İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsrâil Çelebi-Hacı Kâtib

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 287–288 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalı Erdoğdu Çelebi oğludur. Meşâhir-i ulemâ ve hattâtînden Hüseyin bin Davud el-Lâdikî’den hutût-ı mütenevviayı ve Kemaleddîn İsmâil Sâlârî’den ulûmu ahz edib Amasya emîri Ya’kub Şâh Rûmî kâtibi olarak iştihâr etdi.

Ba’dehû bir müddet mahkeme başkâtibi ve Hacı Kutlu Şâh’a dîvân kâtibi olup 757’de a’yân-ı ulemâ ve küttâbdan görüldü. Ba’dehû Hacı Şadgeldi Paşa’nın kâtib-i dîvânî olup 767 hudûdunda vefât etdi. Âlim, kâtib, hattât idi.

754’de yazdığı “Fatihâtü’l-Ulûm” adlı kitâbın sonunda [78] imzâsı görüldü. Oğulları Halil, İbrâhim, Hasan Çelebilerdir. Halil Çelebizâde İsrâil Çelebi, İbrâhim Çelebizâde Dursun Çelebi ve Hasan Çelebizâde İbrâhim Ebrî Çelebi ma’rûfdur. Bunlara Benî İsrâil denmişdir.

Dursun Çelebizâde Tayyib, Tâhir Çelebiler kibâr-ı ulemâ ve kudâtdan olup Tayyib Çelebi evlâdına Tayyibzâdeler ve Tâhir Çelebi evlâdına da Tâhirzâdeler dendi. Ebri Çelebizâde Muhyiddîn Mehmed Çelebi de kibâr-ı fuzalâdan olup İbrîzâde demekle meşhûrdur.

İsrail el-Kâtib
Halîl İbrahim Hasan
İsrail Dursun İbrahim İbrî
Mehmed
Nasuh Tayyib Tahir
Muhiddîn
Yahya Abdülmecîd

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalı Erdoğdu Çelebi'nin oğludur. Tanınmış âlimlerden ve hattatlardan Lâdikli Hüseyin bin Davud'dan çeşitli yazı türlerini, Kemâleddîn İsmâil Sâlârî'den ilimleri öğrenip Amasya emîri Ya'kub Şah Rûmî'nin kâtibi olarak ün kazandı.

Sonra bir süre mahkemenin başkâtipliğini yaptı, Hacı Kutlu Şah'ın divan kâtibi oldu ve 757'de [1356-57] ileri gelen âlimler ve kâtipler arasında görüldü. Daha sonra Hacı Şadgeldi Paşa'nın divan kâtibi olup 767 [1365-66] dolaylarında vefat etti. Âlim, kâtip ve hattattı.

754'te [1353-54] yazdığı "Fatihâtü'l-Ulûm" adlı kitabın sonunda imzası görüldü. Oğulları Halil, İbrâhim ve Hasan Çelebilerdir. Halil Çelebi'nin oğlu İsrâil Çelebi, İbrâhim Çelebi'nin oğlu Dursun Çelebi ve Hasan Çelebi'nin oğlu İbrâhim Ebrî Çelebi tanınmıştır. Bunlara Benî İsrâil (İsrâiloğulları) denmiştir.

Dursun Çelebi'nin oğulları Tayyib ve Tâhir Çelebiler büyük âlimlerden ve kadılardan olup Tayyib Çelebi'nin soyuna Tayyibzâdeler, Tâhir Çelebi'nin soyuna da Tâhirzâdeler denildi. Ebrî Çelebi'nin oğlu Muhyiddîn Mehmed Çelebi de büyük fazıllardandır ve İbrîzâde diye bilinir.

İsrâil el-Kâtib
Halîl, İbrâhim, Hasan
İsrâil, Dursun, İbrâhim İbrî
Mehmed
Nasûh, Tayyib, Tâhir
Muhiddîn
Yahyâ, Abdülmecîd

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • meşâhir-i ulemâ: ünlü âlimler
  • hattât: sülüs, nesih, nesta'lik gibi yazıları güzel yazan ve öğreten sanatkâr
  • hutût-ı mütenevvia: çeşitli yazı türleri
  • ulûm: ilimler
  • ahz: alma, öğrenme
  • emîr: yönetici, bey
  • kâtib: yazı işlerini yürüten görevli, sekreter
  • dîvân kâtibi: divanın yazışma ve kayıt işlerine bakan kâtip
  • a'yân-ı ulemâ ve küttâb: âlim ve kâtiplerin ileri gelenleri
  • ma'rûf: tanınmış
  • kibâr-ı ulemâ ve kudât: büyük âlimler ve kadılar
  • kibâr-ı fuzalâ: büyük fazıllar, bilginlerin ileri gelenleri
  • evlâd: çocuklar, soy

