Amasya ümerâsından beylerbeyi Kutlu Paşa bin el-Hâc Süleyman Şâh bin el-Hâc Kutluşâh bin Kürt Bey’in mahdûmu ve Amasya emîr-i kebîri Hacı Şâdgeldi Pâdişâh bin el-Hâc Kutluşâh’ın birâderzâdesi oğludur. Eniştesi Koca Mehmed Paşa’nın zaman-ı sadâretinde meşâhîr-i ümerâdan oldu.
Selânik, Silistre gibi büyük sancaklara mîr-livâ [237] olup 841’de Mehmed Paşa’nın azlinde ma’zûlen Amasya’ya geldi. Ba’dehû Sivas beyi olup 846’da Şehzâde Alaaddîn Bey’in ihnâkı üzerine ma’zul oldu. 847 senesi evâ’ilinde vefât etdi.
Nüfûzlu bir emîr-i sâdık idi. Amasya’da yaptırdığı türbesine emlâkini vakfetdi. Ahi Sa’adeddîn Mahallesi’nde kâin türbesi cüzhânlarına vezâ’if ta’yîn edib vakfının fazla-yı varidâtını evlâdına verdi. Mahdûmları Kâsım, Oruç Beyler ve birâderi Kaya Bey’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya beylerinden beylerbeyi Kutlu Paşa bin el-Hac Süleyman Şah bin el-Hac Kutluşah bin Kürt Bey'in oğludur; Amasya'nın büyük emîri Hacı Şadgeldi Padişah bin el-Hac Kutluşah'ın yeğeninin oğludur. Eniştesi Koca Mehmed Paşa'nın sadrazamlığı zamanında tanınmış beylerden oldu.
Selanik ve Silistre gibi büyük sancaklarda sancakbeyi oldu; 841 [1437-38] yılında Mehmed Paşa'nın azli üzerine görevden alınarak Amasya'ya geldi. Daha sonra Sivas beyi oldu ve 846 [1442-43] yılında Şehzade Alâeddin Bey'in boğdurulması üzerine azledildi. 847 [1443] yılının başlarında vefat etti.
Nüfuzlu ve sadık bir emîrdi. Amasya'da yaptırdığı türbesine mülklerini vakfetti. Ahi Saadeddin Mahallesi'ndeki türbesinde Kur'an okuyanlara maaş bağlayıp vakfının artan gelirini çocuklarına bıraktı. Oğulları Kasım ve Oruç Beyler, kardeşi ise Kaya Bey'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ümerâ: beyler, emîrler
- birâderzâde: kardeş oğlu, yeğen
- sadâret: sadrazamlık
- mîr-livâ: sancakbeyi
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- ihnâk: boğdurma
- evâil: bir zamanın başları, ilk günleri
- cüzhân: Kur'an'ın cüzlerini okuyan kimse
- vezâif: görev karşılığı ödenen maaşlar
- fazla-yı vâridât: gelir fazlası
Kutluşahoğulları
Ebû İshak Bey'in soyu, XIV. yüzyılda Amasya'yı yöneten emîr ailesine bağlanır. Yerel kayıtlara göre Zeyneddin Tüli Bey'in ölümünden sonra 1347 yılında Hacı Kutluşah Amasya emîri olmuş, ardından büyük oğlu Şahabeddin Ahmed Şah 1352 ortalarında bu göreve gelmiştir. 1356'da Emîr-i Kebîr Şücâaddin Süleyman Bey emirliği zorla ele geçirmiş, 1358'de Ahmed Şah yeniden emirliği almıştır. 1359'da Hacı Kutluşah'ın öteki oğlu Hacı Şadgeldi Paşa emîr olmuş, 1361'de kısa bir süre Şücâaddin Süleyman Bey'in oğlu Alâeddin Ali Bey'e kaptırdığı makamı Kaynar Vakası'ndan sonra, 1362'de ikinci kez almıştır. Hüsameddin'in "Hacı Şadgeldi Padişah" diye andığı kişi bu Şadgeldi Paşa'dır. Ebû İshak Bey, Hüsameddin'in verdiği şecereye göre Şadgeldi'nin kardeşi Süleyman Şah'ın torunudur. Hüsameddin'in soyu "Kürt Bey"e çıkaran kaydını doğrulayan güvenilir bir kaynağa rastlanmadı.
Ailenin Osmanlı döneminde de Amasya'da etkili olduğuna dair başka kayıtlar da vardır. Hacı Kutlu Şehzade Süleyman Şah'ın oğlu olarak anılan Sinâneddin Yakut Paşa'nın 1413'te Yakutiye Mahallesi'nde bir imaret yaptırdığı kaydedilir. Hüsameddin'in Ebû İshak Bey'in babası Kutlu Paşa'yı "Süleyman Şah'ın oğlu" diye göstermesi, Yakut Paşa ile Kutlu Paşa'nın kardeş olabileceğini düşündürür; ancak bu bir çıkarımdır.
Koca Mehmed Paşa'nın Sadareti
Ebû İshak Bey'in yükselişini borçlu olduğu enişte Koca Mehmed Paşa, II. Murad devrinin sadrazamlarından Amasyalı Mehmed Ağa'dır. Kaynaklarda Hoca ya da Koca Mehmed Paşa diye anılan bu vezir, Çandarlı İbrahim Paşa'nın 1429'daki ölümünden sonra vezir-i âzam olmuş; II. Murad'ın Şevval 833 (Temmuz 1430) tarihli imaret vakfiyesinde bu sıfatla vakfın nâzırı tayin edilmiştir. Halil İnalcık, Bursa'da düzenlenen 5 Ramazan 843 (9 Şubat 1440) tarihli vakfiyelerinde Mehmed Paşa'nın hâlâ vezir-i âzam olarak göründüğünü belirtir. Hüsameddin ise Mehmed Paşa'nın 841'de azledildiğini ve Ebû İshak Bey'in bu yüzden görevinden alındığını yazar. Vakfiyelerin verdiği 1440 tarihi doğruysa, Hüsameddin'in 841 kaydı ya Mehmed Paşa'nın azli için erken bir tarihtir ya da Ebû İshak Bey'in azli başka bir sebebe dayanır.
Şehzade Alâeddin Ali'nin Ölümü
Ebû İshak Bey'in Sivas beyliğinden alınmasına sebep olarak gösterilen olay, II. Murad'ın oğlu Şehzade Alâeddin Ali Çelebi'nin ölümüdür. 1425'te Edirne'de doğan şehzade, 1440'ta on beş yaşında Amasya sancakbeyi olmuş, Hatibzâde Tâceddin İbrahim Efendi onun hocalığını yapmıştır. 1443'te babasının emriyle Amasya kuvvetleri başında Karamanoğulları'na karşı sefere katılmış, kısa bir süre sonra da hayatını kaybetmiştir. II. Murad maddesinde Halil İnalcık, Zlatitsa Geçidi'ndeki çarpışmadan (1 Şaban 847 / 24 Kasım 1443) sonra padişahın çok sevdiği ve güvendiği oğlu Alâeddin Ali Çelebi'nin Amasya'da öldüğü haberinin geldiğini ve bu haberin onu çok sarstığını yazar. Bazı kaynaklar ise şehzadenin dönüş yolunda Bursa civarında at sürerken bir kaza sonucunda öldüğünü kaydeder. Hüsameddin'in kullandığı "ihnâk" (boğdurma) kelimesi, şehzadenin öldürüldüğüne dair eski rivayeti yansıtır; ölümün gerçek sebebi kaynaklarda açık değildir. Şehzade Bursa'da Muradiye'ye gömülmüş, II. Murad da vasiyeti üzerine oğlunun yakınına defnedilmiştir.
Tarih bakımından da küçük bir fark göze çarpar. Hüsameddin olayı 846 yılına koyar; oysa İnalcık'ın verdiği sıraya göre ölüm haberi 847 yılının Şaban ayından (Kasım-Aralık 1443) sonra gelmiştir. Hüsameddin'in Ebû İshak Bey için verdiği "847 başlarında vefat" kaydı da bu durumda şehzadenin ölümünden önceye düşer. Bu iki tarihin birlikte doğru olması güçtür; şehzadenin ölümü ya da Ebû İshak Bey'in vefatı için verilen tarihlerden birinin düzeltilmesi gerekir.
Ebû İshak Bey'in Selanik ve Silistre sancakbeyliği, Sivas beyliği ve Ahi Saadeddin Mahallesi'ndeki türbesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 80–81. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar