Amasya ümerâsından Selçûk bin Aydoğdu Bey'in oğlu olup akvâ-yı ihtimâl üzere 638'de Amasya vâlîsi olmuşdur. Bunun hânesi Üçler Mahallesi'nin bir kısmında, bahçesi dahi şimdiki Kağnı Pazarı'nın yerinde olduğu münâsebetle buralara "Alişîr Bahçesi" denir idi. Mu'ahharan mahdûmu Gâzi Bey zamânında "Alîşîr Mahallesi" nâmını almış idi.
639'da Tatar hükümdârı Oktay Ka'ân vefât edib yerine [381] oğlu Geyük Hân Tatar hâkânı oldukda Ermenî ve Rûm papazları Çıgay Noyin vâsıtasıyla Geyük Hân'ı Hristiyânlığa temâyüle meyl etdirebilmişler idi. Bu cihetden Geyük Hân'ın siyâseti İslâmiyyet aleyhine müteveccih idi.
Baba İshâk'ın vefâtıyla münkesirü'l-hayâl olan Rûmlar, Erzurum'da bir mevcûdiyyet-i siyâsiyyeye mazhariyyet sevdâsıyla her türlü fedâkârlığı ihtiyâr eden Ermenîler Eran (Revân)'da ikâmet eden Kafkasya vâlîsi Baycu Noyin'i müslim Türkler ve hâssaten Erzurum vâlîsi Sinâneddîn Yâkût Bey'in aleyhinde fevkalâde tahrîk ve teşvîk ediyorlardı.
Binâ'en-aleyh 640'da Baycu Noyin otuz bin Tatar askeriyle gelip Erzurum'u muhâsara eyledi. Yâkût Bey var kuvvetiyle müdâfa'aya kıyâm ederek Tatarlar'ı aylarca kale hâricinde it'âb eylediği hâlde kale derûnunda bulunan Hristiyânların hıyânetiyle Baycu Noyin kaleyi zabt etdikden sonra Yâkût Bey'i, oğlu ve pek çok ricâl-i İslâm ile beraber şehîd ve şehri başdan başa yağmâ etdi. Ba'dehû Sivas'a doğru yürüdü.
Târîh-i İbni Bîbî'de mezkûr olduğu üzere bu fâci'ayı işiden Sultân Gıyâseddîn Keyhusrev, tedârikât-ı harbiyyesini ikmâl edib derhâl hareket ve Amasya vâlîsi Alâ'eddîn Alîşîr Bey dahi ma'iyyet-i mevcûdesiyle bu orduya iltihâk ederek Tatarlar'ı karşılıyorlar idi. 641 muharreminin altıncı cum'a günü Sivas kurbunda kâ'in Köse Dağı eteğinde başlayan muhârebede Selçûkîler fenâ hâlde münhezim olarak Gıyâseddîn Keyhusrev, [382] sâhib-i a'zamı Amasyalı Mühezzebeddîn Alî bin el-Keşânî, pervânesi el-Hâc Veliyyeddîn Umur Bey ve cüz'î ma'iyyet-i bâkiyesiyle Amasya'ya cân atdılar. Amasya vâlîsi Alîşîr Bey işte bu muhârebede şehîd olup yerine hizmeti sebk eden Emîr Seyfeddîn Haydar nasb edilmişdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya emirlerinden Selçûk bin Aydoğdu Bey'in oğlu olup büyük ihtimalle 638'de [1240-41] Amasya valisi olmuştur. Bunun evi Üçler Mahallesi'nin bir kısmında, bahçesi de şimdiki Kağnı Pazarı'nın yerinde olduğundan buralara "Alişir Bahçesi" denirdi. Sonradan oğlu Gazi Bey zamanında "Alîşîr Mahallesi" adını almıştı.
639'da [1241-42] Tatar hükümdarı Ögeday Kağan ölüp yerine oğlu Güyük Han Tatar kağanı olunca, Ermeni ve Rum papazları Çıgay Noyin aracılığıyla Güyük Han'ı Hristiyanlığa yöneltmeyi başarmışlardı. Bu yüzden Güyük Han'ın siyaseti İslam'a karşı yönelmişti.
Baba İshak'ın ölümüyle umudu kırılan Rumlar, Erzurum'da bir siyasî varlık elde etme hevesiyle her fedakârlığı göze alan Ermeniler, Erivan'da oturan Kafkasya valisi Baycu Noyin'i Müslüman Türkler'e ve özellikle Erzurum valisi Sinâneddîn Yâkût Bey'e karşı fazlasıyla kışkırtıp teşvik ediyorlardı.
Bunun üzerine 640'ta [1242-43] Baycu Noyin otuz bin Tatar askeriyle gelip Erzurum'u kuşattı. Yâkût Bey bütün gücüyle savunmaya girişti ve Tatarlar'ı aylarca kale dışında yordu; fakat kale içindeki Hristiyanların ihaneti yüzünden Baycu Noyin kaleyi ele geçirdi. Yâkût Bey'i, oğlunu ve pek çok Müslüman ileri gelenini şehit etti, şehri baştan başa yağmaladı, sonra Sivas'a doğru yürüdü.
Târîh-i İbn Bîbî'de belirtildiği üzere bu felaketi duyan Sultan Gıyâseddîn Keyhusrev savaş hazırlıklarını tamamlayıp hemen yola çıktı; Amasya valisi Alâeddîn Alîşîr Bey de mevcut güçleriyle bu orduya katılıp Tatarlar'ı karşıladı. 641 muharreminin altıncı cuma günü Sivas yakınındaki Köse Dağı eteğinde başlayan savaşta Selçuklular kötü şekilde yenildi. Gıyâseddîn Keyhusrev, sâhib-i a'zamı Amasyalı Mühezzebeddîn Alî bin el-Keşânî, pervanesi (pervane görevlisi) el-Hâc Veliyyeddîn Umur Bey ve geriye kalan az sayıdaki maiyetiyle Amasya'ya sığındı. Amasya valisi Alîşîr Bey bu savaşta şehit olmuş, yerine daha önce hizmeti geçmiş olan Emîr Seyfeddîn Haydar atanmıştır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- akvâ-yı ihtimâl: en güçlü ihtimal
- mu'ahharan: sonradan
- mahdûm: oğul
- münkesirü'l-hayâl: umudu kırılmış, hayal kırıklığına uğramış
- mevcûdiyyet-i siyâsiyye: siyasî varlık
- fâci'a: büyük felaket
- münhezim: bozguna uğramış, yenilmiş
- ma'iyyet-i mevcûde: mevcut askerî kuvvet
- cân atmak: can havliyle koşmak, sığınmak
Erzurum'un Düşmesi ve Kösedağ
Baycu Noyan'ın Erzurum'u kuşatması, Babaî İsyanı'nın Selçuklu devletini ne kadar zayıflattığını gösteren olayların başında gelir. 1240'taki isyan ancak Erzurum'da Moğollar'a karşı tutulan doğu ordusu geri çağrılarak bastırılabilmişti; bu, Azerbaycan'daki Moğollar'a Selçuklu devletinin dışarıdan göründüğü kadar güçlü olmadığını göstermiştir. Moğolların batı ordusu komutanı Curmagun Noyan'ın görevlendirdiği Baycu 1242 sonlarında Erzurum'u ele geçirdi, halkı kılıçtan geçirdi. Garnizon komutanı olarak Sinaneddin Yakut'un adı anılır. Hüsameddin'in "Hristiyanların ihaneti" ifadesi bir kaynakta bulunamadı; ele alınan çalışmalarda Yakut'un yanında Hristiyan kuvvetlerin komutanı olarak İstakus adlı bir kişinin kenti birlikte savunduğu belirtilir.
Kösedağ Savaşı için ayrıntılar farklıdır. Selçuklu ordusu bahar gelince Kayseri'de toplanmıştır; İbn Bîbî'ye göre sayısı yetmiş bin, Moğol ordusunun ise otuz bin kadar olduğu söylenir. Savaş 641 yılının 11 Muharrem'inde (1 Temmuz 1243) yapılmıştır; başka bir kaynak 13 Muharrem (3 Temmuz) der. Hüsameddin'in "altıncı cuma günü" olarak verdiği tarih bu iki kayda uymaz. Selçuklu ordusunun öncü kuvvetleri Moğollar'ın klasik sahte kaçış ve çevirme taktiğiyle yok edilmiş, ordu paniğe kapılmış, ana kuvvet savaşmadan dağılmıştır. Ayrıca sultanın sığındığı yer konusunda ayrılık vardır. Hüsameddin sultanın Amasya'ya kaçtığını yazar. Kösedağ üzerine yazılanlara göre ise sultan Tokat'a kaçmış, vezir Mühezzebeddin Ali Amasya'ya sığınmıştır; sultan ardından Antalya'ya çekilmiştir. Bu ayrım önemlidir, çünkü Amasya'nın Kösedağ sonrasındaki rolü vezirin barış görüşmeleri üzerinden de belirir. Hüsameddin'in "pervane Veliyyeddin Umur Bey" ve Alîşîr Bey'in savaşta öldüğü bilgileri incelenen yazılarda bulunamadı.
Güyük Han Ne Zaman Han Oldu
Hüsameddin'in 639'da Ögeday'ın ölüp yerine Güyük'ün geçtiğine dair yazdığı bilgiye karşılık, Güyük Han'ın annesi Töregene'nin naipliği sürerken 1246'da toplanan kurultayda büyük kağan seçildiği kayıtlıdır; hükümdarlığı 24 Ağustos 1246'dan 20 Nisan 1248'e kadardır. Dolayısıyla 1243'teki Kösedağ olayları ve onu izleyen barış, Güyük'ün tahta çıkışından önceye aittir. Çıgay Noyin adı ve papazların Güyük'ü Hristiyanlığa yöneltmesi iddiası, incelenen kaynaklarda bulunamadı.
Alişir Mahallesi
Hüsameddin, Alîşîr'in evinin Üçler Mahallesi'nde, bahçesinin de bugünkü Kağnı Pazarı'nın yerinde olduğunu ve sonradan bu yerin oğlu Gazi Bey zamanında Alîşîr Mahallesi adını aldığını yazar. Alîşîr Bey'in ailesi ve mahalle üzerine ek bir kaynak bulunamadı; mahallenin bugünkü adı da doğrulanamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 2. Cilt, s. 350–351. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar