İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

İsmâ'il Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 663 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Yenişehirlidir. Abaza Mehmed Paşa'nın hazînedârıdır. Canik muhassılı Hacı Alî Bey'in bir hıyâneti yüzünden İbrâil önünde münhezim olan mutasarrıf Sâdık Mehmed Paşa'nın azline binâ'en mîr-i mîrânlıkla Amasya mutasarrıfı ve Mora'da kale muhâfızı olduğundan Hüseyin Paşa kethüdâsı Cebecioğlu Hacı Osmân Ağa bi'l-iltizâm Amasya mütesellimi oldu.

Cemâziyelevvelde Sârim İbrâhim Paşa ordusunda çarhacı olan Rûmeli pâyeli Amasyalı miftâh ağası Mehmed Paşa ve Üçler Câmi'i kürsü şeyhi Mustafâ Efendi vefât etdi. Paşanın [118] mahdûmları Mustafâ, Abdulahad Beyler Amasya'daki emlâkine vâris oldular.

Hacı Kâdir Oğulları Mustafâ ve Ahmed Ağalar, amcaları rikâb-ı hümâyûn kethüdâsı Hacı Hüseyin Ağa'ya güvenerek Mehmed Paşa'nın vefâtında asker tedârik etmek üzere Amasya'ya gelmişlerdi. Canik muhassılı Hacı Alî Bey, bunları firârî gösterip haklarında acı şikâyetler yazdı.

Hacı Alî Bey, Canik ve havâlîsinde kendi nüfûzuna karşı duracak a'yânı birer sûretle ortadan kaldırmak istiyordu. Hacı Hüseyin Ağa'nın nüfûz ve ikbâli sâyesinde Amasya'da Hacı Kadir Oğulları oldukça mühim bir nüfûza mâlik olmuşlardı.

Sâdık Paşa ile Hacı Alî Bey'in tahrîrât-ı müdhişesi üzerine verilen fermân mûcibince Mustafâ ve Ahmed Ağalar Amasya'da i'dâm edildi. Şa'bânda Hacı Kadiroğlu Hacı Hüseyin Ağa da sadr-ı âlî kethüdâsı oldu.

Hacı Alî Bey, Ruslar'ın Tutrakan üzerine hücûmunda muhâfızı Gürcüzâde Halîl Paşa'yı gözden düşürmek için imdâd etmediği hâlde kendisi esîr oldu.

Abaza Mehmed Paşa, büyük bir cesâret gösterip Hacı Alî Bey'i esâretden kurtardığı gibi yapdığı ihânetden dolayı Hacı Alî Bey'in [119] i'dâmı mukarrer iken onu bin ricâ ve minnetle i'dâm cezâsından da kurtardı.

1185 muharreminde Cebecioğlu Hacı Osmân Ağa yine Amasya mütesellimi oldu. Fakat altı yıldan beri devâm eden harb ve i'âneler dolayısıyla zirâat durdu, ortalığı kaht u gâlâ sardı. Muharremin on dokuzuncu günü şehir kethüdâsı Hacı Feyzullâh Efendi vefât edip Zeyneloğlu Hâfız Alî Efendi şehir kethüdâsı oldu.

Ba'dehû mütesellim ve baş a'yân ile Akhasanoğlu Hacı Halîl Ağa serdengeçdi taburları teşkîl ederek dâru'l-harbe gitdiler. Rahtuvân Paşazâde Hacı İbrâhim Bey mütesellim kâ'im-makâmı ve hacıbaşı Abdulganî Efendi baş a'yân vekîli olmuşlardı.

Safer ibtidâsında Alâ'iyeli Beyzâde Halîl Efendi Amasya kadısı oldu. Sultân Bâyezîd Câmii'nin baş mü'ezzini ve Amasya'nın bülbülü Hâfız Alî Efendi vefât etdi.

Şevvâlde vezîr Abaza Mehmed Paşa'nın fırkası fenâ hâlde bozulmuşdu. Abaza Paşa'nın i'dâmına Canik muhassılı Hacı Alî Bey me'mûr oldu. Kendisini esâretden ve i'dâm cezâsından kurtaran Abaza Mehmed Paşa'yı büyük bir serinkanlılıkla öldürdü. Bu esnâda Gürcüzâde Halîl Paşa'nın muhârebede fedâkârâne gayreti [120] ve yararlığı görüldüğünden Rûmeli pâyesiyle Amasya sancağı verildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Yenişehirlidir. Abaza Mehmed Paşa'nın hazinedarıdır. Canik muhassılı Hacı Ali Bey'in bir hıyaneti yüzünden İbrail önünde yenilgiye uğrayan mutasarrıf Sâdık Mehmed Paşa'nın azli üzerine, beylerbeyi rütbesiyle Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi Mora'da kale muhafızı olduğundan, Hüseyin Paşa'nın kethüdası Cebecioğlu Hacı Osman Ağa iltizam yoluyla Amasya mütesellimi oldu.

Cemaziyelevvelde Sârim İbrahim Paşa'nın ordusunda öncü kuvvet komutanı olan, Rumeli beylerbeyiliği payeli Amasyalı anahtar ağası Mehmed Paşa ile Üçler Camii kürsü şeyhi Mustafa Efendi vefat ettiler. Paşanın oğulları Mustafa ve Abdülahad Beyler, onun Amasya'daki mülklerine vâris oldular.

Hacı Kadir Oğulları Mustafa ve Ahmed Ağalar, padişahın yanındaki sadaret kethüdası olan amcaları Hacı Hüseyin Ağa'ya güvenerek, Mehmed Paşa'nın vefatı üzerine asker toplamak için Amasya'ya gelmişlerdi. Canik muhassılı Hacı Ali Bey bunları firari gibi gösterip haklarında ağır şikâyetler yazdı.

Hacı Ali Bey, Canik ve çevresinde kendi nüfuzuna karşı durabilecek ayanı bir yolunu bulup ortadan kaldırmak istiyordu. Hacı Hüseyin Ağa'nın nüfuzu ve itibarı sayesinde Hacı Kadir Oğulları Amasya'da oldukça önemli bir nüfuza sahip olmuşlardı.

Sâdık Paşa ile Hacı Ali Bey'in korkunç yazıları üzerine çıkarılan ferman gereğince Mustafa ve Ahmed Ağalar Amasya'da idam edildi. Şabanda Hacı Kadiroğlu Hacı Hüseyin Ağa da sadaret kethüdası oldu.

Hacı Ali Bey, Rusların Tutrakan'a saldırısında, kalenin muhafızı Gürcüzade Halil Paşa'yı gözden düşürmek için ona yardım etmediği hâlde kendisi esir düştü.

Abaza Mehmed Paşa büyük bir cesaret göstererek Hacı Ali Bey'i esaretten kurtardığı gibi, işlediği ihanetten dolayı Hacı Ali Bey'in idamı kararlaştırılmışken bin rica ve minnetle onu idam cezasından da kurtardı.

1185 muharreminde [Nisan-Mayıs 1771] Cebecioğlu Hacı Osman Ağa yeniden Amasya mütesellimi oldu. Fakat altı yıldır süren savaş ve savaş yardımları yüzünden tarım durdu, her yanı kıtlık ve pahalılık sardı. Muharremin on dokuzuncu günü şehir kethüdası Hacı Feyzullah Efendi vefat etti, Zeyneloğlu Hafız Ali Efendi şehir kethüdası oldu.

Sonra mütesellim ve başayan, Akhasanoğlu Hacı Halil Ağa ile birlikte serdengeçti taburları kurarak savaş bölgesine gittiler. Rahtuvan Paşazade Hacı İbrahim Bey mütesellim vekili, hacıbaşı Abdülganî Efendi de başayan vekili olmuşlardı.

Saferin başında Alaiyeli Beyzade Halil Efendi Amasya kadısı oldu. Sultan Bayezid Camii'nin başmüezzini ve "Amasya'nın bülbülü" Hafız Ali Efendi vefat etti.

Şevvalde [Aralık 1771-Ocak 1772] vezir Abaza Mehmed Paşa'nın birliği kötü bir şekilde dağılmıştı. Abaza Paşa'nın idamıyla Canik muhassılı Hacı Ali Bey görevlendirildi. Hacı Ali Bey, kendisini esaretten ve idam cezasından kurtaran Abaza Mehmed Paşa'yı büyük bir soğukkanlılıkla öldürdü. Bu sırada Gürcüzade Halil Paşa'nın savaştaki fedakârca gayreti ve yararlığı görüldüğünden ona Rumeli beylerbeyiliği payesiyle Amasya sancağı verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • hazînedâr: bir paşanın parasını ve değerli eşyasını koruyan güvenilir adamı
  • münhezim: yenilmiş, bozguna uğramış
  • bi'l-iltizâm: sancağın gelirini götürü bir bedelle üstlenerek
  • çarhacı: ordunun önünden giden öncü kuvvetin komutanı
  • miftâh ağası: anahtar ağası, sarayda bir hizmet görevi
  • kürsü şeyhi: camide kürsüde vaaz eden şeyh
  • rikâb-ı hümâyûn kethüdâsı: sadrazam seferdeyken padişahın yanında kalan sadaret kethüdası
  • tahrîrât-ı müdhişe: korkunç, ağır suçlamalı yazılar
  • mukarrer: kararlaştırılmış
  • i'âne: savaş için halktan istenen yardım
  • kaht u gâlâ: kıtlık ve pahalılık
  • serdengeçdi: canını ortaya koyarak öncü olarak savaşan gönüllü birlik
  • fırka: askerî birlik
  • serinkanlılık: soğukkanlılık

Abaza Mehmed Paşa ve Canikli Ali Bey

Maddede adı geçen Abaza Mehmed Paşa, XVII. yüzyılın ünlü asisi ile karıştırılmamalıdır. Bu kişi, "silahşor" unvanıyla anılan, Hekimoğlu Ali Paşa'nın çuhadarı olarak yetişmiş ve 1771'de idam edilmiş XVIII. yüzyıl paşasıdır. 1746'da Genç Ali adlı eşkıya reisini ortadan kaldırınca silahşor yapılmış, Maraş beylerbeyiliği ve Goniye mutasarrıflığından sonra 1765'te Bozok mutasarrıfı olmuş, burada Çapanoğlu Ahmed Paşa'yı bertaraf etmiştir. Savaş başladığında Hotin'in savunmasında gösterdiği gayretle vezir olmuş, 1770'teki Kartal Ovası Muharebesi'nde sağ kola kumanda etmiştir. Aynı dönemde Abaza Mehmed adını taşıyan, Bender muhafızı iken ölen Goniyeli bir paşa daha bulunduğundan iki kişi kimi eserlerde birbirine karışmıştır.

Hüsameddin'in anlattığı kurtarma olayı başka kaynaklarda da geçer, ama yeri ve zamanı farklıdır. Hamit Karasu'nun çalışmasına göre Canikli Ali Bey 1769'da üç bin askerle Hotin'e gönderilmişti. Dönemin tarihçisi Kesbî'nin anlattığına bakılırsa iki adam arasında eski bir düşmanlık vardı; her birine ötekini fırsat bulursa idam etmesi için gizli emir verilmiş, fakat ikisi Hotin yolunda bu emirleri birbirine açıp uygulamamaya karar vermişlerdi. Hotin'in ilk kuşatmasından sonra Turla Nehri'ni geçen birlikler pusuya düşünce atından bir çukura yuvarlanan Ali Bey'i, Vâsıf'a göre Abaza Mehmed Paşa'nın kendisi, başka bir kayda göre paşanın hazinedarı Feyzullah Ağa kurtarmıştır. Hüsameddin ise olayı Rusların Tutrakan'a saldırısına bağlar. Ali Bey'in "idamı kararlaştırılmışken" kurtarılması da kaynaklarda karşılık bulur: 1770'te İsmail Kalesi'nin savunmasına memur edilen Ali Bey izinsiz olarak memleketine dönmüş, asi sayılmış ve malları müsadere edilmiş, fakat bir süre sonra devletle arasını düzeltmeyi başarmıştır. Özcan Mert de onun 1769'da Hotin tarafında esir düşme tehlikesi atlattığını kaydeder.

Abaza Mehmed Paşa'nın İdamı

Kaynaklar paşanın sonunu Hüsameddin'den farklı bir sebebe bağlar. Silistre valisi iken asker yazmak için kendisine verilen parayı israf etmekle suçlanıp vezirliği alınan ve Köstendil'e gönderilen Abaza Mehmed Paşa, Kırım hanının ricasıyla affedilerek Yenikale (Kale-i Cedid) muhafazasıyla Kefe valiliğine atanmıştı. 1771 nisanında Şumnu'ya varıp Kırım'a geçmek için bir gemi istemiş, gemi ancak bir ayda hazırlanabilmişti. Kırım'a ulaştığında Ruslar yarımadayı ele geçirmişti; paşa "yüz yirmi adamla bir iklim fethedecek değilim" diyerek gemiden inmedi ve doğrudan Sinop'a geçti. Durumu hemen İstanbul'a bildiren Canikli Ali Bey'e idam fermanı gönderildi ve paşa Sinop'ta öldürüldü. Mücteba İlgürel de onun Yenikale'nin savunmasına gitmeyip kalenin düşmesine sebep olduğu ve görevini terk ettiği için idam edildiğini yazar; ölüm yılı 1185 [1771] olarak verilir. Hüsameddin'in şevval 1185 kaydı ise 1772 başına düşer ve idamı birliğin dağılmasına bağlar.

Olayın çağdaşlarca nasıl karşılandığı da dikkat çekicidir. Tarih-i Silistre yazarı Mahmud Sâbit, Abaza Paşa'nın daha önce Ali Bey'i hem idamdan hem düşmandan kurtardığını hatırlatarak Ali Bey'in ona ihanet ettiğini söyler; Şemdanizade de aynı kanaattedir. Hüsameddin'in "kendisini kurtaran paşayı büyük bir soğukkanlılıkla öldürdü" cümlesi bu eski yargının yankısıdır. Karasu ise Ali Bey'in istese bile padişah fermanını engelleyip engelleyemeyeceğinin şüpheli olduğunu hatırlatır. Aynı araştırmaya göre paşanın asıl hazinedarı ve en sadık adamı Feyzullah Ağa olup sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa, "aslan yuvası boş kalmamalı" diyerek ona vezirlik vermiştir. Hüsameddin'in bu maddede Abaza Paşa'nın hazinedarı olarak tanıttığı İsmail Paşa hakkında ise başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Savaşın Amasya'daki Yükü

Hüsameddin'in 1185'te tarımın durduğunu ve kıtlık ile pahalılığın her yanı sardığını söylemesi, Amasya şer'iyye sicillerinden derlenen fiyat verileriyle uyuşur. 1767-1768'de bir akçeye 125 dirhem ekmek satılırken 1770 ve 1771'de bu miktar 80 dirheme düşmüş, yani ekmek aynı paraya üçte birden fazla küçülmüştür. Sicillere göre bu yıllarda Amasya sancağından ordu için on binlerce kile un ve arpa ile deve ve katır toplanmıştır. Hacı Kadir Oğulları'nın "firari" gösterilip idam edilmesi de savaş yıllarında asker toplama yetkisinin ayan arasında nasıl bir güç ve hesaplaşma aracına dönüştüğünü gösterir.

"Amasya'nın bülbülü" diye anılan Hafız Ali Efendi'nin başmüezzinlik yaptığı Sultan Bayezid Camii, kitabesine göre 1486'da tamamlanan II. Bayezid Külliyesi'nin camisidir. Maddede adı geçen Üçler Camii hakkında ise bugünkü kaynaklarda bir kayda rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 663. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.