Çerkeşlidir. Hidâyetzâde Hacı Alî Ağa bin Halîl Ağa'nın oğludur. Şehrizor vâlîsi iken 1182 rebî'ulevvelinin on üçüncü günü Amasya mutasarrıfı olup kethüdâsı İskilipli Hacı Halîl Ağa mütesellim olarak geldi.
A'yândan Hacı Kadiroğlu Mustafâ, Ahmed Ağalar yüz ellişer, Hacı Bâkioğlu Hacı Abdulbâkî Ağa yüz, serdâr Yüzbaşıoğlu Mustafâ [114] Ağa dört yüz seksen, Alî Hocaoğlu Sâlih Ağa doksan, Köprü serdârı Hacı Kâsımoğlu Ahmed Ağa yüz kırk, Köprü a'yânı Danacı İbrâhîm Ağa elli beş nefer ma'iyyetlerine başbuğ olup harbe gitdiler.
Rebî'ulevvelin yirmisinde Zeyneloğlu'nun azliyle Çorakçıoğlu Hacı Mustafâ Ağa şehir kethüdâsı, alaybeyi İsmâ'il Bey'in orduda vefâtıyla Kesdekoğlu Ahmed Bey bin Mustafâ Bey alaybeyi ve cemâziyelâhirde Hıfzîzâde Hacı Abdulganî Efendi hacıbaşı oldu.
Şa'bânın ikinci günü müftü efendinin azliyle fâzıl Hacı Kâşif Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu. Şa'bânın sonlarında Uzun Müftü Aybatsalı Hacı Abdullâh Efendi vefât etdi.
Ramazânda baş a'yân Hâfız Mehmed Efendi gece hânesine giren ba'zı erâzil tarafından tehlikeli bir sûretde yaralandı. Bir gün sonra vefât etdi. Yerine Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa baş a'yân oldu. Mütesellim Hacı Halîl Ağa kâtilleri taharriyâta koyuldu. Şevvâlde Zanalı Hacı Ahmed Paşazâde Ömer Bey mübâya'acı olarak Amasya'ya geldi. Selefi Bekir Beyzâde Abdullâh Bey de Sivâs vilâyeti mübâya'acısı olup gitdi.
Zilka'de evâ'ilinde Ayşe Sultân kethüdâsı Merzifonlu Hacı Hasan Ağa evkâf-ı sultâniyye [115] mütevellîsi ve mahdûmu Hâmid Mehmed Efendi kâ'im-makâmı olarak geldi. Hacı Hasan Ağa, "Atçeken Ağası" demekle meşhûr idi.
1183 muharreminde Köseoğlu Hacı Ömer Ağa bin Hacı Mehmed Ağa baş a'yân ve Dânişoğlu Hacı İbrâhim Efendi bin Hacı Osmân Efendi hacıbaşı, Gürcüzâde Hacı Ahmed Bey de alaybeyi, saferde Gül Ahmed Paşazâde Hacı Alî Paşa Sivâs vâlîsi ve Bender seraskeri olup amcazâdesi ve kethüdâsı Amasyalı Hacı Feyzullâhoğlu İkinci Hüseyin Ağa idi.
Rebî'ulevvelin dokuzuncu günü sâbık müftü ve Sultâniyye müderrisi Hacı Hâfız Abdurrahmân Efendi vefât edip Âkif Mustafâ Efendizâde Kâmil İsmâ'il Efendi müderris ve rebî'ulâhirde Hacı Halîl Efendi Amasya kadısı ve müftü Kâşif Efendi'nin azliyle müftü Şeyhzâde İsmâ'il Efendi Amasya müftüsü oldu.
Cemâziyelâhirin beşinci günü Gürcüzâde Halîl Bey, muhârebede gösterdiği yararlığa binâ'en mîr-i mîrânlıkla Akşehir mutasarrıfı ve Tutrakan muhâfızı oldu. Bu esnâda Sivâs vâlîliği Sârim İbrâhim Paşa'ya verildiğinden tarafından Çapanoğlu Selîm Bey Sivâs mütesellimi olmuşdu. Bunun nüfûzu Zaralı Oğulları'nı basdırdı.
Şevvâlde Bender civârında harb eden mutasarrıf [116] Hidâyet Paşa şehîd olup fırkası bozulmak üzere iken fırkanın başına geçerek yararlıklar gösteren Merzifon voyvodası Hacı Sâdık Mehmed Ağa'ya Amasya sancağı Rûmeli pâyesiyle verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Çerkeşlidir. Hidâyetzade Hacı Ali Ağa bin Halil Ağa'nın oğludur. Şehrizor valisi iken 1182 rebiülevvelinin on üçüncü günü [28 Temmuz 1768] Amasya mutasarrıfı oldu; kethüdası İskilipli Hacı Halil Ağa mütesellim olarak Amasya'ya geldi.
Ayandan Hacı Kadiroğlu Mustafa ve Ahmed Ağalar yüz ellişer, Hacı Bâkioğlu Hacı Abdülbâki Ağa yüz, serdar Yüzbaşıoğlu Mustafa Ağa dört yüz seksen, Ali Hocaoğlu Salih Ağa doksan, Köprü serdarı Hacı Kasımoğlu Ahmed Ağa yüz kırk, Köprü ayanından Danacı İbrahim Ağa elli beş kişilik maiyetlerinin başına geçerek savaşa gittiler.
Rebiülevvelin yirmisinde Zeyneloğlu'nun görevden alınmasıyla Çorakçıoğlu Hacı Mustafa Ağa şehir kethüdası oldu. Alaybeyi İsmail Bey'in orduda ölmesi üzerine Kesdekoğlu Ahmed Bey bin Mustafa Bey alaybeyi oldu. Cemaziyelahirde de Hıfzîzade Hacı Abdülganî Efendi hacıbaşı oldu.
Şabanın ikinci günü müftü efendinin azliyle değerli âlim Hacı Kâşif Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu. Şabanın sonlarında "Uzun Müftü" diye bilinen Aybatsalı Hacı Abdullah Efendi vefat etti.
Ramazanda başayan Hafız Mehmed Efendi, gece evine giren birtakım ayak takımı tarafından ağır şekilde yaralandı ve bir gün sonra öldü. Yerine Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa başayan oldu. Mütesellim Hacı Halil Ağa katilleri aramaya koyuldu. Şevvalde Zanalı Hacı Ahmed Paşazade Ömer Bey, devlet adına zahire satın almakla görevli olarak Amasya'ya geldi. Ondan önce bu görevde bulunan Bekir Beyzade Abdullah Bey de Sivas vilayetinin satın alma görevlisi olarak gitti.
Zilkadenin ilk günlerinde Ayşe Sultan'ın kethüdası Merzifonlu Hacı Hasan Ağa sultan vakıflarının mütevellisi, oğlu Hamid Mehmed Efendi de onun vekili olarak geldi. Hacı Hasan Ağa "Atçeken Ağası" diye tanınırdı.
1183 muharreminde [Mayıs 1769] Köseoğlu Hacı Ömer Ağa bin Hacı Mehmed Ağa başayan, Dânişoğlu Hacı İbrahim Efendi bin Hacı Osman Efendi hacıbaşı, Gürcüzade Hacı Ahmed Bey de alaybeyi oldu. Saferde Gül Ahmed Paşazade Hacı Ali Paşa Sivas valisi ve Bender seraskeri oldu; onun amcazadesi ve kethüdası Amasyalı Hacı Feyzullahoğlu İkinci Hüseyin Ağa idi.
Rebiülevvelin dokuzuncu günü eski müftü ve Sultaniye Medresesi müderrisi Hacı Hafız Abdurrahman Efendi vefat etti; yerine Âkif Mustafa Efendizade Kâmil İsmail Efendi müderris oldu. Rebiülahirde Hacı Halil Efendi Amasya kadısı oldu; müftü Kâşif Efendi'nin azliyle de Şeyhzade İsmail Efendi Amasya müftüsü oldu.
Cemaziyelahirin beşinci günü Gürcüzade Halil Bey, savaşta gösterdiği yararlıktan dolayı beylerbeyi rütbesiyle Akşehir mutasarrıfı ve Tutrakan muhafızı oldu. Bu sırada Sivas valiliği Sârim İbrahim Paşa'ya verildiğinden onun adına Çapanoğlu Selim Bey Sivas mütesellimi olmuştu. Bunun nüfuzu Zaralı Oğulları'nı bastırdı.
