Amasya‘da Hacı Hamza Mahallesi üstünde zâviye binâ eden Hâce Sultân Şemseddîn Ahmed Çelebizâde Mes’ûd Şâh’ın mahdûmudur. Pederinin irtihâlinde cedd-i vakfına mütevellî ve Amasya a’yânından oldu. Hâce Sultânoğlu demekle iştihâr etdi.
940 senesi vak’asında Şi’ayı tenkîle koşan erbâb-ı hamiyyete yardımlar edib ziyâfetler verdiğinden (Yardım Çelebi) dendi. Kânûnî Sultân Süleyman da bunun mukâbilinde [84] kendisini ağır zeâmetle taltîf etdi. 953’de vefât eyledi. Sahî, zengin, merd idi. Kerîmezâdesi Hüseyin Şâh’dır. Hafîdi Sefer Şâh olup bunlara (Yardımoğulları) dendi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'da Hacı Hamza Mahallesi üstünde zâviye yaptıran Hâce Sultân Şemseddîn Ahmed Çelebi'nin oğlu Mes'ûd Şâh'ın oğludur. Babası ölünce dedesinin vakfına mütevelli ve Amasya ileri gelenlerinden oldu. "Hâce Sultânoğlu" denmekle ün yaptı.
940 [1533-34] yılındaki olayda Şiîliği bastırmaya koşan hamiyet sahiplerine yardımlar edip ziyâfetler verdiğinden "Yardım Çelebi" dendi. Kânûnî Sultân Süleyman da buna karşılık kendisini ağır zeâmetle ödüllendirdi. 953'te [1546-47] vefat etti. Cömert, zengin ve yiğit bir kişiydi. Kızının oğlu Hüseyin Şâh'tır. Torunu Sefer Şâh olup bunlara "Yardımoğulları" denir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- zâviye: tarikat mensuplarının ve yolcuların kaldığı, ibadet ve sohbet edilen küçük tekke benzeri yapı
- cedd-i vakf: dedenin kurduğu vakıf
- mütevellî: vakfı yöneten kişi
- a'yân: bir yerin ileri gelenleri
- iştihâr: ün kazanma
- vak'a: olay
- tenkîl: bastırma, cezalandırma
- erbâb-ı hamiyyet: gayret ve fedakârlık gösteren kişiler
- zeâmet: yıllık geliri yirmi bin akçe ile yüz bin akçe arasında olan, askerî hizmet karşılığı verilen dirlik
- taltîf: ödüllendirme, gönlünü hoş etme
- sahî, merd: cömert, yiğit
- kerîmezâde: kızının oğlu
- hafîd: torun
Hoca Sultan Zâviyesi
Bu maddedeki Hoca Sultan, bir araştırmaya göre Amasya valisi Sultan II. Bayezid'in "hoca-i sultânî"si, yani hocası olan Şemseddin Ahmed Çelebi'dir. Aynı araştırma, Şemseddin Ahmed Çelebi'nin 880 (1475-76) yılında Darü's-Selâm Mahallesi'nde bir zâviye ile yanında misafirhane ve mutfak yaptırdığını yazar ve bu bilgiyi Hüsameddin'in kitabına dayandırır. Zâviye, Halvetiyye tarikatına bağlı şeyhlerce yönetilmiştir.
Burada bir ad farkı vardır: Bu madde zâviyenin Hacı Hamza Mahallesi üstünde olduğunu, araştırma ise Darü's-Selâm Mahallesi'nde olduğunu belirtir. Mahalle adlarının zamanla değişmiş olması mümkündür, ancak Hacı Hamza ile Darü's-Selâm'ın aynı bölgeyi kasteden iki ad olup olmadığı kaynaklarda doğrulanamadı.
Zâviyenin vakfına dair kayıtlar daha sonraki yüzyıllara uzanır. 1576 tarihli tahrir defterine göre Geldiklanâbâd Kazası'nın Vermiş Köyü'ne bağlı Hızırlık mezrasının geliri Hoca Sultan Zâviyesi'ne ayrılmıştır ve Vermiş mezrasının hisselerinin zâviyeye ait olduğu bölge ileri gelenlerinin şahitliğiyle kanıtlanmıştır. Vakıf defterlerinde zâviyenin kâtip, şeyh, çerağdar, kapıcı, aşçı, dua okuyan ve debbağ gibi görevlileri sayılır. Şeyh ve zâviyedarların seyyid unvanıyla anıldığı, yıllık iki buçuk müd buğday geliri olan şeyhlik görevinin bir seyyidden ötekine gönüllü olarak bırakıldığı kayıtlardan anlaşılır. Bu kayıtlar, metindeki "cedd-i vakfına mütevellî oldu" ifadesinin arkasında düzenli işleyen bir vakıf kurumunun bulunduğunu gösterir.
Üç Kuşaklık Bir Aile
Hüsameddin'in cümlesi ilk okuyuşta karışıktır. Aile şöyle sıralanır: zâviyeyi yaptıran Hâce Sultân Şemseddîn Ahmed Çelebi, onun oğlu Mes'ûd Şâh, onun oğlu Es'ad Şâh. Es'ad Şâh dedesinin vakfına bu yüzden mütevelli olmuştur: babası ölünce vakıf yönetimi ona kalmıştır. Soyun devamı olan Hüseyin Şâh ve Sefer Şâh'a birlikte "Yardımoğulları" denmesi, lakabın kişiden aileye geçtiğini gösterir.
940 Olayı ve "Ağır Zeâmet"
Hüsameddin, Es'ad Şâh'ın 940 [1533-34] yılında bir olayda "Şiîliği bastırmaya koşan" kişilere yardım ettiğini ve Kânûnî tarafından zeâmetle ödüllendirildiğini söyler. Yapılan aramalarda bu yıla ait Amasya merkezli bir Şiî ya da Kızılbaş hareketine dair bir kayda rastlanmadı; olayın niteliği doğrulanamadı. "Ağır zeâmet" ifadesi de kaynaklarda tanımlanamadı. Zeâmet, genel olarak yıllık geliri yirmi bin akçeden başlayıp yüz bin akçeye kadar çıkan dirliğe denir; Hüsameddin'in "ağır" sıfatıyla bu aralığın üst kısmını mı kastettiği belli değildir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 290–290. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar