Abbâs oğludur. Hızır Paşa Medresesinde ikâmet ederek Amasya ulemâsından tahsîl-i ilm edib 1115’de vefât eden Hâfız Mehmed Efendi’nin mahlûlünden Hızır Paşa Câmii hatîbi, 1121’de câmi-i mezbûr vâ’izi, 1141’de Hızır Paşa müderris vekili olduğu hâlde 1149 senesi şa’bânının on birinde vefât etdi. Ulemâdan, vâ’iz bir hatîb idi.
Mahdûmu Hâfız Abdullatîf Efendi yerine hatîb olup [276] 1179’da mahdûmu Hâfız Ebûbekir Efendi’ye hitâbeti kasr-ı yedd ve ferâgat etdi. Bu da 1188’de Gümüşlüzâde Câmii Şerîfi imâmı olduğundan hitâbet-i mezkûreyi Hâfız Ahmed Efendi’ye kasr-ı yedd edib 1216’da vefât etdi. Bunun mahdûmu da es-Seyyid Abdullatîf Efendi mahkeme baş-kâtibi oldu. Bunlara “Hatîbzâde” dendi.
Günümüz Türkçesiyle
Abbâs'ın oğludur. Hızır Paşa Medresesi'nde kalarak Amasya âlimlerinden ilim öğrendi. 1115 [1703-04] yılında ölen Hâfız Mehmed Efendi'den boşalan Hızır Paşa Camii hatipliğine getirildi; 1121 [1709-10] yılında aynı caminin vaizi, 1141 [1728-29] yılında Hızır Paşa Medresesi müderris vekili oldu ve bu görevdeyken 1149 yılı Şaban ayının on birinde [Aralık 1736] öldü. Âlimlerden, vaaz da veren bir hatipti.
Oğlu Hâfız Abdullatîf Efendi yerine hatip oldu ve 1179 [1765-66] yılında hatipliği kendi isteğiyle oğlu Hâfız Ebûbekir Efendi'ye devretti. Bu Ebûbekir Efendi de 1188 [1774-75] yılında Gümüşlüzâde Camii imamı olunca sözü geçen hatipliği Hâfız Ahmed Efendi'ye devretti ve 1216 [1801-02] yılında öldü. Onun oğlu Seyyid Abdullatîf Efendi de mahkeme başkâtibi oldu. Bunlara "Hatîbzâde" denildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ikâmet etmek: kalmak, oturmak (burada medrese odasında talebe olarak kalmak)
- mahlûl: sahibinin ölümüyle boşalan görev
- hatîb: cuma ve bayram hutbesini okuyan görevli; vâ'iz: vaaz veren
- câmi-i mezbûr: sözü geçen cami
- müderris vekili: medresede asıl müderris yerine ders veren
- hitâbet: hatiplik görevi
- kasr-ı yed ve ferâgat: bir görevden elini çekip onu başkasına bırakma, devretme
- baş-kâtib: kadı mahkemesinin kayıtlarını tutan kâtiplerin başı
Hızır Paşa Camii ve Medresesi
Ebûbekir Efendi'nin bütün hayatı Hızır Paşa'nın Amasya'daki külliyesinde geçmiştir: önce medresesinde talebe olarak kalmış, sonra camide hatip ve vaiz, en sonunda da medresede müderris vekili olmuştur. Cami, II. Murad'ın lalası Yörgüç Paşa'nın kardeşi Hayrüddin Hızır Paşa tarafından 1466 yılında yaptırılmıştır. Yapı başlangıçta hamam, medrese ve şadırvandan oluşan bir külliyeydi; bugün yalnız cami ile hamam ayaktadır. Cami, Amasya'da Bayezid Paşa ve Yörgüç Paşa camilerinde de görülen zaviyeli (ters T planlı) erken Osmanlı camilerindendir. Bulunduğu yerin dik eğimi yüzünden girişi kuzeyden değil doğudan verilmiş, şadırvan da bu cepheye yerleştirilmiştir. Pek çok kez hasar görüp onarıldığı için özgün örtü sistemi tam olarak bilinmemektedir.
Hızır Paşa'nın vakıfları üzerine yapılan arşiv araştırmasına göre Paşa, 870 [1465] yılında Amasya'da üç vakıf kurmuş, bir medrese ve bir cami yaptırarak müderris ve muid gibi kadrolar ihdas etmiştir. Vakfiyeye göre Suluova, Doğantepe, Ladik ve Amasya merkezde tarım arazileri, bağ ve bahçeler, iki han ve bir hamam vakfedilmiş; 1493'te oğlu Mehmed Paşa babasının vakfına on üç köy, iki mezraa, yedi değirmen, bir arazi ve bir dükkân eklemiştir. Vakfın gelirleri daha çok bu köylerden alınan buğday ve arpa üzerinden hesaplanmış, giderlerin neredeyse tamamı görevlilerin maaşlarına ve yapıların bakımına harcanmıştır. Aynı araştırma, vakfiyede bulunmayan görevlere atama yapılması, şartları taşımayan kişilerin mütevelli yapılması ve bazı görevlilerin baskıyla görevden çekilmeye zorlanması gibi düzensizliklerin yaşandığını da tespit eder. Muhasebe kayıtları vakfın Cumhuriyet dönemine kadar yaşadığını gösterir.
Hatipliğin babadan oğula geçişi, ardından da başka bir kişiye "kasr-ı yed" yoluyla devredilmesi, bu vakıf görevinin aile içinde ve aileden dışarıya nasıl el değiştirdiğini gösterir. Hüsameddin'in "Hatîbzâde" diye adlandırdığı aile adını da bu görevden almıştır.
Gümüşlü Camii
Torun Hâfız Ebûbekir Efendi'nin 1188 [1774-75] yılında imamı olduğu Gümüşlüzâde Camii, bugün Gümüşlü Camii adıyla bilinen yapıdır. Hükümet Köprüsü karşısında, Yavuz Selim Meydanı'na biraz yukarıdan bakan küçük bir yükseltinin üzerinde durur. İlk yapım tarihi 1326, yaptıranı Taceddin Mahmud Çelebi'dir. Ahşap çatılı ilk bina 1419 depreminde yıkılmış, 1491'de Defterdar Mahmut Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır. 1612 yangınından sonra Şemseddin Paşa onarmış, 1688 yılında yapılan onarımı Gümüşlüzâde İbrâhim Bey üstlenmiş ve cami o zamandan beri onun adıyla anılmıştır. Hüsameddin'in kullandığı "Gümüşlüzâde Camii" adı bu onarımın hatırasını taşır. 1721'de bir yangın daha geçiren camiyi bu defa vakfın mütevellisi Mustafa Ağa onartmıştır. Kare planlı, kesme taştan yapı bugün ayaktadır; kuzeyine 1903'te bir son cemaat yeri eklenmiş, iç mekânı süsleyen kalem işleri ise 1960'ta yapılmıştır.
Ebûbekir Efendi ve ailesinin öteki fertleri hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 92. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Hızır Paşa Vakıfları ve Amasya Hızır Paşa Medresesi", İtkan Akademik Araştırmalar Dergisi (dergipark.org.tr/tr/pub/itkan/issue/91336/1652232).
Resmî kaynaklar
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı, "Hızır Paşa Camii - Amasya" ve "Gümüşlü Camii" (kulturportali.gov.tr).