İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Atâzâde es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 152 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Seydî Hüsâm evlâdından ve kibâr-ı kudâtdan es-Seyyid Atâ’ullah Efendi bin es-Seyyid Mehmed Çelebi bin Emîr Şerefeddîn [479] Hamza Çelebi bin Emîr Şemseddîn Ahmed bin Abdülkerim bin Abdülkadir Çelebi bin Seydî Hüsâm demekle meşhûr es-Seyyid Hüsameddîn Hüseyin el-Kubâ’î bin ferzend-i âbid demekle meşhûr es-Seyyid Ferîdüddîn Mehmed bin Hüseyin bin Hasan bin Mehmed bin Lâçîn bin Mehmed bin Ebi’l-menâkıb Ahmed bin emîrü’l-müminîn Mehmed bin Abdü’lazîm bin Celâleddîn Ali bin Tâceddîn Mehmed bin Ebi’l-fütûh Ali bin Fahreddîn Hasan bin Ebi’l-berekât Sa’d bin Hüseyin et-Takî bin Hasan en-Nakî bin Ahmed el-Asgar bin Mûsâ el-A’rac bin İbrâhim bin Mûsâ el-Kâzım bin Ca’fer es-Sâdık bin Mehmed el-Bâkır bin Zeynel’âbidîn Ali bin Hüseyin eş-şehîd bin emîru’l-mü’minîn Ali bin Ebî Tâlib bin AbdülmutTâlib el-Alevî el-Hüseynî mahdûmudur.

Badet-tahsîl bir müddet ders okutdu. Ba’dehû kasabâta kadı olup birkaç defa Merzifon kadısı, sonra Amasya nakîbu’l-eşrâf kâ’im makâmı oldu. Zile kazâsından ma’zûl olduğu halde 1024 hudûdunda vefât etdi. Ulemâ-yı sâdâtdan kâmil bir zât idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Seydî Hüsâm soyundan ve büyük kadılar ailesinden, Seyyid Atâullah Efendi bin Seyyid Mehmed Çelebi bin Emîr Şerefeddîn Hamza Çelebi bin Emîr Şemseddîn Ahmed bin Abdülkerim bin Abdülkadir Çelebi bin "Seydî Hüsâm" diye tanınan Seyyid Hüsameddîn Hüseyin el-Kubâ'î bin "âbid oğul" diye tanınan Seyyid Ferîdüddîn Mehmed bin Hüseyin bin Hasan bin Mehmed bin Lâçîn bin Mehmed bin Ebi'l-menâkıb Ahmed bin Emîrü'l-müminîn Mehmed bin Abdü'lazîm bin Celâleddîn Ali bin Tâceddîn Mehmed bin Ebi'l-fütûh Ali bin Fahreddîn Hasan bin Ebi'l-berekât Sa'd bin Hüseyin et-Takî bin Hasan en-Nakî bin Ahmed el-Asgar bin Mûsâ el-A'rac bin İbrâhim bin Mûsâ el-Kâzım bin Ca'fer es-Sâdık bin Mehmed el-Bâkır bin Zeynelâbidîn Ali bin şehit Hüseyin bin Emîrü'l-müminîn Ali bin Ebî Tâlib bin Abdülmuttalib el-Alevî el-Hüseynî'nin oğludur.

Öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre ders verdi. Ardından kasabalarda kadı olup birkaç kez Merzifon kadısı oldu, sonra Amasya nakîbü'l-eşrâf kaymakamlığı (nakîbü'l-eşrâf vekili) yaptı. Zile kazasından azledilmiş iken 1024 dolaylarında [1615] vefat etti. Seyyid âlimlerden olgun bir zattı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kibâr-ı kudât: büyük kadılar
  • es-Seyyid: Hz. Peygamber'in soyundan gelen kimselere verilen unvan
  • Emîr: seyyid ailelerde de kullanılan, soyluluk bildiren unvan
  • mahdûm: oğul
  • ferzend-i âbid: ibadete düşkün oğul
  • badet-tahsîl: öğrenimden sonra
  • kasabât: kasabalar
  • nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: Hz. Peygamber soyundan gelenlerin başkanı olan nakîbü'l-eşrâfın vekili
  • ma'zûl: görevden alınmış
  • ulemâ-yı sâdât: seyyid âlimler

Uzun Bir Şecere

Metnin neredeyse tamamı, Ahmed Efendi'nin soyunun Hz. Ali ve Hz. Hüseyin'e kadar sayıldığı bir şeceredir. Zincirin ilk halkaları Amasya tarihi için önemlidir: "Seydî Hüsâm" diye bilinen Hüsameddin Hüseyin el-Kubâ'î, Amasya'da Kuba çevresinde yaşamış Halvetî büyüğü, halk arasında Kuba Evliyası diye anılan kişidir. Bu aile Azerbaycan'ın Kuba şehrinden gelmiştir ve Amasya'ya yerleşmeleri Halvetî şeyhi Pîr İlyas'la ilişkilendirilir. Hüsameddin Hüseyin, Hüsameddin Yasar'ın aktardığına göre 857'de [1453] mahallede bir medrese, yanında bir cami, çeşme ve kendisine bir türbe yaptırmış, vakıflarını düzenlemiştir. Medresenin adı Hüsâmiye'dir. Kuba Mahallesi bugün Dere Mahallesi denilen yüksek bir yerdedir; medrese yıkılıp kaybolmuş, bir cami ile küçük bir türbe ayaktadır.

Metin Hakverdioğlu, Kuba Evliyası'nın Pîr İlyas'ın oğlu olduğu yolundaki bazı yayınların yanlış olduğunu, onun Pîr İlyas'ın oğlunun damadı olduğunu yazar; ayrıca Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın da bu zatın soyundan geldiğini belirtir. Yani Hüsameddin bu maddede kendi atasının soyundan gelen bir seyyid ailesini anlatmaktadır.

Nakîbü'l-eşrâf ve Amasya

Nakîbü'l-eşrâf, Osmanlı'da seyyid ve şeriflerin başkanıdır. Seyyidlerin soy kütüklerini tutmak, seyyidlik beratı vermek, onlara tanınan vergi ve askerlik muafiyetlerinin uygulanmasını sağlamak görevleri arasındaydı. Asıl nakîbü'l-eşraf İstanbul'da otururdu; diğer şehirlerde seyyidler arasından belirli bir süre için seçilen kaymakamlar bulunurdu. Ahmed Efendi'nin Amasya'da bu kaymakamlığı yürütmesi, seyyid soyundan geldiğini gösteren şeceresiyle birlikte düşünülebilir; metin görevin ayrıntısını vermez.

Merzifon, Zile ve Amasya çevresindeki kadılıkları hakkında başka bir kayda rastlanmadı. Ahmed Efendi'nin kendisine dair ayrı bir kaynak bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 152–152. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

  • Metin Hakverdioğlu, "Amasya'da Kubalılar, Kuba Medresesi ve Azerbaycan Göçmenlerinin Amasya'da Edebiyata Etkileri", IV. Uluslararası Hamza Nigârî Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Kuruluşunun 100. Yılında Türkiye-Azerbaycan İlişkileri Sempozyumu.
  • "Nakîbüleşrâf", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/nakibulesraf

6. Cilt içindekiler