Zoğuludur. 1167 şa'bânının on altıncı günü yine Amasya mutasarrıfı ve Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa mütesellimi oldu. Bu esnâda esbak yeniçeri ağası Amasyalı Hüseyin Ağa Rûmeli beylerbeyi pâyesiyle Hotin muhâfızı oldu.
Şevvâlin dördüncü günü müftü Aybatsalı Hacı Abdullâh Efendi'nin azliyle Ayâs Ağa müderrisi Çorumlu Hacı Alî Efendi ikinci def'a Amasya müftüsü ve Fazlıoğlu Abdülazîz Efendi bin Hacı Alî Efendi nakîb kâ'im-makâmı oldu. Zilka'dede Gürcüzâde Mustafâ Paşa'nın vefâtıyla Torumtay vakfının tevliyeti birâderleri ulemâdan Hâfız Hıfzî Mehmed Efendi ile Alî Bey'e verildi. Merzifon müftüsü ve Çelebi Sultân müderrisi Abdullâh Efendi bin Şeyh Mehmed Efendi de vefât etdi.
1168 muharreminde Mustafâ Paşazâde Hacı İbrâhim Bey baş a'yân ve züamâdan Ömer Bey alaybeyi, sipâhîlerden Deli Hüseyin Ağa kethüdâyeri⁷¹² olup Mar'aş beylerbeyi Abdullâh Paşa'ya Amasya sancağı verildi. [89]
Günümüz Türkçesiyle
Zoğu yöresindendir. 1167 yılı şaban ayının on altıncı günü [Haziran 1754] yeniden Amasya mutasarrıfı oldu, Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa da mütesellimi oldu. Bu sırada eski yeniçeri ağası Amasyalı Hüseyin Ağa, Rumeli beylerbeyi rütbesiyle Hotin muhafızı oldu.
Şevvalin dördüncü günü [Temmuz 1754] müftü Aybatsalı Hacı Abdullah Efendi görevden alındı; yerine Ayas Ağa Medresesi müderrisi Çorumlu Hacı Ali Efendi ikinci defa Amasya müftüsü, Fazlıoğlu Abdülaziz Efendi bin Hacı Ali Efendi de nakib kaymakamı oldu. Zilkade ayında [Ağustos 1754] Gürcüzâde Mustafa Paşa'nın vefatı üzerine Torumtay vakfının mütevelliliği, onun kardeşleri olan âlimlerden Hâfız Hıfzî Mehmed Efendi ile Ali Bey'e verildi. Merzifon müftüsü ve Çelebi Sultan Medresesi müderrisi Abdullah Efendi bin Şeyh Mehmed Efendi de vefat etti.
1168 yılı muharreminde [Ekim 1754] Mustafa Paşazâde Hacı İbrahim Bey baş âyan, zaimlerden Ömer Bey alaybeyi, sipahilerden Deli Hüseyin Ağa da kethüdayeri oldu ve Amasya sancağı Maraş beylerbeyi Abdullah Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- esbak: eski, bir önceki
- pâye: rütbe, makam derecesi
- muhâfız: bir kale ve çevresinin askerî komutanı
- müderris: medrese hocası
- nakîb kâ'im-makâmı: Peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan nakibüleşrafın şehirdeki vekili
- tevliyet: bir vakfın yöneticiliği, mütevellilik
- birâder: erkek kardeş
- züamâ: zeamet denilen büyük dirlik sahipleri, zaimler
- alaybeyi: sancaktaki tımarlı sipahilerin komutanı
- kethüdâyeri: taşrada yaşayan kapıkulu sipahilerinin başındaki zabit
Amasyalı Hüseyin Ağa ve Hotin
Hüsameddin'in burada tek cümleyle andığı "eski yeniçeri ağası Amasyalı Hüseyin Ağa", kitabın biyografiler bölümünde ayrıntılı olarak anlatılan Türedizâde Hüseyin Paşa'dır. Oradaki kayda göre Amasya serdarı Türedioğlu Ahmed Ağa'nın oğlu olan Hüseyin, kırk dokuzuncu bölüğe yazılmış bir yeniçeriyken 1141'de [1728-29] Revan seferine gitmiş, gösterdiği yararlıkla Revan ağası olmuş ve kendisini seçen Şahin Mehmed Ağa'ya damat olmuştur. 1161 rebiülevvelinin yirmi beşinde [Mart 1748] yeniçeri ağalığına yükselmiş, ancak dört ay sonra gevşeklikle suçlanarak azledilmiş ve Tekirdağ'a sürgün edilmiştir. Altı yıl kadar sürgünde kaldıktan sonra Sadrazam Bahir Mustafa Paşa'nın kethüdası Amasyalı Mustafa Ağa'nın aracılığıyla 1167 cemaziyelevvelinde [Şubat-Mart 1754] beylerbeyi rütbesiyle Köstendil sancağı mutasarrıfı ve Hotin Kalesi muhafızı olmuştur. Bu kayıt, maddedeki atamanın Hüseyin Ağa'nın sürgünden dönüşü anlamına geldiğini gösterir.
Aynı biyografi Hüseyin Paşa'nın sonraki hayatını da izler: 1168'de Tırhala sancağı kendisine verilmiş ama Hotin'de kalmış, kaleyi korumadaki gayreti yüzünden vezirlikle Girit valiliğine, ardından Rumeli valiliğine, Özi muhafızlığına ve Belgrad valiliğine getirilmiştir. Hüsameddin'e göre paşa 1175 cemaziyelevvelinde [Kasım-Aralık 1761] Hasan Paşa'nın yerine kaptanıderya olmuş, Sadrazam Râgıb Mehmed Paşa ile anlaşamadığı için iki ay sonra azledilip Resmo sancağına gönderilmiştir. 1176'da Amasya mutasarrıfı olarak memleketine döndüğü, Receb Mahallesi'nde bir konak yaptırdığı ve 1183'te [1769] Anadolu muhafızıyken öldüğü de aynı yerde yazılıdır. Hüsameddin, Mehmed Süreyya'nın Sicill-i Osmânî'de bu kişiyi Macar Hasan Paşa ile karıştırdığını not eder. Osmanlı kaptanıderyalarının listesini veren Harîta-i Kapudânân-ı Deryâ'nın yeni neşri ise kaptanıderyalığa 1761'de yeniçeri ocağından yetişmiş bir Hasan Paşa'nın, aynı yıl onun azli üzerine de Vezir Kethüdası Mehmed Paşa'nın getirildiğini yazar; bu listede Hüseyin adında bir kaptanıderya görünmez. Paşanın kaptanıderyalığı bu sebeple doğrulanamamıştır.
Hotin, bugün Ukrayna'nın batısında, Dinyester (Turla) nehrinin kıyısında bulunan bir kale şehridir. Ömer Bıyık'ın arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre Hotin 1713'ten sonra doğrudan Osmanlı yönetimine alınarak sancak yapılmış, XVIII. yüzyıl boyunca Osmanlı-Rus sınırının en önemli kalelerinden biri olmuş ve bu yüzyılda üç kez Rus işgaline uğramıştır.
Medreseler ve Vakıflar
Maddede geçen Ayas Ağa Medresesi, II. Bayezid devrinin kapı ağalarından Ayas Ağa'nın Amasya'da Şamlar Mahallesi'nde yaptırdığı cami, medrese ve sıbyan mektebinden oluşan küçük külliyenin parçasıdır. M. Baha Tanman, Hüsameddin'in kitabesi bulunmayan bu külliyenin 900 [1494-95] yılında yapıldığını bildirdiğini aktarır. "Medrese-i Ayasiyye", "Küçük Kapı Ağası" ve "Küçük Ağa" adlarıyla da anılan medrese, caminin kuzeyindeki avluyu iki yönden kuşatan dokuz hücre ile bir dershaneden oluşur. Caminin bugün ibadete açık olduğu kaydedilir.
Torumtay vakfı, Selçuklu devrinde Amasya valisi olan Seyfeddin Torumtay'ın kurduğu vakıftır. Vakfın merkezi olan Gökmedrese Camii'nin vakfiyesi 665 [1266-67] tarihini taşır; Torumtay'ın kendi türbesi ise caminin karşısında, 677 [1278-79] tarihlidir ve içinde Torumtay'ın yanı sıra çocukları ile torunlarının mezarları bulunur. Bu madde, beş yüz yıl sonra, XVIII. yüzyılın ortasında da vakfın tevliyetinin yaşadığını ve Gürcüzâdeler gibi yerli bir aileye geçtiğini gösterir. Gürcüzâde Mustafa Paşa ile kardeşleri hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Merzifon'daki Çelebi Sultan Medresesi, I. Mehmed'in emriyle 817-820 [1414-1417] yılları arasında yapılmış, halk arasında "Merzifon Sultaniyesi" diye anılan dört eyvanlı büyük medresedir. Tanman'a göre burada kuruluşundan sonra Ferîdüddîn-i Dîvânî gibi tanınmış âlimler ders vermiş, 1844'ten sonra müderrisliğin babadan oğula geçmeye başlamasıyla medresenin ilmî hayatı sona ermiştir. Yapı bugün Merzifon'un ortasında, 1865'te Mutasarrıf Ziya Paşa'nın giriş eyvanı üzerine yaptırdığı saat kulesiyle birlikte ayaktadır.
Kethüdayeri ve Deli Hüseyinoğulları
Kethüdayerilik, taşraya yerleşen kapıkulu süvarilerini disiplin altında tutmak ve sefere çıkarmak için 1570'lerden itibaren atanmaya başlayan zabitlerin görevidir. Coşkun Ünsal'ın çalışmasına göre bu görev için çoğunlukla sipahiler tercih edilmiş, Amasya da düzenli olarak kethüdayeri atanan yerler arasında yer almıştır. Ünsal, Hüsameddin'in Amasya kethüdayerileri hakkında çok sayıda bilgi verdiğini, bu kişilerin sonradan mütesellimlik ve voyvodalık gibi görevlere geçtiğini ya da paşalara intisap ederek yükseldiğini belirtir. Hüsameddin'in dipnotuna göre bu maddede kethüdayeri olan sipahi Deli Hüseyin Ağa, Amasya'daki Deli Hüseyinoğulları ailesinin büyük atasıdır.
Maddede adı geçen müftüler Aybatsalı Hacı Abdullah Efendi ile Çorumlu Hacı Ali Efendi ve Merzifon müftüsü Abdullah Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 653–654. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 9-12. Cilt (9. Cilt, "Hüseyin Paşa-Türedizâde" maddesi). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page45.html
Akademik çalışmalar
- Ömer Bıyık, "Osmanlı-Rus Hududunda Bir Kale: XVIII. Yüzyılda Hotin", Tarih İncelemeleri Dergisi, XXIX/2, 2014, s. 489-513.
- M. Baha Tanman, "Ayas Ağa Külliyesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, İstanbul 1991, s. 201-202. https://islamansiklopedisi.org.tr/ayas-aga-kulliyesi
- M. Baha Tanman, "Mehmed I Medresesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 28, Ankara 2003, s. 394-395. https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-i-medresesi
- Selda Kalfazade, "Gökmedrese Camii", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 14, İstanbul 1996. https://islamansiklopedisi.org.tr/gokmedrese-camii
- Coşkun Ünsal, "Merkezî Ordunun Taşra Zâbiti: Kethüdâyerilik ve Osmanlı Askerî Teşkilatındaki Yeri", Tarih Dergisi, 85, 2025, s. 85-124. https://doi.org/10.26650/iutd.1578836
Resmî kaynaklar
Kitaplar
- Râmizpaşazâde Mehmed İzzet Bey, Harîta-i Kapudânân-ı Deryâ: Osmanlı Kaptanıderyaları (1352-1853), haz. Cemil Sağlam, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları.