Amasya’nın Kayabaşı Mahallesi eşrâfından Pehluvânzâde Za’îm [266] Ali Bey bin Ahmed Bey’in oğlu ve Girid serdârı Ankebût Ahmed Paşa’nın ammizâdesi olup Yiğen Bey denirdi. Zü’emâdan olup Amasya Alaybeyi, ba’dehû Ankebut Ahmed Paşa’nın kethüdâsı ve Kandiyye fethinde yararlık göstermekle mîr-livâ oldu. 1088 hudûdunda vefât etdi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
Ebûbekir Bey-Pehluvânzâde
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 89 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın Kayabaşı Mahallesi ileri gelenlerinden Pehluvânzâde Zaîm (zeamet sahibi) Ali Bey bin Ahmed Bey'in oğlu ve Girit serdarı Ankebût Ahmed Paşa'nın amcasının oğlu olup kendisine "Yiğen Bey" denirdi. Zeamet sahiplerinden olup Amasya alaybeyi, ardından Ankebût Ahmed Paşa'nın kethüdası oldu ve Kandiye fethinde yararlık göstermesi üzerine sancakbeyi oldu. 1088 [1677-78] yılı sıralarında vefat etti.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: bir yerin ileri gelenleri, soylu aileleri
- za'îm: zeamet denilen büyük tımar dirliğinin sahibi; çoğulu züemâ
- ammizâde: amca oğlu
- alaybeyi: bir sancaktaki tımarlı sipahileri savaşta toplayıp kumanda eden subay
- kethüdâ: bir vezirin işlerini yürüten yardımcısı, kâhyası
- mîr-livâ: sancakbeyi
Pehlivânzâdeler ve Ankebût Ahmed Paşa
Ebûbekir Bey'i tanımak için amcasının oğlu Ankebût Ahmed Paşa'ya bakmak gerekir. Hüsameddin kitabının "Ahmed Paşa-Ankebût" maddesinde paşayı, Amasya'nın güneybatısındaki Kayabaşı Mahallesi'nden ve tanınmış zeamet sahiplerinden Pehlivânzâde Mehmed Bey bin Ahmed Bey bin Dursun Bey'in oğlu olarak tanıtır. Maddemizde Ebûbekir Bey'in babası Ali Bey bin Ahmed Bey diye verildiğine göre, Ali Bey ile Mehmed Bey kardeştir; Ebûbekir Bey'in paşanın amcazadesi olması bu soy kaydıyla tam olarak örtüşür. Yine Hüsameddin'e göre Ahmed Paşa Amasya'da "Kayalı", İstanbul'da ise "Örümcek", yani Arapça karşılığıyla "Ankebût" lakabıyla anılırdı.
Ahmed Paşa gürbüz ve iyi ok atan bir pehlivan olduğu için genç yaşta IV. Murad tarafından has ahır hizmetine alınmış, Enderun'da okuma yazma öğrenmiş, 1049'da [1640] mîrâhur-ı sânî olmuştur. 1054'te [1644] Amasya sancakbeyi olarak Girit savaşına gönderilmiş, sonraki yıllarda Sivas, Konya ve Anadolu beylerbeyilikleri, Boğaz muhafızlığı ve Budin valiliği yapmış, birçok defa Amasya sancağını tasarrufunda tutmuştur. 1067'de [1657] kısa bir süre sadaret kaymakamlığında bulunmuş, 1071'de [1661] Girit serdarı ve muhafızı olarak Hanya'ya gitmiştir. Ebûbekir Bey'in onun kethüdası olarak Girit'te bulunması bu son dönemle ilgili olmalıdır.
Kandiye Fethi
Ebûbekir Bey'in yararlık gösterdiği Kandiye fethi, yirmi yılı aşan Girit savaşının son ve en uzun safhasıdır. Venedik'in Girit'teki merkezi Kandiye, yaklaşık yirmi üç yıl süren abluka ve kuşatmanın ardından 9 Rebîülâhir 1080 (6 Eylül 1669) tarihinde anlaşma yoluyla Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'ya teslim edilmiştir. Ersin Gülsoy'un ansiklopedi maddesine göre Kandiye alındıktan sonra yeni kurulan eyaletin beylerbeyiliğine Ankebût Ahmed Paşa tayin edilmiş; paşanın şehirde Aya İleya mahallesinde bir camisi bulunmuştur.
Hüsameddin'in Ankebût Ahmed Paşa maddesindeki anlatım bu noktada biraz farklıdır. Ona göre paşa Kandiye fethinde yararlıklar göstermiş, fakat serdâr-ı ekrem Fâzıl Ahmed Paşa onu gevşeklikle suçlamış ve Girit muhafızı unvanıyla Resmo'da oturmakla görevlendirmiştir. Hüsameddin fethi 1081 yılına koyar; belgelere göre teslim tarihi 1080'dir. Paşa, Hüsameddin'e göre 1092 muharreminin yirmi birinci günü [Şubat 1681] Resmo'da vefat etmiş ve orada yaptırdığı caminin minaresinin dibine gömülmüştür. Hanya, Kandiye ve Resmo'da camileri, mektepleri ve vakıfları, memleketi Kayabaşı'nda da bir camisi ve mektebi vardı.
Yiğen Bey'in Ölümü
Kandiye'nin düşüşünden sonra sancakbeyliğine yükselen Ebûbekir Bey, Hüsameddin'e göre 1088 [1677-78] sıralarında, yani amcazadesinden birkaç yıl önce vefat etmiştir. Kendisine "Yiğen Bey" denmesinin sebebi metinde açıklanmaz; paşanın yakın akrabası olarak onun yanında yetişmesinden kaynaklanmış olması mümkündür, ancak bu yalnızca bir tahmindir. Hüsameddin'in kitabının 1054 yılı olaylarında Ankebût Ahmed Paşa'nın Amasya beyi olarak gelişi ve Girit'e gönderilmesi de kayıtlıdır. Ebûbekir Bey'in kendisine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 89; ayrıca aynı ciltte "Ahmed Paşa-Ankebût" maddesi (amasya.bel.tr e-kitap, 6-8. ciltler, sayfa 176-177) ve 1054 yılı olayları (amasya.bel.tr e-kitap, 1-4. ciltler, sayfa 569). amasya.bel.tr
- Ersin Gülsoy, "Kandiye", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/kandiye).
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.