Rum İmparatorluğunda bulunan Komnen hânedanından Amasya‘nın son vâlisi Şattat, Jütatiyus’un kızıdır. Amasya’nın fethinden evvel pek ziyâde sevdiği Türk beylerinden İltekin Gâzi’ye nefsini tezvîc ederek kabûl-i İslâm etdi.
Amasya‘nın fethinde hizmetleri sebk eylediğinden Türkler arasında şeref ve şânı yükseldi. Gâzi müşârün-ileyh ile beraber gazâlarda bulunarak Melik İsmâil Gâzi’nin zamanında vefât etdiği zannolunur.
Torumtay câmi-i şerîfinin garb tarafında yol üzerinde yüksek bir sırt üzerinde medfûndur. Ahşabdan ufak bir hücre olarak türbesi ve vakfı vardır. Vâkıfı, mahdûmu olduğu anlaşılan Emîr Hüsâmü’d-devle Hasan Gâzi bin İltekin Gâzi’dir. Vakfı da Saz mâlikânesinde Emîr Hasan Âlâkî demekle meşhûr [246] olduğu kayden sâbitdir.
Müverrih Mustafa Cenâbî Çelebi “el-Aylemü’z-Zâhir” adlı eserinde Efrûmiye Banû’nun İltekin Gâzi zevcesi olduğunu beyândan sonra mahdûmu Halfet Gâzi diyor ki bütün kuyûd-ı vakfiye ve mahkûkeye muhâlifdir. Halfet Gâzi, aşağıda yazılacağı üzere Tûlî Bey bin Türkanşâh mahdûmudur.
Günümüz Türkçesiyle
Bizans İmparatorluğu'ndaki Komnenos hanedanından, Amasya'nın son valisi Şattat Jütatiyus'un kızıdır. Amasya'nın fethinden önce çok sevdiği Türk beylerinden İltekin Gazi ile evlenerek Müslüman oldu.
Amasya'nın fethinde hizmetleri öne geçtiğinden Türkler arasında şerefi ve şanı yükseldi. Adı geçen Gazi ile birlikte gazalarda bulundu; Melik İsmail Gazi zamanında öldüğü sanılmaktadır.
Torumtay Camii'nin batı tarafında, yol üzerinde yüksek bir sırtta gömülüdür. Ahşaptan küçük bir hücre biçiminde türbesi ve vakfı vardır. Vakfın kurucusu, oğlu olduğu anlaşılan Emir Hüsâmüddevle Hasan Gazi bin İltekin Gazi'dir. Vakfın Saz mâlikânesinde olduğu ve "Emir Hasan Âlâkî" adıyla tanındığı kayıtla sabittir.
Tarihçi Mustafa Cenâbî Çelebi, "el-Aylemü'z-Zâhir" adlı eserinde Efrûmiye Banû'nun İltekin Gazi'nin eşi olduğunu belirttikten sonra oğlu olarak Halfet Gazi'yi gösterir; bu, bütün vakfiye ve mahkeme kayıtlarına aykırıdır. Halfet Gazi, aşağıda yazılacağı üzere, Türkanşah oğlu Tûlî Bey'in oğludur.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- vâlî: vali, yönetici
- nefsini tezvîc etmek: kendini evlendirmek, evlenmek
- kabûl-i İslâm: Müslüman olma
- sebk eylemek: öne geçmek
- gazâ: İslam uğruna yapılan savaş
- garb: batı
- medfûn: gömülü
- hücre: küçük oda
- vâkıf: vakfı kuran kişi
- mâlikâne: bir arazinin geliri üzerinde ömür boyu tasarruf hakkı
- kayden sâbit: kayıtla belli, kayıtla kanıtlanmış
- müverrih: tarihçi
- kuyûd-ı vakfiye ve mahkûke: vakfiye ve mahkeme kayıtları
Amasya'nın Fethi ve İltekin Gazi
Amasya şehri, sonradan kutlanan fetih gününe bakılırsa 4 Nisan 1075'te Danişmentli komutan İltekin Gazi eliyle Türklerin eline geçmiştir. İltekin Gazi kaleyi alınca askerinin önemli bir bölümünü oraya yerleştirmiş, kısa süre sonra bu askerlerin hanımları da gelmiş ve bunlar şehrin ilk Türk halkını oluşturmuştur. Şehirdeki Çağlayan Köprüsü'nün 1076'da İltekin Gazi tarafından yaptırıldığı bildirilir.
