Merzifonludur. Tuz Mehmed Paşa'nın oğludur. 1181 saferinin yirmi altıncı günü Amasya mutasarrıfı olup Van muhâfızı olduğundan baş a'yân Gürcüzâde Halîl Bey mütesellimi oldu.
Rebî'ulevvelde Hacı Servahdî Efendi'nin azli ile sâbık müftü Hacı Abdurrahmân Efendi Amasya müftüsü ve rebî'ulâhirde Köprülü Topaloğlu Osmân Ağa bin Ahmed Ağa kul kethüdâlığından yeniçeri ağası oldu.
Zilka'de ibtidâsında İstanbul müderrislerinden Amasyalı Küçük Hâfız Mehmed Efendi Amasya kadısı olup Hacı Servahdî Mustafâ Efendi nâ'ibi oldu. Hacıbaşı Göztaşoğlu Hacı Alî Ağa ayın sonunda ve Hızır Paşa müderrisi Hacı Mehmed Efendi, harbden gelen Ebûbekir [113] Paşa ve mahdûmu teşrîfâtçı Âkif Mehmed Bey vefât etdi.
Hızır Paşa müderrisliği imtihânında Ürgüplü Ahmed Efendi ders-i âmlar arasında birinciliği kazandığından müderris oldu. Bunu imtihân eden muhakkık Seküköylüoğlu Kâşif Mehmed ve Fâzıl Çelebizâde Hacı Hüseyin Efendiler'in takdîrlerini almışdı.
1182 muharreminde esnâf ve bedestân kethüdâsı Iydîzâde Hâfız Mehmed Efendi baş a'yân olup Gürcüzâde Halîl Bey beş yüz nefer ma'iyyetiyle dâru'l-harbe gitdi. Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi ve saferde Avkatlızâde Mustafâ Paşa Sivâs vâlîsi oldu ve rebî'ulevvelde Amasya mutasarrıfı Ruslar'a esîr oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifonludur. Tuz Mehmed Paşa'nın oğludur. 1181 yılı saferinin yirmi altıncı günü [23 Temmuz 1767] Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi Van muhafızı olduğundan başayan Gürcüzade Halil Bey onun mütesellimi oldu.
Rebiülevvelde Hacı Servahdî Efendi'nin görevden alınmasıyla eski müftü Hacı Abdurrahman Efendi Amasya müftüsü oldu. Rebiülahirde ise Köprülü Topaloğlu Osman Ağa bin Ahmed Ağa, kul kethüdalığından yeniçeri ağalığına yükseldi.
Zilkadenin başında İstanbul müderrislerinden Amasyalı Küçük Hafız Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu, Hacı Servahdî Mustafa Efendi de onun naibi oldu. Ayın sonunda hacıbaşı Göztaşoğlu Hacı Ali Ağa vefat etti; Hızır Paşa Medresesi müderrisi Hacı Mehmed Efendi, savaştan dönen Ebubekir Paşa ve oğlu teşrifatçı Akif Mehmed Bey de öldüler.
Hızır Paşa müderrisliği için yapılan sınavda Ürgüplü Ahmed Efendi, camide genel ders okutan âlimler arasında birinciliği kazandığından müderris oldu. Onu sınayan derin bilgili Seküköylüoğlu Kâşif Mehmed Efendi ile değerli âlim Çelebizade Hacı Hüseyin Efendi'nin takdirini kazanmıştı.
1182 muharreminde [Mayıs-Haziran 1768] esnaf ve bedesten kethüdası Iydîzade Hafız Mehmed Efendi başayan oldu; Gürcüzade Halil Bey de beş yüz kişilik maiyetiyle savaş bölgesine gitti. Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu. Saferde Avkatlızade Mustafa Paşa Sivas valisi oldu. Rebiülevvelde ise Amasya mutasarrıfı Ruslara esir düştü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mutasarrıf: sancağın idaresi kendisine verilen paşa, sancak yöneticisi
- mütesellim: mutasarrıf gelemediğinde sancağı onun adına yöneten vekil
- baş a'yân: şehrin ileri gelenlerinin (ayanın) başı
- kul kethüdâsı: yeniçeri ağasından sonra gelen ocak subayı
- nâ'ib: kadının vekili, yardımcı yargıç
- hacıbaşı: şehirde hacıların ve hac kafilesinin işlerine bakan kişi
- mahdûm: oğul
- teşrîfâtçı: tören ve protokol görevlisi
- ders-i âm: büyük camilerde herkese açık ders okutma yetkisi olan âlim
- muhakkık: derin araştırmacı, meseleleri kökünden bilen âlim
- fâzıl: erdemli ve bilgili kişi
- bedestân kethüdâsı: kapalı çarşının ve oradaki tüccarın işlerine bakan temsilci
- dâru'l-harb: burada savaş bölgesi, cephe
Tuz Mehmed Paşa ve Merzifonlu Bir Aile
Ahmed Paşa'nın babası olarak anılan Tuz Mehmed Paşa, Mehmed Süreyya'nın Sicill-i Osmânî'sine dayanan biyografik kayıtlara göre beylerden yetişmiş, 1728'den itibaren Kars, Van, Niğde ve yeniden Kars beylerbeyiliklerinde bulunmuştur. 1739'da Vidin'de gösterdiği yiğitliğe karşılık vezirlik rütbesiyle Diyarbekir valiliği verilmiş, aynı yıl Vidin tarafı seraskeri olmuş ve 16 Ağustos 1739'da idam edilmiştir. Aynı kaynak onun cesur ve gayretli olduğunu, oğlunun Ahmed Paşa, kardeşinin Silahşor Hasan Bey olduğunu kaydeder. Babasının Van beylerbeyiliği ile oğlunun Van muhafızlığı arasındaki bu benzerlik dikkat çekicidir.
Ailenin Merzifon'daki kökü, Hüsameddin'in kitabının şahsiyetler bölümünden izlenebilir. Orada Merzifonlu Kasabzade Hacı Halil Ağa'nın, sadrazam Merzifonlu Hacı Ali Paşa'nın kapıcılar kethüdası olduğu, 1122 [1710] Rus seferinden sonra Merzifon mukataasının mültezimi ve ardından voyvodası olduğu, 1124'te oturduğu Tuz Pazarı Mahallesi'nde bir cami yaptırıp 1132'de öldüğü, oğullarının da Tuz Mehmed Paşa ile Hacı Mustafa Ağa olduğu yazılıdır. Buna göre Ahmed Paşa, Merzifon'un Tuz Pazarı'ndan yetişmiş bir voyvoda ailesinin üçüncü kuşağıdır; babasının lakabının da bu mahalleyle ilgili olması akla yakındır, ancak bunu açıkça söyleyen bir kayda rastlanmadı.
Tarihler Üzerine Bir Not
Arşivdeki tahvil (atama) defterlerine dayanan yeni bir araştırma, bu yıllarda Amasya sancağının Goniyeli Abaza Mehmed Paşa'ya 22 Safer 1181 [20 Temmuz 1767] tarihinde verildiğini, aynı paşanın 13 Rebiülevvel 1182 [28 Temmuz 1768] tarihinde Ankara sancağına geçirildiğini gösterir. Hüsameddin'in Ahmed Paşa için verdiği 26 Safer 1181 tarihi ile bir sonraki maddede Hidâyet Paşa'nın tayini için verdiği 13 Rebiülevvel 1182 tarihi bu kayıtlarla neredeyse gün gününe örtüşür; fakat sancağı alan paşanın adı farklıdır. Bu ayrılığın sebebi elimizdeki kaynaklarla açıklanamadı.
Okurun dikkat etmesi gereken bir başka nokta, maddenin sonundaki savaş kayıtlarıdır. Osmanlı Devleti Rusya'ya 1768 sonbaharında savaş ilan etmiştir. Hüsameddin ise Gürcüzade Halil Bey'in beş yüz kişiyle cepheye gidişini 1182 muharremine [Mayıs-Haziran 1768], Amasya mutasarrıfının Ruslara esir düşmesini de 1182 rebiülevveline [Temmuz-Ağustos 1768], yani savaş ilanından önceye yerleştirir. Bu kayıtlar ya savaş hazırlığına ve sınır boylarındaki olaylara ya da kaynağındaki bir tarih kaymasına dayanıyor olmalıdır; hangisi olduğu kesin olarak söylenemiyor.
Hızır Paşa Medresesi ve Kâşif Mehmed Efendi
Müderrislik sınavının yapıldığı Hızır Paşa Medresesi, Yörgüç Paşa'nın kardeşi Hızır Paşa'nın 870 [1465] yılında kurduğu vakıflara bağlıdır. Vakıf kayıtları üzerine yapılan bir çalışmaya göre Hızır Paşa bir medrese ve bir cami yaptırmış, bunların müderris, muid gibi kadrolarını vakfiyesinde belirlemiş; kardeşinin yaptırdığı medresede görevli olanlara da ek ödeme şart koşmuştur. Vakfın gelirleri Suluova, Doğantepe, Lâdik ve Amasya merkezdeki tarlalar, bağlar, iki han ve bir hamamdan gelir; vakıf, muhasebe kayıtlarına göre Cumhuriyet dönemine kadar varlığını sürdürmüştür. Hüsameddin'in anlattığı sınav, bu medreseye müderrisin rekabetle ve âlimlerin oyuyla seçildiğini göstermesi bakımından değerlidir.
Sınavı yapan Seküköylüoğlu Kâşif Mehmed Efendi, birkaç yıl sonra Amasya müftüsü olacak ve 1188 [1774] yılında Canikli Hacı Ali Paşa'nın baskılarına karşı halkın şikâyetini İstanbul'a ilettiği için Bafra'da asılarak öldürülecektir (bkz. 62. madde). Hüsameddin'in âlimler bölümünde onun pek çok talebe yetiştirdiği, Amasya âlimlerinin bir kısmının "Seküköylüzade Hacı Mehmed Kâşif Efendi'den" ders aldığı belirtilir.
Maddede adı geçen Topaloğlu Osman Ağa, Iydîzade Hafız Mehmed Efendi ve Ürgüplü Ahmed Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 661. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt (e-kitap), s. 133 ("Halîl Ağa-Kasabzâde"), https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page133.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt (e-kitap), s. 219, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page219.html
- "Tuz Mehmed Paşa", Biyografya (Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî, IV, 233'ten), https://www.biyografya.com/tr/biographies/tuz-mehmed-pasa-259a7da5
Akademik çalışmalar
- Hamit Karasu, "XVIII. Yüzyılda İki Abaza Mehmed Paşa", Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 7/13, 2025, s. 51-68, https://doi.org/10.53718/gttad.1598862
- Muhammet Okudan, "Hızır Paşa Vakıfları ve Amasya Hızır Paşa Medresesi", İtkan Akademik Araştırmalar Dergisi, 2/2, 2025, s. 133-145, https://dergipark.org.tr/tr/pub/itkan/issue/91336/1652232