıldı. Görevlerle ülkeyi dolaşırken Silahdâr Kara Mustafa Paşa'ya yanaşıp onun kethüdâsı oldu. 1066 recebinde Mustafa Paşa Mısır valisi olunca onunla birlikte gitti. Paşa'nın Köprülü Mehmed Paşa ile arası açıktı.
1067 yılı şabanında Kara Mustafa Paşa'nın görevden alınıp kaçması üzerine açıkta kaldı. 1068'de Şam'a gelip Vali Ladikli Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa'nın yanına sığındı. Onun da kethüdâsı oldu ve onun tarafından Şam mütesellimi (vali vekili) atandı. Ancak Ahmed Paşa, Abaza Hasan Paşa'ya uyup Köprülü Mehmed Paşa'ya karşı ayaklandığından 1069 yılı cemâziyelâhiresinde öldürülünce, bu da haksız yere yok edildi. Kardeşi Halîl Paşa'dır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- sadr-ı esbak: eski sadrazam
- ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
- serdâr: komutan, başkomutan
- mahdûm: oğul
- Enderûn: sarayın iç kısmı, saray okulu
- baltacılar ocağı: saray hizmetindeki baltacılar bölüğü
- kethüdâ: kâhya, işleri yürüten vekil
- kapıcıbaşı: saray kapıcılarının başı
- hidemât ile devr-i bilâd: görevlerle ülkeyi dolaşma
- mütesellim: vali vekili, bir yerin yönetimini üstlenen kişi
- ifnâ: yok etme, öldürme
- birâder: kardeş
Gümüş'teki Halîliye Medresesi
Soyun başındaki Halîl Paşa, Gümüşhacıköy'ün Gümüş bucağındaki Hacı Halil Paşa (Halîliye) Medresesi'ni yaptıran kişidir. M. Baha Tanman'ın aktardığına göre medrese 816-818 (1413-1415) yılları arasında inşa edilmiş; Halil Paşa, Amasyalı Kutlubeyzâdeler ailesinden Kadı Ahmed'in oğludur, 1403-1404'te Çelebi Sultan Mehmed tarafından Gümüş madeni eminliğine atanmış, 1413'te beylerbeyi payesini almıştır. Kaynak ona sadrazamlık unvanı vermez; Hüsameddin'in "sadr-ı esbak" sözünün dayanağı bu nedenle belirsizdir. Halil Paşa'nın vakfiyesi günümüze ulaşmamış, ancak 1662 tarihli bir mahkeme kaydı, medresenin giderleri için Gümüş ve İskilip çevresinde bazı arazilerin vakfedildiğini belirtir. Medrese kapalı avlulu, kubbeli bir plana sahiptir ve giriş kitabesinde yapım yılı 816 (1413) olarak yazılıdır. Osmanlı döneminin sonlarında asıl işlevini kaybedip tekke gibi kullanılmış, günümüzde onarıma muhtaç durumdadır ve daha çok bir ziyaretgâh niteliği taşır. Hüsameddin'in "Gümüş Kasabası'nda medresesi olan" demesi bu yapıya işaret eder.
Uzun soy dizisinin her halkasını doğrulayan bir kaynağa rastlanmadı. Dizinin başındaki Halil Paşa'nın, Tanman'ın verdiği Kutlubeyzâde Halil Paşa ile aynı kişi olup olmadığı da Hüsameddin'in sözünden kesin olarak anlaşılmıyor; yer adı, medrese ve Amasyalılık bunu güçlü biçimde düşündürüyor.
Kara Mustafa Paşa ve Köprülü
Ahmed Ağa'nın efendisi Silahdâr Kara Mustafa Paşa (büyük olasılıkla arşiv çalışmasında anılan Kara Mustafa Paşa ile aynı kişi), 1066 recebinde (Nisan-Mayıs 1656) Mısır valisi olmuş, 1067'de görevden alınmıştı. Köprülü Mehmed Paşa üzerine yapılan arşiv çalışmasında, Köprülü'nün 1657'de Mısır valisi Kara Mustafa Paşa'nın öldürülmesini emrettiği, bu paşanın Seydi Ahmed ve Abaza Hasan'ın düşmanı olduğu ve Anadolu'ya karadan kaçtığı anlatılır. Hüsameddin'in "açıkta kaldı" dediği süre, bu kaçışa denk düşer.
Şam ve Abaza Hasan İsyanı
Ahmed Ağa'nın sığındığı Tayyar Paşazâde Ahmed Paşa, Şam valisiydi. Abaza Hasan'ın 1658'de Köprülü'nün azlini isteyen çevresinde, Nihâdî'nin anlatısına göre, Şam Valisi Tayyaroğlu Ahmed Paşa'nın sadrazamlığa getirilmesi talebi vardı. Köprülü isyanı bastırdıktan sonra Şam'daki yerli kulu teşkilatını ağır biçimde cezalandırdı ve oraya yeniçeri birlikleri gönderdi. Ahmed Ağa'nın "yok yere ifnâ edildiği" yorumu Hüsameddin'e aittir; olayın bu ayrıntısı başka kaynaklarda bulunamadı.
Başka Kaynaklarda
Serdârzâde Ahmed Ağa ve babası Mehmed Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Metnin sonunda kardeşi olarak anılan Halîl Paşa için de ek bilgi bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 164–165. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Christopher Whitehead, "The Early Career of Köprülü Mehmed Pasha: An Archival Reconstruction", Review of Middle East Studies, 57/1, 2024.
- Birol Gündoğdu, "Ottoman Approach to the Rebels in the Examples of Katırcıoğlu Mehmed and Abaza Hasan in the Middle of Seventeenth Century", Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 48/1, 2024, s. 47-65.
- Müctebâ İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, İstanbul 2002. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa