İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebu’l-Berekât Şemseddîn Ahmed bin el-Verdî

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 81 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya ümerâsından İzzeddîn Gül Bey’in mahdûmu olduğu münâsebetle Ebu’l Berekât Ahmed bin el-Verdî denmişdir. Âmme arasında “Güloğlu” demekle meşhûr idi. Amasya fuzalâsından tahsîl-i ilm ü kemâl ederek ders-i âm ve üstâdı Ziyâ’eddîn Îsâ el-Hakkâri’den sonra beylerbeyi Torumtay’ın yaptırdığı medreseye müderris ve ba’dehû Amasya kadı’l-kudâtı oldu. 759 sâlinden sonra vefât [238] etdi.

Fâzıl, fakîh, gâyet ünlü bir zât idi. Mahdûmu Nâsıreddîn Mehmed Çelebi de ulemâdan olup “Güloğlu” meşhûr idi. Birâderi Mehmed Bey ümerâdandır. Bunun oğulları Ali, Receb Beyler Mısır’a firâr etmişlerdi. Emîr Nâsıreddîn Mehmed bin Receb, vüzerâ-yı Mısriyyedendir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya beylerinden İzzeddin Gül Bey'in oğlu olduğu için kendisine Ebu'l-Berekât Ahmed bin el-Verdî denmiştir. Halk arasında "Güloğlu" diye tanınırdı. Amasya âlimlerinden ilim ve olgunluk kazanarak umumi derslere çıktı; hocası Ziyâeddin Îsâ el-Hakkârî'den sonra beylerbeyi Torumtay'ın yaptırdığı medresenin müderrisi, daha sonra da Amasya'nın baş kadısı oldu. 759 [1357-58] yılından sonra vefat etti.

Faziletli, fıkıh bilgini, çok tanınmış bir zattı. Oğlu Nâsıreddin Mehmed Çelebi de âlimlerden olup o da "Güloğlu" diye tanınırdı. Kardeşi Mehmed Bey beylerdendir. Bunun oğulları Ali ve Receb Beyler Mısır'a kaçmışlardı. Emîr Nâsıreddin Mehmed bin Receb, Mısır vezirlerindendir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • münâsebetiyle: dolayısıyla, sebebiyle
  • verd: gül (Arapça); "İbnü'l-Verdî", Gül'ün oğlu demektir
  • âmme: halk
  • ders-i âm: umuma açık ders veren müderris, ders okutmaya başlayan âlim
  • ba'dehû: ondan sonra
  • sâl: yıl
  • firâr: kaçma
  • vüzerâ: vezirler

Ad ve Lakap

Maddenin başlığındaki "İbnü'l-Verdî" nisbesi, Türkçe "Gül" adının Arapçaya çevrilmesinden doğmuştur. Arapçada verd gül demektir; babası İzzeddin Gül Bey olan Ahmed, Arapça yazılan kayıtlarda "Gül'ün oğlu" anlamında İbnü'l-Verdî, halk arasında ise doğrudan Güloğlu diye anılmıştır.

Torumtay Medresesi, Bugünkü Gökmedrese Camii

Güloğlu'nun müderrisi olduğu medrese, Amasya'nın bugün de ayakta duran Selçuklu yapılarından Gökmedrese Camii'dir. Yapıyı II. Gıyâseddin Keyhusrev zamanında Amasya valiliğine getirilen Seyfeddin Torumtay yaptırmıştır. Kitabesi yerinden sökülüp kaybolduğu için kesin inşa tarihi bilinmez; ancak bizzat Torumtay'ın düzenlediği vakfiye 665 (1266-67) tarihini taşıdığından inşaatın en geç o yıl bittiği kabul edilir. Torumtay'ın kendisi, binadan bir sokakla ayrılan 677 (1278-79) tarihli türbesinde yatar. Vakfiyede "Gökmedrese" adıyla geçen yapı, kendi devrinde hem medrese hem cami olarak kullanılmıştır. Adını, bitişiğindeki türbenin mor ve firuze renkli çini ve sırlı tuğlalarla süslenmiş olmasından alır.

Cephesi iki yanındaki silindirik köşe kuleleriyle anıtsal bir görünüş kazanır; giriş eyvanının ve pencerelerin etrafındaki geometrik süslemeler Selçuklu taş işçiliğinin seçkin örneklerindendir. Kabartma kündekârî tekniğiyle yapılmış eski ahşap kapı kanatları bugün Amasya Müzesi'ndedir. İç mekân, sekiz paye ile üç sahına ayrılmış, kubbe ve tonozlarla örtülmüştür. Caminin kuzeydoğu duvarına bitişen türbede, kimlere ait olduğu bilinmeyen, ikisi küçük yedi sanduka bulunur.

Amasya medreseleri üzerine yapılmış bir derlemede bu medresenin müderrisleri sırasıyla verilir: ilk müderris Gıyâseddin Mahmud-i Garmînî'dir, ardından Ziyâeddin Îsâ el-Hakkârî ve Şemseddin Ahmed-i Verdî gelir. Bu sıralama Hüsameddin'in maddesiyle tam olarak uyuşur; Güloğlu, hocası Hakkârî'nin yerine geçmiştir. Aynı çalışmaya göre medreseye ulema arasında "Medrese-i Seyfiyye" de denirdi ve medrese 50 akçe derecesinde sayılırdı.

Mısır'a Giden Akrabalar

Maddenin sonunda Güloğlu'nun yeğenleri Ali ve Receb Beyler'in Mısır'a kaçtığı, Receb'in oğlu Emîr Nâsıreddin Mehmed'in Memlük vezirleri arasına girdiği kaydedilir. Yerel kayıtlar XIV. yüzyılın ortalarında Amasya emirliğinin birkaç kez el değiştirdiğini, emirliğin zaman zaman zorla ele geçirildiğini gösterir; kaçışın bu çekişmelerle ilgili olması mümkündür, ancak bu bir tahmindir. Bu iki kardeşe ve Emîr Nâsıreddin Mehmed bin Receb'e dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Güloğlu Ahmed'in kadılığı ve ölüm tarihi hakkında da Hüsameddin'den başka bir kayıt bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 81–81. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

6. Cilt içindekiler