Hüsameddin fetih hakkında iki ayrıntı daha aktarır. Birincisi son hücumda saldıranların sayısını fazla göstermek için koyunların boynuzlarına mum dikilmesidir. İkincisi fetih gününün her yıl kutlanması ve İltekin Gazi'nin son hücumunun çıkış noktasına anma için bir mescit yapılmasıdır. Amasyalıların her yıl belirli bir zamanda burada toplanıp şenlik yaptığı, ancak bu geleneğin 1826'dan sonraki dönemde unutulduğu belirtilir. Tuncer Baykara bu bilgileri, başka Selçuklu şehirleri üzerine yaptığı araştırmalarda benzerlerini gördüğü için ciddiye aldığını söyler.
Danişmendname'de Efrumiye ve Şattat
Fetih, olaylardan yaklaşık bir yüzyıl sonra yazıya geçirilmiş, metni 14. yüzyılda biçimlenmiş bir destan olan Danişmendname'de de anlatılır. Baykara, destandaki bütün bilgilerin gerçek olduğunun söylenemeyeceğini belirtir. Amasya'nın Harşena kalesinin fethini anlatan bölümde Efrumiye adlı bir kişi, Melik, Artuhî, Ahmed, Osman ve Süleyman'la birlikte atlanıp kaleye varan yaklaşık yüz kişiden biridir. Kapıdaki nöbetçilere "Şattat'ın kullarıyız, işte o da geliyor" diyerek kapıyı açtırır, Ahmed de onların dilinde "Şah Şattat benim" der. Kapılar bu hileyle açılır ve Müslümanlar kaleye girer.
Hüsameddin'in adını verdiği Efrumiye ve Şattat, bu anlatıda da geçer; ancak destanda Efrumiye, Şattat'ın kızı olarak değil, kaleye hile ile girenlerden biri olarak görünür. Cinsiyeti de belirtilmez. İki anlatının aynı kişiyi gösterip göstermediği anlaşılamıyor; bu bir çıkarım konusudur ve kaynaklar bunu desteklemez ya da çürütmez.
Halfet Gazi'nin Soyu
Hüsameddin, Mustafa Cenâbî Çelebi'nin "Halfet Gazi, Efrumiye Banû ile İltekin Gazi'nin oğludur" yolundaki sözünü kabul etmez ve Halfet Gazi'yi Türkanşah oğlu Tûlî Bey'in oğlu olarak gösterir. Halîfet Gazi'nin 1225 tarihli medrese vakfiyesinde vakfeden "Mübârizeddin Halîfet Alp bin Sûlî bin Türkânşah" diye geçer. Bu kayıt, Hüsameddin'in verdiği soy zinciriyle uyuşur; Sûlî adı da Hüsameddin'in "Tûlî" yazdığı adla örtüşür. Okunan kaynaklarda Cenâbî'nin iddiasına dair bilgi bulunamadı. Halîfet Gazi, Danişmendli emiri iken Selçukluların hizmetine girmiş, 1222'de Amasya valiliğine atanmış, sonra Erzurum valisi olmuş ve 1232'de Gürcülere karşı seferde şehit düşerek Amasya'daki türbesine gömülmüştür.
Türbe
Hüsameddin, Efrumiye Banû'nun türbesinin Torumtay Camii'nin batısındaki yüksek bir sırtta, ahşap bir hücre olduğunu yazar. Torumtay'ın vakfiyesi 1266 tarihlidir; Baykara medresenin 1240'lı yıllara ait olduğunu düşünür. Torumtay Sokağı'ndaki yapı topluluğu Halîfet Gazi Medresesi ve Türbesi'dir ve medresenin yalnız güney duvarı ile doğu bölümü kısmen ayaktadır. Efrumiye Banû'nun ahşap türbesi ve Hasan Gazi'nin vakfına dair okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Saz mâlikânesinin yeri, Melik İsmail Gazi ve "el-Aylemü'z-Zâhir" adlı eser de aynı şekilde doğrulanamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 338–338. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar