Köprülüdür. Köprü Kazası dâhilinde meskûn Çerkeslerden Ali Ağa’nın mahdûmu ve Köprülü Mehmed Paşa’nın dâmâdı olan Siyavuş Paşa’nın hemşîrezâdesidir. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın himmetiyle enderûn sarayına girdi. Orada terbiye görüp tefeyyüz ederek Peşkîr Ağası oldu.
1095’de Kara İbrâhim Paşa sadârete gelince Köprülüzâdelerle etba’ı dûçâr-i nekbet olduğu esnâda sipâhilikle taşra çıkarıldı. Bunun üzerine Köprü’ye gelip Kara İbrâhim Paşa’nın azl ü i’dâmında Siyavuş Paşa’nın hazînedârı ve 1099’da İkinci Sultân Süleyman Hân’ın cülûsuyla paşasının sadâretinde hazîne-i hümâyûn kethüdâsı oldu.
Ancak sene-i mezbûrede Siyavuş Paşa’nın zorbalar tarafından şehîd ve hânesinin gâret edilmesi hengâmında yine azl ve ihrâc edilerek Köprü’ye gitdi. Eşkiyânın tenkilinde hizmetler ederek 1101’de Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa sadârete geldikde kapıcıbaşı, 1102’de mîr-i alem oldu. [230]
Sadr-ı müşârün-ileyhin şehâdetinde yine menkûb olup 1103 senesi recebinde sadr-ı a’zam olan Merzifonî el-Hâc Ali Paşa’nın sâye-i ikbâlinde mîr-livâ ve 1105 şa’bânında Amcazâde Hüseyin Paşa’nın himmetiyle bâ-rütbe-i mîr-i mîrâni Malatya sancağı mutasarrıfı ve Niş Muhâfızı oldu.
1106’da Selânik beylerbeyi, 1107’de Muğla ve Menteşe mutasarrıfı, 1108 senesi rebiülevvelinde vezâretle Silistre vâlisi oldu. Sene-i mezbûre ramazânında kesret-i zulmetinden şikâyet edilmekle azl ve vezâreti ref’ ve emvâli müsâdere olunup kendisinden elli kese akçe alındıkdan sonra tenzîlen ağalıkla Güriş cânibinde bulunan Ali Paşa’nın ma’iyyetine me’mûr oldu.
1109 senesi muharreminde Nemçe seferi hasebiyle vezâreti ibkâ edilerek Aksaray, Arabkir ve Çorum sancakları mutasarrıfı ve Anadolu müfettişi oldu. Bu sefer de zulmünden şâkîleri divân-ı hümâyûna geldiğinden 1110 muharreminin on dokuzunda maktûlen vefât etdi. Sonra katline mübâşir olan mîrâhûr-ı sânî Salatacı Hasan Ağa katlinde ta’cîl etmekle azledildi. [231]
Günümüz Türkçesiyle
Köprülüdür. Köprü kazasında yaşayan Çerkeslerden Ali Ağa'nın oğlu ve Köprülü Mehmed Paşa'nın damadı olan Siyavuş Paşa'nın kız kardeşinin oğludur. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın yardımıyla Enderun sarayına girdi. Orada terbiye görüp yetişerek peşkir ağası oldu.
1095 [1684] yılında Kara İbrâhim Paşa sadarete gelince Köprülüzâdeler ve onlara bağlı olanlar talihsizliğe uğradığı sırada sipahilikle saraydan taşraya çıkarıldı. Bunun üzerine Köprü'ye geldi. Kara İbrâhim Paşa'nın azledilip idam edilmesinden sonra Siyavuş Paşa'nın hazinedarı oldu; 1099 [1687] yılında Sultan II. Süleyman'ın tahta çıkışıyla efendisinin sadrazamlığında hazine-i hümayun kethüdası oldu.
Ancak aynı yıl Siyavuş Paşa'nın zorbalar tarafından şehit edilip konağının yağmalandığı sırada yine görevinden alınıp çıkarıldı ve Köprü'ye gitti. Eşkıyanın temizlenmesinde hizmetler ederek 1101 [1689] yılında Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa sadarete gelince kapıcıbaşı, 1102 [1690-91] yılında mîr-i alem oldu.
Sözü geçen sadrazamın şehit düşmesiyle yine gözden düştü; 1103 yılı receb ayında [Mart 1692] sadrazam olan Merzifonlu Hacı Ali Paşa'nın himayesi sayesinde sancakbeyi, 1105 şabanında [Mart-Nisan 1694] Amcazâde Hüseyin Paşa'nın yardımıyla beylerbeyi rütbesiyle Malatya sancağı mutasarrıfı ve Niş muhafızı oldu.
1106 [1694-95] yılında Selanik beylerbeyi, 1107 [1695-96] yılında Muğla ve Menteşe mutasarrıfı, 1108 yılı rebiülevvelinde [Ekim 1696] vezirlikle Silistre valisi oldu. Aynı yılın ramazanında [Mart-Nisan 1697] zulmünün çokluğundan şikâyet edildiği için azledildi, vezirliği kaldırıldı ve malları müsadere edildi; kendisinden elli kese akçe alındıktan sonra rütbesi ağalığa indirilerek Güriş tarafında bulunan Ali Paşa'nın maiyetine memur edildi.
1109 yılı muharreminde [Temmuz-Ağustos 1697] Nemçe seferi dolayısıyla vezirliği geri verilerek Aksaray, Arapkir ve Çorum sancakları mutasarrıfı ve Anadolu müfettişi oldu. Bu defa da zulmünden şikâyet edenler divan-ı hümayuna geldiğinden 1110 muharreminin on dokuzunda [Temmuz 1698] öldürüldü. Sonra katlini yürütmekle görevli olan ikinci mîrahur Salatacı Hasan Ağa, öldürme işinde acele ettiği için azledildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- hemşîrezâde: kız kardeşin oğlu, yeğen
- enderûn: sarayın iç kısmı ve oradaki saray mektebi
- Peşkîr Ağası: padişahın havlu ve peşkirlerine bakan iç oğlanı
- dûçâr-ı nekbet: talihsizliğe uğramış; etbâ': bağlılar, adamlar
- hazînedâr: bir paşanın hazinesine bakan görevli
- hazîne-i hümâyûn kethüdâsı: devlet hazinesinin kethüdası
- tenkîl: bastırma, cezalandırarak ortadan kaldırma
- mîr-i alem: padişahın sancak, tuğ ve mehterhanesinden sorumlu saray ağası
- menkûb: gözden düşmüş; mîr-livâ: sancakbeyi; mîr-i mîrân: beylerbeyi
- müsâdere: mallara devletçe el konulması; tenzîlen: rütbesi indirilerek
- Nemçe: Avusturya
- maktûlen: öldürülerek; mübâşir: bir işi yürütmekle görevli memur
Köprülü Hanedanının Gölgesinde Bir Kariyer
İbşir Hasan Paşa'nın hayatı, Köprülü ailesinin 17. yüzyılın son çeyreğindeki inişli çıkışlı talihine sıkı sıkıya bağlıdır. Dayısı Siyavuş Paşa, Abaza asıllı olup Köprülü Mehmed Paşa'nın kölelerindendi; onun hizmetinde bulunmuş, kızı Ayşe Hatun ile evlenmiş ve bu yüzden "Köprülü Damadı" lakabıyla anılmıştır. Hüsameddin'in İbşir Hasan Paşa'nın babasını Köprü'de yaşayan Çerkeslerden saydığını, Siyavuş Paşa'nın ise Abaza asıllı olarak bilindiğini burada not etmek gerekir; aile Kafkas kökenli olmakla birlikte iki kaynak farklı kavim adları verir.
Maddedeki ilk kırılma, 1095'teki tasfiyedir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın 1683 Aralığında azli ve idamıyla Köprülülere karşı bir tasfiye hareketi başlamış, yeni sadrazam Kara İbrâhim Paşa'nın Köprülü ailesine karşı kini Fâzıl Mustafa Paşa'nın emekliye ayrılmasına yol açmıştır. Siyavuş Paşa da 16 muharrem 1095'te [4 Ocak 1684] Edirne'de görevinden uzaklaştırılmıştır. Hüsameddin'in İbşir Hasan'ın aynı yıl saraydan taşraya çıkarıldığını söylemesi bu tasfiyeyle tamamen uyumludur.
İkinci kırılma 1099'da [1688] gelir. Siyavuş Paşa 23 Eylül 1687'de başvezir olmuş, II. Süleyman'ın tahta çıkışını da bu görevde görmüştür. Ancak sefer dönüşü isyan eden askerin zorbabaşları devlet işlerine hâkim olmuş, 1 Mart 1688'de yeniçeriler Siyavuş Paşa'nın sarayını kuşatmıştır. Paşa elli kadar adamıyla sarayı savunmuş, ertesi sabah, 28 rebiülahir 1099 [2 Mart 1688] tarihinde çarpışmada ölmüştür; oğlu Hüseyin Paşa da bu çarpışmada hayatını kaybetmiştir. Dönemin tarihçileri eski sadrazamın cesedine, Köprülü Mehmed Paşa'nın kızı olan eşine ve haremine yapılan işkenceleri ve sarayın öğleye kadar yağmalanmasını utanç ve lanetle kaydederler. Hüsameddin'in "zorbalar tarafından şehit edilmesi ve konağının yağmalanması" diye özetlediği olay budur; hazine kethüdası olan yeğenin bu kargaşada görevinden olması şaşırtıcı değildir.
Fâzıl Mustafa Paşa, Hacı Ali Paşa ve Amcazâde Hüseyin Paşa
Hüsameddin'in verdiği tarihler, İbşir Hasan Paşa'yı himaye eden sadrazamların göreve geliş tarihleriyle de örtüşür. Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa 11 muharrem 1101'de [25 Ekim 1689] sadarete getirilmiş, 24 zilkade 1102'de [19 Ağustos 1691] Salankamen'de Avusturya kuvvetlerine karşı askeri cesaretlendirmek için öne çıktığı sırada bir kurşunla şehit düşmüştür. Merzifonlu Çalık Hacı Ali Paşa ise 9 receb 1103'te [27 Mart 1692] Arabacı Ali Paşa'nın yerine sadrazam olmuş ve bir yıl kadar bu makamda kalmıştır; dönemin kaynakları onu doğruluğu ve dürüstlüğüyle anar. Metinde İbşir Hasan'ın "1103 recebinde sadrazam olan Merzifonî Hacı Ali Paşa" sayesinde sancakbeyliğine yükseldiği söylenir; Hüsameddin'in verdiği ay, sadarete geliş tarihiyle tam olarak uyuşur.
1105 şabanında [Mart-Nisan 1694] Malatya mutasarrıflığına geçişini sağlayan Amcazâde Hüseyin Paşa ise Köprülü Mehmed Paşa'nın küçük kardeşi Hasan Ağa'nın oğluydu. O sırada henüz sadrazam değildi; 1689'da vezirlikle Boğazhisar muhafızı olmuş, bir ara yeniden sadaret kaymakamlığı ve Boğazhisar muhafızlığı yapmış, Aralık 1694'te kaptanıderyalığa getirilmiş ve ancak 13 Eylül 1697'de sadrazam olmuştur. Hüsameddin'in "himmetiyle" demesi, bu akrabanın o yıllarda henüz sadrazam olmadan da aile mensuplarını kollayabilecek nüfuzda olduğunu gösterir.
Sonu
İbşir Hasan Paşa'nın son yıllarına dair Hüsameddin'in anlattıkları, iki kez tekrarlanan zulüm şikâyeti ve sonunda divan-ı hümayun kararıyla idam şeklindedir. 1110 muharreminin on dokuzu Temmuz 1698 sonuna denk gelir; bu, Amcazâde Hüseyin Paşa'nın sadrazamlığı sırasındadır. Yani kariyerinin bir döneminde onu kollayan akrabasının sadaretinde öldürülmüştür. Katli yürütmekle görevli Salatacı Hasan Ağa'nın "acele ettiği için" azledilmesi, idam kararından sonra bir af ya da yeniden inceleme ihtimalinin doğmuş olabileceğini düşündürür, ancak metin bu konuda başka bir şey söylemez.
Bu paşa, 17. yüzyılın ortasında sadrazamlık yapan İbşir (İpşir) Mustafa Paşa ile karıştırılmamalıdır. Hüsameddin'in eserinin başka bir yerinde, Sivas'ta oturan İbşir Paşa'nın eşinin Sultan İbrâhim tarafından istendiği anlatılan kişi odur; İbşir Mustafa Paşa 5 receb 1065 [11 Mayıs 1655] tarihinde idam edilmiştir. İbşir Hasan Paşa'ya dair Hüsameddin dışında bir kaynağa ulaşılamadı; vakanüvis kayıtlarında geçip geçmediği bu çalışmada doğrulanamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 78–79. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. Ciltler, Amasya Belediyesi e-kitap, s. 571 (1057-1058 olayları).
Akademik çalışmalar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Siyavuş Paşa, Köprülü Damadı" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/siyavus-pasa-koprulu-damadi).
- Abdülkadir Özcan, "Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/kopruluzade-fazil-mustafa-pasa).
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hacı Ali Paşa" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/haci-ali-pasa).
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Amcazâde Hüseyin Paşa" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/amcazade-huseyin-pasa).
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "İpşir Mustafa Paşa" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/ipsir-mustafa-pasa).