İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL

Bayrâm Çelebi-el-Hâc Zeyneddîn

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 397 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Malatyalıdır. Amasya kâdı’l-kudâtı Mevlânâ İmadeddîn Yûsuf bin Halîl’in birâderidir. Amasya’da kazasker Mevlânâ Cemâleddîn Yûsuf bin Hüseyin en-Niğdevî’den tahsîl-i ulûm etdi. Birâderinden de iktisâb-ı fezâ’il edib ders-i âm oldu.

Amasya’da hayli müddet ulûm-i nâfi’a tedrîs edib Halfet Gâzi Medresesi müderrisi olduğu hâlde 818 sâlinden sonra vefât etdi. Kibâr-ı ulemâdan fâzıl, vâ’iz bir zât idi. Mahdûmları Cemâleddîn Yûsuf, Kemaleddîn Mehmed Çelebiler meşâhîr-i kudâttan idiler.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Malatyalıdır. Amasya başkadısı Mevlânâ İmadeddin Yusuf bin Halil'in kardeşidir. Amasya'da kazasker Mevlânâ Cemâleddin Yusuf bin Hüseyin en-Niğdevî'den ilim öğrendi. Kardeşinden de erdemler edinerek herkese açık ders verir hâle geldi.

Amasya'da epeyce zaman yararlı ilimleri okuttu ve Halfet Gazi Medresesi müderrisi iken 818 yılından [1415-16] sonra öldü. Büyük âlimlerden, bilgili, vaiz bir zat idi. Oğulları Cemâleddin Yusuf ve Kemâleddin Mehmed Çelebiler ünlü kadılardandı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kâdı'l-kudât: başkadı, kadıların kadısı
  • kazasker: askerî sınıfın davalarına bakan yüksek kadı
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
  • iktisâb-ı fezâ'il: erdemler, üstün nitelikler edinme
  • ders-i âm: herkese açık ders veren, icazet almış öğretmen
  • ulûm-i nâfi'a: yararlı ilimler
  • tedrîs: ders verme, okutma
  • kibâr-ı ulemâ: büyük âlimler
  • vâ'iz: vaaz veren
  • meşâhîr-i kudât: ünlü kadılar

Halfet Gazi Medresesi

Metindeki "Halfet Gâzi", halk arasında Hilfet Gazi diye söylenen, aslında Halîfet Gazi olan adı taşır. Medrese Amasya'nın Şamice Mahallesi'nde, Torumtay Sokağı'ndadır. Kitabesine göre 606'da [1209-10] yapılmıştır. Yapının kurucusu Halîfet Gazi Danişmendli emirlerindendi; beylik ortadan kalkınca Selçukluların hizmetine girdi, 1222'de Amasya valiliğine getirildi, sonra Erzurum valisi oldu ve 1232'de Gürcülere karşı yapılan seferde şehit düşerek Amasya'daki türbesine gömüldü. Medresenin 622 [1225] tarihli vakfiyesi günümüze ulaşmıştır.

Yapı 1647 depreminde zarar gördü; müderris Hasan Efendi yıkılan yerleri ahşap olarak yaptırdı. 1888'de Amasya müftüsü Hacı Osman Hilmi Efendi binanın tamamını köklü biçimde onarttı. Bugün medresenin güney duvarı ve doğu bölümü kısmen ayaktadır; doğusuna bitişik sekizgen gövdeli türbe de aynı yapı topluluğunun parçasıdır. Bazı araştırmacılara göre yapı bir kiliseden medreseye çevrilmiştir. Bayram Çelebi'nin medresede ders verdiği 818 sonrası, yani XV. yüzyılın ilk çeyreği, medresenin kuruluşundan yaklaşık iki yüz yıl sonrasına rastlar; yapının o sıralardaki durumuna dair okunan kaynakta kayıt yoktur.

Amasya Medreseleri ve Müderrisler

Amasya'da kırktan fazla medrese bulunduğu belirlenmiştir. Şehir Osmanlı döneminde "şehzadeler şehri" diye anılmış, medreseleriyle Anadolu'nun önemli ilim merkezlerinden biri olmuştur. Bayram Çelebi'nin ailesi, kardeşi İmadeddin Yusuf bin Halil, hocası Cemâleddin Yusuf en-Niğdevî ve oğulları Cemâleddin Yusuf ile Kemâleddin Mehmed hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; Hüsameddin'in bu kaydı belge olarak doğrulanamadı. Medresenin ya da kardeşin Amasya kadılığına dair ayrı bir kayda da ulaşılamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler