İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Singil

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 153–154 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Kudâtdan Hasan Efendi’nin mahdûmu ve Kazasker Amasyalı Hasan Efendi’nin hemşîrezâdesidir. Amasya’da tahsîl edib müderris, kadı oldu. Ba’dehû hâce-i sultânî Amasyalı Ömer Efendi’ye intisâb ederek 1027’de Ankara ve ba’dehû Diyârbekir defterdârı oldu.

Fakat fazl u ru’ûneti Diyârbekir vâlisi Kemankeş Ali Paşa’ya [484] girân geldiğinden bî-çâre 1031 senesi rebîülevvelinde konağında gece boğdurdu. Kendisi de Hâce Ömer Efendi’nin kahrından korkup firar ve ihtihfâ etdi.

Sene-i mezbûre receb hâ’ilesinde Ömer Efendi’nin nüfuzu zâ’il olduğundan İstanbul’a gelip vezîr-i kubbe-nişîn ve 1032 zilka’desinde sadr-ı a’zam olmakla sâhib-i tercemenin demi heder olduğu zannedilmişken, davacıları dîvân-ı hümâyunda vak’a-yı tafsîlâtıyla huzûr-ı hümâyunda arz ve Ali Paşa da zâten makdûh bildirilmişdi. 1033’de Ali Paşa da maktûl oldu.

Ahmed Efendi, âlim, edîb, muhâsib biraz da fazlına mağrûr idi. Bu yüzden belâya uğradı. Lakabı “Singil”dir. Bazen “Şingil” şeklinde yazılmıştır. Birinci suretde “Sîngîl” demektir. “Sinirc” adam demek olur. İkinci suretde (Şûngûl) demektir. “Hırçın” demek olur.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Kadılardan Hasan Efendi'nin oğlu ve Kazasker Amasyalı Hasan Efendi'nin kız kardeşinin oğludur. Amasya'da öğrenim görüp müderris ve kadı oldu. Sonra padişahın hocası (hâce-i sultânî) Amasyalı Ömer Efendi'ye bağlanarak 1027'de [1618] Ankara, ardından Diyarbekir defterdarı oldu.

Fakat bilgisi ve gururu Diyarbekir valisi Kemankeş Ali Paşa'ya ağır geldiğinden, Ali Paşa zavallıyı 1031 yılı Rebîülevvel ayında [1622] konağında gece boğdurdu. Kendisi de Hâce Ömer Efendi'nin hışmından korkup kaçtı ve saklandı.

Aynı yılın Receb ayı başında Ömer Efendi'nin nüfuzu ortadan kalktığından İstanbul'a gelip kubbealtı veziri oldu ve 1032 yılı Zilkade ayında [1623] sadrazam olunca, biyografisi yazılan kişinin kanının yerde kaldığı sanılmışken, davacıları olayı ayrıntısıyla divan-ı hümâyunda ve padişahın huzurunda arz ettiler; Ali Paşa da zaten kusurlu bildirilmişti. 1033'te [1624] Ali Paşa da öldürüldü.

Ahmed Efendi âlim, edip, hesap işlerinden iyi anlayan, biraz da üstünlüğüne güvenip gururlu biriydi. Bu yüzden belaya uğradı. Lakabı "Singil"dir. Bazen "Şingil" biçiminde yazılmıştır. Birinci yazılışta "Sîngîl" demektir; "Sinirc" adam anlamına gelir. İkinci yazılışta (Şûngûl) demektir; "hırçın" anlamına gelir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kudât: kadılar
  • hemşîrezâde: kız kardeşin oğlu
  • hâce-i sultânî: padişahın hocası
  • defterdâr: eyalette mal ve vergi işlerinin başındaki görevli
  • fazl u ru'ûnet: bilgi üstünlüğü ve kendini beğenmişlik
  • girân gelmek: ağır gelmek
  • bî-çâre: çaresiz, zavallı
  • firâr ve ihtifâ: kaçma ve gizlenme
  • vezîr-i kubbe-nişîn: divanda kubbealtında oturan, vezirlik rütbeli ama valiliği olmayan vezir
  • sadr-ı a'zam: sadrazam
  • makdûh: kusurlu, kınanan
  • maktûl: öldürülmüş
  • muhâsib: hesap işlerinden anlayan

Diyarbekir'de Boğdurulan Defterdar

Maddede anlatılan olay, Kemankeş Ali Paşa'nın biyografisinde de yer alır. Ali Paşa, 1620'de vezirlik rütbesiyle Diyarbekir beylerbeyliğine atanmış, bir süre sonra mal defterdarı Hacı Ahmed Efendi'yi merkeze bildirmeden öldürtmüştür. Ansiklopedi maddesine göre bu zat, II. Osman'ın hocası Ömer Efendi'nin yakın dostudur; Ömer Efendi Ali Paşa'nın idamını istemiş, fakat Diyarbekir eski valilerinden Dilâver Paşa'nın telkiniyle Ali Paşa yalnızca görevden alınmıştır. Hüsameddin'in verdiği ayrıntılar bununla örtüşür: Diyarbekir defterdarlığı, Ömer Efendi'nin himayesi, Kemankeş Ali Paşa'nın öldürtmesi. Ansiklopedide "Singil" lakabı geçmez ve kişi "Hacı Ahmed Efendi" diye anılır; yine de makam, hami ve fail aynı olduğundan iki kaydın aynı kişiye ait olduğu çok muhtemeldir.

Ayrıldıkları nokta olayın tarihi ve sırasıdır. Ansiklopedi, Ali Paşa'nın 1620'de Diyarbekir'e gittiğini ve bir süre sonra bu olayı yaşadığını, sonra Bağdat valiliğine atandığını ve orada bir yıl kaldıktan sonra II. Osman'ın öldürülmesi üzerine (1622) İstanbul'a geldiğini yazar. Hüsameddin ise defterdarın 1031 Rebîülevvel'inde [Ocak 1622 dolayı] öldürüldüğünü, Ali Paşa'nın korkup saklandığını ve aynı yıl Receb'de Ömer Efendi'nin devrilmesiyle İstanbul'a döndüğünü anlatır. İki anlatı arasındaki sıra farkı bu kaynaklardan çözülemiyor.

Kemankeş Ali Paşa'nın Sonu

Kemankeş Ali Paşa 4 Zilkade 1032'de (30 Ağustos 1623) sadrazam olmuştur; I. Mustafa'nın tahttan indirilip IV. Murad'ın padişah yapılmasında rol oynamıştır. Bağdat'ın İran şahı tarafından kuşatılması, Abaza isyanı, malî sıkıntılar ve rüşvet iddiaları yüzünden aleyhine bir cephe oluşmuş, 14 Cemâziyelâhir 1033'te (3 Nisan 1624) öldürülmüştür. Hüsameddin'in "1033'te Ali Paşa da öldürüldü" cümlesi bu tarihle uyuşur. Ahmed Efendi'nin davacılarının Ali Paşa sadrazam olduktan sonra olayı padişah huzurunda arz ettiği bilgisi yalnızca Hüsameddin'de bulunur; ansiklopedi maddesi bu ayrıntıyı vermez.

Lakap ve Hayat

"Singil" lakabının açıklaması Hüsameddin'e aittir; başka kaynakta bu lakaba rastlanmadı. Ahmed Efendi'nin Amasyalı bir kadı ailesinden gelmesi ve dayısı Kazasker Hasan Efendi'nin adının geçmesi, onu Amasya'nın ilmiye çevrelerine bağlar. Ahmed Efendi'nin kendi hayatı için başka bir kaynak bulunamadı. Hâce Ömer Efendi, kaynaklarda II. Osman'ın şehzadeliğindeki hocası olarak anılır; 1618-1622 arasında padişahtan sonra en güçlü kişi sayılmış ve Haile-i Osmaniye isyanında öldürülmüştür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 153–154. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.