İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Es’ad İbrâhim Efendi-el-Hâc Sinânzâde es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 290 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

“Tebyînü’l-Mehârim” müellifi Şeyhü’l-Harem Amasyalı el-Hâc Sinâneddîn Yûsuf Efendi bin Mûsâ bin Süleyman bin Abdullah mahdûmudur. Mekke-i Mükerreme’de mücâvir iken pederinden ahz-ı ulûm edib Amasya’ya avdetde ders-i âm oldu.

Yıllarca tedrîs-i ulûm edib Yörgüç Paşa müderrisi iken 1018’de İstanbul’a gitdi. Şehzâde Sultân Mehmed Câmiinde tedrîs ve ifâde ile meşgul olup 1030’da vefât etdi. Âlim, sâlih, vâiz bir zât idi. Şehzâde Câmii havâlisinde medfûndur.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

"Tebyînü'l-Mehârim" yazarı, Amasyalı Şeyhü'l-Harem Hacı Sinâneddîn Yûsuf Efendi'nin oğludur; Yûsuf Efendi, Mûsâ'nın, o da Süleyman'ın, o da Abdullah'ın oğludur. Mekke-i Mükerreme'de komşu olarak bulunduğu sırada babasından ilim alıp Amasya'ya dönünce genel ders verdi.

Yıllarca ilim öğretip Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi iken 1018'de [1609-10] İstanbul'a gitti. Şehzâde Sultân Mehmed Camii'nde ders verme ve öğretimle meşgul olup 1030'da [1620-21] vefat etti. Âlim, sâlih ve vaiz bir kişiydi. Şehzâde Camii çevresinde gömülüdür.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • Şeyhü'l-Harem: Harem-i Şerif'le ilgili şeyhlik unvanı; görevin tam kapsamı okunan kaynaklarda belirlenemedi
  • mücâvir: Mekke gibi kutsal bir kentte komşu olarak yerleşen kişi
  • ahz-ı ulûm: ilim alma
  • avdet: geri dönme
  • ders-i âm: herkese açık genel ders verme
  • tedrîs ve ifâde: ders verme ve ilim aktarma
  • vâiz: camide halka öğüt veren kişi
  • medfûn: gömülü
  • havâli: çevre

Baba: Yûsuf Sinânüddîn el-Amâsî ve Tebyînü'l-Mehârim

Maddedeki Es'ad İbrâhim Efendi'nin babası, Hüsameddin'in "Tebyînü'l-Mehârim müellifi" dediği Yûsuf Sinânüddîn el-Amâsî'dir. Bu eser ve yazarı, 2017'de Amasya'da düzenlenen uluslararası sempozyumda İlyas Yıldırım'ın "Yûsuf Sinânüddîn el-Amâsî ve Tebyînü'l-Mehârim Adlı Eseri Çerçevesinde Dönemin Fıkhî Sorunları" başlıklı bildirisinde ele alınmıştır. Bildirinin adından, kitabın o devrin fıkhî sorunlarına dair bir eser olarak okunduğu anlaşılıyor. Yazarın hayatı, ölüm tarihi ve eserin içeriği hakkında bildirinin tam metni okunamadığı için ayrıntı verilemiyor.

Bu yüzden "Mekke'de komşu iken oğlunun babasından ilim aldığı" bilgisi yalnızca Hüsameddin'e dayanıyor. Başka kaynaklarda Es'ad İbrâhim Efendi'nin adına rastlanmadı.

Yörgüç Paşa Medresesi

Es'ad İbrâhim Efendi'nin ders verdiği medrese, adından Yörgüç Paşa'nın Amasya'daki hayratıyla ilişkili görünür. Yörgüç Paşa Atabeyzâdeler ailesindendir; Amasya'nın eski valisiydi, Çelebi Mehmed'in Amasya'ya vali atadığı oğlu Şehzade Murad'a lala (eğitmen) olduktan sonra Amasya'ya yerleşmişti. Daha sonra vezir olmuştur. Yörgüç Paşa Camii, resmî tanıtım metnine göre 1428'de yapılmıştır; başka bir ansiklopedi kaydında yılı 1430 olarak verilir. Ters T planlı camiler grubundandır, kesme taştan yapılmıştır ve kırmızı-beyaz mermerin kullanıldığı renkli cephesiyle bilinir.

Atabeyzâdeler, Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Mesud'un ve oğlu Gazi Çelebi Taceddin Altunbaş'ın atabeyi Nasıreddin Ahmed Bey'in soyundan gelenlerdir; Nasıreddin Ahmed 1322-1327 arasında Amasya valiliği yapmış, Atabey Medresesi'ni yaptırmıştır. Bu aile Osmanlı döneminde de Amasya'nın siyasi ve sosyal hayatında önemli bir yer tutmuş; iki ana kolu olmuştur: Yörgüç Paşa ve soyundan gelen Yörgüç Paşazâdeler, bir de kardeşi Hızır Paşa ve çocukları olan Hızır Paşazâdeler. XV. yüzyılda Atabeyzâdelerin şehzade lalası olarak atanması neredeyse bir gelenek hâlindeydi. Yörgüç Paşa'nın medresesinin bugünkü durumu okunan kaynaklarda belirlenemedi.

Şehzâde Camii

Hüsameddin'in "Şehzâde Sultân Mehmed Camii" dediği yapı büyük olasılıkla İstanbul'daki Şehzade Külliyesi'dir. Kânûnî Sultân Süleyman bu külliyeyi 950'de (1543) Manisa'da ölen oğlu Mehmed adına yaptırmıştır. Mimar Sinan'ın tasarladığı ilk sultanlık külliyesidir; cami 955'te (1548) ibadete açılmış, yirmi hücreli medrese 953'te (1546) tamamlanmıştır. Medrese uzun süre kız yurdu olarak kullanılmış, son restorasyondan sonra lokanta olarak kiraya verilmiştir.

Şehzade Camii'nin ders geleneği de eskidir: XVI. yüzyılın ikinci yarısında âlim ve müderrislerin burada toplanarak halka açık ders verdikleri ("dersiâm eylediklerini") bir tarihçi aktarır. Es'ad İbrâhim Efendi'nin 1018'den sonra burada ders vermesi bu geleneğin içinde okunabilir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 290–290. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.