Bozokludur. 1171 rebî'ulevvelinin beşinci günü Amasya mutasarrıfı oldu. Levend eşkıyâsının harbinde yararlığı görülen Millîoğlu Mûsâ Bey mütesellim olup Hasan Paşa eşkıyâ harbine gitdi.
Rebî'ulâhirde çukadâr-ı şehriyârî Zanalı Mîrzâ Paşazâde Ahmed Ağa menfî ve cemâziyelâhir ibtidâsında hazîne-i hümâyûn kethüdâsı Mehmed Ağa evkâf-ı sultâniyye ve şehzâdeler vakfı mütevellîsi olarak Amasya'ya geldiler.
Recebde sâbık müftü ve Ayâs Paşa müderrisi Çorumlu Hacı Alî Efendi vefât edip ulemâdan Hüseyin Efendi müderris oldu. Şa'bânda Sunkurluoğlu Hacı Mehmed Ağa'nın Amasya'da yapdırdığı medresesi hitâm bulduğundan [96] Çorumlu Hacı İsmâ'il Hâtif Efendi ilk müderris oldu.
Şevvâlde ağır şikâyetleri tahkîk ve mücrimleri tecziye etmek üzere bâ-fermân-ı âlî sâbık Gence vâlîsi vezîr Mehmed Paşa⁷¹⁴ Amasya'ya gelip Hacılar Meydânı'na indi. Ma'iyyetinde asker vardı.
Bu Mehmed Paşa birkaç gün sonra anlaşıldı ki kul kethüdâlığından ma'zûlen Îrân harbine giderek mîr-i mîrân ve sonra vezîr olan Amasyalı Hindî Ahmed Paşazâde'dir. Birâderzâdesi olan Hacı Ahmed Bey bin Alî Bey'i yanına alıp tahkîkâta başladı.
Fakat vâlînin iltizâm ve himâyesinde olan Fazlı Oğulları ile a'vân ve ensârı müfettiş paşayı iğfâl ederek vak'anın sebebleri ulemâ olduğunu iddi'â ve tedârik etdikleri adamlarıyla paşayı iknâ' etdiler.
Bütün töhmetler sâbık müftü Hacı Mehmed ve imâret şeyhi Hacı Mehmed, şeyhü'l-kurrâ Hacı İbrâhim Efendiler'e yükletildiğinden bîçâreler gece evlerinden kaldırılıp Kıbrıs'da Magosa kalesine nefy edildiler. Halkdan birkaç kimse kale-bend ve iki kimse i'dâm edildi.
Mehmed Paşa'yı iğfâle birinci bâ'is yeğeni Hindîoğlu Hacı Ahmed Bey, ikincisi de Amasya [97] a'yânının birbirine karşı vaz'iyyeti idi. Yeğenzâde Ömer Bey, nüfûz ve iktidârıyla a'yâna kendisini saydırmışdı. Müfettiş Paşa'nın en ziyâde dikkat nazarını çeken Ömer Bey'di.
Binâ'en-aleyh zilhicce ibtidâlarında Yeğenzâde Ömer Bey mîr-i mîrânlıkla Van vâlîsi olarak Amasya'dan kaldırıldı. Lâkin efkâr-ı umûmiyye müfettiş paşanın vak'a müsebbiblerini himâye etmesinden fevkalâde dilgîr olduğundan şikâyetler devâm etdi. Müfettiş de gitdi.
1172 muharreminde Rahtuvân Paşazâde Hacı Alî Bey baş a'yân, Fazlıoğlu Hacı Alî Efendi hacıbaşı ve nakîb oldu. Saferde efkâr-ı umûmiyyenin galeyânını teskîn edemeyen mutasarrıf da azl edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Bozokludur. 1171 yılı rebiülevvelinin beşinci günü [Kasım 1757] Amasya mutasarrıfı oldu. Levend eşkıyasıyla savaşta yararlığı görülen Millioğlu Musa Bey mütesellim oldu, Hasan Paşa da eşkıyayla savaşmaya gitti.
Rebiülahir ayında [Aralık 1757] padişahın çuhadarı Zanalı Mirza Paşazâde Ahmed Ağa sürgün olarak, cemaziyelahir başında [Şubat 1758] da hazine-i hümayun kethüdası Mehmed Ağa padişah vakıflarının ve şehzadeler vakfının mütevellisi olarak Amasya'ya geldiler.
Receb ayında [Mart 1758] eski müftü ve Ayas Paşa Medresesi müderrisi Çorumlu Hacı Ali Efendi vefat etti; ulemadan Hüseyin Efendi müderris oldu. Şaban ayında [Nisan 1758] Sunkurluoğlu Hacı Mehmed Ağa'nın Amasya'da yaptırdığı medrese tamamlandığından Çorumlu Hacı İsmail Hâtif Efendi bu medresenin ilk müderrisi oldu.
Şevval ayında [Haziran 1758] ağır şikâyetleri soruşturmak ve suçluları cezalandırmak üzere padişah fermanıyla eski Gence valisi vezir Mehmed Paşa Amasya'ya gelip Hacılar Meydanı'na kondu. Yanında askerleri vardı.
Birkaç gün sonra anlaşıldı ki bu Mehmed Paşa, kul kethüdalığından azledildikten sonra İran savaşına giderek önce beylerbeyi, sonra vezir olan Amasyalı Hindî Ahmed Paşazâde'dir. Paşa, yeğeni Hacı Ahmed Bey bin Ali Bey'i yanına alarak soruşturmaya başladı.
Fakat valinin kollayıp koruduğu Fazlıoğulları ile onların yardımcıları ve taraftarları, müfettiş paşayı kandırarak olayın sebebinin ulema olduğunu ileri sürdüler ve buldukları adamlar aracılığıyla paşayı buna inandırdılar.
Bütün suçlar eski müftü Hacı Mehmed Efendi, imaret şeyhi Hacı Mehmed Efendi ve şeyhülkurra Hacı İbrahim Efendi'ye yüklendiğinden bu zavallılar gece evlerinden alınıp Kıbrıs'ta Magosa Kalesi'ne sürüldüler. Halktan birkaç kişi kalebent edildi, iki kişi de idam edildi.
Mehmed Paşa'nın kandırılmasının birinci sebebi yeğeni Hindîoğlu Hacı Ahmed Bey, ikincisi de Amasya âyanının birbirine karşı tutumuydu. Yeğenzâde Ömer Bey nüfuzu ve gücüyle âyana kendini saydırmıştı. Müfettiş paşanın dikkatini en çok çeken de Ömer Bey oldu.
Bu sebeple zilhicce başlarında [Ağustos 1758] Yeğenzâde Ömer Bey beylerbeyi rütbesiyle Van valisi yapılarak Amasya'dan uzaklaştırıldı. Ne var ki kamuoyu, müfettiş paşanın olayın asıl sorumlularını korumasından son derece kırgın olduğu için şikâyetler sürdü. Müfettiş de Amasya'dan ayrıldı.
1172 yılı muharreminde [Eylül 1758] Rahtuvan Paşazâde Hacı Ali Bey baş âyan, Fazlıoğlu Hacı Ali Efendi de hacıbaşı ve nakib oldu. Safer ayında [Ekim 1758] kamuoyunun galeyanını yatıştıramayan mutasarrıf da azledildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- çukadâr-ı şehriyârî: padişahın elbise ve eşyasına bakan hizmetli, çuhadar
- menfî: sürgün
- hitâm bulmak: bitmek, tamamlanmak
- tahkîk: soruşturma
- mücrim: suçlu
- tecziye: cezalandırma
- ma'iyyet: bir büyüğün yanındaki kimseler
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- birâderzâde: kardeş çocuğu, yeğen
- iltizâm ve himâye: kollama ve koruma
- a'vân ve ensâr: yardımcılar ve taraftarlar
- iğfâl: kandırma, aldatma
- töhmet: suçlama, itham
- imâret şeyhi: aşevi ve ona bağlı hayır kurumunun yöneticisi
- şeyhü'l-kurrâ: Kur'an okuyucularının başı, kıraat hocası
- nefy: sürgün etme
- kale-bend: bir kaleye kapatılarak cezalandırılan kimse
- bâ'is: sebep
- dilgîr: kırgın, gücenmiş
- vak'a müsebbibleri: olayın sorumluları
Müfettiş Paşa ve Sürgün Edilen Âlimler
Bu madde, 1752'den beri süren Zaralızâde ve Fazlıoğulları meselesinin acı bir sonla kapandığını anlatır. Zaralızâde Mehmed Paşa'nın idamından sonra şikâyetleri soruşturmaya gelen müfettiş, Hüsameddin'e göre Amasyalı Hindî Ahmed Paşa'nın oğlu Mehmed Paşa'dır. Hüsameddin dipnotunda bu kimliğin Amasya sicillerinde böyle yazılı olduğunu belirtir. Kitabın önceki bölümlerinde aynı kişi, 1145 [1732-33] yılında İstanbul'da kul kethüdası olan "Amasyalı Hindizâde Mehmed Ağa bin Hindî Ahmed Paşa" olarak anılır; Hüsameddin onun aynı yıl bu görevden azledilerek Amasya'ya geldiğini, ardından İran savaşında Revan'da yeniçeri ağası vekili olarak savaştığını yazar. Böylece müfettiş, Amasya'yı ve onun âyan ailelerini yakından tanıyan biridir. Hüsameddin soruşturmanın ulemanın aleyhine dönmesini iki sebebe bağlar: paşanın yanına aldığı yeğeni Hindîoğlu Hacı Ahmed Bey ve Amasya âyanının birbiriyle çekişmesi. Mehmed Paşa'nın Gence valiliği ve müfettişliği hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Ulemanın Magosa'ya sürülmesi, dönemin ceza uygulamasının tipik bir örneğidir. Yunus Kırayit'in arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre Osmanlı Devleti toplum düzenini bozduğu düşünülen kişileri sürgün ve kalebent cezalarıyla uzaklaştırırdı; sürgün edilen kişi yaşadığı yerden uzak bir yere gönderilir, kalebent edilen ise belli bir kaleden çıkarılmadan orada tutulurdu. Kıbrıs, Rodos, Sakız, Midilli ve Limni gibi adalar bu amaçla sık kullanılmış, Venedikliler'den kalma güçlü surlarıyla Magosa Kalesi de bunlar arasında yer almıştır. Kırayit, Magosa'ya gönderilenlerin suçları arasında halk arasında fitne çıkarma, eşkıyalık, halka zulüm ve mahkeme basma gibi fiilleri sayar. Hüsameddin'in anlattığı olayda ise suçun ulemaya yüklenmesi, olayın çıkış sebebi olan vali zulmünün üzerinin örtülmesi anlamına geliyordu. Hüsameddin'in kamuoyunun müfettişe kırgınlığını vurgulaması da bundandır.
Yeğenzâde Ömer Bey'in Van Valiliği
Hüsameddin, müfettişin âyan arasındaki en güçlü kişi olan Yeğenzâde Ömer Bey'i 1171 zilhiccesinde [Ağustos 1758] beylerbeyi rütbesiyle Van valisi yaptırarak Amasya'dan uzaklaştırdığını yazar. Mehmet İnbaşı'nın Van valilerini arşiv kayıtlarıyla listeleyen çalışmasında bu atama görünmez. Bu listeye göre Van eyaleti 1170 şevvalinin sonunda [Temmuz 1757] eski Karaman valisi Şehsuvarzâde Vezir Seyyid Mustafa Paşa'ya verilmiş, paşa 4 Şevval 1171'de [11 Haziran 1758] ve 1172 şevvalinde yeniden görevinde bırakılmıştır. Bu durumda Ömer Bey'e Van'ın resmen verilmediği, ona yalnız beylerbeyi rütbesi verilip Van tarafına gönderildiği ya da atamanın bir sebeple uygulanmadığı düşünülebilir; eldeki kaynaklarla bu soru çözülemedi.
Sungurlu Medresesi
Maddede tamamlandığı bildirilen Sunkurluoğlu Hacı Mehmed Ağa'nın medresesi, Amasya'da "Sungurlu Medresesi" ya da "Medrese-i Sunguriye" adıyla bilinen yapıdır. Aysun ve Engin Kanbur'un Amasya medreseleri üzerine çalışmasına göre medrese, Pervane Bey Mahallesi'nde Burmalı Minare Camii'nin batısında, Sungurlu kazası eşrafından Sungurzâde Hacı Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Medresenin Amasya, Tokat ve Sungurlu'da vakıfları vardı. İlk müderrisi, Hüsameddin'in de bildirdiği gibi Çorumlu Hacı Kara İsmail Hâtif Efendi'dir; Kanbur'lar onun 1784'te öldüğünü ve ardından gelen müderrisleri de sayar. Medrese 1887'deki bir yangında yanmış, sonra ulemadan Yamukosmanzâde Hacı Müsevvid Ahmed Şükrü Efendi yalnız kuzey kanadını yeniden yaptırmıştır.
Yapım tarihi konusunda ise bir ayrılık vardır. Kanbur'lar medresenin 1750 tarihinde yaptırıldığını yazarken Hüsameddin onun 1171 şabanında [Nisan 1758] tamamlandığını ve ilk müderrisin o zaman atandığını kaydeder. 1750'nin inşaatın başladığı yıl olması ihtimali bulunsa da iki tarihi uzlaştıran bir belgeye rastlanmadı.
Hüsameddin'in burada "Ayas Paşa müderrisi" diye andığı Çorumlu Hacı Ali Efendi, birkaç madde önce "Ayas Ağa müderrisi" olarak geçmiştir; iki ifadenin aynı medreseyi, yani Kapı Ağası Ayas Ağa'nın Şamlar'daki medresesini kastettiği anlaşılmaktadır. Maddede adı geçen Zanalı Mirza Paşazâde Ahmed Ağa, sürgüne gönderilen ulema ile Hacılar Meydanı hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 656–656. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 1-4. Cilt, e-kitap s. 644 (Hindîoğlu Mehmed Ağa). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page644.html
Akademik çalışmalar
- Yunus Kırayit, "Osmanlı Devleti'nde Sürgün ve Kalebend Cezaları: Magosa Kalesi Örneği (18. Yüzyıl)", Şarkiyat, 15/1, 2023, s. 336-356. https://doi.org/10.26791/sarkiat.1247136
- Mehmet İnbaşı, "Van Valileri (1755-1835)", Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 29, Erzurum 2006.
Resmî kaynaklar