İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Hacı Alî Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 668–669 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Köprülüdür. Çomuluoğlu Hacı Mustafâ Bey'in oğludur. Rus harbinde mîr-i mîrân ve Sinop muhâfızı ve Canikli Hacı Alî Paşa'nın şerrine uğrayıp menkûb olmuşdu. 1193 şevvâlinin on yedinci günü Amasya mutasarrıfı olup geldi.

Hacı Alî Paşa ve oğulları Battâl Hüseyin ve Mikdâd Paşalar'la Sivâs vâlîsi Dağıstânî Alî Paşa'nın i'dâmlarına fermân çıkdığından Canikliler Kırım'a kaçıp Rusya devletine ilticâ ederek i'dâmdan kurtuldular.

İstanbul'dan gönderilen bostancılar kethüdâsı Mustafâ Ağa ma'rifetiyle Sivâs vâlîsi i'dâm edilip yerine Amasyalı vezîr Yeğen Alî Paşa ikinci def'a Sivâs vâlîsi oldu. Ve Merzifonlu Sâdık Paşazâde İbrâhim Bey Canik muhassılı olup Çapanoğlu Mustafâ Bey de İstanbul'a celb edildiğinden birâderi Süleymân Bey Bozok kâ'im-makâmı oldu.

Mutasarrıf Hacı Alî Paşa, Mikdâd Paşa'nın adamlarından Müjdecioğlu Hacı Abdulkâdir Ağa ile Göztaş Oğulları'nı habs ederek erbâb-ı hukûkun mahkemeye mürâca'at etmelerini i'lân etdi. [137]

Zilka'dede hak sâhiblerinin hakları alındıkdan sonra Hacı Abdulkâdir Ağa Karahisâr-ı Şarkî'ye ve Göztaş Oğulları Kastamonu'ya sürüldüğünden ortalık bir derece sükûn buldu. Bu esnâda maktûl Millî Mûsâ Bey'in zabt edilen muhallefâtının vârislerine verilmesi hakkında bir fermân gelip oğulları Mustafâ, Süleymân, Halîl Beyler'i ve kızlarını sevindirdi.

Zilhicce ibtidâsında Çomulu Hacı Alî Paşazâde Mehmed Emîn Bey alaybeyi oldu. Fuzalâdan Ya'kûb Paşa müderrisi Uzun Süleymân Efendi vefât edip oğulları Mustafâ, Abdullâh Efendiler müderris oldu. Bunlara "Uzun Müderrisoğulları" dendi.

1194 muharreminde alaybeyi Mehmed Emîn Bey Amasya mütesellimi olup Canikliler'in şerrinden inzivâ eden Bekir Beyzâde Hacı Abdullâh Bey baş a'yân ve Rahtuvân Paşazâde Hacı İbrâhim Bey hacıbaşı ve Mustafâ Efendi Amasya kadısı oldu.

Mikdâd Paşa'nın zamânında pek ziyâde dillenmiş olan Göztaş Oğulları'nın kafâdârı mahkeme kâtibi ve Amasya nâ'ibi Ahmed Efendi azl ve tevkîf edilerek Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi bin Hacı İsmâ'il Efendi mahkeme kâtibi oldu. Sâbık kâtibin aleyhindeki şikâyetler tedkîke başlandı. [138]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Köprülüdür. Çomuluoğlu Hacı Mustafa Bey'in oğludur. Rus savaşında beylerbeyi ve Sinop muhafızı olmuş, Canikli Hacı Ali Paşa'nın kötülüğüne uğrayıp düşkün duruma düşmüştü. 1193 [1779] yılı şevvalinin on yedinci günü Amasya mutasarrıfı olarak geldi.

Hacı Ali Paşa ile oğulları Battal Hüseyin ve Mikdâd Paşalar'ın ve Sivas valisi Dağıstanî Ali Paşa'nın idamları için ferman çıktığından, Canikliler Kırım'a kaçıp Rusya devletine sığınarak idamdan kurtuldular.

İstanbul'dan gönderilen bostancılar kethüdası Mustafa Ağa eliyle Sivas valisi idam edildi ve yerine Amasyalı vezir Yeğen Ali Paşa ikinci defa Sivas valisi oldu. Merzifonlu Sâdık Paşazâde İbrahim Bey de Canik muhassılı oldu. Çapanoğlu Mustafa Bey İstanbul'a çağrıldığından kardeşi Süleyman Bey Bozok kaymakamı oldu.

Mutasarrıf Hacı Ali Paşa, Mikdâd Paşa'nın adamlarından Müjdecioğlu Hacı Abdülkadir Ağa ile Göztaşoğulları'nı hapsederek hak sahiplerinin mahkemeye başvurmalarını ilan etti.

Zilkade ayında hak sahiplerinin hakları alındıktan sonra Hacı Abdülkadir Ağa Karahisâr-ı Şarkî'ye, Göztaşoğulları da Kastamonu'ya sürüldüğünden ortalık bir ölçüde yatıştı. Bu sırada öldürülen Millî Musa Bey'in el konulan mallarının mirasçılarına verilmesi hakkında bir ferman geldi ve oğulları Mustafa, Süleyman, Halil Beyler'i ve kızlarını sevindirdi.

Zilhicce ayının başında Çomulu Hacı Ali Paşazâde Mehmed Emîn Bey alaybeyi oldu. Bilginlerden Yakub Paşa Medresesi müderrisi Uzun Süleyman Efendi öldü ve oğulları Mustafa ile Abdullah Efendiler müderris oldular. Bunlara "Uzun Müderrisoğulları" denildi.

1194 [1780] yılı muharreminde alaybeyi Mehmed Emîn Bey Amasya mütesellimi oldu. Canikliler'in kötülüğünden çekilip köşesine kapanmış olan Bekir Beyzâde Hacı Abdullah Bey baş âyan, Rahtuvân Paşazâde Hacı İbrahim Bey hacıbaşı, Mustafa Efendi de Amasya kadısı oldu.

Mikdâd Paşa zamanında Göztaşoğulları'nın akıl hocası olarak çok dile düşmüş olan mahkeme kâtibi ve Amasya naibi Ahmed Efendi görevden alınıp tutuklandı; Fazlıoğlu Hacı Ahmed Efendi bin Hacı İsmâil Efendi mahkeme kâtibi oldu. Eski kâtip aleyhindeki şikâyetlerin incelenmesine başlandı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mîr-i mîrân: beylerbeyi rütbesi
  • şer: kötülük, zarar
  • menkûb: felakete uğramış, düşkün duruma düşmüş
  • ilticâ etmek: sığınmak
  • ma'rifetiyle: eliyle, aracılığıyla
  • bostancılar kethüdâsı: saray bostancı ocağının ikinci amiri
  • Canik muhassılı: Canik (Samsun) bölgesinin vergi ve idare işlerini yürüten görevli
  • kâ'im-makâm: vekil yönetici
  • erbâb-ı hukûk: hak sahipleri
  • alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahilerin kumandanı
  • inzivâ etmek: köşesine çekilmek, işlerden uzak durmak
  • kafâdâr: akıl hocası, yol gösterici, yakın dost
  • tevkîf: tutuklama

Köprülü Çomuluoğulları

Maddenin sahibi Hacı Ali Paşa, adını taşıdığı Canikli rakibiyle karıştırılmamalıdır. Hüsameddin onu "Köprülü", yani bugünkü Vezirköprülü olarak tanıtır ve Çomuluoğlu Hacı Mustafa Bey'in oğlu diye anar. Kitabın biyografiler kısmında ailenin sonraki kuşağına dair bir kayıt bulunur: Bayburtlu Hâfız Hasan Ağa, gençliğinde Köprü'ye gelip Çomuluzâde Hacı Ali Paşa'nın silahdarı ve oğlu Mehmed Emîn Bey'in kethüdası olarak büyük servet ve şöhret kazanmış, 1220'de [1805] Mehmed Emîn Bey'i ferman ile görevden aldırarak Köprü voyvodası olmuştur. Buna göre maddede alaybeyi ve mütesellim olarak geçen Mehmed Emîn Bey, Hacı Ali Paşa'nın oğludur ve aile XIX. yüzyılın başına kadar Köprü voyvodalığını elinde tutmuştur. Hüsameddin, bir sonraki maddede Mehmed Emîn Bey'in Köprü voyvodası olduğunu kaydeder. Hacı Ali Paşa'nın Sinop muhafızlığına ve Canikli ailesinin zulmüne uğramasına dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; ancak Canikli Ali Paşa'nın 1770'lerde Sinop ve çevresinde etkin olduğu, orada kalyon yaptırdığı ve mallarının bir kısmını burada tuttuğu arşiv belgelerinden bilinmektedir.

Amasya Sancağı Kime Verildi

Arşiv belgeleri bu dönemde Amasya sancağının kime verildiği konusunda Hüsameddin'den farklı bir tablo çizer. Yücel Özkaya'nın aktardığı hükümlere göre isyanı yüzünden Canikli Ali Paşa'nın elinden alınan Amasya sancağı, "mîr-i mîrândan Amasyalı Hüseyin Paşa"ya verilmiştir. Aynı yazar, 1779 Aralık sonlarına doğru "Amasya sancağı mutasarrıfı İbrahim Paşa"ya Çorum sancağının verildiğini de belgelerden aktarır. Ahmet Önal'ın tevcih defterlerine dayanan listesinde ise Amasya sancağı 9 Zilhicce 1193 [18 Aralık 1779] tarihinde Sivas valisi İzzet Mehmed Paşa'ya, 17 Rebiülevvel 1194 [23 Mart 1780] tarihinde de yeni Sivas valisi Dağıstanî Ali Paşa'ya eyaletine eklenerek verilmiştir. Hüsameddin'in 17 Şevval 1193 [Ekim 1779 sonu] tarihli tayin kaydı bu belgelerin hiçbirinde görünmez. Amasya sicillerinden yararlanan yazarın kaydı ile merkezin tevcih defterleri arasındaki bu ayrılık, o çalkantılı aylarda sancağın kısa aralıklarla el değiştirdiğini ya da yerel kayıtlarda fiilen işi gören kişinin, merkezde ise resmî mutasarrıfın görüldüğünü düşündürür; mevcut kaynaklarla hangisinin doğru olduğu kesin olarak söylenemez.

Canikliler'in Kırım'a Kaçışı

Canikli ailesinin Kırım'a kaçtığı bütün kaynaklarda doğrulanır. Özcan Mert'e göre Hacı Ali Paşa ile oğlu Battal Hüseyin Bey Kırım'a kaçmış, rütbe ve unvanları geri alınmış, malları İstanbul'a gönderilmiş, hakkındaki belgelerde "firârî" ve "hain" sıfatlarıyla anılmışlardır; Mikdâd Ahmed Paşa ise kaçmamış, Bursa'da gözaltına alınmıştır. Hüsameddin'in üç Canikli paşanın birlikte kaçtığını söylemesi bu bakımdan düzeltilmelidir. Kaçışın "Rusya devletine iltica" olduğu yolundaki yorumu ise kısmen doğrudur: Kırım bu sırada Rusya'nın desteklediği Şahin Giray'ın idaresindeydi ve Ali Paşa iki yıl kadar orada kaldıktan sonra Şahin Giray'ın aracılığıyla affedildi. Özkaya, Ali Paşa'nın kaçtıktan sonra da Canik'e dönme ihtimalinin İstanbul'u uzun süre tedirgin ettiğini, Kavak'tan Rize'ye kadar yolların ve iskelelerin tutulmasının emredildiğini ve paşanın Bafra, Samsun ve Sinop'taki mallarının tek tek yazılarak İstanbul'a taşındığını belgelerle gösterir.

Dağıstanî Ali Paşa'nın İdamı

Hüsameddin, Sivas valisi Dağıstanî Ali Paşa'nın Canikliler'le birlikte idamına ferman çıktığını ve İstanbul'dan gelen bostancılar kethüdası eliyle idam edildiğini yazar. Ahmet Önal'ın tevcih defterlerine ve vakanüvis Enverî'ye dayanarak verdiği bilgiler farklı bir sıra ve gerekçe ortaya koyar. Dağıstanî Ali Paşa Ekim 1779'da Erzurum valisi olmuş, Mart 1780'de Sivas'a geçmiş ve 4 Şevval 1194 [3 Ekim 1780] tarihli umumi tevcihte yerinde bırakılmıştı. İstanbul'un tekrar tekrar uyarmasına rağmen adamlarının zulmüne engel olmadığı için Sivas Kalesi'nde idam edilmiş, kesik başı 8 Zilkade 1194 [5 Kasım 1780] günü İstanbul'a getirilmiştir. Yani idam, Hüsameddin'in sıraladığı gibi Kavak savaşının hemen ardından değil, bir yıl sonra gerçekleşmiştir ve gerekçesi Canikliler'le ortaklık değil, kendi yönetimindeki zulümdür. Enverî'ye göre idamdan sonra "Sivas halkının hâline acınarak" Sivas eyaleti mîr-i mîrândan Darendeli İbrahim Paşa'ya verilmiştir; Hüsameddin'in andığı Yeğen Ali Paşa'nın bu tarihte ikinci kez Sivas valisi olduğu Önal'ın listesinde görünmez. Yeğen Ali Paşa'nın ilk Sivas valiliği ise listede 1776-1777 yıllarına düşer. Kimi kaynaklarda Dağıstanlı Ali Paşa'nın, bugün Kuzey Makedonya'da bulunan Üsküp'teki Sultan Murad Camii'nin yanında, 1774'te ölen eşi Zeynep Hanım ile kızı Ayşe Hanım için bir aile türbesi yaptırdığı ve 1194 [1780] yılında Sivas valisi iken öldüğü kaydedilir; altıgen planlı, kubbeli bu küçük türbe bugün ayaktadır.

Çapanoğlu ve Canik

Hüsameddin'in Çapanoğlu Mustafa Bey'in İstanbul'a çağrıldığı bilgisi başka kaynaklarda doğrulanamadı. Özkaya'nın aktardığı belgelere göre Canik sancağı önce Kaptan-ı Derya Gazi Hasan Paşa'ya mâlikâne olarak verilmiş, ancak 1779 Aralık sonlarında Canik'te oturup sahili ve çevresini korumak, asayişi sağlamak görevi Cebbârzâde Mustafa Bey'e bırakılmış, ondan ferman çıkmadıkça Bozok'a dönmemesi istenmiştir. Ali Paşa'nın mallarını zapta memur edilenler arasında da "Canik muhassılı Mehmed Emin" adı geçer. Hüsameddin'in Canik muhassılı olarak andığı Merzifonlu Sâdık Paşazâde İbrahim Bey hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Müjdecioğlu Hacı Abdülkadir Ağa ile Göztaşoğulları'nın sürgünü ve Millî Musa Bey'in mallarının iadesi ise yalnızca Hüsameddin'in kaydıyla bilinmektedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 668–669. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 8. Cilt ("Hasan Ağa-Bayburdlu Hâfız" maddesi).

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.