Amasya Emirleri ve Hacı Şadgeldi

İsrâil Çelebi'nin kâtiplik yaptığı XIV. yüzyıl ortası, Amasya'nın idarî yönden karmaşık olduğu bir dönemdir. Şehir, Eretna'nın kurduğu beyliğin parçasıydı. Eretna 1352'de öldüğünde elindeki yerler arasında Sivas, Kayseri ve Amasya da vardı. Eretna'nın oğlu Mehmed Bey'in yerine sultan ilân edilen on üç yaşındaki oğlu Alâeddin Ali Bey döneminde devlet otoritesi kurulamadı; Eretnalı emirler kendi başlarına hareket etmeye başladı ve bunlardan Hacı Şadgeldi Amasya'da bağımsız bir yönetici durumuna geldi. Alâeddin Ali Bey, Amasya'ya ikinci seferi sırasında veba yüzünden 782'de [1380] öldü. Kadı Burhâneddin ise rakiplerini tek tek ortadan kaldırdı; Amasya emîri Hacı Şadgeldi'yi yenerek öldürttü (1381 sonbaharı) ve ardından Sivas'ta hükümdarlığını ilân etti.

Hüsameddin'e göre İsrâil Çelebi son olarak Hacı Şadgeldi Paşa'nın divan kâtibi olmuş ve 767'de [1365-66] dolaylarında ölmüştür. Eretna kaynaklarındaki Hacı Şadgeldi ile maddedeki Hacı Şadgeldi Paşa'nın aynı kişi olduğu çok muhtemeldir, çünkü ikisi de Amasya'nın yöneticisidir; ancak bunu doğrudan söyleyen bir kaynak okunmadı. Tarih sırası bakımından çelişki yoktur: İsrâil Çelebi ölürken Hacı Şadgeldi henüz iktidardaydı ve 1381'e kadar da kalmıştır. Hüsameddin'in andığı Amasya emîri Ya'kub Şah Rûmî ile Hacı Kutlu Şah hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya vakıflarını inceleyen bir çalışmada "Yakub Şah Çelebi ibni Şadi Bey Vakfı" adlı bir kayıt geçse de bunun maddedeki Ya'kub Şah ile ilgisi belli değildir.

Fatihâtü'l-Ulûm ve Hattatlık

İsrâil Çelebi'nin 754'te [1353-54] yazdığı Fatihâtü'l-Ulûm'a dair yapılan aramalarda kaynak bulunamadı; Hüsameddin kitabın sonunda imzasının görüldüğünü söyler, nüshanın bugün nerede olduğu belirlenemedi. Hocası olarak anılan Lâdikli Hüseyin bin Davud'un kimliği de doğrulanamadı. Hattat, sülüs, nesih ve nesta'lik gibi yazıları güzel yazan ve öğreten sanatkârdır; yazı genellikle hocanın verdiği örnek satırların taklit edilmesiyle, yani meşk yoluyla öğrenilirdi. Maddedeki "hutût-ı mütenevvia" ifadesi, İsrâil Çelebi'nin yalnız bir yazı üslubunu değil, birkaç yazı türünü öğrenmiş olduğunu belirtir. Kâtiplik ile hattatlığın bir arada yürümesi, o dönemde divan yazışmalarının güzel ve düzgün yazı bilen kişilerce yapıldığını gösterir.

Benî İsrâil Ailesi

Madde, kitabın Amasya ulemâsına ayırdığı bölümde bir soyağacıyla biter. İsrâil Çelebi'nin üç oğlu Halil, İbrâhim ve Hasan'dan gelen torunlar İsrâil, Dursun ve İbrâhim Ebrî Çelebiler tanınmış âlimlerdir. Bu soya "Benî İsrâil" denmiş, daha sonra Dursun Çelebi'nin oğullarından Tayyib ve Tâhir adlarıyla Tayyibzâdeler ve Tâhirzâdeler, Ebrî Çelebi'nin oğlundan da İbrîzâdeler ortaya çıkmıştır. Bu adlandırmalar, Osmanlı ilmiyesinde âlim ailelerinin soyadı gibi çalışan "-zâde" nisbeleriyle anıldığını örnekler. Hüsameddin'in verdiği şecere, Amasya'da XIV. yüzyıldan itibaren en az dört kuşak boyunca ilim ve kadılık görevinin aynı aile çevresinde sürdüğünü gösterir. Bu soydan gelen İsrâilzâde, kitapta ayrı bir madde olarak anılır.

Aynı sayfalarda anılan başka bir İsrâil Çelebi, Bağdatlı Türkmen Şeyh'tir (743 [1342-43]); onunla bu madde arasında bir akrabalık Hüsameddin'de belirtilmemiştir.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 287–288. amasya.bel.tr
  • Murat Alandağlı, "Hurufat Kayıtlarında Amasya Zaviyeleri", Turkish Studies, 19/1 (2024), s. 1–27.

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.