İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Mehmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 658–659 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Öteden beri âbâ ve ecdâdı Amasya'da alaybeyi ve za'îm olan Sarı Ali Beyzâde Osmân Ağa bin Mehmed Bey'in oğludur. Sivâslı değildir. Eşkıyâya karşı yararlığı görüldüğünden mîr-i mîrânlıkla 1175 zilhiccesinin birinci günü Amasya mutasarrıfı oldu.

Sipâhîler kethüdâsı Deli Hüseyin Ağa'yı Amasya mütesellimi nasb edip eşkıyâyı ta'kîbe koyuldu.

Amasya a'yânından Hacı Efendioğlu selâm ağası Hacı Mehmed Ağa, Yeniçeri serdârı Ak Hasanoğlu Halîl Ağa, sâbıkı Semercioğlu Hüseyin Ağa da Lâdik, Akdağ, Taşyuva (Erba'a) taraflarına gidip eşkıyâyı ta'kîb etmekde idiler.

Zilhicce ibtidâlarında Şerîf Efendizâde Hacı Mustafâ Efendi nakîb oldu. Bostancıbaşı Gümüş Süleymân Ağa⁷¹⁵ da ma'zûlen Amasya'ya gönderildi.

Sultâniyye evkâfı mütevellîsi Amasyalı Hacı Ahmed Efendi vefât edip oğlu Es'ad Mehmed Efendi mütevellî oldu. [105]

1176 muharreminde Gürcüzâde Halîl Bey baş a'yân, Hacı Kadiroğlu Hacı Hâfız Mehmed Ağa hacıbaşı oldu. Bir tarafdan sâbık mutasarrıf Süleymân Paşa, diğer tarafdan lâhık mutasarrıf Mehmed Paşa eşkıyâ sergerdesini basdırıp kanlı bir muhârebeden sonra Deli Pehlivân pek çok avenesiyle tepelendi. Arta kalanı da perîşân bir hâlde Hüseyinâbâd ve Alaca taraflarına kaçdı.

Her iki mutasarrıfın şu muvaffakiyyetleri takdîr edilerek Çorum sancağına giren eşkıyâyı ta'kîb etmek üzere Mehmed Paşa Rûmeli pâyesiyle Çorum sancağına nakledildi. Süleymân Paşa'ya da yine Amasya sancağı verildi.

Dipnotlar

  • 715 Gümüş Süleymân Ağa, Amasya'da Gümüşoğulları'nın atasıdır. Bunlar Helkis Mahallesi'nde idiler. Mahdûmu Halîl Ağa meşhûrdur.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Ataları öteden beri Amasya'da alaybeyi ve zaim (büyük tımar sahibi) olan Sarı Ali Beyzade Osman Ağa bin Mehmed Bey'in oğludur; Sivaslı değildir. Eşkıyaya karşı yararlığı görüldüğü için beylerbeyi rütbesiyle 1175 [1762] yılı zilhicce ayının birinci günü Amasya mutasarrıfı oldu.

Sipahiler kethüdası Deli Hüseyin Ağa'yı Amasya mütesellimi tayin edip eşkıyayı takibe koyuldu.

Amasya ayanından Hacı Efendioğlu selam ağası Hacı Mehmed Ağa, yeniçeri serdarı Ak Hasanoğlu Halil Ağa ve bir önceki serdar Semercioğlu Hüseyin Ağa da Lâdik, Akdağ ve Taşyuva (Erbaa) taraflarına giderek eşkıyayı takip ediyorlardı.

Zilhicce ayının başlarında Şerif Efendizade Hacı Mustafa Efendi nakîb oldu. Bostancıbaşı Gümüş Süleyman Ağa da görevden alınarak Amasya'ya gönderildi.

Padişah vakıflarının (Sultaniye vakıflarının) mütevellisi Amasyalı Hacı Ahmed Efendi vefat etti ve oğlu Es'ad Mehmed Efendi mütevelli oldu.

1176 [1762] yılı muharrem ayında Gürcüzade Halil Bey baş ayan, Hacı Kadiroğlu Hacı Hafız Mehmed Ağa hacıbaşı oldu. Bir yandan eski mutasarrıf Süleyman Paşa, öbür yandan yeni mutasarrıf Mehmed Paşa eşkıya elebaşını sıkıştırdılar; kanlı bir savaştan sonra Deli Pehlivan pek çok adamıyla birlikte öldürüldü. Geride kalanlar da perişan bir hâlde Hüseyinabad ve Alaca taraflarına kaçtı.

Her iki mutasarrıfın bu başarıları takdir edilerek Çorum sancağına giren eşkıyayı takip etmek üzere Mehmed Paşa Rumeli beylerbeyiliği payesiyle Çorum sancağına nakledildi. Süleyman Paşa'ya da yeniden Amasya sancağı verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • âbâ ve ecdâd: babalar ve atalar
  • za'îm: zeamet denilen büyük dirliğe sahip sipahi
  • selâm ağası: sarayda selamlık hizmetlerine bakan ağaların unvanı
  • ma'zûlen: görevinden alınmış olarak
  • avene: yardakçılar, adamlar
  • tepelemek: öldürmek
  • pâye: fiilen görev verilmeden tanınan rütbe
  • lâhık: sonra gelen, yeni

Sarızade Mehmed Paşa

Hüsameddin'in "Sivaslı değildir" diye özellikle belirttiği Mehmed Paşa, devrin kayıtlarında Sarızade Mehmed Paşa adıyla geçer. Bu ısrar, paşanın devrin kayıtlarında ve Hüsameddin'in kendi önceki maddesinde "Sivas alaybeyi" sıfatıyla anılmasıyla ilgili olmalıdır. Ahmet Önal'ın Sivas valileri üzerine tevcih defterlerine dayanan çalışmasına göre Sivas alaybeyi Sarızade Mehmed, kapısız levendlerin tedibindeki "merdâne" hizmetlerine mükâfat olarak beylerbeyi rütbesiyle 10 Muharrem 1176 [1 Ağustos 1762]'da Amasya sancağına atanmıştır. Hüsameddin'in verdiği 1 Zilhicce 1175 tarihi bundan beş altı hafta öncedir; mahallî kayıtların İstanbul'daki tevcih kaydından önce davranmış olması mümkündür. Vakanüvis Enverî de onun Sivas alaybeyi iken kapısız levendleri tedipteki şecaati yüzünden Rumeli beylerbeyiliği payesiyle ödüllendirildiğini yazar; bu da Hüsameddin'in "Rumeli payesi" kaydını doğrular.

Paşanın sonraki görevleri, Hüsameddin'in kısa anlatımından çok daha hareketli bir kariyer ortaya koyar. Önal'ın verdiği kayıtlara göre Amasya'da yerine 10 Şevval 1176 [24 Nisan 1763]'da başkası atanmış, paşa iki aydan fazla görevsiz kaldıktan sonra 18 Zilhicce 1176 [30 Haziran 1763]'da Sivas beylerbeyi olmuş, Aralık 1763'te Sivas'tan alınıp Nisan 1764'te Çorum mutasarrıflığına getirilmiştir. Mehmet İnbaşı'nın Trabzon ve Van valileri üzerine yayımladığı listelere göre Sarızade Mehmed, eski Şehrizor valisi sıfatıyla 17 Zilkade 1179 [27 Nisan 1766]'da Trabzon'a, 13 Cemaziyelahir 1180 [16 Kasım 1766]'de de Van'a atanmıştır. Önal'a göre Kars beylerbeyiliğinden sonra Nisan 1768'de ikinci kez Sivas'a getirilmiş, 1768 sonbaharında İçel mutasarrıfı Gül Ahmed Paşazade Ali Paşa ile görev yerleri değiştirilmiştir. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Bender muhafızı olarak bulunmuş, vakanüvis Enverî'ye göre ölüm haberi 18 Safer 1183 [23 Haziran 1769]'da orduya ulaşmıştır.

Gümüş Süleyman Ağa ve Gümüşoğulları

Maddenin dipnotunda Hüsameddin, Gümüş Süleyman Ağa'nın Amasya'daki Gümüşoğulları ailesinin atası olduğunu, ailenin Helkis Mahallesi'nde oturduğunu ve oğlu Halil Ağa'nın meşhur olduğunu kaydeder. Aynı yazarın eserinin biyografi ciltlerinde Süleyman Ağa'ya ayrılan madde daha ayrıntılıdır. Orada Ebubekir'in oğlu olarak tanıtılan Süleyman Ağa, sadrazam Zanalızade Seyyid Hacı Ahmed Paşa'nın adamlarından olup Enderun'a alınmış, bostancı ocağında yetişerek 1165'te [1752] haseki, 1171'de [1758] bostancılar kethüdası, 1175'te [1761-62] bostancıbaşı olmuştur. Ancak burada görevden alınış tarihi farklıdır: biyografi maddesine göre Süleyman Ağa, sadrazam Bâhir Mustafa Paşa'nın kethüdası Amasyalı Mustafa Ağa ile yakınlığı yüzünden, sadrazamın 1178 [1765] şevvalinde azledilip idamı üzerine görevinden alınmış, kapıcıbaşılık verilerek geçici olarak Amasya'ya gönderilmiş ve iki yıl kadar Helkis Bahçesi'nde oturmuştur. Bu maddede ise azil ve Amasya'ya gönderiliş 1175 zilhiccesine konur. Aradaki üç yıllık farkın hangi kayıttan doğduğu belli değildir; iki ayrı azil ve Amasya'ya gönderiliş olabileceği gibi bir tarih karışıklığı da olabilir. Biyografi maddesinde ayrıca aileye "Gümüşoğulları" denildiği, torunu kahvecibaşı İbrahim Ağa'nın 1262 [1846] yılında hayatta olduğu bildirilir; Hüsameddin "Gümüş" sözcüğünün manda anlamındaki "kömüş" ile ilgisi olmadığını, maden adı olan gümüşü karşıladığını da özellikle not eder.

Helkis Mahallesi'nin bugünkü karşılığı tam olarak doğrulanamadı. Amasya'nın kent dokusu üzerine yapılmış bir çalışmanın başlığında "Nergis (Helkıs) Mahallesi" ifadesi geçer; buna göre eski Helkis'in bugünkü Nergis Mahallesi olması kuvvetle muhtemeldir.

Yer Adları

Hüsameddin Taşyuva'nın karşılığını parantez içinde Erbaa olarak verir. Eşkıya artıklarının kaçtığı Hüseyinabad ise bugünkü Çorum'un Alaca ilçesinin eski adıdır; Alaca'nın yerel tarih kayıtlarında da XVIII. yüzyılın ilk yarısında "Hüseyinabad (Alaca)" ve köylerinde konar göçerlerin zararını ve eşkıyalık olaylarını azaltmak için zorunlu iskân faaliyetinin yoğunlaştığı anlatılır.

Deli Pehlivan'ın kimliği ve eşkıya hareketinin kökenleri 50. maddenin açıklamasında ele alınmıştır. Maddede adı geçen öteki ayan ve görevliler hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • Ahmet Önal, "Sivas Eyaleti Valileri ve Beylerbeyileri (1753-1792)", Tarihin Peşinde, 21, 2019, http://www.tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi21/M21_02.pdf
  • Mehmet İnbaşı, "Trabzon / Batum Eyâleti Valileri (1755-1795)", Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 31, 2006, s. 161-191.
  • Mehmet İnbaşı, "Van Valileri (1755-1835)", Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 29, 2006.

Resmî kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.