Amasyalıdır. Bekir Beyzâde Hacı Osmân Bey'in oğludur. 1178 şa'bânının on dördüncü günü Amasya mutasarrıfı ve Bender muhâfızı olup Rahtuvân Paşazâde Hacı Ahmed Bey mütesellim oldu. Baş a'yânın riyâseti altında toplanan bütün a'yân ve hâcıyân harb i'ânesi cem'i ve harbe me'mûr olanların firâr etmeyecekleri tekâfül-i umûmî altına alındı.
Şevvâl evâ'ilinde Sivâs vâlîsi Çapan Ahmed Paşa pek zâlimâne harekâtından dolayı i'dâm edildikde Amasyalı Sarıbeyzâde vezîr Mehmed Paşa Sivâs vâlîsi ve zilka'de ibtidâsında mutasarrıfın yeğeni Abdullâh Bey bin Abdî Bey bin Hacı Osmân Bey Amasya mütesellimi [110] oldu. Bu yıl a'yândan Hacı Zeynel Ağa ve Rûmeli pâyeli İçil mutasarrıfı Şâhinoğlu Hacı Osmân Paşa vefât etdi.
1179 muharreminde Rahtuvân Paşazâde Hacı Ahmed Bey baş a'yân, Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı, Selâm Beyzâde Abdullâh Bey de alaybeyi oldu. Rebî'ulevvelde alaybeyi, yeniçeri serdârlarından Dayıoğlu Süleymân, Kara Hüseyinoğlu Abdî, Akhasanoğlu Halîl, Kallâşoğlu Genç Ahmed ve kethüdâ Deli Hüseyin Ağalar da za'îmler, sipâhîler, yeniçerilerle harbe gitdi. Edilen muhârebede mutasarrıf olan Bender muhâfızı Ebûbekir Paşa bozulup Ruslar'a esîr oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Bekir Beyzade Hacı Osman Bey'in oğludur. 1178 [1765] yılı şaban ayının on dördüncü günü Amasya mutasarrıfı ve Bender muhafızı oldu; Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Bey de mütesellim oldu. Baş ayanın başkanlığında toplanan bütün ayan ve hacılar, savaş yardımını toplamayı üstlendiler ve savaşa gönderilenlerin kaçmayacaklarına topluca kefil oldular.
Şevval ayının başlarında Sivas valisi Çapan Ahmed Paşa, çok zalimce davranışları yüzünden idam edilince Amasyalı Sarıbeyzade vezir Mehmed Paşa Sivas valisi oldu. Zilkade ayının başında da mutasarrıfın yeğeni Abdullah Bey bin Abdi Bey bin Hacı Osman Bey Amasya mütesellimi oldu. Bu yıl ayandan Hacı Zeynel Ağa ile Rumeli beylerbeyiliği payesi taşıyan İçel mutasarrıfı Şahinoğlu Hacı Osman Paşa vefat etti.
1179 [1765] yılı muharrem ayında Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Bey baş ayan, Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı, Selam Beyzade Abdullah Bey de alaybeyi oldu. Rebiülevvel ayında alaybeyi ile yeniçeri serdarlarından Dayıoğlu Süleyman, Kara Hüseyinoğlu Abdi, Akhasanoğlu Halil, Kallâşoğlu Genç Ahmed ve kethüda Deli Hüseyin Ağalar, zaimler, sipahiler ve yeniçerilerle birlikte savaşa gittiler. Yapılan savaşta, mutasarrıf olan Bender muhafızı Ebubekir Paşa yenilerek Ruslara esir düştü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- muhâfız: bir kaleyi ve çevresini korumakla görevli komutan
- hâcıyân: hacılar; şehrin hacı unvanlı ileri gelenleri
- harb i'ânesi: savaş için halktan toplanan yardım
- cem': toplama
- tekâfül-i umûmî: topluca kefil olma
- evâ'il: bir ayın ilk günleri
- i'dâm: idam
- birâderzâde, yeğen: kardeş çocuğu
- serdâr: taşradaki yeniçerilerin başı
- esîr olmak: tutsak düşmek
Ebubekir Paşa'nın İkinci Mutasarrıflığı
Ebubekir Paşa, 49. maddede Amasya mutasarrıfı olarak tanıdığımız, Bekir Paşa Medresesi'nin banisi Bekir Beyzade Hacı Osman Bey'in oğludur. Paşanın Bender ile bağı bu maddeden daha eskidir: Hüsameddin, 1169-1170 [1756-57] olaylarını anlatırken de "Mutasarrıf Ebûbekir Paşa Bender muhâfızı idi" diye yazar. Yılmaz Karadeniz'in belirttiğine göre Amasya, XVII. yüzyıldan itibaren paşa unvanlı kişilere arpalık olarak verilmeye başlanmıştı. Sancağı elinde tutan paşa başka bir yerde görevli olduğunda şehri onun adına mütesellimler yönetirdi. Ebubekir Paşa'nın döneminde mütesellimliğin önce Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Bey'e, sonra paşanın yeğeni Abdullah Bey'e verilmesi bu düzenin bir örneğidir.
Maddenin ilk paragrafında anlatılan toplantı ilgi çekicidir. Amasya ayanı ve hacıları, savaş için halktan toplanacak yardımı ve savaşa gidecek askerlerin kaçmayacağını topluca üstlenmişlerdir. Bu tür toplu kefalet, şehrin ileri gelenlerinin devlete karşı ortak sorumluluk aldığı bir düzeni gösterir. Kaçakların ne denli büyük bir sorun olduğu birkaç yıl sonraki savaşta açıkça görülecektir: Cengiz Fedakar, 1768-1774 savaşında Rumeli'deki muharebelerin kaybedilmesinin temel nedeninin asker firarları olduğunu belirtir ve Bender muhafazasındaki askerlerin toplu hâlde kaçtığını kaydeder.
Çapanoğlu Ahmed Paşa'nın İdamı
Hüsameddin'in "pek zâlimâne harekâtından dolayı" idam edildiğini yazdığı Çapan Ahmed Paşa'nın sonu, İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın arşiv belgelerine dayanan çalışmasında ayrıntılı olarak anlatılır. Bozok mütesellimi ve Yeni İl voyvodası iken 1174'te [1760] Sivas valisi olan Ahmed Paşa, daha sonra Niğde sancağına nakledilmiş ve 1177'de [1763] Niğde dolaylarında Kadızade adlı bir eşkıyayı yenip adamlarının başlarını İstanbul'a göndermiş, bu hizmeti için padişah tarafından hilatle ödüllendirilmişti. Ancak sonradan eşkıyayı ve kapısız levendleri el altından koruduğu, zulmünden şikâyet edildiği ve kendisine yapılan öğütleri dinlemediği gerekçesiyle öldürülmesi için ikinci kez Sivas valisi olan Zaralızade Feyzullah Paşa'ya gizlice ferman gönderilmiştir. Uzunçarşılı'ya göre bu kararda, Rişvan ağalığında bulunan Abaza Mehmed Ağa'nın paşa aleyhine öteden beri yazdığı şeylerin de etkisi vardı; öldürülme işine de Abaza Mehmed Ağa memur edildi. Ahmed Paşa kaçmaya çalıştıysa da yakalanıp öldürüldü ve başı İstanbul'a gönderildi. Uzunçarşılı bunun tarihini 1178 şevvalinin sonları, yani Nisan 1765 olarak verir; bu, Hüsameddin'in "şevval evâ'ili" kaydıyla neredeyse tamamen örtüşür. Uzunçarşılı, Ahmed Paşa'nın idaresinde sert ve merhametsiz olduğunu, Yozgat kasabasını ilk defa onun kurduğunu ve orada bir medrese yaptırdığını da ekler.
Hamit Karasu, bu Abaza Mehmed'in, aynı yıllarda yaşayan ve sık sık karıştırılan iki Abaza Mehmed Paşa'dan "Silahşor" lakaplı olanı olduğunu gösterir. Karasu'ya göre Silahşor Abaza Mehmed ile Çapanoğlu Ahmed Paşa arasındaki husumet, Ahmed Paşa'nın 1757'de Bozok'ta Rişvan aşiretinden bazı kişileri darp ettirmesine kadar uzanır; idamdan kısa süre sonra Bozok sancağı Abaza Mehmed'e verilmiştir. Bir sonraki maddede Amasya mutasarrıfı olarak karşımıza çıkacak olan "Halebli Abaza Mehmed Paşa" ise Karasu'nun "Goniyeli" dediği öteki adaştır.
Sivas Valiliği Kaydı
Hüsameddin, Ahmed Paşa'nın idamından sonra Sarıbeyzade vezir Mehmed Paşa'nın Sivas valisi olduğunu yazar. Ahmet Önal'ın tevcih defterlerinden derlediği Sivas valileri listesi bu kaydı doğrulamaz. Listeye göre Sivas valiliğinde 6 Cemaziyelahir 1177 [12 Aralık 1763]'den itibaren Zaralızade Feyzullah Paşa bulunuyordu ve 1 Kasım 1764 ile 21 Eylül 1765 tarihlerinde görevinde bırakılmıştır. Uzunçarşılı da Çapan Ahmed Paşa'nın idam fermanının "ikinci defa Sivas valisi olan" Feyzullah Paşa'ya gönderildiğini söyler. Sarızade Mehmed Paşa ise Sivas'ı iki kez, Haziran-Aralık 1763'te ve Nisan-Ekim 1768'de, beylerbeyi rütbesiyle yönetmiştir. Hüsameddin'in kaydı bu iki atamadan biriyle karışmış olabilir.
Ruslara Esir Düşme Meselesi
Maddenin son cümlesi, kronoloji bakımından okurun en çok dikkat etmesi gereken yerdir. Hüsameddin, Amasya kuvvetlerinin 1179 rebiülevvelinde [Ağustos-Eylül 1765] savaşa gittiğini ve Bender muhafızı Ebubekir Paşa'nın Ruslara esir düştüğünü yazar. Oysa 1765 yılında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında bir savaş yoktu. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı Devleti'nin 1768 sonbaharında Rusya'ya savaş ilan etmesiyle başlamıştır. Bender Kalesi bu savaşın en kanlı kuşatmalarından birine sahne oldu. Semavi Eyice'ye göre Ruslar 1770'te iki ay süren bir kuşatmadan sonra Bender'i almışlar; olay kanlı bir facia hâlinde geçmiş, kaledeki Türkler aile fertlerinin düşman eline geçmemesi için onları kendi elleriyle öldürmek zorunda kalmışlardır. Fedakar'a göre Kartal bozgunundan sonra muhasara altında kalan kale 16 Eylül 1770'te General Panin tarafından zapt edilmiştir. Kimi kaynaklarda savunma tarafının kaybı yedi bin ölü, beş bin üç yüz esir olarak verilir.
Bu kuşatmayla ilgili bir ayrıntı Hüsameddin'in kaydına ışık tutabilir. Hamit Karasu'nun aktardığı bir belgeye göre, Bender muhafızı Goniyeli Abaza Mehmed Paşa kalede vefat edince yeniçeriler, cebeciler, top arabacıları ve zabitler bir araya gelerek paşanın ölümünü bildiren ve yerine "şehirde bulunan diğer bir vezir Ebu Bekir Paşa"nın kendileri tarafından kalenin muhafızlığına seçildiğini haber veren bir mektup yazmışlardır. Bender'in 1770'teki düşüşünden kısa süre önce kalede bir Ebubekir Paşa'nın muhafız seçilmiş olması, Amasyalı Ebubekir Paşa'nın Ruslara esir düşmesinin aslında 1770 olaylarına ait olabileceğini düşündürür. Ancak belgedeki Ebubekir Paşa'nın bizim paşamız olduğu kesin olarak doğrulanamamıştır. Hüsameddin'in bir sonraki maddede paşanın esaretten kurtulup 1180'de [1766] Amasya'ya döndüğünü yazması da bu meseleyi daha karmaşık hâle getirir. Bu bölümdeki Rus savaşına ait olayların tarihleri, Hüsameddin'in kullandığı yerel kayıtlardaki bir kaymadan ya da sonradan yapılan bir tarih hatasından etkilenmiş görünmektedir.
Maddede adı geçen Şahinoğlu Hacı Osman Paşa, Selam Beyzade Abdullah Bey ve yeniçeri serdarları hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, "Çapanoğulları", Belleten, 38/150, 1974, https://doi.org/10.37879/belleten.1974.150-215
- Hamit Karasu, "XVIII. Yüzyılda İki Abaza Mehmed Paşa", Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 7/13, 2025, s. 51-68, https://doi.org/10.53718/gttad.1598862
- Ahmet Önal, "Sivas Eyaleti Valileri ve Beylerbeyileri (1753-1792)", Tarihin Peşinde, 21, 2019, http://www.tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi21/M21_02.pdf
- Semavi Eyice, "Bender Kalesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/bender-kalesi
Kitaplar
Diğer kaynaklar