Şevvalde [Ocak-Şubat 1770] Bender civarında savaşan mutasarrıf Hidâyet Paşa şehit düştü. Birliği dağılmak üzereyken başına geçerek yararlıklar gösteren Merzifon voyvodası Hacı Sâdık Mehmed Ağa'ya, Rumeli beylerbeyiliği rütbesiyle Amasya sancağı verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ma'iyyet: bir büyüğün emrindeki adamlar, kapı halkı
- başbuğ: bir birliğin başındaki komutan
- nefer: asker, kişi
- serdâr: bir şehirdeki yeniçerilerin başı
- alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahileri savaşa götüren komutan
- erâzil: ayak takımı, alçak kimseler
- taharriyât: arama, soruşturma
- mübâya'acı: ordu için devlet adına zahire ve hayvan satın almakla görevli memur
- selef: bir görevde kendinden önce bulunan
- evkâf-ı sultâniyye: padişahların Amasya'daki vakıfları
- mütevellî: vakfı yöneten görevli
- kâ'im-makâm: vekil
- mîr-i mîrânlık: beylerbeyilik rütbesi
- Rûmeli pâyesi: Rumeli beylerbeyiliği rütbesi, taşradaki en yüksek beylerbeyi payesi
- fırka: askerî birlik
Amasya'nın Savaşa Katkısı
Maddenin ikinci paragrafı, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ilk yılında Amasya ve Köprü (bugünkü Vezirköprü) ayanının kendi adamlarıyla nasıl cepheye gittiğini gösteren nadir bir dökümdür. Hüsameddin'in verdiği sayılar toplandığında yalnız bu yedi ağanın 1165 kişiyle savaşa katıldığı görülür; bunların yarıya yakını serdar Yüzbaşıoğlu Mustafa Ağa'nın emrindedir. Bu tablo, XVIII. yüzyılda devletin asker ihtiyacını büyük ölçüde taşra ayanının kapı halkıyla karşıladığını açıkça gösterir.
Savaşın yükü yalnız askerle sınırlı değildi. Amasya şer'iyye sicillerine dayanan bir çalışma, 1769 yılına ait bir mübayaa fermanıyla Amasya sancağından yetmiş bin kile un ile kırk bin kile arpanın devletin belirlediği düşük fiyatla, kilesi altmış ve otuz akçeden toplanıp Samsun iskelesine taşınmasının istendiğini ortaya koyar. Aynı sicillerde sefer için sancaktan yüz elli deve ve çok sayıda katır istendiği de görülür. Hüsameddin'in kaydettiği mübayaacı Zanalı Ömer Bey'in Amasya'ya gelişi bu satın almaların yapıldığı yıllara denk düşer. Aynı çalışmaya göre 1767'de bir akçeye 125 dirhem ekmek alınabilirken 1770-1771'de bu miktar 80 dirheme inmiştir; bu da sonraki maddelerde sözü edilen kıtlık ve pahalılığın erken belirtisidir.
Hidâyet Paşa'nın Şehadeti
Hidâyet Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin onun Bender civarında şehit düştüğünü 1183 şevvaline, yani 1770 yılının ocak-şubat aylarına yerleştirir. Bender Kalesi'nin büyük Rus kuşatması ise 6 Temmuz-27 Eylül 1770 arasında yaşanmış ve kale ağır kayıplar pahasına Rusların eline geçmiştir. Hüsameddin'in sözünü ettiği çarpışma, ya kuşatmadan önce bölgede süren öncü çatışmalardan biridir ya da tarih birkaç ay kaymıştır; elimizdeki kaynaklarla bu ayrım yapılamıyor. Paşanın ölümüyle sancağın birliğin başına geçen Merzifon voyvodasına verilmesi, savaş yıllarında cephede yararlık gösteren taşralıların hızla yükselebildiğini gösteren bir örnektir.
Sultaniye Medresesi ve Amasya Müftüleri
Maddede ölümü kaydedilen Hacı Hafız Abdurrahman Efendi'nin hem eski müftü hem de Sultaniye müderrisi olması rastlantı değildir. Sultaniye adıyla da bilinen medrese, kitabesine göre Receb 891'de [Temmuz 1486] tamamlanan II. Bayezid Külliyesi'nin bir parçasıdır. Hüsameddin bu medresenin müderrisliğinin Amasya müftülerine ayrıldığını ve ilk hocasının ünlü Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi olduğunu bildirir. Medrese bugün iyi bir onarımla korunmuş olup uzun yıllardır il halk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.
Gürcüzade Halil Bey'in bu maddede beylerbeyi rütbesiyle Tutrakan muhafızlığına getirilmesi, onun 61. maddede Amasya mutasarrıfı olarak göreceğimiz yükselişinin ilk basamağıdır. Maddede adı geçen Çapanoğlu Selim Bey'in Sivas'taki mütesellimliği ise Bozok merkezli Çapanoğulları'nın bu yıllarda Amasya'ya komşu bölgelerde güç kazandığını gösterir; bu aile birkaç yıl sonra Canikliler'le Amasya üzerinde çekişecektir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 661–662. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar