İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebûbekir Ağa-Mîrzâzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 92 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

[277] Amasya’nın şimâl-i şarkı tarafında kâin Zana köyü eşrâfından Mîrzâ Bey’in oğludur. Ayasofya mahzen evrâkında görülen enderûn defterlerinde yazıldığı üzere 1112’de enderûn-ı saray-ı hümâyûna girip terakkî ederek 1132’de dülbend ağası oldu.

1143 senesi hâ’ilesinde kapıcıbaşılıkla ihrâç edilerek devr-i hidemât edib 1148’de başbâki kulu, ba’dehû surre-i hümâyûn emîni oldu. Hicâz’dan avdetinde 1152 hudûdunda vefât etdi. Birâderi el-Hâc İsmâil Ağazâde, el-Hâc Mîrzâ Ağa ve hemşîrezâdesi Mîrzâ Ali Paşa’dır. Ricâl-i devletden idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya'nın kuzeydoğusunda bulunan Zana köyünün ileri gelenlerinden Mîrzâ Bey'in oğludur. Ayasofya mahzenindeki evrak arasında görülen Enderun defterlerinde yazıldığına göre 1112 [1700-01] yılında Saray-ı Hümayun'un Enderun kısmına girdi, yükselerek 1132 [1719-20] yılında dülbend ağası oldu.

1143 [1730-31] yılındaki felakette kapıcıbaşılık rütbesiyle saraydan çıkarıldı. Çeşitli hizmetlerde dolaştıktan sonra 1148 [1735-36] yılında başbâkîkulu, sonra da surre-i hümayun emini oldu. Hicaz'dan dönüşünde, 1152 [1739-40] yılları civarında öldü. Kardeşi Hacı İsmâil Ağazâde Hacı Mîrzâ Ağa, kız kardeşinin oğlu da Mîrzâ Ali Paşa'dır. Devlet ricalindendi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • şimâl-i şarkî: kuzeydoğu
  • eşrâf: ileri gelenler, soylu aileler
  • mahzen evrâkı: arşivde saklanan belgeler
  • enderûn-ı saray-ı hümâyûn: padişah sarayının iç kısmı; saray hizmetine yetiştirilen gençlerin bulunduğu bölüm
  • terakkî etmek: yükselmek
  • dülbend ağası: Has Oda ağalarından, padişahın sarık ve çamaşırlarını koruyan görevli
  • hâ'ile: felaket, büyük olay
  • ihrâç: saraydan dışarı çıkarılma, saray dışı bir göreve atanma
  • devr-i hidemât: çeşitli hizmetlerde bulunma
  • başbâkî kulu: maliyede tahsil edilememiş vergi borçlarıyla (bakaya) ilgilenen kalemin başı
  • surre-i hümâyûn emîni: padişahın her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdiği para ve hediyeleri götürüp dağıtmakla görevli kişi
  • hemşîrezâde: kız kardeşin oğlu; ricâl-i devlet: devletin ileri gelen görevlileri

Zana Köyü

Mîrzâzâde ailesinin geldiği Zana köyü bugün Amasya Merkez ilçeye bağlı Çiğdemlik köyüdür. Bekir Başalan'ın Amasya'da adı değiştirilen yerleşimler üzerine hazırladığı tabloda Çiğdemlik'in eski adları "Akdağ/Zana" olarak gösterilir. Köyün mezarlığında, kültür envanterine kayıtlı küçük bir Osmanlı çeşmesi bulunur; üç satırlık Arapça kitabesinde "hayır ve hasenat sahibi Halîl ibn Muhammed" adı ve 1275 [1859] tarihi okunur. Tuğla, moloz ve kesme taştan yapılmış çeşme onarım görmüş, yalak ve aynalık kısımları sonradan betonla yenilenmiştir.

Zana, Hüsameddin'in eserinde birçok devlet adamının memleketi olarak geçer. Birinci ciltte Amasya'nın yetiştirdiği büyük devlet adamları arasında "Zanalı Ca'fer Ağazâde Seyyid Ahmed Paşa" da sayılır; dördüncü cildin yıllıklarında ise Zanalı Seyyid Ahmed Efendi adlı bir müftüden ve 1171 [1757-58] yılında sürgüne gönderilen padişah çuhadarı "Zanalı Mîrzâ Paşazâde Ahmed Ağa"dan söz edilir.

Enderun'da Dülbend Ağalığı

Ebûbekir Ağa'nın yirmi yıl kadar hizmet ettiği Enderun, padişahın şahsî hizmetine bakan iç saraydı. Dülbend ağalığı burada yüksek bir mevkiydi. İstanbul Ansiklopedisi'ndeki tarife göre dülbend ağası, Enderun iç oğlanlarının en itibarlı sınıfını oluşturan kırk kişilik Has Oda ağalarından birinin unvanıydı. Has Oda'nın kıdemlileri aşağıdan yukarıya biniş peşkir ağası, köşe peşkir ağası, baş peşkir ağası, anahtar ağası, dülbend ağası, rikâbdar ağa ve çuhadar ağa diye sıralanırdı; üstteki bir ağa saraydan ayrıldığında alttakiler sırayla bir basamak yükselirdi.

Dülbend ağasının en önemli görevi, Has Oda'nın korumasına bırakılmış olan Hırka-i Saadet dairesinin temizliğine nezaret etmekti. Padişah her yıl Ramazan'ın on beşinde Hırka-i Saadet dairesini ziyaret eder, bu törende dülbend ağası rehberlik ederdi. Padişahın sarıklarının ve iç çamaşırlarının bakımı da ona bırakılmıştı. Dülbend ağası daima Topkapı Sarayı'nda bulunur, padişahın yazlık saraylara göçlerinde maiyetle birlikte götürülmezdi.

1143 Felaketi ve Saraydan Çıkış

Hüsameddin, Ebûbekir Ağa'nın 1143 [1730-31] yılındaki bir "hâile" sırasında kapıcıbaşılık rütbesiyle saraydan çıkarıldığını söyler, ancak olayın ne olduğunu açıklamaz. Aynı yılın en büyük olayı, 28 Eylül 1730'da (Rebîülevvel 1143) İstanbul'da başlayan Patrona Halil isyanıdır. İsyan sonunda Sadrazam Nevşehirli Damat İbrâhim Paşa idam edilmiş, III. Ahmed tahttan indirilmiş ve yerine yeğeni I. Mahmud geçirilmiştir. Bir Enderun ağasının bu yıl saraydan çıkarılmasını saltanat değişikliğiyle ilişkilendirmek akla yakındır; ancak kaynakta bu bağ açıkça kurulmadığı için bu bir çıkarım olarak kalır. Aynı ciltteki Giridlizâde Hacı Ebûbekir Efendi maddesinde geçen "1143 vak'ası" ise Amasya'daki yerel ayan çatışmasıdır; iki olay birbirinden ayrı tutulmalıdır.

Surre Emini Olarak Hicaz Yolculuğu

Ebûbekir Ağa'nın son büyük görevi surre eminliğiydi. Ş. Tufan Buzpınar'ın ansiklopedi maddesine göre surre, her yıl hac mevsiminden önce Mekke ve Medine halkına dağıtılmak üzere gönderilen para, altın ve öteki eşyanın adıdır. Osmanlı padişahları Haremeyn'in 1517'de Osmanlı yönetimine girmesinden sonra surreyi düzenli olarak göndermişlerdir. İstanbul'daki surre töreni, Haremeyn vakıflarını da yöneten Dârüssaâde ağası tarafından hazırlanır ve surrenin yol boyunca güvenliğinden, Haremeyn'e ulaştıktan sonra da dağıtımından sorumlu olan surre emininin tayiniyle başlardı. Padişahın katıldığı törende Mekke emirine yazılmış nâme-i hümayun, surre keseleri ve surre defterleri surre eminine teslim edilir, surre alayı saraydan çıkardı. XVIII. yüzyıldan önce surreler deniz yoluyla Mısır'a, oradan Haremeyn'e gönderilirken bu yüzyıldan sonra karayoluyla Şam üzerinden gönderilmiştir.

Ebûbekir Ağa Hicaz'dan dönerken, 1152 [1739-40] yılları civarında ölmüştür. Hüsameddin, saraydaki görevlerine dair bilgileri Ayasofya mahzenindeki Enderun defterlerinden aldığını özellikle belirtir.

Mîrzâ Ali Paşa

Maddenin sonunda adı geçen kız kardeşinin oğlu Mîrzâ Ali Paşa, Hüsameddin'in yıllıklarında da görünür: 1151 yılının Safer ayında [Mayıs-Haziran 1738] "Çankırı sancağıyla cebecibaşı olan Zanalı Mîrzâ Ali Paşa" ölmüştür. Buna göre yeğen, dayısından bir yıl kadar önce ölmüştür. Maddedeki "Birâderi el-Hâc İsmâil Ağazâde, el-Hâc Mîrzâ Ağa" ifadesi de iki türlü okunabilir: "kardeşi Hacı İsmâil Ağa'nın oğlu Hacı Mîrzâ Ağa" ya da kardeşlerinin adları olarak. Metindeki noktalama bu konuda kesin bir yargıya imkân vermez. Ailenin öteki fertleri hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 92. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 1. Cilt (Amasya'nın yetiştirdiği ricâl); 4. Cilt (1151 ve 1171 yılları vekâyii).

Akademik çalışmalar

  • Bekir Başalan, "Amasya İlinde İsimleri Değiştirilen Yerleşim Yeri Adları Üzerine Bir İnceleme", Folklor Akademi Dergisi, 7/3 (2024), s. 1382-1391.
  • Ş. Tufan Buzpınar, "Surre", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr).

Resmî kaynaklar

  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı, "Çeşme (Zana - Çiğdemlik Köyü Çeşmesi)" kültür envanteri kaydı (kulturportali.gov.tr).

Kitaplar

  • "Dülbend Ağası", İstanbul Ansiklopedisi (istanbulansiklopedisi.org).

Diğer kaynaklar

  • "Patrona Halil İsyanı" maddesi (tr.wikipedia.org).

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.