Amasyalıdır. Amasya ve Sivas Hükümdârı el-Hâc Musliheddîn Kutluşâh bin Emîr Baha’eddîn Kürt Bey’in mahdûmu olup “Hacı Kutluşâhzâde” ve “Kürtzâde” diye meşhûrdur. Amasya emîr-i kebîri Sultân Zeyneddîn Tûlî Hân Bey bin Emîr-i Kebîr Şeyh İzzeddîn Hasan Bey’in dâmâdıdır.
Sivas ve mülhâkâtı hükümdârı olan Sultân Ertana Hân devrinde ümerâdan olup 753 senesi evâsıtında pederi Sivas vâlisi oldukta yerine Amasya vâlisi oldu. 756’da pederi Hacı Kutluşâh Konya ve Kayseriye’yi elde [354] ederek i’lân-ı istiklâl etdikde tarafından Sivas vâlisi olup pederinin Karamânîlerle harbine iştirâk etdi.
757’de Halfetzâde Emîr Şücâ’eddîn Süleyman Bey Amasya’yı istilâ ve zabt eylediğinden pederi tarafından Amasya’yı istihlâsa me’mûr oldu. Ma’iyyetine aldığı bir kuvve-i mühimme ile Sivas’dan kalkıp Tokat’a geldi. Tokat Emîri Kâbilîzâde Mehmed Paşa’dan aldığı kuvvetle Amasya üzerine yürüdü. Amasya’yı zabt edib 759’da ikinci def’a Amasya vâlîsi oldu.
760’da sâniyen Sivas vâlisi olup pederinin Karamânîlerle harbine iştirâk ederek mükerreren muharebeler etdi. Âkıbet Karamânoğlu Emîr Alâeddîn Ali Bey bunlara galebe ederek 762’de pederiyle beraber Alâeddîn Bey’in elinde esîr ve maktûl oldu.
Emîr-i müşârün-ileyh muktedir, şecî’, müdebbir, erbâb-ı ma’ârifden bir zât idi. Mahdûmları Tûlî, Burâk Beylerdir. Birâderleri de el-Hâc Şâdgeldi Pâdişâh ile Emîr İmâdeddîn Süleymanşâh’dır. Burak Beyzâde Şâdî [355] Bey de pek meşhûr ümerâdandır. Oğulları Şâh Melîk Şâh, Ya’kûb Şâh, Mahmûd Şâh’dır. Bunların Amasya’da hayrât ve evkâfı vardır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya ve Sivas hükümdarı el-Hâc Muslihuddîn Kutluşâh'ın oğludur; Kutluşâh da Emîr Bahâeddîn Kürt Bey'in oğludur. "Hacı Kutluşâhzâde" ve "Kürtzâde" diye tanınır. Amasya'nın büyük emiri Sultan Zeyneddîn Tûlî Han Bey'in damadıdır; Tûlî Han Bey de büyük emir Şeyh İzzeddîn Hasan Bey'in oğludur.
Sivas ve ona bağlı yerlerin hükümdarı Sultan Ertana [Eretna] Han döneminde emirlerdendi. 753 yılının ortalarında [1352] babası Sivas valisi olunca onun yerine Amasya valisi oldu. 756'da [1355] babası Hacı Kutluşâh Konya ve Kayseri'yi ele geçirip bağımsızlığını ilan edince babası tarafından Sivas valisi yapıldı ve babasının Karamanoğullarıyla savaşına katıldı.
757'de [1356] Halfetzâde Emîr Şücâeddîn Süleyman Bey Amasya'yı istila edip ele geçirince babası onu Amasya'yı kurtarmakla görevlendirdi. Yanına aldığı büyük bir kuvvetle Sivas'tan kalkıp Tokat'a geldi. Tokat emiri Kâbilîzâde Mehmed Paşa'dan aldığı kuvvetle Amasya üzerine yürüdü. Amasya'yı alıp 759'da [1358] ikinci kez Amasya valisi oldu.
760'ta [1359] ikinci kez Sivas valisi olup babasının Karamanoğullarıyla savaşına katıldı ve tekrar tekrar çarpıştı. Sonunda Karamanoğlu Emîr Alâeddîn Ali Bey onlara üstün geldi; 762'de [1360-61] babasıyla birlikte Alâeddîn Bey'in eline esir düştü ve öldürüldü.
Adı geçen emir güçlü, yiğit, tedbirli ve bilgi sahibi bir zattı. Oğulları Tûlî ve Burak Beylerdir. Kardeşleri de el-Hâc Şâdgeldi Padişah ile Emîr İmâdeddîn Süleymanşâh'tır. Burak Bey'in oğlu Şâdî Bey de çok tanınmış emirlerdendir; onun oğulları Şâh Melik Şâh, Ya'kûb Şâh ve Mahmûd Şâh'tır. Bunların Amasya'da hayır eserleri ve vakıfları vardır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- emîr-i kebîr: büyük emir, bölgenin en yüksek yöneticisi
- mülhakât: bir merkeze bağlı yerler
- ümerâ: emirler, beyler
- evâsıt: bir ayın ya da yılın ortaları
- i'lân-ı istiklâl: bağımsızlık ilanı
- istilâ ve zabt: saldırıp ele geçirme
- istihlâs: kurtarma, geri alma
- kuvve-i mühimme: büyük askerî kuvvet
- sâniyen / mükerreren: ikinci kez / tekrar tekrar
- maktûl: öldürülmüş
- şecî': yiğit, cesur
- müdebbir: tedbirli, iş bilir
- erbâb-ı ma'ârif: bilgi ve kültür sahibi kimseler
- hayrât ve evkâf: hayır eserleri ve vakıflar
Kutluşahlar ve Eretna Devleti
Ahmed Şah, XIV. yüzyılın ortasında Amasya'yı yöneten ve bugünkü araştırmalarda "Kutluşahlar" ya da "Şadgeldiler" diye anılan ailenin ilk kuşağındandır. Aile Sivas ve Kayseri merkezli Eretna Devleti'nin emirleri arasında yer aldı, Alâeddin Eretna'nın 753 muharreminde [Mart 1352] Kayseri'de ölümünden sonra merkezî otoritenin zayıflamasıyla Amasya'da giderek kendi başına hareket etti. Kardeşi Hacı Şadgeldi 1381'de Kadı Burhâneddin'e yenilip öldürülünce yönetim onun oğlu Ahmed Bey'e geçti; Amasya 1393'te doğrudan Osmanlı topraklarına katıldı.
