İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebûbekir Ağa-Gözdaşoğlu el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 92–93 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

[278] İstanbul’da Bostancılar Ocağı kethüdâsı iken azl ü tekâ’üde sevk edilen el-Hâc Ya’kûb Ağa bin Gözdaş Mehmed Ağa bin Mustafa’nın oğludur. Pederinin vefâtında sipâhîlik tımârı mutasarrıfı olup ba’zı vüzerâya hizmet ederek teayyün etdi. Ba’dehû Hicâz’a gidip Amasya’da hâcıyân ve a’yân meclislerine a’zâ olduğu hâlde 1154 sâline doğru vefât etdi. Hânedân idi. Mahdûmu el-Hâc Mehmed Ağa’nın oğulları el-Hâc Mustafa, Ebûbekir Ağalar pek meşhûr idiler. Birâderi el-Hâc Mustafa Ağazâde el-Hâc Ali Ağa da meşâhîr-i a’yândan idiler.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

İstanbul'da Bostancılar Ocağı kethüdası iken görevden alınıp emekliye ayrılan el-Hâc Yakub Ağa bin Gözdaş Mehmed Ağa bin Mustafa'nın oğludur. Babasının ölümü üzerine sipahilik tımarını tasarrufuna aldı ve bazı vezirlerin hizmetinde bulunarak sivrildi. Sonra Hicaz'a gitti; Amasya'da hacılar meclisinin ve âyan meclisinin üyesi olduğu hâlde 1154 [1741-42] yılına doğru vefat etti. Köklü bir aileden geliyordu. Oğlu el-Hâc Mehmed Ağa'nın oğulları el-Hâc Mustafa ve Ebûbekir Ağalar çok meşhurdular. Kardeşi el-Hâc Mustafa Ağa'nın oğlu el-Hâc Ali Ağa da âyanın ileri gelenlerindendi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kethüdâ: kâhya, bir ocak ya da kurumda yönetici yardımcısı
  • azl ü tekâ'üde sevk: görevden alınıp emekliye ayrılma
  • sipâhîlik tımârı mutasarrıfı: askerlik karşılığı verilen dirliğin gelirini tasarruf eden
  • vüzerâ: vezirler; teayyün etmek: sivrilmek, tanınmak
  • ba'dehû: sonra
  • hâcıyân ve a'yân meclisleri: şehrin hacı unvanlı ileri gelenleriyle âyanından oluşan meclisler
  • sâl: yıl; hânedân: köklü, itibarlı aileden
  • meşâhîr-i a'yân: âyanın ünlüleri

Bostancılar Kethüdalığı

Ebûbekir Ağa'nın babası Yakub Ağa'nın İstanbul'daki görevi, sarayın dış hizmetlerine bakan Bostancı Ocağı'na aitti. Topkapı Sarayı'nın bağ ve bahçelerinde, padişahın kayıklarında ve saraya ait her türlü işte çalışan bostancılar, en büyük âmirleri bostancıbaşının emrinde İstanbul'un, özellikle Boğaziçi ve Haliç kıyılarının asayişinden de sorumluydu. Bostancılar kethüdası bostancıbaşının yardımcısıydı; XVII. yüzyıl başına kadar bu makam bostancıbaşılığa aday kişiye verilir, daha sonra haseki ağalar arasından atanırdı. İstanbul ve Edirne'nin yanı sıra Bursa, Gelibolu ve Amasya gibi padişahlara ait bağ ve bostanların bulunduğu yerlerde de bostancılar bulunurdu. Amasyalı bir ailenin oğlunun bu ocakta kethüdalığa kadar yükselmesi, aynı dönemde bostancıbaşılıktan kaptan-ı deryalığa yükselen Amasyalı Hacı Ahmed Paşa örneğiyle birlikte düşünüldüğünde dikkat çekicidir.

Gözdaşoğulları

Hüsameddin'in eserinin başka yerlerinden bu ailenin Amasya'da birkaç kuşak boyunca etkili olduğu anlaşılır. Dördüncü ciltte 1060 [1650] yılı olayları anlatılırken Muharrem ayında "serdâr Gözdaş Mehmed Ağa"nın Amasya serdarlığından alındığı kaydedilir; bunun Ebûbekir Ağa'nın dedesi Gözdaş Mehmed Ağa olması kuvvetle muhtemeldir. Aynı dedenin bir başka torunu, Yûsuf Ağa oğlu Ahmed Ağa, yeniçeri olarak defalarca Amasya serdarlığı yapmıştır. Ebûbekir Ağa'nın kardeşi Ahmed Efendi ise Merâmî mahlasıyla şiir yazan bir devlet adamıdır: Enderun'da kilâr-ı hâssada yetişmiş, 1125 [1713] yılında Amasyalı el-Hâc Ahmed Paşa'nın İstanbul kaymakamlığında kilâr-ı hâssa kethüdası olmuş, hâcegân sınıfına geçerek çeşitli kalemlerde çalışmış, 1156 [1743] yılında şıkk-ı sâlis defterdarı olmuş ve 1157 [1744] yılında vefat etmiştir. Hüsameddin onun kardeşleri olarak el-Hâc Ebûbekir ve Mustafa Ağaları anar.

Metinde "pek meşhur" denilen torunlar, el-Hâc Mustafa ve Ebûbekir Ağalar, ailenin şöhretini de felaketini de getiren kuşaktır. Hüsameddin'in ayrı maddelerine göre iki kardeş Canikli Hacı Ali Paşa'ya intisap ederek Amasya'da büyük nüfuz kazanmış, Mustafa Ağa baş âyan, Ebûbekir Ağa hacıbaşı olmuştur. Canikli ailesinin gözden düştüğü yıllarda sürgüne gönderilmişler, 1196 [1782] yılında dönüp Amasya mutasarrıfı Caniklizâde Mikdâd Ahmed Paşa'nın yanında yer almışlardır. Paşanın zulümleri hakkında Amasya'da yapılan soruşturmanın evrakı Divân-ı Hümâyun'a sunulunca Mikdâd Ahmed Paşa Filibe'de, iki kardeş de Amasya'da idam edilmiştir (1206-1207 [1792]).

Burada kayda değer bir ayrılık vardır. Bu maddede iki kardeşin babası el-Hâc Mehmed Ağa olarak gösterilirken, Ebûbekir Ağa'nın kendi maddesinde babasının adı Ali Ağa diye geçer. Hüsameddin aynı maddede, ailenin bir başka kolundan Attar el-Hâc Abdullah Efendi'nin bu iki kardeşin aslında Gözdaşoğullarından olmadığını, dedesi Hâfız el-Hâc Ali Ağa'nın üvey oğulları oldukları için bu adı aldıklarını söylediğini de aktarır, fakat şer'iyye sicilleri ile nüfus kayıtlarının kendi yazdığını doğruladığını belirtir. Başka kaynaklarda Gözdaşoğulları ya da Ebûbekir Ağa hakkında bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 92–93. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. Ciltler, Amasya Belediyesi e-kitap, 4. Cilt, 1060 yılı olayları (s. 575).
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. ve 9-12. Ciltler, Amasya Belediyesi e-kitap: "Ahmed Efendi-Merâmî", "Ahmed Ağa-Gözdaşoğlu", "Ebûbekir Ağa-Gözdaşoğlu" maddeleri ve Mikdâd Ahmed Paşa olayları.

Akademik çalışmalar

  • Abdülkadir Özcan, "Bostancı", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/bostanci).

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.