Amasya meşâyîh-i kirâmından Mûsâ Çelebi mahdûmu olup “Şeyhoğlu” demekle meşhûrdur. Amasya’da tahsîl-i ulûm [356] etdikden sonra Mısır ve Şam’a gidip oralarda ikmâl-i tahsîl etdi. Avdetde Amasya’da tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib Hânkâh-ı Mes’ûdî Şeyhi oldu.
Gâyet zî-nüfûz olup Hacı Kutluşâhzâde el-Hâc Şâdgeldi Pâdişâh’ın Amasya emâretine nasb u avdeti husûsunda himmetler eyledi. Emîr-i müşârün-ileyhin şeyhi ve mu’temedi olduğu hâlde 771 senesi hilâlinde vefât eyledi. Fâzıl, ulûm-ı edebiyye ve şer’iyyede kâmil, Arap ve Acem lisânlarıyla mütekellim, ilm-i tasavvufa pek vâkıf, tarîkat-ı Babaiyyeden münîb bir zât idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın değerli şeyhlerinden Mûsâ Çelebi'nin oğludur; "Şeyhoğlu" diye tanınır. Amasya'da öğrenim gördükten sonra Mısır ve Şam'a gidip öğrenimini orada tamamladı. Dönüşünde Amasya'da ders vererek ün kazandı ve Hânkâh-ı Mes'ûdî'nin şeyhi oldu.
Çok nüfuzlu bir kişiydi; Hacı Kutluşâh'ın oğlu el-Hâc Şâdgeldi Padişah'ın Amasya emirliğine atanması ve emirliğe geri dönmesi konusunda çaba gösterdi. Adı geçen emirin şeyhi ve güvendiği kişi olduğu hâlde 771 [1369-70] yılı içinde öldü. Erdemli, edebî ve dinî ilimlerde olgun, Arapça ve Farsça konuşan, tasavvuf ilmini çok iyi bilen, Babaî tarikatından, Allah'a yönelmiş bir zattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- meşâyih-i kirâm: değerli şeyhler
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- avdet: dönüş
- tedrîs-i ulûm: ilim öğretme, ders verme
- iştihâr etmek: ün kazanmak
- hânkâh: dervişlerin barındığı büyük tekke
- zî-nüfûz: nüfuzlu, sözü geçen
- nasb: bir göreve atama
- himmet: çaba, yardım
- mu'temed: güvenilen kişi
- hilâlinde: içinde, süresince
- ulûm-ı edebiyye ve şer'iyye: dil-edebiyat ilimleri ve din ilimleri
- mütekellim: konuşan
- münîb: Allah'a yönelmiş, tövbekâr
Hânkâh-ı Mes'ûdî
Şeyhoğlu Ahmed Çelebi'nin başında bulunduğu Hânkâh-ı Mes'ûdî, Selçuklu döneminden kalma, Amasya'nın en eski ve en etkili tasavvuf merkezlerinden biridir. Recep Uslu'ya göre Sultan Mesud (saltanatı 510/1116 - ö. 550/1155) döneminde Horasan erenleri için yapılmıştır; Hüsameddin ise yapım tarihini 540 [1145] dolaylarına koyar ve hankâhın Kübceğiz Mahallesi'nde, Halifet Gazi ve Torumtay türbelerinin üst tarafında bulunduğunu, kendi zamanında harap olmakla birlikte temel duvarlarının hâlâ yerinde durduğunu yazar.
Hankâhın tarihi Baba İlyâs-ı Horasânî ile iç içedir. Hüsameddin'in anlatısına göre Moğol istilası önünden Anadolu'ya gelen Baba İlyâs Amasya'yı yurt edinmiş ve Mes'ûdiye Tekkesi'nin şeyhi olmuştur. Babaî ayaklanmasının bastırılmasından sonra tekke tahrip edilmiş, 644 [1246] yılında yeniden imar edilmiştir. Uslu'ya göre Babaî isyanından sonra kapatılan hankâh 1300'lü yıllarda yeniden açılmış ve yönetimi Baba İlyâs'ın torunu Âşık Paşa'ya verilmiştir. 713 [1313-14] yılında Lâdik'te yatan Rifâî şeyhi Seyyid Ahmed-i Kebîr de buraya yerleşmiş ve Âşık Paşa'nın kızıyla evlenmiştir.
Ahmed Çelebi'nin "Babaî tarikatından" diye anılması bu bağlamda anlam kazanır. Hüsameddin'in aktarımlarında hankâhın şeyhliği XIII. yüzyıldan itibaren çoğunlukla Baba İlyâs'ın halifeleri ve soyundan gelenlerin elinde görünür; Babaî geleneği Amasya'da bu çatı altında yaşamıştır. Hüsameddin'in ona yüklediği nitelikler, yani Mısır ve Şam'da tamamlanmış bir öğrenim, Arapça ve Farsçaya hâkimiyet, din ve dil ilimlerinde derinlik, XIV. yüzyılın ortasında bu geleneğin kitabî bir eğitimle de beslendiğini gösterir.
Hacı Şadgeldi ile İlişkisi
Hüsameddin'in Şeyhoğlu'na yüklediği siyasi rol, Hacı Şadgeldi'nin Amasya emirliğine ilk gelişi ve sonra geri dönüşüyle ilgilidir. Bugünkü araştırmalara göre Hacı Kutluşâh 1359 yılının ağustos-eylül aylarında ikinci oğlu Şadgeldi'yi Amasya emiri yapmış, Kutluşâh'ın ölümünden sonra askerin büyük kısmı dışarıda olduğu için Şadgeldi 1361'de Amasya'dan uzaklaştırılmış, birkaç ay sonra da şehri yeniden ele geçirmiştir. Hüsameddin'in sözünü ettiği "atanma ve geri dönme", bu iki olaya karşılık gelir.
Şeyhoğlu Ahmed Çelebi'nin kendisi hakkında ise başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Okurun dikkatini çekmek gereken bir nokta, bu bölümde daha önce gelen "Ahmed Çelebi-Mevlânâ Şemseddîn" maddesidir: o maddedeki kişi de Şemseddîn lakaplı, babası Mûsâ Çelebi adında bir Amasya şeyhi olan bir Ahmed Çelebi'dir ve "Şeyh Sarâcoğlu" diye anılır; ölümü 741'den sonraya konur. Hüsameddin iki kişiyi ayrı ayrı yazmıştır; aralarındaki ilişki eldeki kaynaklarla belirlenememektedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 114–114. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Recep Uslu, "Amasya Âşık Paşa Hankahında 1317 Yılı Mevlevî Ayininin Perde Arkası", 1/1, Ekim 2023. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3330658
- Metin Hakverdioğlu, "Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Tarihi'nde Elvan Çelebi ve Soyu", Uluslararası Horasan'dan Anadolu'ya İrfan Geleneği: Elvan Çelebi Sempozyumu, 2020. https://molekuleredebiyat.com/?p=740
- Aliye Uzunlar, "Rifâîliğin Anadolu'daki Tarihine Bir Katkı: 'Ahmed-i Kebîr er-Rifâî' 'Ahmed-i Kûçek' mi?", Amasya İlahiyat Dergisi, 14, 2020, s. 353-373. https://dergipark.org.tr/tr/pub/amailad/issue/54130/647374
Diğer kaynaklar