Hüsameddin'in burada özetlediği olayların başlangıcını kitabın siyasi tarih bölümleri daha ayrıntılı anlatır. Orada verilen bilgiye göre Eretna'nın ölümünden sonra vezir Hâce Alâeddîn Ali Şâh, Eretna'nın küçük oğlu Nâsıreddîn Muhammed Bey'i tahta çıkarmış, Burak Bey'in ayaklanması yüzünden Sivas tehlikeye düşünce yönetim merkezini Kayseri'ye taşımış ve Sivas'ı savunabilecek güçte gördüğü Amasya valisi Hacı Kutluşâh'ı Sivas valiliğine de getirmişti. Kutluşâh da Amasya'ya oğlu Şihâbeddîn Ahmed Şâh'ı bırakmıştı. Aynı yerde Ahmed Şâh'ın Tûlî Bey'in damadı olduğu için Eretnalı Muhammed Bey'in bacanağı olduğu, Amasya'da babasının vekili hükmünde bulunduğu ve kendisine "Bayraklı Gâzi" dendiği de kaydedilir.
Ahmed Şah'ın 760 [1359] yılında Sivas'a gönderilmesi, bugünkü araştırmalarda da aynı biçimde yer alır. Buna göre Hacı Kutluşâh, ikinci oğlu Şadgeldi'yi 1359 yılının ağustos-eylül aylarında Amasya emiri yapmış, büyük oğlu ve eski Amasya emiri Şihâbeddîn Ahmed Şâh'ı Sivas'ı yönetmeye göndermiş, kendisi de Karamanoğullarına karşı sefere çıkmıştır. Kutluşâh'ın ölümünden sonra askerin çoğu dışarıda olduğu için Şadgeldi bir süre Amasya'dan uzaklaştırılmış, birkaç ay sonra şehri yeniden ele almıştır.
Ailenin Kökeni Üzerine Farklı Görüşler
Hüsameddin'in "Kürtzâde" lakabına ve Kutluşâh'ın babası olarak verdiği "Bahâeddîn Kürt Bey" adına karşılık ailenin kökeni kaynaklarda farklı biçimlerde anlatılır. Müneccimbaşı Ahmed Efendi'nin Câmiu'd-düvel'inde adı "el-Hâc Kutluşâh bin Kürt" ve "Kutluşâh el-Kürdî" diye geçer. Aynı dönemde yaşamış Memlük tarihçisi Safedî ise A'yânü'l-asr'da Kutluşâh'ı "el-Vaşakî" lakabıyla bir Moğol emiri olarak tanıtır. Hüsameddin bu kayıtları değerlendirerek ailenin aslen Buşaklu oymağından Türk olduğunu savunur. Kimi araştırmalarda ise Hacı Kutluşâh'ın Selçuklu hanedanından Tâceddin Altunbaş'ın kölesi ve manevi oğlu olduğu ileri sürülür. Bu görüşler birbirini dışlamaz; ancak kesin bir hüküm vermeye yetecek belge henüz ortaya konmuş değildir.
Karamanoğlu Alâeddin Bey ile Savaş ve Tarih Sorunu
Hüsameddin, Ahmed Şâh'ın babasıyla birlikte 762 [1360-61] yılında Karamanoğlu Alâeddin Ali Bey'in eline düşüp öldürüldüğünü yazar. Bu tarih, Alâeddin Bey'in tahta çıkış tarihiyle birlikte düşünülmelidir. Faruk Sümer ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Alâeddin Bey'in ağabeyi Süleyman Bey'in öldürülmesinden sonra Lârende'de 1361 ya da 1362'de tahta geçtiğini kabul eder; Yahya Başkan ve Fuat Köprülü ise daha erken, 1356-57 yıllarını önerir. Tahta çıkış 1361-62 ise Alâeddin Bey'in hükümdar olarak Kutluşâh'ı yenmesi ancak saltanatının ilk aylarında mümkündür; daha erken tarih kabul edilirse çatışma onun saltanatının içinde rahatça yer bulur. Hüsameddin'in verdiği 756'da Konya ve Kayseri'nin alınması ve bağımsızlık ilanı gibi ayrıntılar ise okuduğumuz yeni kaynaklarda doğrulanamamıştır; aynı şey 757'de Amasya'yı ele geçirdiği söylenen Halfetzâde Şücâeddîn Süleyman Bey için de geçerlidir.
Torunları ve Amasya'daki İzleri
Hüsameddin'in saydığı torunlardan Burak Bey'in oğlu Şâdî Bey, Amasya'da "Şâdî Beyzâde" diye anılan bir kolun başıdır. Bu bölümde kale dizdarı Kemâleddîn Ahmed Bey'in "Şâdî Beyzâde" diye anıldığı, Hâfız Doğan'ın da Amasya'nın büyük emiri Şâdî Bey'in azatlılarından olduğu yazılır; bu Şâdî Bey'in Ahmed Şâh'ın torunu olması muhtemeldir. Ahmed Şâh'ın kendi adıyla anılan, bugün ayakta bir yapıya dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar