İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Emîr Nâsıreddîn

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 109 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

[336] Amasyalıdır. Esbak Amasya ve Sinop vâlisi Mu’îneddîn Süleyman Pervâne Beyzâde Azizeddîn Mehmed Bey’in mahdûmudur. Amasya’da doğup neşv ü nemâ buldu. Ulemâdan tahsîl ü terbiye görüp Akboğa Noyin’e dâmâd ve 682’de Kedağra (Köprü) emîri görüldü.

699 senesi cumâdelâhiresinde pederinin maktûlen vefâtı üzerine cenâzesiyle beraber Amasya’ya gelip 705’de İşboğa Noyin’in yardımıyla Sinop vilâyeti emîri oldu. 708’de emîr-i Kastamonu olan Şemseddîn Timur Candar’a yardım ederek mevki’ini emniyet altına aldı.

716’da hastalandı. Sene-i mezbûre zilhiccesinde İşboğa Noyin Amasya ve Anadolu vâlisi oldukta tebrîk-i emâret ve tebdîl-i âb u hava için Amasya’ya geldi. Burada hastalığı artıp 717 senesi muharreminde vefât etdi. Burma Minâre Câmii derûnunda peder ve ceddi türbesine defnedildi. Meşâhîr-i ümerâdan idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Eski Amasya ve Sinop valisi Mu'îneddîn Süleyman Pervâne Bey'in oğlu Azizeddîn Mehmed Bey'in oğludur. Amasya'da doğup büyüdü. Âlimlerden öğrenim ve terbiye gördü; Akboğa Noyin'e damat oldu ve 682 [1283-84] yılında Kedağra (Köprü) emîri olarak görüldü.

699 yılı Cemaziyelahirinde [Şubat-Mart 1300] babasının öldürülmesi üzerine onun cenazesiyle birlikte Amasya'ya geldi ve 705'te [1305-06] İşboğa Noyin'in yardımıyla Sinop vilayetinin emîri oldu. 708'de [1308-09] Kastamonu emîri olan Şemseddîn Timur Candar'a yardım ederek onun mevkiini güvence altına aldı.

716'da [1316-17] hastalandı. Aynı yılın Zilhiccesinde [Şubat-Mart 1317] İşboğa Noyin Amasya ve Anadolu valisi olunca, emîrliğini kutlamak ve hava değiştirmek için Amasya'ya geldi. Burada hastalığı arttı ve 717 yılı Muharreminde [Mart-Nisan 1317] öldü. Burmalı Minare Camii'nin içindeki babasının ve dedesinin türbesine gömüldü. Ünlü emîrlerdendi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esbak: eski, önceki
  • neşv ü nemâ bulmak: yetişip büyümek
  • tahsîl ü terbiye: öğrenim ve eğitim
  • noyin: Moğol kumandanı, beyi (noyan)
  • maktûlen: öldürülerek
  • sene-i mezbûre: adı geçen yıl
  • tebrîk-i emâret: emîrliği kutlama
  • tebdîl-i âb u hava: hava değişimi
  • derûn: iç

Pervâneoğulları Beyliği Hakkında Bugünkü Bilgiler

Nâsıreddîn Ahmed Bey'in mensup olduğu aile, Selçuklu veziri Muînüddin Süleyman Pervâne'nin soyudur. Pervâne, 664 [1266] yılında Sinop'u Trabzon Rumlarından geri almış ve şehri kendisine temlik ettirmişti. Kendi adına Sinop'u oğlu Muînüddin Mehmed yönetiyordu. Pervâne'nin 1277'de Abaka Han tarafından idam ettirilmesinin ardından Mehmed Bey bağımsızlığını ilan etmiş ve Sinop merkezli Pervâneoğulları Beyliği kurulmuştur. Bugünkü araştırmalara göre beyliğin sonraki tarihi şöyledir: Muînüddin Mehmed 696 [1297] yılında Konya'da öldü; yerine kardeşi Mühezzebüddin Ali'nin oğlu Mühezzebüddin Mesud geçti. Mesud Bey 700 [1300] yılında Sinop'ta ölünce yerine oğlu Gazi Çelebi geçti. Donanmaya önem veren, Cenevizlilerle ve Trabzon Rumlarıyla deniz savaşları yapan Gazi Çelebi, yirmi iki yıl kadar Sinop'u yönettikten sonra 722 [1322] yılında bir av sırasında ağaca çarparak öldü; erkek çocuğu olmadığından Sinop Candaroğullarına geçti.

Bu tablo, Hüsameddin'in anlatısından belirgin biçimde ayrılır. Hüsameddin, Pervâne'nin oğlunu "Azizeddîn Mehmed" diye anar, onun 699'da öldürüldüğünü ve oğlu Nâsıreddîn Ahmed'in 705-717 yılları arasında Sinop emîri olduğunu söyler. Oysa bu yıllarda Sinop'ta Gazi Çelebi'nin hüküm sürdüğü bilinmektedir. Nâsıreddîn Ahmed Bey adına ve Sinop emîrliğine okunan kaynaklarda rastlanmadı. Ayrıca Hüsameddin bir önceki maddede aynı 699 Cemaziyelahiri tarihini Mühezzebeddîn Mes'ûd Bey'in öldürülmesine bağlar; bu çelişki çözülememiştir. Bir başka karışıklık da Gazi Çelebi adı çevresindedir: Son Selçuklu sultanı II. Mesud'un Amasya'da hüküm süren oğlu Tâceddin Altunbaş da "Gazi Çelebi" diye anıldığından, iki kişi zaman zaman karıştırılmış; Sinop'taki türbede yatan Pervâneoğlu Gazi Çelebi'ye sonradan "Sultan Altunbaş" adı verilmiştir. Araştırmacılar bu rivayetin doğru olmadığını belirtir.

Candar Bey'e Yardım

Metinde 708'de Kastamonu emîri olarak anılan "Şemseddîn Timur Candar", Candaroğulları Beyliği'nin kurucusu Şemseddin Yaman Candar olmalıdır. Bugünkü bilgilere göre Yaman Candar'a İlhanlı hükümdarı Geyhatu tarafından Eflani ve çevresi iktâ olarak verilmiş, ancak Candar Eflani yöresinin dışına çıkamadan muhtemelen 1308 yılında ölmüştür. Kastamonu'yu alıp beyliğin merkezini oraya taşıyan, oğlu Süleyman Bey'dir. Dolayısıyla Hüsameddin'in "Kastamonu emîri" ifadesi bu bilgilerle uyuşmaz; Nâsıreddîn Ahmed'in Candar'a yardım ettiği bilgisi de başka bir kaynakta doğrulanamadı.

Burmalı Minare Camii ve Türbesi

Nâsıreddîn Ahmed'in gömüldüğü söylenen türbe, Amasya'nın en eski Türk yapılarından Burmalı Minare Camii'ne bitişik olan sekizgen gövdeli türbedir. Caminin kapısı üzerindeki kitabeye göre yapı, II. Gıyâseddin Keyhusrev zamanında (1237-1246) onun emîrlerinden Ferruh (veya Ferah) b. Selçuk tarafından yaptırılmış, kitabede kardeşi hazinedar Yûsuf'un adı da geçmektedir. Türbe camiyle birlikte inşa edilmiştir; altında mumyalık olarak kullanılan bir mahzen vardır. Hüsameddin, Ferruh Bey'in damadı İzzeddin Mehmed Pervâne Bey'in 699 [1299-1300] yılında caminin vakfiyesini düzenlediğini bildirir; Pervâne ailesinin bu türbeyle bağı da bu kayda dayanır.

Hüsameddin aynı türbeyi başka bir yerde Hülâgû Han'ın torunu Cümûdâr'a ait sayar ve yanında Amasya emîri Abuşkay İşboğanuyan'ın yattığını söyler. Bugünkü araştırmalar, Hüsameddin'in "kayıtlara göre" dediği bu bilginin kaynağını göstermediğini, camiye bitişik türbede normal olarak caminin kurucularının yatması gerektiğini belirtir. Türbedeki mumyalanmış cesetler sonradan tümüyle Amasya Müzesi'ne kaldırılmıştır. Bu maddedeki "İşboğa Noyin" ile türbede yattığı söylenen Abuşkay İşboğanuyan'ın aynı kişi olması mümkündür; II. Mesud'un 703 [1304] yılında birlikte sefere çıktığı Abuşka Noyan da kaynaklarda anılır. Ancak bu kişilerin birbirine bağlanması bir çıkarımdır ve belgeyle desteklenmemektedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 109–109. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.