Amasyalıdır. Gürcüzâde vezîr Mustafâ Paşa bin Hacı İbrâhim Bey'in oğludur.
1185 zilhiccesinin dördüncü günü Amasya mutasarrıfı olup yeğeni alaybeyi Hacı Ahmed Bey Amasya mütesellimi ve Hacı Servahdî Efendi Amasya nâ'ibi idi.
1186 muharremi gurresinde Amasyalı Hacı Osmân Efendi Amasya kadısı olup tarafından mahkeme başkâtibi Hacı Mehmed Emîn Efendi Amasya nâ'ibi ve Rahtuvân Paşazâde Hacı İbrâhim Bey baş a'yân ve Hacı Servahdî Efendi hacıbaşı oldu. Kaht u gâlâ da şiddetlendi.
Rebî'ulevvelde ocakda çavuşbaşı olan Paşalıoğlu Alî Ağa dâru'l-harbden avdet edenleri sevk ve irsâle me'mûren Amasya'ya geldi. Bunu müte'âkib Amasya sancağı kendi taleb ve ibrâmıyla Canik muhassılı, Trabzon mutasarrıfı, Karahisâr-ı Şarkî mütesellimi, Sivâs vâlî kâ'im-makâmı Hacı Alî Bey'e ber-vech-i mâlikâne verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Gürcüzade vezir Mustafa Paşa bin Hacı İbrahim Bey'in oğludur.
1185 zilhiccesinin dördüncü günü [8 Mart 1772] Amasya mutasarrıfı oldu; yeğeni alaybeyi Hacı Ahmed Bey Amasya mütesellimi, Hacı Servahdî Efendi de Amasya naibi idi.
1186 muharreminin ilk günü [3 Nisan 1772] Amasyalı Hacı Osman Efendi Amasya kadısı oldu; onun tarafından mahkeme başkâtibi Hacı Mehmed Emin Efendi Amasya naibi tayin edildi. Rahtuvan Paşazade Hacı İbrahim Bey başayan, Hacı Servahdî Efendi de hacıbaşı oldu. Kıtlık ve pahalılık da şiddetlendi.
Rebiülevvelde Yeniçeri Ocağı'nda çavuşbaşı olan Paşalıoğlu Ali Ağa, cepheden dönenleri yeniden savaşa sevk etmekle görevli olarak Amasya'ya geldi. Bunun ardından Amasya sancağı, kendi isteği ve ısrarıyla, Canik muhassılı, Trabzon mutasarrıfı, Karahisar-ı Şarkî mütesellimi ve Sivas vali kaymakamı Hacı Ali Bey'e malikâne olarak verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- gurre: ayın ilk günü
- ocak: Yeniçeri Ocağı
- çavuşbaşı: ocakta emir ve haber işlerine bakan subay
- dâru'l-harbden avdet edenler: cepheden geri dönenler
- sevk ve irsâl: yollama, gönderme
- ibrâm: ısrar
- ber-vech-i mâlikâne: malikâne usulüyle, yani gelirleri peşin bir bedel karşılığında kişinin ömrü boyunca kendisine bırakılarak
Gürcüzadeler
Halil Paşa, Amasya'nın XVIII. yüzyıldaki en köklü ayan ailelerinden Gürcüzadeler'dendir. Önceki maddelerde onun önce başayan ve mütesellim olarak Amasya'yı yönettiği, 1182'de beş yüz kişiyle cepheye gittiği, savaştaki yararlığı yüzünden beylerbeyi rütbesiyle Akşehir mutasarrıflığı ve Tutrakan muhafızlığına yükseldiği anlatılmıştı. Kendi şehrinin mutasarrıflığına getirilmesi, savaş yıllarında cephede sivrilen yerli ayanın devlet katında nasıl ödüllendirildiğini gösterir. Ailenin sonraki kuşağı da yükselişini sürdürmüştür: Hüsameddin, kitabının şahsiyetler bölümünde kaptan-ı derya Amasyalı Gürcüzade Seyyid Hafız Ali Paşa'yı "Seyyid Halil Paşa bin Mustafa Paşa bin Hacı İbrahim Bey'in oğlu" olarak tanıtır. Bu soy kütüğü bu maddedeki Halil Paşa'nınkiyle aynıdır; buna göre Osmanlı donanmasının başına geçen Hafız Ali Paşa, bu maddenin sahibinin oğludur. Hafız Ali Paşa 1247 [1831-32] yılında ölmüş, oğulları o zaman Amasya'ya dönmüşlerdir.
Gürcüzade Halil Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Amasya'nın Canikli Ali Bey'e Malikâne Olarak Verilişi
Maddenin son cümlesi Amasya tarihinde yeni bir dönemi açar. Arşiv belgelerine dayanan araştırmalar bu tevcihin tarihini kesin olarak verir: Yücel Özkaya'ya göre Amasya sancağı Canikli Ali Bey'e 1 Haziran 1772'de, Özcan Mert'e göre 30 Mayıs 1772'de malikâne olarak verilmiştir. Bu tarih 1186 yılı saferinin sonu ile rebiülevvelin başına düşer; Hüsameddin'in sıralamasıyla ve bir sonraki maddede verdiği 12 Rebiülevvel 1186 [12 Haziran 1772] tarihiyle aşağı yukarı uyuşur. Özkaya, belgelerde bu kararın gerekçelerini de bulur: bölgede başıboş dolaşan "kapusuz levendât"ın saldırılarının önlenmesi, yolların güvenli hâle getirilmesi, ordu için satın alma ve ödeme işlerinin yürütülmesi, Karadeniz'den Rusya yönündeki gidiş gelişin gözetilmesi ve Ali Bey'in gerektiğinde gemiler tedarik edip çok sayıda askerle denize açılabilmesi. Yani devlet, savaşın en sıkışık yıllarında Amasya'yı Karadeniz kıyısındaki güçlü bir ayanın askerî ve malî imkânlarına bağlamayı tercih etmiştir. Aynı belgelere göre sancağın mutasarrıfa bıraktığı gelir, "imdad-ı hazariyye" olarak üç bin kuruş, "imdad-ı seferiyye" olarak on altı buçuk kese idi.
Burada iki ayrıntı dikkati çeker. Özkaya'nın kullandığı belgede Amasya sancağının bu tevcihten önce Karaman valisi vezir Osman Paşazade Derviş Paşa'nın elinde olduğu yazılıdır; Hüsameddin ise sancağın son mutasarrıfı olarak Gürcüzade Halil Paşa'yı gösterir. İkincisi, Hüsameddin'in Ali Bey için saydığı unvanların hepsi 1772'ye ait değildir. Özcan Mert'e göre Trabzon sancağı ona ancak 1773 aralığında, Karahisar-ı Şarkî (Şebinkarahisar) voyvodalığı ise 1776'da oğlu Battal Hüseyin Bey'e verilmiştir. Hüsameddin'in burada Ali Bey'in sonraki yıllarda kazandığı sıfatları da bir arada saydığı anlaşılmaktadır.
Maddede adı geçen Paşalıoğlu Ali Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Onun cepheden dönenleri toplayıp yeniden göndermesiyle ilgili olaylar bir sonraki maddede ayrıntılı olarak anlatılır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar