Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Cemâleddîn Habîb Çelebi bin eş-Şeyh Nusreddîn ez-Zilevî mahdûmudur. Pederinden ulûm-i şer’iyye ve me’ârif-i sûfiyyeyi ve Farisiyyeyi ahz ve ta’lîm edib Müstencid Dede’nin vefâtında Mevlevîhâne şeyhi olduğu hâlde 871 hudûdunda vefât etdi. Urefâ-yı mevleviyyeden idi. Mahdûmu Abdurrahmân Çelebi’dir.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · İKİNCİ FASIL
Bayrâm Dede-Şeyh Nusretzâde el-Hâc
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 398 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Cemâleddin Habib Çelebi bin eş-Şeyh Nusreddin ez-Zilevî'nin oğludur. Şer'î ilimleri, tasavvuf bilgilerini ve Farsçayı babasından alıp öğrendi; Müstencid Dede'nin ölümü üzerine Mevlevîhâne şeyhi olduğu hâlde 871 dolaylarında [1466-67] öldü. Mevlevî ariflerindendi. Oğlu Abdurrahman Çelebi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- ulûm-i şer'iyye: dinî ilimler
- me'ârif-i sûfiyye: tasavvuf bilgileri
- Farisiyye: Farsça
- ahz ve ta'lîm: alıp öğrenme
- hudûd: dolayı, civar (tarih için "dolaylarında")
- urefâ-yı mevleviyye: Mevlevî ariflerinden, yolun bilgili kişilerinden
Amasya Mevlevîhânesi
Amasya'da Mevlevîlik, Anadolu'nun erken Mevlevî merkezlerinden biriydi. Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ne dayanan bir yazıya göre ilk Mevlevîhâneyi 1314'te Alâeddin Ali Pervane Bey yaptırmış, vakıflarını da o düzenlemiştir. Bu yapı Yeşilırmak kıyısında, Hükümet Köprüsü civarındaydı; eski kayıtlarda "Mevlevîhâne-i merhum Alâeddin Pervane" diye geçer. Aynı yazıda, XIII. yüzyıl sonlarından başlayarak Amasya'da bir dizi Mevlevî şeyhinin adı sayılır. Hacı Şâdgeldi Paşa zamanında Zileli Nusretzâde Cemâleddin Ahmed Dede, ondan sonra Mehmed Cuî Dede, sonra Mecdüddin Küpeli Dede şeyh olmuştur. 1436'da Müstencid Dede'nin şeyh olduğu belirtilir.
Madde başlığındaki Bayram Dede'nin babası, metinde Cemâleddin Habib Çelebi bin Nusreddin ez-Zilevî diye geçer. Anılan yazıda ise Şâdgeldi dönemi şeyhi Nusretzâde Cemâleddin Ahmed Dede'dir. İki ad arasındaki fark (Habib ile Ahmed) nedeniyle bunların aynı kişi olup olmadığı belirsizdir; aynı aileden ve aynı şeyhlik çizgisinden oldukları bir çıkarımdır. Şeyh Nusreddin'in Zile'den (ez-Zilevî) olduğunu metin açıkça yazar; bu nisbe, ailenin Amasya'ya Zile'den geldiğini düşündürür, ancak belge yoktur. Metin, Bayram Dede'nin Müstencid Dede'nin ölümü üzerine şeyh olduğunu yazar. Müstencid Dede'nin 1436'da şeyh olduğu belirtildiğine göre Bayram Dede'nin şeyhliği bu tarihten sonraki yıllara düşer; bu bir çıkarımdır ve kesin tarih verilmez.
Mevlevîhânenin Sonraki Yılları
Aynı yazıya göre 1567'de şeyh Ömer Çelebi, sonra İbrahim Çelebi idi; bu sırada eşkıya olayları yaşandı ve 1602'de Mevlevîhâne yandı. Sadrazam Bayram Paşa memleketi Amasya'ya su getirtip çeşmeler yaptırdığı sırada burada bir Mevlevîhâne de yaptırmış, şeyhine günlük yetmiş akçe tahsis etmiş ve yeterince vakıf bağışlamıştır. Hüsameddin bu yeni Mevlevîhânenin Kocacık Mahallesi'nde Yeşilırmak kıyısında olduğunu yazar (bk. 509). Bayram Dede'nin ailesinden Abdurrahman Çelebi ve diğer yakınları hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Bayram Dede'nin kendi adı da Amasya Mevlevîhânesi'ni anlatan okunan yazıda geçmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 398–398. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Yusuf Halaçoğlu, "Bayram Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, 1992. https://islamansiklopedisi.org.tr/bayram-pasa
Diğer kaynaklar
- Abdulhalim Durma, "Amasya'da Mevlevilik". https://www.semazen.net/amasyada-mevlevilik-abdulhalim-durma/