İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Hıfzızâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 209 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya eşrâfından Abdullah Efendi bin el-Hâc Hâfız Ali Efendi bin Hıfzı Abdurrahman Efendi’nin mahdûmudur. Bade’t-tahsîl 1169’da Halfet Gâzi müderrisi, müte’âkiben vakfı mütevellîsi olarak ta’ayyün etdi. Meclislere azâ oldu.

1176’da tevliyeti mahdûmu es-Seyyid Abdullah Efendi’ye ve 1189’da tedrîsi de diğer mahdûmu es-Seyyid Mahmûd Efendi’ye kasr-ı yed ü ferâgât edib 1190’da vefât etdi. A’yân-ı ulemâdan, natûk, cerbezeli, hânedân idi. [670]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya eşrafından Abdullah Efendi'nin oğludur; Abdullah Efendi de Hacı Hâfız Ali Efendi'nin, o da Hıfzı Abdurrahman Efendi'nin oğludur. Öğrenimini tamamladıktan sonra 1169'da [1755-56] Halfet Gazi Medresesi müderrisi, ardından da bu vakfın mütevellisi olarak atandı. Meclislere üye oldu.

1176'da [1762-63] vakıf yöneticiliğini oğlu Seyyid Abdullah Efendi'ye, 1189'da [1775-76] da müderrisliği öteki oğlu Seyyid Mahmud Efendi'ye bırakıp çekildi; 1190'da [1776-77] vefat etti. Ulemanın ileri gelenlerinden, belagatli, zeki ve soylu bir aileden gelen biriydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • bade't-tahsîl: öğrenimden sonra
  • müte'âkiben: hemen ardından
  • ta'ayyün etmek: atanmak
  • kasr-ı yed ü ferâgat: elini çekip görevi bırakma
  • a'yân-ı ulemâ: âlimlerin ileri gelenleri
  • natûk: konuşkan, güzel konuşan
  • cerbezeli: zeki, becerikli, sözü geçen
  • hânedân: köklü, soylu aile

Halfet Gazi Medresesi

Halk arasında Hilfet Gazi diye söylenen ad aslında Halîfet Gazi'dir. Yapı topluluğu bugün Amasya merkezde Şamice Mahallesi'ndeki Torumtay Sokağı'nda yer alır. Kitabesinden 606 [1209-10] yılında inşa edildiği anlaşılan medresenin güney duvarı ve doğu bölümü kısmen ayaktadır. 1647 depreminden sonra müderris Hasan Efendi yıkılan kısımları ahşap olarak yeniden yaptırmış, 1888'de ise Amasya müftüsü Hacı Osman Hilmi Efendi binayı baştan sona onartmıştır. Metnin konusu olan zat 1755-56'da bu medresede müderris olmuştur.

Kayıtta dikkat çeken nokta, müderrisliğin ve vakıf yöneticiliğinin aynı kişide toplanması ve ikisinin de oğullara bırakılmasıdır: yöneticilik bir oğula, ders verme görevi öteki oğula devredilmiştir. Bu vakfın başka ayrıntıları kitapta verilmez.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler