İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Emîr Nâsıreddîn Gâzi

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 109 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Esbak Amasya vâlisi Pervâne Beyzâde Mühezzebeddîn Mes’ûd bin Emîr Azîzeddîn Mehmed Bey’in mahdûmu ve bâlâ daki [337] Nâsıreddîn Ahmed Bey’in yeğenidir. Halk arasında “Gâzi Çelebi” demekle meşhûrdur. Amcasının yanında tahsîl ü terbiye gördü. Anadolu nâzırı ve Amasya vâlisi İşboğa Noyin’e dâmâd oldu.

716’da amcasının Amasya’ya azîmetinde Sinop emâreti kâ’im-makâmı olup Ahmed Bey’in vefâtında Sinop emîri oldu. Trabzon krallarıyla muhârebeler ederek onlara galebe edib “Gâzi Çelebi” unvânını aldı. Yedi yıl kadar Sinop emâretini güzel idâre etdi.

Ancak 723 senesinde karşı yakadan gelen küffârın ansızın hücûmu üzerine şehîden vefât etdi. Sinop’da medfûndur. Türbesi vardır. Türbesini ziyâret eden meşâhîr-i müdekkîkinden Ahmed Tevhîd Efendi kardeşimizin tedkîkinde seng-i mezârında: “Gâzi Ahmed Çelebi bin Mes’ûd Çelebi” olduğu ve 723’de vefât etdiği yazılı görülmüşdür.¹⁸ Mahdûmu Alemüddîn Süleyman Bey’dir.

Dipnotlar

  • 18 Amasya Târîhi’nin üçüncü cildinde 12. sâhifesinde 723 rakamı 728 şeklinde sehv-i tertîb olarak basılmış olduğundan tashîh olunur.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Eski Amasya valisi Pervâne Beyzâde Mühezzebeddîn Mes'ûd'un oğludur; Mes'ûd ise Emîr Azîzeddîn Mehmed Bey'in oğludur. Yukarıda hâl tercümesi geçen Nâsıreddîn Ahmed Bey'in yeğenidir. Halk arasında "Gâzi Çelebi" diye tanınır. Amcasının yanında okuyup yetişti. Anadolu nâzırı ve Amasya valisi İşboğa Noyin'e damat oldu.

716 [1316-17] yılında amcası Amasya'ya gidince Sinop emirliğinde onun vekili (kaymakamı) oldu; Ahmed Bey'in ölümü üzerine de Sinop emiri oldu. Trabzon krallarıyla savaşıp onları yendi ve "Gâzi Çelebi" unvanını aldı. Yedi yıl kadar Sinop emirliğini iyi yönetti.

Ancak 723 [1323] yılında denizin karşı yakasından gelen kâfirlerin ansızın saldırısı üzerine şehit düştü. Sinop'ta gömülüdür, türbesi vardır. Türbesini ziyaret eden ünlü ve titiz araştırmacılardan kardeşimiz Ahmed Tevhîd Efendi'nin incelemesinde, mezar taşında "Gâzi Ahmed Çelebi bin Mes'ûd Çelebi" yazdığı ve 723'te öldüğü kaydı görülmüştür. Oğlu Alemüddîn Süleyman Bey'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esbak: önceki, eski
  • mahdûm: oğul
  • bâlâda: yukarıda (kitabın önceki maddesinde)
  • tahsîl ü terbiye: öğrenim ve yetişme
  • nâzır: bir bölgenin yönetimine bakan yüksek görevli
  • emâret: emirlik, beylik yönetimi
  • kâ'im-makâm: vekil, birinin yerine iş gören
  • galebe etmek: üstün gelmek, yenmek
  • küffâr: kâfirler; burada Hristiyan denizciler
  • medfûn: gömülü
  • meşâhîr-i müdekkikîn: ünlü, titiz araştırmacılar
  • seng-i mezâr: mezar taşı

Sinop'un Son Pervâneoğlu Beyi

Gazi Çelebi, Selçuklu veziri Muînüddin Süleyman Pervâne'nin torunlarından gelen ve Sinop merkezli olarak 1277-1322 yılları arasında hüküm süren Pervâneoğulları Beyliği'nin son beyidir. Bugünkü araştırmalara göre babası Mühezzebüddin Mesud 700 [1300] yılında Sinop'ta ölmüş, Gazi Çelebi de onun yerine geçmiştir. Mesud Bey, ölümünden iki yıl kadar önce Cenevizlilerin kurduğu bir tuzağa düşüp Kefe'ye götürülmüş ve ancak 900.000 dirhem fidye ödeyerek kurtulabilmişti. Gazi Çelebi'nin hükümdarlığının, babasını kaçıran Cenevizlilere karşı bir hesaplaşmayla başladığı anlaşılır.

Gazi Çelebi'yi öteki Anadolu beylerinden ayıran yanı, gücünü karadan çok denizde aramasıdır. İlhanlılarla karada çatışmanın başına iş açacağını düşünerek Karadeniz'in doğu ve kuzey kıyılarına yöneldi. Önce Trabzon Rum imparatoruyla anlaşıp Kırım'daki Ceneviz limanı Kefe'ye sefer düzenledi ve Ceneviz donanmasını orada yendi; 1314'te yeniden Kefe'ye baskın yapıp dört Ceneviz gemisini ele geçirdiği kaydedilir. 1313 başında en az sekiz kadırgası olduğu bilinmektedir; bu, çağdaşı beylikler içinde dikkat çekici bir deniz gücüdür. Sonradan Trabzon'la arası bozuldu ve 1319'da Trabzon'a saldırdı. Hüsameddin'in "Trabzon krallarıyla savaşıp onları yendi" sözü bu olaylarla örtüşür.

