Amasyalıdır. Hâtunîye Mahallesi’nde mukîm Kazzâz Abdulbaki Çelebi mahdûmudur. Buna târîhen “Kazzâz Ahmed Bey” dendi. Sipâhi meşâhîrinden olup Amasya kethüdâyeri oldu. [511] Ba’dehû Bayram Paşa’ya intisâb ederek onun sâye-i ikbâlinde kapıcıbaşı, mîr-livâ olup Bilecik Sancağından ma’zûl olduğu esnâda Evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi olarak Amasya’ya geldi.
1057’de Akşehir Sancağı beyi olup usât-ı meşhûreden Gürcü Nebi’ye uyduğundan ve isyankârâne harekâtından dolayı 1059 şa’bânında i’dâm ve emvâl ü emlâki müsâdere edildi. Mahdûmu Abdulbaki Bey’dir. Birâderi Sipâhi Mehmed Ağa da bunun yüzünden bî-günâh olarak boğuldu. Diğer birâderi Ali Ağazâde Hasan Ağa’dır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Hâtûniye Mahallesi'nde oturan Kazzâz (ipekçi) Abdulbaki Çelebi'nin oğludur. Tarihlerde buna "Kazzâz Ahmed Bey" denildi. Sipahi ileri gelenlerinden olup Amasya kethüdâyeri oldu. Sonra Bayram Paşa'ya bağlanarak onun talihinin gölgesinde kapıcıbaşı ve mîr-livâ (sancak beyi) oldu. Bilecik Sancağı'ndan alındığı sırada padişah vakıflarının mütevellisi olarak Amasya'ya geldi.
1057'de [1647-48] Akşehir Sancağı beyi oldu. Ünlü eşkıya başlarından Gürcü Nebi'ye uyduğu ve isyancı hareketlerde bulunduğu için 1059 Şâban'ında [1649] idam edildi, mal ve mülkü devlet adına alındı. Oğlu Abdulbaki Bey'dir. Kardeşi Sipahi Mehmed Ağa da bu yüzden suçsuz yere boğuldu. Öbür kardeşi Ali Ağazâde Hasan Ağa'dır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- mukîm: oturan, yerleşik
- kazzâz: ipek işleyen ya da satan, ipekçi
- târîhen: tarihte, tarihlerde (bu adla anılıp kaydedilen)
- sipâhi meşâhîri: sipahi (atlı asker) sınıfının tanınmış kişileri
- kethüdâyeri: bir askerî görev adı (kesin karşılığı okunabilen kaynaklarda bulunamadı, metinde olduğu gibi korunmuştur)
- kapıcıbaşı: saray kapılarına bakan görevlilerin başı
- mîr-livâ: sancak beyi
- ma'zûl: görevden alınmış
- evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi: padişah vakıflarının yöneticisi
- usât: asiler, isyancılar
- i'dâm ve müsâdere: idam etme ve mal mülke el koyma
- bî-günâh: suçsuz
Gürcü Nebi İsyanı ve Kazzâz Ahmed
Kazzâz Ahmed, 17. yüzyılın ortasında Osmanlı iç siyasetini sarsan isyanlardan birinin adı bilinen isimlerindendir. Kapıkulu süvarisi Gürcü Abdünnebî, İstanbul'da 28 Ekim 1648'de (Sultan Ahmed Vak'ası) öldürülen sipahilerin kanını dava ederek ayaklandı. Katırcıoğlu Mehmed Paşa ve Kazzâz Ahmed de ona katılıp İstanbul üzerine yürüdü. Hükümet, isyancıları dağıtmaları hâlinde Abdünnebî'ye Türkmen ağalığı, Katırcıoğlu ile Kazzâz Ahmed'e de birer sancak verebileceğini bildirdi. Katırcıoğlu ve Kazzâz Ahmed Bursa çevresinde eşkıyalığa devam edince anlaşma sağlanamadı. Bulgurlu tepelerinde dağıtılan isyancılar 7 Temmuz 1649'da (26 Cemâziyelâhir 1059) sahadan çekildi. Gürcü Abdünnebî Niğde'ye, Katırcıoğlu Söğüt'e, Kazzâz Ahmed Akşehir'e çekildi. Abdünnebî Kırşehir sancak beyi İshak Bey'e yakalanıp İstanbul'da Parmakkapı'da idam edildi.
Bu anlatım Hüsameddin'in yazdıklarıyla uyuşur. Hüsameddin'e göre Ahmed Bey 1057'de Akşehir sancak beyi olmuş, 1059'da Gürcü Nebi'ye uyduğu için ölüm cezasına çarptırılmıştır. İsyan sırasında Kazzâz Ahmed'in Akşehir'e çekilmesi, Hüsameddin'in onu Akşehir sancağıyla anmasını da açıklar. Ahmed Bey'in nasıl yakalandığı ve idamın yeri okunabilen kaynaklarda anlatılmamıştır.
Bayram Paşa ve Lâdikli Çevre
Hüsameddin'in sözünü ettiği Bayram Paşa, aslen Lâdiklidir; babasının adı Kurd Ağa'dır. İstanbul'da doğup Yeniçeri Ocağı'ndan yetişmiş, 1048'de [1638] IV. Murad'ın Bağdat seferi sırasında sadrazamlığı döneminde ölmüştür. Dolayısıyla Ahmed Bey'in Bayram Paşa'nın yanında geçirdiği yıllar 1638'den önceye düşer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 161–161. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar