İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Ağa-Türedîzâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 228 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya’nın Küpceğiz Mahallesi eşrâfından el-Hâc Süleyman Ağa bin el-Hâc Ali Ağa bin el-Hâc Süleyman Ağa’nın oğludur. [735] Pederinin vefâtında teayyün edib hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ, bir defa da hâcıbâşı, Tanzimât-ı Hayriyyeden sonra meclis idâre a’zâsı olduğu halde 1261’de vefât etdi. Meşâhîr-i a’yândan gâyet zengin, kerem-kâr idi.

Ahmed Ağa, Sipâhizâde Amasya sipâhilerinden Hasan Ağa bin Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Devr-i Selîm Hân-ı Sâlisde ihdâs edilen nizâm ocağına girip güzel ta’lîm ve terbiye-i askeriyye gördü. 1222’de ocağın ilgâsında kaçıp Amasya’ya geldi. Bir iki yıl sonra açılan Rusya muhârebâtında şece’ât ve terbiye-i askeriyyesi ile kendisini tanıtmış olduğundan 1242’de tekrar açılan nizâmiyye askerliğine girip 1244’de yüzbaşı, 1248’de sağ kolağası, 1254’de binbaşı, 1259’da kâ’im-makâm olduğu halde 1262 hudûdunda vefât etdi. Ümerâ-yı askeriyyeden şecî bir zât idi. Mahdûmu Hasan Bey’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya'nın Küpceğiz Mahallesi ileri gelenlerinden Hacı Süleyman Ağa'nın oğludur; Hacı Süleyman Ağa, Hacı Ali Ağa'nın oğlu, Hacı Ali Ağa da Hacı Süleyman Ağa'nın oğludur. Babasının ölümünde temayüz ederek hacılar ve ayanlar meclislerine üye oldu, bir defa da hacıbaşı oldu; Tanzimat-ı Hayriyye'den sonra idare meclisi üyesiyken 1261 [1845-46]'de öldü. Ünlü ayanlardan, son derece zengin ve cömert biriydi.

Ahmed Ağa, Amasya sipahilerinden Sipahizade Hasan Ağa'nın, onun da Mehmed Ağa'nın oğludur. III. Selim döneminde kurulan nizam ocağına girip iyi bir askerî eğitim ve terbiye gördü. 1222 [1807-08]'de ocağın kaldırılması üzerine kaçıp Amasya'ya geldi. Bir iki yıl sonra açılan Rusya savaşlarında cesareti ve askerî terbiyesiyle kendini tanıttığından 1242 [1826-27]'de yeniden açılan nizamiye askerliğine girdi; 1244 [1828-29]'de yüzbaşı, 1248 [1832-33]'de sağ kolağası, 1254 [1838-39]'de binbaşı, 1259 [1843-44]'da kaymakam iken 1262 [1845-46] sıralarında öldü. Askerî komutanlar arasında yiğit bir kimseydi. Oğlu Hasan Bey'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • eşrâf: bir yerin ileri gelenleri, itibarlı kişiler
  • teayyün etmek: temayüz etmek, öne çıkmak
  • hâciyân ve a'yân meclisleri: hacılardan ve yerel ileri gelenlerden oluşan toplantılar
  • hâcıbaşı: hacıların başı, hac işlerine bakan kişi
  • meclis idâre: Tanzimat'tan sonra kurulan yerel yönetim meclisi
  • kerem-kâr: cömert
  • mahdûm: oğul
  • nizâm ocağı: III. Selim zamanında kurulan yeni usul asker ocağı
  • ilgâ: kaldırma
  • şece'ât: yiğitlik, cesaret
  • kâ'im-makâm: kaymakam; subay rütbesi olarak yarbaya karşılık gelen derece
  • ümerâ-yı askeriyye: askerî komutanlar

Metnin Yapısı

Maddenin başlığı Ahmed Ağa'yı Türedîzâde olarak anar, ama ilk paragrafın konusu Ahmed Ağa değildir. Orada adı verilen kişi Küpceğiz Mahallesi'nden Hacı Süleyman Ağa'dır ve hacıbaşılık ile meclis üyeliği ona aittir. Onun ölüm tarihi de ikinci paragraftaki Ahmed Ağa'nın ölüm tarihinden bir yıl önce verilir. Kitabın bir önceki maddesinde Narlıbahçe'deki Süleymaniyye Medresesi'nin Türedîzâde Hacı Süleyman Ağa tarafından yaptırıldığı yazılıdır; bu Süleyman Ağa'nın birinci paragraftaki kişi olması akla yatkındır, ama metin bunu söylemez. Ahmed Ağa'nın Türedîzâdelerle bağı da belirtilmez, çünkü ikinci paragraf onu başka bir soya, Sipahizade Hasan Ağa'ya bağlar. Başlıktaki "Türedîzâde" adının bu paragraflarla ilişkisi bu yüzden açık değildir.

Nizam Ocağından Nizamiye Askerliğine

Ahmed Ağa'nın askerlik öyküsü, Osmanlı ordusundaki iki ayrı yenileşme dalgasını arka arkaya içerir. III. Selim'in kurduğu Nizâm-ı Cedîd düzeni 1807'deki ayaklanmalar ve Kabakçı Mustafa'nın darbesiyle sona erdi; metindeki 1222 [1807-08] yılı bu olaya denk düşer. Yeniçeri Ocağı ise II. Mahmud tarafından 1826'da kaldırıldı ve yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye kuruldu. Hüsameddin'in Ahmed Ağa'nın girdiğini yazdığı 1242 [1826-27] yılı bu yeni ordunun ilk yılına rastlar. Yeni ordunun rütbe sıralaması şöyle verilir: mülâzım, yüzbaşı, sol kolağası, sağ kolağası, binbaşı, kaymakam, miralay, mirliva, ferik, müşir. Ahmed Ağa'nın yüzbaşılıktan sağ kolağalığına, oradan binbaşılığa ve kaymakamlığa uzanan yükselişi bu sıralamayı olduğu gibi izler. Aynı kaynağa göre Asâkir-i Mansûre 1829'da Rus ordusuna karşı savaşmıştır. Metindeki "Rus harbi" ifadesi bu savaşı da düşündürebilir; ancak Hüsameddin hangi Rus savaşını kastettiğini yazmaz, bu yüzden bu eşleştirme yalnızca bir çıkarımdır.

Tanzimat'tan Sonra Yerel Meclisler

Metinde Süleyman Ağa'nın Tanzimat'tan sonra idare meclisi üyesi olduğu söylenir. Tanzimat'tan sonra vergi toplama işi mültezimlerin elinden alınıp merkezden atanan muhassıllara verildi (1840) ve muhassılların yanında yerel ileri gelenlerden oluşan meclisler kuruldu. 1849 tarihli talimatnameyle eyalet meclislerinin yapısı ayrıntılı biçimde belirlendi; bu meclislerde vali, defterdar, hâkim ve müftü doğal üye olarak yer alıyor, Müslüman halk ile gayrimüslim temsilciler de meclislere alınıyordu. Hüsameddin'in kastettiği meclisin tam olarak hangisi olduğu, Amasya'da ne zaman kurulduğu ve üyelerinin nasıl belirlendiği, bakılan kaynaklardan anlaşılamadı.

Başka Kaynaklarda

Süleyman Ağa ve Ahmed Ağa hakkında Hüsameddin dışında bir kayda rastlanmadı. 1261 yılının Amasya için önemi, 1844-1845 temettuat sayımının aynı yıllara denk gelmesinden de anlaşılır. Bu sayım 1840 tarihli nüfus defteriyle karşılaştırıldığında mahalle ve hane sayılarının dört yıl içinde çok değiştiği görülür; bunun savaşlara, göçlere ve salgınlara bağlanabileceği belirtilmektedir. Küpceğiz Mahallesi'nin bugünkü adı ya da konumu için güvenilir bir kaynak bulunamadı.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 228–228. amasya.bel.tr
  • Selim Özcan, "H.1256 (1840) Tarihli Amasya Nüfus Defteri ile H.1260-1261 (1844-1845) Tarihli Amasya Temettuat Defterlerinin Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi", Studies of the Ottoman Domain, 6/11 (2016), https://dergipark.org.tr/tr/pub/ohsc/article/285793

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.