Amasyalıdır. Kudât u ulemâ-yı Mısriyyeden İsmâil Efendi bin Mahmûd Efendi bin Şa’bân Efendi bin el-Hâc Bayrâm Efendi’nin mahdûmu olup pederi İsmâil Efendi ile küçük yaşında Mısır’a gitdi. Gidip orada sipâhî ocağına girdi. Terakkî edib Mısır sipâhîler ağası oldu.
1069’da hazîne-i Mısriyyeyi İstanbul’a getirip teslîm ederek sipâhî ocağının kethüdâsı olup İstanbul’da kaldı. [264]
1074 senesi şa’bânında vezâretle Mısır vâlisi olan Amasyalı Hacı Efendizâde Ömer Paşa’nın kethüdâsı olarak yine Mısır’a gitdi. Orada 1079 senesi cumâdelûlâsının gurresinde vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Mısır kadı ve âlimlerinden İsmâil Efendi bin Mahmûd Efendi bin Şa'bân Efendi bin el-Hâc Bayrâm Efendi'nin oğlu olup küçük yaşta babası İsmâil Efendi ile birlikte Mısır'a gitti. Orada sipahi ocağına girdi. Yükselerek Mısır sipahilerinin ağası oldu.
1069 [1658-59] yılında Mısır hazinesini İstanbul'a getirip teslim etti ve sipahi ocağının kethüdası olarak İstanbul'da kaldı.
1074 yılı şabanında [Şubat-Mart 1664] vezirlik rütbesiyle Mısır valisi olan Amasyalı Hacı Efendizâde Ömer Paşa'nın kethüdası (yardımcısı, işlerini yürüten adamı) olarak yine Mısır'a gitti. Orada 1079 yılı cemaziyelevvelinin ilk günü [7 Ekim 1668] vefat etti.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kudât u ulemâ-yı Mısriyye: Mısır'da görev yapan kadılar ve âlimler
- mahdûm: oğul
- sipâhî ocağı: atlı askerlerin kurumu; burada Mısır'daki süvari birlikleri
- terakkî etmek: yükselmek, ilerlemek
- hazîne-i Mısriyye: Mısır'dan her yıl İstanbul'a gönderilen vergi hazinesi (irsaliye)
- kethüdâ: bir ocakta ya da bir vezirin yanında işleri yürüten yardımcı, kâhya
- vezâretle: vezirlik rütbesi verilerek
- gurre: kamerî ayın ilk günü
Mısır Hazinesi ve Sipahiler
Hüsameddin'in "hazîne-i Mısriyye" dediği şey, Mısır eyaletinin masrafları düşüldükten sonra her yıl İstanbul'a gönderilen ve irsaliye adıyla bilinen paradır. Mısır, Osmanlı Devleti'nin sâlyâneli ilk eyaleti olduğundan bu hazine merkez için büyük önem taşırdı. Hazine Mısır divanında tartılıp keselere konur, defterdar tarafından mühürlenir, beylerbeyi ve divan üyelerinin huzurunda hazineyi götürecek görevliye teslim edilirdi. Genellikle kara yoluyla Gazze, Şam ve Halep üzerinden İstanbul'a ulaştırılan hazinenin yanına Mısır'ın yedi askerî ocağından kıdemli askerler verilirdi. Ebûbekir Ağa'nın Mısır sipahilerinin ağası iken hazineyi İstanbul'a getirmesi bu usule tam uyar. Hazine eksiksiz teslim edildiğinde Mısır beylerbeyine hil'at gönderilmesi âdetti; hazineyi getiren ağanın da İstanbul'da bir mevkie geçmesi bu itibarla şaşırtıcı değildir.
Ebûbekir Ağa'nın Mısır'dan İstanbul'daki kapıkulu sipahi ocağına geçişi de dönemin kurallarına aykırı değildir. Kapıkulu süvarileri üzerine yapılan araştırmalara göre savaşlarda yararlılığı görülenlerin yanında Bağdat, Yemen ve Mısır bölüklerinden gelenler de bu ocağa alınabiliyordu.
Hacı Efendizâde Ömer Paşa ve Mısır Valiliği
Osmanlı Mısır valilerinin listelerinde 1664-1667 yılları arasında Mısır'ı yöneten vezir "Silahdar Ömer Paşa" adıyla geçer. Hüsameddin'in verdiği 1074 şabanı (Şubat-Mart 1664) tarihi bu listelerdeki başlangıç yılıyla örtüşür; bu yüzden Hüsameddin'in "Amasyalı Hacı Efendizâde" diye andığı Ömer Paşa ile listelerdeki Silahdar Ömer Paşa'nın aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir. Ancak okunan kaynaklarda bu Ömer Paşa'nın Amasyalı olduğuna ya da Hacı Efendizâde lakabına dair bir kayıt bulunmadığından bu eşleştirme bir çıkarım olarak kalmaktadır.
Dikkat çeken bir nokta, listelere göre Ömer Paşa'nın Mısır valiliğinin 1667'de sona ermiş olmasıdır. Ebûbekir Ağa ise Hüsameddin'e göre 1 Cemaziyelevvel 1079'da, yani Ekim 1668'de Mısır'da vefat etmiştir. Demek ki paşasının görevden ayrılmasından sonra da bir süre Mısır'da kalmıştır. Gençliğini Mısır'da geçirmiş, oradaki ocakta yetişmiş biri için bu durum yadırganacak bir şey değildir.
Bayramzâdeler Üzerine Bir Not
Maddede Ebûbekir Ağa'nın soyu el-Hâc Bayrâm Efendi'ye kadar çıkarılır. Merzifon ve Amasya'da "Bayram sülalesi" adıyla bilinen bir ulema ailesinin, Lâdik'te gömülü olduğuna inanılan Seyyid Ahmed-i Kebîr er-Rifâî soyundan geldiği, bu ailenin XIX. yüzyıl başında yaşamış bir mensubunun Arapça eserinde yazılıdır. Sadi Bayram bu kaydı aile tarihini anlattığı yazısında aktarır. Hüsameddin'in andığı Bayramzâdelerin bu aileyle bir bağı olup olmadığı okunan kaynaklardan anlaşılamamıştır; ad benzerliğinden öteye giden bir delil bulunmadığını belirtmek gerekir. Ebûbekir Ağa'nın kendisine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 88. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Seyyid Muhammed es-Seyyid, "İrsâliye", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/irsaliye).
- Erhan Afyoncu, "Sipahi", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/sipahi).
Diğer kaynaklar
- "Osmanlı Mısır valileri listesi" ve "List of Ottoman governors of Egypt" (tr.wikipedia.org; en.wikipedia.org), erişim 2026.
- Sadi Bayram, "Ladik ve Seyyid Ahmed-i Kebir Er-Rifai Hazretleri" (samsunarsivi.blogspot.com/2006/05/ladik-ve-seyyid-ahmed-i-kebir-er-rifai.html).