Amasya kâdı’l-kudâtı Şemseddîn Mehmed bin Necibeddîn Mûsâ bin Mehmed bin Mahmûd el-Hallâtî mahdûmu ve yine Amasya [83] kâdi’l-kudâtı İmadeddîn Ömer bin el-Hallatî birâderidir. Amasya’da müderris-i meşhûr Mevlânâ Şerefeddîn Mehmed bin Ali el-Herevî’den ahz-ı ulûm ederek ders-i âm ve müderris-i Torumtay oldu.
Sivas hükümdârı Hacı Kutlu Şâh devrinde Sivas’a kâdı’l-kudât olup yıllarca orada kaldı. 771’de vefât etdi. Kibâr-ı kudât ve ulemâdan idi. Mahdûmu Mevlânâ Ziyâeddîn Mes’ud Çelebi Amasya kâdı’l-kudâtı oldu. Bunun evlâdına (Kadızâdeler) dendi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya başkadısı Şemseddîn Mehmed bin Necibeddîn Mûsâ bin Mehmed bin Mahmûd el-Hallâtî'nin oğlu ve yine Amasya başkadısı İmâdeddîn Ömer bin el-Hallâtî'nin kardeşidir. Amasya'da ünlü müderris Mevlânâ Şerefeddîn Mehmed bin Ali el-Herevî'den ilim alarak genel ders verdi ve Torumtay Medresesi müderrisi oldu.
Sivas hükümdarı Hacı Kutlu Şâh zamanında Sivas'a başkadı olup yıllarca orada kaldı. 771'de [1369-70] vefat etti. Büyük kadılardan ve âlimlerdendi. Oğlu Mevlânâ Ziyâeddîn Mes'ud Çelebi Amasya başkadısı oldu. Bunun çocuklarına Kadızâdeler denir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kâdı'l-kudât: başkadı, kadılar kadısı
- mahdûm: oğul
- birâder: kardeş
- ahz-ı ulûm: ilim alma
- ders-i âm: herkese açık genel ders verme
- müderris: medrese hocası
- kibâr-ı kudât ve ulemâ: büyük kadılar ve âlimler
- evlâd: çocuklar, soy
Torumtay Medresesi
Torumtay, Amasya'nın Selçuklu dönemindeki valilerinden Seyfeddin Torumtay'dır. Kaynaklarda Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad'ın kulları arasında anılır, Amasya'da Güdül Mahallesi'nde oturup valilik yaptığı bilinir. Adının "delikanlı, gürbüz, yiğit" anlamına geldiği belirtilir. 1576 tarihli Amasya tahrir defterinde Torumtay İmâreti ve Torumtay Medresesi'nin gelirleri sayılır: Argoma Kazası'ndaki Alala Köyü ile Geldiklanâbâd Kazası'ndaki Ilıca ve Zara köylerinin hisseleri bu vakıflara ayrılmıştır; gelirleri Torumtay soyundan Kaya Paşa oğlu Mehmed Çelebi tasarruf etmektedir. Daha sonraki vakıf defterlerinde de Torumtay vakfının camisi, imareti ve gelir-giderleri ayrıntılı biçimde kayıtlıdır.
Amasya'nın günümüze ulaşan eserleri arasında Gökmedrese Camii (1266-1267) ve Torumtay Türbesi sayılır. Bu bilgiler yapıların adlarını ve dönemini verir; Es'ad Çelebi'nin ders verdiği medresenin bu yapılardan hangisi olduğu ise belirlenemedi. Hüsameddin de medresenin yerini bu maddede belirtmez.
Sivas ve Dönemin Siyasi Durumu
Sivas, XIV. yüzyılın ikinci yarısında Eretnaoğulları Beyliği'nin elindeydi. Eretnaoğlu Mehmed Bey 1365'te kendi emîrlerinden Hacı Şadgeldi, Hacı İbrâhim ve Kılıcarslan tarafından öldürülmüş, yerine geçen on üç yaşındaki Alâeddin Ali Bey'in zayıflığı yüzünden beylikte otorite sarsılmıştır. Alâeddin Ali Bey 1380'de ölünce Kadı Burhâneddin önce naiplik, ardından 1381'de Sivas'ta hükümdarlık makamına geçmiş, 1398'e (800) kadar Sivas ve Kayseri merkezli bir devleti yönetmiştir. Başlıca rakibi Amasya hâkimi Hacı Şadgeldi'dir; onun oğlu Ahmed Bey babasının intikamını almak için harekete geçmiş, 785'te (1383-84) bozguna uğratılmıştır. Kadı Burhâneddin 1384'te Amasya üzerine yürüyüp Amasya emîrini üst üste yenmiştir.
Hüsameddin, Es'ad Çelebi'nin Sivas'ta "Hacı Kutlu Şâh" zamanında başkadı olduğunu ve 771'de [1369-70] öldüğünü yazar. Bu tarih, Kadı Burhâneddin'in 1381'de hükümdarlığını ilân etmesinden öncedir ve Eretnaoğulları dönemine denk gelir. Hacı Kutlu Şâh adı okunan kaynaklarda geçmediği için doğrulanamadı; bu kişinin hangi yönetici olduğu belli değildir.
Hallâtîler ve Kadızâdeler
Metin, Es'ad Çelebi'yi tek bir kişi olarak değil, bir kadı hânedânının halkası olarak sunar: babası Amasya başkadısı, kardeşi Amasya başkadısı, kendisi Sivas başkadısı, oğlu Amasya başkadısı. Torunlarının "Kadızâdeler", yani kadı oğulları diye anılması da bu geleneği yansıtır. Hüsameddin'in bu soy bilgisi, ayrı bir kaynakla karşılaştırılamadığı için kitabın kendi anlatımı olarak okunmalıdır.
Es'ad Çelebi'nin hocası Şerefeddîn Mehmed bin Ali el-Herevî, birkaç madde önce, İsrâfil Çelebi–Tâcü'ş-Şerîa maddesinde de karşımıza çıkar: İsrâfil Çelebi'nin hadis ve tefsirdeki ilim silsilesinde bu ad yer alır. Böylece aynı hocanın hem Hallâtî ailesine hem de İsrâfil Çelebi'nin hocaları zincirine ders verdiği anlaşılır.
Amasya'da Medrese Hayatı
Amasya, Osmanlı idaresine geçtiğinde sancak merkezi olmuştur; XVI. yüzyıl başlarında şehirde on medrese, dokuz cami, dört zâviye ve on beş hamam vardı. Es'ad Çelebi'nin yaşadığı dönem bundan yaklaşık yüz elli yıl öncedir; bu rakamlar yalnızca şehrin eğitim geleneğinin sürekliliğini gösterir.
Kaynakça