İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Süleymân Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 657–658 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Çermiklidir. Kürd Ahmed Paşa'nın oğludur. 1174 ramazânının ibtidâsında Amasya mutasarrıfı olup Rahtuvân Paşazâde Hacı Ahmed Bey mütesellimi oldu. Bu esnâda İstanbul müderrislerinden Galatasarayı mu'allimi ve vâ'izi Amasyalı Enbiyâzâde Mehmed Efendi ve nakîb-i esbak Şeyhzâde Hacı İbrâhim Efendi vefât etdi.

1175 muharreminde Gürcüzâde Halîl Bey baş a'yân ve Rahtuvân Paşazâde Hacı Ahmed Bey bin İbrâhim Bey Amasya mütesellimi ve Moramulluoğlu Hacı Mehmed Ağa hacı başı ve şehir kethüdâsı ve birkaç gün sonra Uzun Müftü azl edilip "İmâret Şeyhi" demekle meşhûr İkincizâde Hacı Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu.

Sâbık mutasarrıf Ebûbekir Paşa'nın şiddeti eşkıyâyı sindirmişdi. Paşanın Rûmeli'ne gitmesinden fırsat bulan eşkıyâ sergerdesi Deli Pehlivân Mehmed ve kethüdâsı İbeklioğlu Acar Mustafâ, başlarında olan dört yüz kadar levend eşkıyâsıyla Amasya, Çorum, Zile, Tokad, Merzifon havâlîsinde dolaşarak yolları kesip köyleri yağmâ ve Sivâs vilâyetini tehdîd etmeğe başlamışlardı. [102]

Her tarafdan yükselen feryâd üzerine mutasarrıf, mütesellim, baş a'yân, alaybeyi Çuçu Paşazâde İsmâ'il, sâbık alaybeyi Kürd Bekir Beyler'le kır serdârı Kâsım, sipâhîler kethüdâsı Deli Hüseyin, yeniçeri serdârı Çıtırık Mehmed Ağalar yanlarına aldıkları kuvvetlerle eşkıyâ üzerine gitdiler.

Bunlardan başka Merzifon a'yânı Kara Müsellim Süleymân Ağa, Mecidözü a'yânı Avkatlıoğlu Hacı Alî Ağa, Gümüş a'yânı Cevheroğlu Hacı Ahmed Ağa, Çorum mutasarrıfı Cevher Paşa, Sivâs alaybeyi Sarıbeyzâde Mehmed Bey de eşkıyâyı tenkîle me'mûr olmuşlardı.

Rahtuvân Paşazâde Hacı Alî Bey mütesellim vekîli olup Amasya'yı muhâfazaya me'mûr oldu. Bu esnâda sarây-ı hümâyûnda Amasyalı Gümüş Süleymân Ağa bostancıbaşı (zabtiye nâzırı) ve rebî'ulevvelde Amasya'da menfî olan Mekkîzâde Hacı Hüseyin Paşa Gazze sancağı mutasarrıfı ve Kudüs muhâfızı olup gitdi.

Cemâziyelâhirde Mustafâ Efendi Amasya kadısı olup geldi. Şa'bânda haremeyn kîsedârı Amasyalı Hacı Ahmed Efendi evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi olup mahdûmu Es'ad Mehmed Efendi kâ'im-makâm olarak geldi. Masrafzâde İbrâhim Efendi de Çelebi Sultân Vakfı mütevellîsi olup yerine sâbıkı Hacı Süleymân Efendi kâ'im-makâmı oldu. [103]

Şevvâlde mutasarrıf Süleymân Paşa Varay tarafında eşkıyâyı basıp sıkışdırdı. Fakat Acar Mustafâ'nın kumandasıyla hareket eden eşkıyâ paşayı bozup perîşân ve mecbûrî firâr ederek bütün ağırlığı yağmâ edildi. Paşa da Amasya'ya kaçıp canını kurtarabildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Çermiklidir. Kürd Ahmed Paşa'nın oğludur. 1174 [1761] yılı ramazan ayının başında Amasya mutasarrıfı oldu; Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Bey onun mütesellimi oldu. Bu sırada İstanbul müderrislerinden, Galatasarayı muallimi ve vaizi Amasyalı Enbiyazade Mehmed Efendi ile eski nakîb Şeyhzade Hacı İbrahim Efendi vefat etti.

1175 [1761] yılı muharrem ayında Gürcüzade Halil Bey baş ayan oldu. Rahtuvan Paşazade Hacı Ahmed Bey bin İbrahim Bey Amasya mütesellimi, Moramulluoğlu Hacı Mehmed Ağa da hacıbaşı ve şehir kethüdası oldu. Birkaç gün sonra Uzun Müftü görevden alındı ve "İmaret Şeyhi" diye tanınan İkincizade Hacı Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu.

Önceki mutasarrıf Ebubekir Paşa'nın sertliği eşkıyayı sindirmişti. Paşanın Rumeli'ye gitmesini fırsat bilen eşkıya elebaşı Deli Pehlivan Mehmed ile onun kethüdası İbeklioğlu Acar Mustafa, başlarındaki dört yüz kadar levend eşkıyasıyla Amasya, Çorum, Zile, Tokat ve Merzifon dolaylarında dolaşarak yolları kesmeye, köyleri yağmalamaya ve Sivas eyaletini tehdit etmeye başlamışlardı.

Her yandan yükselen feryat üzerine mutasarrıf, mütesellim, baş ayan, alaybeyi Çuçu Paşazade İsmail Bey, eski alaybeyi Kürd Bekir Bey, kır serdarı Kâsım Ağa, sipahiler kethüdası Deli Hüseyin Ağa ve yeniçeri serdarı Çıtırık Mehmed Ağa, yanlarına aldıkları kuvvetlerle eşkıyanın üzerine yürüdüler.

Bunlardan başka Merzifon ayanı Kara Müsellim Süleyman Ağa, Mecitözü ayanı Avkatlıoğlu Hacı Ali Ağa, Gümüş ayanı Cevheroğlu Hacı Ahmed Ağa, Çorum mutasarrıfı Cevher Paşa ve Sivas alaybeyi Sarıbeyzade Mehmed Bey de eşkıyayı ortadan kaldırmakla görevlendirilmişlerdi.

Rahtuvan Paşazade Hacı Ali Bey mütesellim vekili olarak Amasya'yı korumakla görevlendirildi. Bu sırada sarayda Amasyalı Gümüş Süleyman Ağa bostancıbaşı (zaptiye nazırı) oldu. Rebiülevvel ayında da Amasya'da sürgünde bulunan Mekkîzâde Hacı Hüseyin Paşa Gazze sancağı mutasarrıfı ve Kudüs muhafızı olarak oraya gitti.

Cemaziyelahir ayında Mustafa Efendi Amasya kadısı olarak geldi. Şaban ayında Haremeyn kisedarı (Mekke ve Medine vakıflarının para işlerine bakan görevli) Amasyalı Hacı Ahmed Efendi, padişah vakıflarının mütevellisi oldu ve oğlu Es'ad Mehmed Efendi kaymakam (vekil) olarak Amasya'ya geldi. Masrafzade İbrahim Efendi de Çelebi Sultan Vakfı'nın mütevellisi oldu; onun yerine kaymakam olarak bir önceki mütevelli Hacı Süleyman Efendi bırakıldı.

Şevval ayında mutasarrıf Süleyman Paşa, Varay tarafında eşkıyayı basıp sıkıştırdı. Ancak Acar Mustafa'nın komutasıyla hareket eden eşkıya paşayı bozguna uğrattı, perişan etti ve kaçmak zorunda bıraktı; paşanın bütün ağırlıkları yağmalandı. Paşa Amasya'ya kaçarak canını ancak kurtarabildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • sergerde: elebaşı
  • kethüdâ: yardımcı, ikinci adam
  • levend: kapısız, başıboş silahlı adam; düzenli birliğe bağlı olmayan paralı asker
  • alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahilerin komutanı
  • kır serdârı: kırsalda asayişten sorumlu silahlı görevli
  • tenkîl: ezip ortadan kaldırma
  • bostancıbaşı: saray bahçelerini ve İstanbul kıyılarının asayişini koruyan bostancı ocağının başı
  • menfî: sürgün edilmiş
  • kîsedâr: para kesesini tutan, veznedar
  • evkâf-ı sultâniyye: padişahlara ait vakıflar
  • kâ'im-makâm: birinin yerine işi yürüten vekil
  • âr-ı firâr: kaçmanın utancı
  • ağırlık: ordunun yükü, eşyası ve erzakı

Levend Eşkıyası ve Deli Pehlivan

Hüsameddin bu maddede, birkaç yıl önce başlayan ve Amasya sancağını uzun süre perişan eden bir eşkıya hareketinin en yoğun safhasını anlatır. Önceki sayfalarda verdiği bilgilere göre eşkıyalığın kökeni, Sivas valisi Zaralıoğlu Mehmed Paşa'nın hem Sivas'tan hem Amasya'dan zimmetine geçirdiği paraları halka salmasıdır. Vergi baskısına dayanamayan köy yiğitleri dağa çıkmış, başlarına "Sarıkadıoğlu Pehlivan Mehmed" adlı cüretkâr bir elebaşı geçmişti. İbekli Ömer Ağa'nın oğlu Mustafa Ağa da Zaralıoğlu'nun zulmünden kaçıp onlara katılmış ve çetenin kethüdası olmuştu. Bu çete 1171 [1758] yılında Amasya mutasarrıfı Ömer Paşa'yı takip sırasında vurup öldürmüştü. Bu maddede aynı kişilere Deli Pehlivan Mehmed ve İbeklioğlu Acar Mustafa adlarıyla rastlarız. Hüsameddin levend hareketinin sebebini açıkça yerel yöneticilerin ağır vergi tahsilatına bağlar.

Ahmet Önal'ın tevcih kayıtlarını kronik bilgileriyle karşılaştırdığı çalışmasında, Sivas alaybeyi Sarızade Mehmed'in kapısız levendleri tedip etmedeki "merdâne" hizmetlerine karşılık beylerbeyi rütbesiyle Amasya sancağına atandığı kaydedilir. Aynı çalışmada, Mehmet Aydın'ın Sarızade'nin 1762'de "Kadıoğlu" adlı bir eşkıyayı tedip etmesi üzerine ödüllendirildiğini yazdığı, vakanüvis Hâkim'in ise eşkıya Kadıoğlu'nun 1764'te Sivas valisi Feyzullah Paşa tarafından öldürüldüğünü bildirdiği nakledilir. Hüsameddin'in elebaşına verdiği "Sarıkadıoğlu" adı bu "Kadıoğlu" ile aynı kişiyi gösteriyor olabilir; ancak Hüsameddin Deli Pehlivan'ın 1176 [1762] başında öldürüldüğünü yazdığından, iki kaydın aynı kişiye ait olup olmadığı kesin değildir.

Bölgenin Ayanları ve Yer Adları

Maddedeki uzun ad listesi, eşkıyaya karşı yalnız devlet görevlilerinin değil, Amasya, Merzifon, Mecitözü ve Gümüş gibi kasabaların yerel ileri gelenlerinin de seferber edildiğini gösterir. Metinde adı geçen Gümüş, bugünkü Gümüşhacıköy ilçesinin eski merkezidir. Arşiv kayıtlarında "Gümüş ma'a Hacıköy" diye geçen ilçe, Gümüş ve Hacıköy yerleşimlerinin birleşmesiyle oluşmuş; uzun süre Gümüş kazasına bağlı bir bucak olan Hacıköy, XIX. yüzyılın sonunda ilçe merkezi olmuş ve Gümüşhacıköy adını almıştır. Gümüş ayanı Cevheroğlu Hacı Ahmed Ağa'nın adı, Çorum mutasarrıfı Cevher Paşa ile aynı ailenin üyesi olup olmadığı sorusunu akla getirir; Hüsameddin bir sonraki maddede Cevher Paşa'nın Merzifon Zoğu'ndan olduğunu söyler, ama ikisi arasında bir akrabalık kurmaz.

Amasya'yı koruma görevini üstlenen Rahtuvan Paşazade ailesinin adı, şehrin bugün de ayakta duran Taşhan'ını 1699'da yaptıran Amasya mutasarrıfı ve Cidde muhafızı Rahtuvan Hacı Mehmed Paşa'ya işaret eder. Paşa Taşhan'ı 1700'de evladına vakfetmişti. Ailenin XVIII. yüzyılın ortalarında sancak yönetiminde mütesellim ve baş ayan olarak sık sık görünmesi, bu vakfın ve servetin onları şehirde etkili kılmış olabileceğini düşündürür.

Metinde bir de Merzifon'daki Çelebi Sultan Vakfı'ndan söz edilir. Merzifon'da Câmi-i Cedîd mahallesindeki Çelebi Sultan Mehmed Medresesi 817 [1414] tarihlidir; Çelebi Mehmed'in annesi Devlet Hatun 822 [1419] yılında bir cami ve zaviyeyle birlikte imaret yaptırmıştır. Halk arasında Çelebi Sultan Mehmed Camii diye bilinen Medreseönü Camii ise aslında II. Murad tarafından 830 [1427] yılında yaptırılmıştır. Vakfın XVIII. yüzyılda hâlâ İstanbul'dan atanan mütevelliler eliyle yönetilmesi, bu kuruluşun önemini koruduğunu gösterir.

Süleyman Paşa'nın yenildiği "Varay" adlı yerin bugün hangi köy ya da mevki olduğu tespit edilemedi. Mutasarrıf Süleyman Paşa ile babası Kürd Ahmed Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Mekkîzâde Hüseyin Paşa'nın Amasya sürgününe ve sonraki hayatına dair bilgi 49. maddenin açıklamasında verilmiştir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.