İbn Battûta, Sinop'a geldiğinde Gazi Çelebi'nin cesur ve büyük bir savaşçı olarak anıldığını yazar. Şehir halkının anlattığına göre savaş sırasında eline bir mızrak alır, suyun altından yüzerek düşman gemilerinin gövdesini delerdi. Bu anlatı, onun ölümünden yalnızca on yıl kadar sonra yarı efsanevi bir kişiye dönüştüğünü gösterir.

Hüsameddin'in Anlatısıyla Bugünkü Bilgiler Arasındaki Farklar

Maddenin birkaç noktası bugünkü araştırmalardan ayrılır. Birincisi soy kütüğüdür. Hüsameddin, Mesud Bey'i Azîzeddîn Mehmed Bey'in oğlu ve Gazi Çelebi'yi Nâsıreddîn Ahmed Bey'in yeğeni sayar. Oysa yeni araştırmalarda beyliğin kurucusu Muînüddin Mehmed'in 696 [1297] yılında Konya'da öldüğü, yerine kardeşi Mühezzebüddin Ali'nin oğlu Mesud'un geçtiği belirtilir. Bu durumda Mesud'un babası Ali olur. Sinop'taki Pervâne Medresesi kitabesi Gazi Çelebi'yi yalnızca "Mesud oğlu" olarak tanıttığından, daha yukarı kuşaklar konusunda tartışma sürmektedir.

İkincisi hükümdarlık süresidir. Hüsameddin, Gazi Çelebi'nin 716'da amcasının vekili olduğunu ve yedi yıl kadar Sinop'u yönettiğini yazar. Bugünkü kaynaklar ise onun 1300'de babasının yerine geçtiğini ve 1322'ye kadar yirmi iki yıl kadar hüküm sürdüğünü kabul eder. Amcası Nâsıreddîn Ahmed Bey'in Sinop emirliği ise başka kaynaklarda doğrulanamamıştır.

Üçüncüsü ölüm biçimidir. Hüsameddin onun karşı kıyıdan gelen düşmanın baskınında şehit düştüğünü söyler. Çağdaş araştırmalara göre Gazi Çelebi 1322'de Sinop'a yönelen bir Ceneviz saldırısını püskürtmüş, Ceneviz donanmasının kaptanını esir almış, fakat aynı yıl bir av sırasında başını ağaca çarparak ölmüştür. Ceneviz saldırısının aynı yıl olması iki anlatının birbirine karışmış olabileceğini düşündürür.

Dördüncüsü çocuklarıdır. Hüsameddin oğlunun Alemüddîn Süleyman Bey olduğunu yazar. Bugünkü kaynaklarda ise Gazi Çelebi'nin erkek çocuğu olmadığı, ölümünden sonra kızının kısa bir süre beyliği yönettiği belirtilir. Kastamonu'daki Candaroğlu Süleyman Bey, Sinop'un Trabzon'un eline geçmesinden çekinerek şehri ülkesine katmış, böylece Pervâneoğulları Beyliği 722 [1322] yılında sona ermiştir. Sinop'a bir dönem "Hatun-ili" denmesinin kızının bu kısa yönetiminden kaldığı düşünülür.

Türbesi ve Mezar Taşı

Gazi Çelebi'nin türbesi, büyük dedesi Süleyman Pervâne'nin Sinop'ta yaptırdığı ve kitabesine göre 661 [1262-63] yılında tamamlanan Pervâne Medresesi'nin içindedir; bugün de ziyaret edilebilir. Türbedeki mezarlardan birinin kızına ait olduğu ileri sürülür. Selçuklu tarzında uzun bir sanduka biçimindeki mezar taşının güney yüzünde "Bu, Mesud Çelebi'nin oğlu Gazi Çelebi'nin kabridir; Allah onların toprağını temiz kılsın", kuzey yüzünde ise ölüm tarihi okunur.

Tarih konusunda dikkat çeken bir ayrıntı vardır. Hüsameddin, Ahmed Tevhîd Efendi'nin okumasına dayanarak 723 tarihini verir ve dipnotunda kitabının üçüncü cildinde bu sayının yanlışlıkla 728 diye basıldığını düzeltir. Bugünkü yayınlarda ise kitabe 722 [1322-23] diye okunmaktadır; Gazi Çelebi'nin ölümü de genel olarak 722/1322 kabul edilir. Ahmed Tevhîd'in okumasındaki "Gâzi Ahmed Çelebi" adı da yeni okumalarda geçmez; kitabe yalnızca "Gazi Çelebi" der. Ahmed Tevhîd'in Sinop'taki Pervânezâdeler üzerine Târîh-i Osmânî Encümeni Mecmuası'nın ilk cildinde (1328) yayımladığı makale, bu konuda bugün de başvurulan ilk çalışmalardandır.

Ceneviz belgelerinde adı "Zalabi" biçiminde geçen Gazi Çelebi'nin Selçuklu sultanı II. Mesud'un oğlu olduğuna dair bir rivayet de vardır; araştırmacılar bunun doğru olmadığını belirtir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 109–109. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Kitaplar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.