İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebu’l-Hayr Ahmed Efendi-Şirvânî

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 81–82 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Şirvân ahâlisinden Mehmed bin Ahmed’in mahdûmudur. Muhakkik Celâleddîn Mehmed bin Es’ad-ı Devvânî’den ikmâl-i tahsîl ederek Mü’eyyedzâde Abdurrahman Efendi ile beraber 888’de Amasya şehrine geldi. Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed’in arzusu üzerine Amasya’da ikâmetle ders-i âm oldu. [240]

906 senesinde Koca Emîr İbrâhim Efendi’den inhilâl eden Hüseyin Ağa Medresesi müderrisliğine ta’yîn edilerek beyne’l-ulemâ mümtâz oldu. İbn-i Sinâ’nın Kitâbü’l İşârâtını tedrîs ederek ulemâ dersinden istifâde ederdi.

Talebesinden biri Hüseyin Ağa Medresesi Kütübhanesine vakfedib İstanbul kütübhânelerinde manzûrum olan Kitâbü’l-İşârât zahrına şöyle yazmıştı: “Kitâbü’l-İşârât vakafehu umdetü’l-müderrisîn Mevlânâ Ebu’l-Hayr bin Mehmed bin Ahmed el-‘Acem eş-Şirvânî el-müderris bi-medresetihi usvetü’l-umerâi’l-i’zâm ve umdetü’l-küberâi el-fehhâm Hazret-i Hüseyin Ağa bi-dârü’l-fazli Amasya sene semânin ve tis’i mi’etin”

Ba’dehû bir müddet Amasya’da Sultân Bâyezîd Medresesi müderrisi ve Amasya müftüsü olup Şehzâde Sultân Ahmed’e fevkalâde tekarrub etdi. Bu yüzden Sivas kadısı olarak Amasya’dan uzaklaştırıldı. 918’de Sultân Ahmed Hân Amasya’da i’lân-ı saltanat etdikde kaz’asker olmuşdu. Sene-i mezbûre zilka’desinde şehzâdenin inhizâm ü ihnâkında mün’adim oldu. Fuzalâdan idi. [241]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Şirvan halkından Mehmed bin Ahmed'in oğludur. Büyük muhakkik Celâleddin Mehmed bin Es'ad ed-Devvânî'nin yanında öğrenimini tamamlayarak Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi ile birlikte 888 [1483] yılında Amasya şehrine geldi. Amasya valisi Şehzade Sultan Ahmed'in arzusu üzerine Amasya'da kalarak ders vermeye başladı.

906 [1500-01] yılında Koca Emir İbrahim Efendi'den boşalan Hüseyin Ağa Medresesi müderrisliğine tayin edilerek âlimler arasında seçkin bir yer kazandı. İbn Sînâ'nın Kitâbü'l-İşârât'ını okuturdu; âlimler de onun dersinden faydalanırdı.

Öğrencilerinden biri, Hüseyin Ağa Medresesi Kütüphanesi'ne vakfedilmiş olup İstanbul kütüphanelerinde gördüğüm Kitâbü'l-İşârât nüshasının ön sayfasına Arapça olarak şu kaydı yazmıştı: "Kitâbü'l-İşârât. Bunu, müderrislerin dayanağı Mevlânâ Ebu'l-Hayr bin Mehmed bin Ahmed el-Acem eş-Şirvânî vakfetmiştir. Kendisi, büyük emîrlerin örneği ve anlayışlı büyüklerin dayanağı Hazret-i Hüseyin Ağa'nın fazilet yurdu Amasya'daki medresesinde müderristir. Yıl 908 [1502-03]."

Daha sonra bir süre Amasya'da Sultan Bayezid Medresesi müderrisi ve Amasya müftüsü oldu ve Şehzade Sultan Ahmed'e son derece yakınlaştı. Bu yüzden Sivas kadısı yapılarak Amasya'dan uzaklaştırıldı. 918 [1512] yılında Sultan Ahmed Han Amasya'da saltanatını ilan edince kazasker olmuştu. Aynı yılın Zilkade ayında [Ocak 1513] şehzadenin yenilip boğdurulması üzerine o da ortadan kayboldu. Faziletli âlimlerdendi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • muhakkik: meseleleri derinlemesine inceleyen âlim
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • ikâmet: bir yerde kalma, oturma
  • inhilâl: bir görevin boşalması
  • beyne'l-ulemâ: âlimler arasında
  • mümtâz: seçkin
  • istifâde: faydalanma
  • zahr: kitabın ön ya da arka kayıt sayfası
  • manzûr: görülmüş
  • tekarrub: yakınlaşma
  • i'lân-ı saltanat: sultanlığını ilan etme
  • sene-i mezbûre: adı geçen yıl
  • inhizâm: bozguna uğrama, yenilgi
  • ihnâk: boğdurma
  • mün'adim: yok olmuş, ortadan kaybolmuş

Devvânî Çevresinden Amasya'ya

Ebu'l-Hayr'ın Amasya'ya beraber geldiği Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi'nin hayatı, bu yolculuğun arka planını aydınlatır. 860 (1456) yılında Amasya'da doğan Abdurrahman, Şehzade Bayezid'in Amasya'daki çevresinde yetişmiş, Fâtih Sultan Mehmed'in onun idamını emretmesi üzerine Bayezid'in yardımıyla 884 (1479) yılında Halep'e, oradan Şiraz'a kaçmıştır. Şiraz'da on yıla yakın kalarak devrin büyük âlimi Celâleddin Devvânî'nin ders halkasına katılmış, ondan aldığı icazetnameye göre Şerhu'l-Mevâkıf'ın bir bölümünü, Kadızâde'nin şerhini, Öklid'in Tûsî tahririni okumuş, Tûsî'nin Şerhu'l-İşârât'ı ile Kutbüddin er-Râzî'nin Muhâkemât'ını da incelemiştir. II. Bayezid tahta çıkınca Osmanlı ülkesine dönmüş, önce Amasya'ya, sonra İstanbul'a gitmiştir. Yıldızının parladığı yıllarda Devvânî'nin öğrencilerinin Anadolu'ya geçmesine ve burada ders vermesine aracı olduğu bilinir.

Hüsameddin'in verdiği 888 (1483) tarihi, Bayezid'in 1481'deki cülusundan sonraki dönüşle uyuşur. Ebu'l-Hayr Şirvânî de Müeyyedzâde'nin Anadolu'ya getirdiği Devvânî öğrencilerinden biri olarak görünmektedir. İbn Sînâ'nın el-İşârât ve't-tenbîhât'ını okutması da bu çevrenin ilgi alanıyla örtüşür; icazetnamesinden anlaşıldığına göre Müeyyedzâde de Şiraz'da Tûsî'nin bu esere yazdığı şerhi incelemişti. Ebu'l-Hayr'ın kendisine dair başka bir kayda rastlanmadı.

Hüseyin Ağa, Bugünkü Kapı Ağası Medresesi

Hüsameddin'in "Hüseyin Ağa Medresesi" dediği yapı, Amasya'da bugün de ayakta olan Kapı Ağası ya da Büyük Ağa Medresesi'dir. II. Bayezid'in kapı ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Kitabesine göre banisi "Kapı Ağası diye meşhur olan Abdülmuîn oğlu Hüseyin Ağa"dır. Medrese, Osmanlı medrese mimarisinde pek görülmeyen sekizgen planıyla tanınır; Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen şema ilk kez bu yapıda bir medreseye uygulanmıştır. Sekizgen avlunun etrafı Bursa kemeri denilen tarzda kemerli revaklarla çevrilidir, öğrenci hücreleri kubbelidir, güneydeki büyük kubbeli dershane aynı zamanda mescit olarak kullanılmıştır. Altmışlı medreseler grubundan sayılan medrese, XIX. yüzyıl sonlarında canlılığını yitirmiş, depremlerden sonra kullanılamaz hale gelmiş ve 1978'de restore edilmiştir.

Amasya medreseleri üzerine yapılmış bir derlemede bu medresenin müderrisleri sayılırken Koca Emir es-Seyyid İbrahim Efendi'nin hemen ardından Taşköprülü Muslihuddin Efendi anılır. Hüsameddin'in kaydı ise Koca Emir ile Taşköprülü arasında Ebu'l-Hayr'ın 906'da müderrisliğe geldiğini gösterir. Ebu'l-Hayr'ın vakfettiği İşârât nüshasının ön sayfasındaki 908 tarihli kayıt da onun bu medresede gerçekten ders okuttuğunu belgeler. Derlemedeki listede adının bulunmaması, listenin eksik olduğunu düşündürür.

Sultan Bayezid Medresesi ve Müftülük

Ebu'l-Hayr'ın daha sonra geldiği Sultan Bayezid Medresesi, II. Bayezid Külliyesi'nin bir parçasıdır. Külliyenin camisi kitabesine göre Receb 891'de (Temmuz 1486) tamamlanmış, vakfiyesi 901 yılının Cemâziyelevvel ortalarında (Ocak 1496) yazılmıştır. Medresenin müderrisliği Amasya müftülüğüne tahsis edilmiş, bu şart uzun süre korunmuştur. Hüsameddin'in Ebu'l-Hayr'ı aynı anda hem bu medresenin müderrisi hem Amasya müftüsü olarak göstermesi bu usule uyar.

Şehzade Ahmed'in Sonu

Ebu'l-Hayr'ın kaderini bağladığı Şehzade Ahmed, 1466 dolaylarında Amasya'da doğmuş, II. Bayezid'in tahta en layık gördüğü oğlu olarak bilinmiştir. 1509-1513 arasındaki taht kavgasında kardeşi Selim'e karşı mücadele etmiş, bu mücadele sırasında kendini Anadolu'da sultan ilan etmiştir. Taht için İstanbul'a giderken sancağı oğlu Murad'a bırakmış, başarılı olamayınca Amasya'ya dönmüş, 1512'de Selim padişah olunca sancağından ayrılarak mücadelesini sürdürmüştür. Selim ile Ahmed'in kuvvetleri 24 Nisan 1513'te Bursa yakınlarında Yenişehir'de karşılaşmış, Ahmed yenilip yakalanmış ve kısa bir süre sonra öldürülmüştür.

Burada Hüsameddin'in tarihi ile bugünkü kayıtlar arasında birkaç aylık bir fark vardır. Hüsameddin şehzadenin yenilgisini ve boğdurulmasını 918 yılının Zilkade ayına (Ocak 1513) koyar; Yenişehir savaşı ise 919 yılının Safer ayına denk gelen 24 Nisan 1513 tarihindedir. Ebu'l-Hayr'ın "ortadan kaybolması" bu yenilginin hemen ardından gerçekleşmiş olmalıdır. Ebu'l-Hayr'ın Sivas kadılığı ve Ahmed'in kazaskeri oluşu hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 81–82. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

Diğer kaynaklar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.