Merzifonîdur. “Çayır Köylü” demekle meşhûrdur. Çayır Köyü’nde câmiî olan Mirza Beyzâde Mustafa Bey’in torunu ve Mehmed Bey’in oğludur. 1033 senesi zilhiccesinde Amasya mutasarrıfı olup geldi. Abazalıları tahkîk ve tenkile me’mûr oldu.
Tayyar Mehmed Paşa da Abaza Paşa’yı tâkip ederek Sivas’a gidip eyâleti Abazalılar’dan kurtardı. Abaza’nın vâlisi olan Seyyid Hân Paşa maktûl oldu.
Kezâlik Abazalı olan Köprü a‘yânından Müezzinoğlu kardeşi Hasan ve Yanık Kadıoğlu Şeyh Mehmed ağalar ile kırkar ellişer kadar sekbanlarını [46] te’dîb ve tenkiyle Mandalar Ağası iftihârü’l-emâcîd ve’l-ekârim Hasan Ağa ile yeğen kıdvetü’l-emâsil ve’l-akrân Mehmed Ağa⁶³⁰ me’mûr olmuşdu.
Kurban Bayramı’nı müteâkip Amasya Müftüsü Tâceddîn Efendi dûçâr-ı azl olup yerine “Kuloğlu” demekle meşhûr Ferrûh Efendi, Amasya müftüsü ve Sultâniyye müdürü oldu. Tâceddîn Efendi, Alaca Hamamı mütevellîsi olduğundan tevliyeti uhdesinden ref‘ edilmeye kıyâm edilmişdi. Kadı mâni oldu.
Hatta zilhiccenin yirmisinde Abdullah Paşa Câmii Hatîbi Şeyh Yâkup Efendizâde Sinan Efendi de hitâbeti mahdûmu Nasûh Çelebi’ye ferâgat ve kasr-ı yed etmeye mecbûr olmuşdu. Çünkü bunlar, Abazalı sayılmışlardı. Gerek Tâceddîn Efendi ve gerek Sinan Efendi, ünlü ulemâdan idiler.
1034 senesi gurre-i muharreminde Kadı es-Seyyid Mehmed Bahâeddîn Efendi de azl olunup yerine kibâr-ı kudâttan Şeyh el-Hâc Veliyyüddîn Efendi Amasya kadısı ve Hacı Abdünnebi Ağa’nın yerine de Himmetoğlu Osmân Ağa sipâhi kethüdâsı oldu.
Köprü a‘yânından sipâhi Yûsuf Ağa, Mandalar Ağası Hasan ve yeğeni Mehmed Ağalara muîn olup Abazalı olan Hasan ve Şeyh Mehmed Ağalar’ın ve emsâlinin kâr ve nüfûzunu hitâma erdiğinden muharreminin onunda Amasya’da evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu.
Lâkin Müftü Ferrûh Efendi, ekser ulemâyı ve a‘yânı Abazalı sayacak derecede işi azıttığından saferin onuncu günü kendisi de azle [47] giriftâr olup mevâlîden Sandukîzâde Abdülhalil Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu. Kardeşi Abdülkerim Paşa İstanbul’da vezâretle baş defterdâr olmuşdu.
Amasya mutasarrıfı Ahmed Paşa’nın Abazalılar aleyhindeki tahkîkat ve tenkilâtı ifrâta varmış, hayli bîçâreler kılıçtan geçmiş ocakları sönmüşdü. Kadı Mehmed Efendi ifrâta mâni‘ olduğundan ve Müftü Ferrûh Efendi de Ahmed Paşa’ya uyduğundan azle uğramışlardı.
Rebîülevvelde Kadı Veli Efendi, hastalandığından mahkeme başkâtibi İsmâil Efendi Amasya nâibi oldu. Rebîülâhirin yirmi altıncı günü kadı vefât edib Cumâdelûlâ gurresinden itibaren Amasyalı Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi, Amasya kadısı oldu.
Ahmed Paşa’nın harekât-ı şedîdesi de a‘yân ve halkı şikâyetlere mecbûr eylediğinden Cumâdelâhire’de Irak Seferi’ne memûren Şehr-i Zor beylerbeyi olup Amasya sancağı sâbık Ardahan Beyi Mehmed Bey’e tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifonludur. "Çayır Köylü" diye tanınır. Çayır Köyü'nde cami yaptıran Mirza Beyzâde Mustafa Bey'in torunu ve Mehmed Bey'in oğludur. 1033 [1623-24] yılı zilhiccesinde Amasya mutasarrıfı (sancağı yöneten vali) olarak geldi. Abazalıları soruşturmak ve cezalandırmakla görevlendirilmişti.
Tayyar Mehmed Paşa da Abaza Paşa'yı izleyerek Sivas'a gidip eyaleti Abazalılar'dan kurtardı. Abaza'nın valisi olan Seyyid Han Paşa öldürüldü.
Aynı şekilde, Abazalı olan Köprü ileri gelenlerinden Müezzinoğlu kardeşi Hasan ile Yanık Kadıoğlu Şeyh Mehmed ağaları ve kırk elli kadar sekbanlarını yola getirip cezalandırmak için Mandalar Ağası, ulu ve soylular arasında seçkin Hasan Ağa ile yeğeni, benzerlerinin ve akranlarının önde geleni Mehmed Ağa görevlendirilmişti.
Kurban Bayramı'nın ardından Amasya Müftüsü Tâceddîn Efendi görevden alındı; yerine "Kuloğlu" diye bilinen Ferrûh Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu. Tâceddîn Efendi, Alaca Hamamı'nın mütevellisi olduğundan, mütevelliliğin elinden alınması için girişimde bulunulmuştu. Kadı buna engel oldu.
Hatta zilhiccenin yirmisinde Abdullah Paşa Camii Hatibi Şeyh Yakup Efendizâde Sinan Efendi de hatipliği oğlu Nasuh Çelebi'ye bırakmak ve görevinden el çekmek zorunda kalmıştı. Çünkü bunlar Abazalı sayılmıştı. Hem Tâceddîn Efendi hem de Sinan Efendi, tanınmış âlimlerdendi.
1034 [1624-25] yılı muharrem ayının ilk günü Kadı Seyyid Mehmed Bahâeddîn Efendi de görevden alınıp yerine büyük kadılardan Şeyh el-Hâc Veliyyüddîn Efendi Amasya kadısı oldu. Hacı Abdünnebi Ağa'nın yerine de Himmetoğlu Osman Ağa sipahi kethüdası oldu.
Köprü ileri gelenlerinden sipahi Yusuf Ağa, Mandalar Ağası Hasan ve yeğeni Mehmed ağalara yardım etmişti. Abazalı olan Hasan ile Şeyh Mehmed ağaların ve benzerlerinin gücü ve nüfuzu sona erdiği için muharremin onunda Yusuf Ağa Amasya'da padişah vakıflarının mütevellisi oldu.
Ama Müftü Ferrûh Efendi, ulemanın ve ileri gelenlerin çoğunu Abazalı sayacak kadar işi ileri götürdüğünden, safer ayının onuncu günü kendisi de görevden alındı. Mevâlîden (yüksek medrese mensuplarından) Sandukîzâde Abdülhalil Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu. Kardeşi Abdülkerim Paşa İstanbul'da vezirlik rütbesiyle baş defterdar olmuştu.
Amasya mutasarrıfı Ahmed Paşa'nın Abazalılar aleyhindeki soruşturma ve cezalandırmaları aşırıya varmış, hayli zavallı kılıçtan geçirilmiş, ocakları sönmüştü. Kadı Mehmed Efendi aşırılığa engel olduğu için, Müftü Ferrûh Efendi de Ahmed Paşa'ya uyduğu için görevden alınmışlardı.
Rebîülevvel'de Kadı Veli Efendi hastalandığından mahkeme başkâtibi İsmail Efendi Amasya naibi oldu. Rebîülâhirin yirmi altıncı günü kadı öldü; cemaziyelevvelin ilk gününden başlayarak Amasyalı Çavuşzâde el-Hâc Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu.
Ahmed Paşa'nın sert uygulamaları ileri gelenleri ve halkı şikâyete zorladığı için cemaziyelâhirde, Irak Seferi'ne görevlendirilerek Şehr-i Zor beylerbeyi yapıldı; Amasya sancağı da Ardahan eski Beyi Mehmed Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mutasarrıf: bir sancağı yöneten vali
- tahkîk ve tenkil: soruşturma ve cezalandırma
- a'yân: bir şehir ya da kasabanın ileri gelenleri
- kasr-ı yed: elini çekme, görevden uzaklaşma
- ferâgat: bir hakkı ya da görevi başkasına bırakma
- ifrât: aşırılık
- mevâlî: yüksek rütbeli medrese ve ilmiye mensupları
- mahdûm: oğul
- nâib: kadının vekili
Abazalıları Cezalandırma Sorunu
Abaza Mehmed Paşa'nın 1624'te Kayseri yakınlarında yenilmesinden sonra devlet, isyanla bağı bulunanları ya da bulunduğu sanılanları cezalandırmaya girişti. Hüsameddin bu soruşturmanın Amasya'daki yüzünü anlatır. Ahmed Paşa'nın ısrarı, ilmiye sınıfından kişilerin bile "Abazalı" sayılmasına varmıştı. Müftü Tâceddîn Efendi ve Hatip Sinan Efendi yazarın deyişiyle "ünlü ulemadan" idiler. Kadı Mehmed Efendi'nin aşırılığa karşı çıktığı için görevden alınması, bu uygulamanın kimleri rahatsız ettiğini gösterir.
Tayyar Mehmed Paşa'nın biyografisine göre Sivas, Abaza'nın elinden 1622'de alınmış, Abaza sonradan şehre yeniden yürümüştü. Metindeki Seyyid Han Paşa'nın Abaza'nın valisi olarak öldürüldüğü haberi, bu karşılıklı el değiştirmenin son halkasıdır.
Abdülkerim Paşa
Metinde adı yalnızca "kardeşi" olarak anılan Abdülkerim Paşa, bir sonraki maddede ayrıntılı olarak karşımıza çıkar. Reşad Ekrem Koçu'nun anlattığına göre gençliğinde İstanbul'a okumaya gelmiş, Bayezid İmareti'nden yemek yiyen medrese öğrencilerindendi. Aç gözlülüğü yüzünden arkadaşları ona "Yahnikapan" lakabını takmıştı. Uzun süre Bayezid Camii'nde hatiplik yaptı. Baş defterdar Ekmekçizâde Ahmed Paşa'ya bağlanmış, vergi toplamadaki becerisiyle hazineye yarar sağlamıştı. Koçu'ya göre 1625'te (1034) Baki Paşa'nın ardından baş defterdar oldu. Hüsameddin'in "Amasyalı" dediği bu paşanın Amasya kökenine dair başka bir kaynakta bilgi bulunmadığı için bu bağlantı yalnızca Hüsameddin'e dayanır.
Ahmed Paşa'nın Atanması ve Irak Seferi
Amasya sancağından alınıp Şehr-i Zor beylerbeyi yapılan Ahmed Paşa'nın görevlendirildiği "Irak Seferi", Bağdat'ın Safevîler'in eline geçmesinin ardından başlayan hazırlıkların bir parçasıdır. Bağdat'ı yeniden almak üzere serdar tayin edilen Hâfız Ahmed Paşa 1625 yılında Çermik'te toplanan orduyla yola çıkmış, 13 Kasım 1625'te kuşatmayı başlatmıştı. Kuşatma yedi ay yirmi gün sürüp 3 Temmuz 1626'da başarısızlıkla sona erdi. Ahmed Paşa'nın bu seferde Şehr-i Zor beylerbeyi olarak yer aldığına dair başka kaynakta bilgi bulunmadı.
Hâfız Ahmed Paşa'nın Abaza ile gizlice haberleştiği yönünde, Peçuylu İbrahim'e dayanan bir anlatı vardır. Anlatıya göre Abaza hedefini doğrudan hükümete çevirince Hâfız Ahmed onu yalnız bırakmıştır.
Yazarın Dayandığı Belge
Hüsameddin dipnotta, "Mehmed Ağa" adının Ahkâm Defteri'nde böyle yazılı olduğunu belirtir. Yani yazar, olayları anlatırken yalnız vakanüvislere değil, arşivdeki kayıtlara da dayanmıştır. Alaca Hamamı ve Abdullah Paşa Camii'nin bu dönemdeki yönetimi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 551–552. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar