Türkmen ümerâsının meşâhîrinden Bâburlu kabîlesi re’isi Emîr Hüsâmeddîn Bîçâr Bey bin Bahtiyâr Bey’in mahdûmu Emîr Bahâdır Bey’in oğludur. Sâhib-i a’zam Mü’ineddîn Süleyman Pervâne Bey’in Moğol hükümdârı Abaka Hân tarafından 676 senesi muharreminde i’dâm edildiğine binâen cedd ü pederiyle beraber Mısır’a küçük iken firâr etdi.
Orada büyüdü. Moğol hükümdârı Mahmûd Gazan Hân ile Mısır hükümeti arasında cereyân eden 702 senesi ramazânında muharebede Mısır Türkmenleri ile beraber Moğol askeriyle harb etdi. Türkler muharebeyi kazandıkları cihetle nâ’il-i emâret oldu.
Bundan sonra Sultân Tâceddîn Altunbaş Selçukî’ye Amasya Simre’sinde saltanat verildikde Mısır’dan avdetle müşârün-ileyhin hizmetine girdi. 716’da hal’inden sonra vefât etdi. Amasya’da “Bîçâroğlu” demekle meşhûr bir emîr idi. Mahdûmu Emîr Şerefeddîn Hamza Bey’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Türkmen emîrlerinin ünlülerinden, Bâburlu kabilesinin reisi Emîr Hüsâmeddîn Bîçâr Bey bin Bahtiyâr Bey'in oğlu Emîr Bahâdır Bey'in oğludur. Büyük vezir Mü'ineddîn Süleyman Pervâne Bey'in Moğol hükümdarı Abaka Han tarafından 676 yılı Muharreminde [Haziran 1277] idam edilmesi üzerine, küçük yaşta dedesi ve babasıyla birlikte Mısır'a kaçtı.
Orada büyüdü. Moğol hükümdarı Mahmûd Gazan Han ile Mısır devleti arasında 702 yılı Ramazanında [Nisan-Mayıs 1303] yapılan savaşta Mısır Türkmenleriyle birlikte Moğol askerine karşı savaştı. Türkler savaşı kazandığı için kendisine emîrlik verildi.
Bundan sonra Sultan Tâceddîn Altunbaş Selçukî'ye Amasya Simresi'nde hükümdarlık verilince Mısır'dan dönerek onun hizmetine girdi. Sultanın 716'da [1316-17] tahttan indirilmesinden sonra öldü. Amasya'da "Bîçâroğlu" diye tanınan bir emîrdi. Oğlu Emîr Şerefeddîn Hamza Bey'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ümerâ: emîrler, beyler
- re'is: baş, önder
- sâhib-i a'zam: büyük vezir
- cedd ü peder: dede ve baba
- nâ'il-i emâret olmak: emîrliğe erişmek
- avdet: dönüş
- müşârün-ileyh: adı geçen kişi
- hal': tahttan indirilme
- Simre: Amasya ve çevresini kapsayan yönetim bölgesi
Hüsameddin Baycar ve Memlüklere İltica
Şehâbeddîn Ahmed Bey'in dedesi Hüsameddin Bîçâr, bugünkü araştırmalarda Hüsameddin Baycar adıyla tanınır ve Selçuklu devrinin oldukça iyi belgelenmiş emîrlerinden biridir. Efe Durmuş'un incelemesine göre Baycar, Celâleddin Harezmşah'la Anadolu'ya gelen Harezmli askerlerden biri olmalıdır; Alâeddin Keykubad'ın hizmetine girmiş, zamanla Harput subaşılığına yükselmiştir. Oğlu Bahaeddin Bahadır da Diyarbekir subaşısıydı. Hüsameddin'in onu "Bâburlu kabilesinin reisi" bir Türkmen emîri olarak tanıtması bu görüşten ayrılır; Durmuş da Harezmli kökeni kesin bir bilgi olarak değil, bir tahmin olarak ileri sürer.
Baba ile oğul, Muînüddin Pervâne, Hatıroğlu Şerefeddin ve başka Selçuklu emîrleriyle birlikte Moğolları Anadolu'dan atmak için Memlük Sultanı Baybars'la gizlice anlaşanlar arasındaydı. Aksarâyî'nin anlatımına göre Baycar, Diyarbekir'in bir yıllık vergisini toplayıp ordusuyla Şam yönüne yola çıkmış; aile 13 Muharrem 675'te [Haziran 1276] Halep'te Baybars'la görüşüp onun ülkesine sığınmak için izin istemiş, ardından Kahire'ye ulaşmıştır. Baybars baba ile oğlu kumandan tayin etmiş, Baycar'ın torunlarını da yanına almıştır; ancak Durmuş'un aktardığı kaynaklarda bu torunların adları Muînüddin ve Muzafferüddin olarak geçer, Şehâbeddîn Ahmed adı anılmaz.
Burada önemli bir tarih farkı vardır. Hüsameddin, ailenin Pervâne'nin idamı üzerine Mısır'a kaçtığını söyler ve idamı 676 Muharremine koyar. Oysa Pervâne, Abaka Han'ın emriyle 1 Rebîülevvel 676'da [2 Ağustos 1277] idam edilmiştir ve Baycar ailesinin Halep'e varışı bundan yaklaşık bir yıl öncedir. Yani aile, Pervâne'nin ölümünden sonra değil, onun da içinde bulunduğu Memlük ittifakının bir parçası olarak Anadolu'dan ayrılmıştır.
Şakhab Savaşı ve Amasya'ya Dönüş
Hüsameddin'in andığı 702 Ramazanı savaşı, Şam'ın güneyinde, Merc-i Suffar ovasında yapılan Şakhab Savaşı'dır. Savaş 2 Ramazan 702'de [20 Nisan 1303] başlamış, Gazan Han'ın kumandanı Kutluşah'ın ordusu Memlüklere ağır bir yenilgiyle dağılmıştır. Bu savaştan sonra İlhanlılar Suriye'ye ciddi bir sefer düzenlemedi. Ahmed Bey'in bu savaşa katıldığı bilgisi başka bir kaynakta doğrulanamadı.
Ahmed Bey'in Amasya'ya dönüp hizmetine girdiği Tâceddin Altunbaş, son Selçuklu sultanı II. Mesud'un oğludur. Yapılan araştırmalara göre Moğol valilerinin etkisinin azaldığı 1312-1316 yılları arasında Altunbaş Amasya'da hâkimiyet kurmuştur; bu tarihler Hüsameddin'in verdiği 716 yılındaki hal' kaydıyla uyumludur. Altunbaş'a ait 1355 tarihli vakfiyeler onun daha sonra da Simre hükümdarı olarak anıldığını gösterir. Durmuş, Hüsameddin'in Baycar soyunun Amasya'da meşhur olduğunu, Hamza Paşazâde ve İsmail Paşazâde diye iki kola ayrılıp 1520'ye kadar sürdüğünü yazdığını aktarır. Ahmed Bey'in oğlu olarak anılan Şerefeddîn Hamza Bey bu kollardan birinin başı olabilir; ancak bunu doğrulayan bir belgeye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar