Bozokludur. Tokmak Hasan Paşa'nın oğludur. 1170 ramazânının yirmi yedinci günü [94] Amasya mutasarrıfı olup vusûlüne kadar Hacı Feyzullâhoğlu Hacı Hüseyin Ağa'yı mütesellim nasb etdi.
Zaralıoğlu'nun i'dâmı üzerine halk Fazlı Oğulları'nın haksız yere kendilerinden tahsîl etdikleri mallarının kendilerine verilmesini musırrâne istediler. Ulemâ ve a'yân bu talebi haklı görüp mağdûrlara tarafdâr oldular.
Zilhicce ibtidâsında kadı Osmân Efendi halkın mahkemeye hücûmundan korkup Abdullâh Efendi'yi nâ'ib ta'yîn ederek İstanbul'a can atdı. Bu esnâda diğer Zaralıoğlu Feyzullâh Paşa Sivâs vâlîsi olduğundan Fazlı Oğulları'na yeniden cân geldi.
Mutasarrıf Ömer Paşa geldiğinden bir ay sonra levend eşkıyâsını ta'kîbe gidip mahdûmu Hasan Bey Amasya mütesellimi oldu. Millîoğlu Mûsâ Bey, alaybeyi Kürd Bekir Bey de berâber gitdi. Çünkü Mûsâ Bey'in oldukça mühim bir kuvveti vardı.
1171 saferinde kadı Osmân Efendi meşîhatın emri olmaksızın kazâyı terk etdiğinden azl edilip Konyalı Yeğenzâde Mehmed Ârif Efendi Amasya kadısı oldu. Bu da gelemeyip nâ'ibi ibkâ etdi.
Az sonra Hacı Hüseyin Ağa yine şehir kethüdâsı ve saferin ortalarında Fazlıoğlu [95] Hacı Alî Efendi nakîb kâ'im-makâmı ve on altıncı pazar gecesi Ücüncü Sultân Osmân'ın vefâtıyla Üçüncü Sultân Ahmed şehzâdesi Üçüncü Sultân Mustafâ Hân Osmanlı tahtına oturdu.
Rebî'ulevvelde mutasarrıf Ömer Paşa levend eşkıyâsını ta'kîb ederken sergerde Mehmed Pehlivân'ın koluna tesâdüf eylediğinden vurulup vefât etdiğinden Amasya sancağı mîr-i mîrânlıkla oğlu Hasan Bey'e verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Bozokludur. Tokmak Hasan Paşa'nın oğludur. 1170 yılı ramazanının yirmi yedinci günü [Haziran 1757] Amasya mutasarrıfı oldu ve kendisi gelinceye kadar Hacı Feyzullahoğlu Hacı Hüseyin Ağa'yı mütesellim atadı.
Zaralıoğlu'nun idamı üzerine halk, Fazlıoğullarının haksız yere kendilerinden topladığı malların geri verilmesini ısrarla istedi. Ulema ve âyan bu isteği haklı bulup mağdurlardan yana çıktılar.
Zilhicce ayının başında [Ağustos 1757] kadı Osman Efendi, halkın mahkemeye saldırmasından korkarak Abdullah Efendi'yi naip atadı ve kendini İstanbul'a dar attı. Bu sırada öteki Zaralıoğlu, yani Feyzullah Paşa Sivas valisi olduğu için Fazlıoğullarına yeniden can geldi.
Mutasarrıf Ömer Paşa geldikten bir ay sonra levend eşkıyasını takibe çıktı ve oğlu Hasan Bey Amasya mütesellimi oldu. Millioğlu Musa Bey ile alaybeyi Kürd Bekir Bey de onunla birlikte gittiler; çünkü Musa Bey'in oldukça önemli bir kuvveti vardı.
1171 yılı saferinde [Ekim 1757] kadı Osman Efendi, şeyhülislamlık makamının emri olmadan görev yerini bıraktığı için azledildi ve Konyalı Yeğenzâde Mehmed Ârif Efendi Amasya kadısı oldu. O da gelemedi ve naibi görevinde bıraktı.
Az sonra Hacı Hüseyin Ağa yeniden şehir kethüdası, saferin ortalarında da Fazlıoğlu Hacı Ali Efendi nakib kaymakamı oldu. Saferin on altıncı günü, pazar gecesi [30 Ekim 1757] Üçüncü Sultan Osman'ın vefatı üzerine Üçüncü Sultan Ahmed'in şehzadesi Üçüncü Sultan Mustafa Han Osmanlı tahtına oturdu.
Rebiülevvel ayında [Kasım 1757] mutasarrıf Ömer Paşa, levend eşkıyasını takip ederken elebaşı Mehmed Pehlivan'ın kollarından birine rastladı ve vurularak öldü. Bunun üzerine Amasya sancağı beylerbeyi rütbesiyle oğlu Hasan Bey'e verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- musırrâne: ısrarla
- mağdûr: haksızlığa uğramış kimse
- tarafdâr olmak: birinden yana çıkmak
- can atmak: bir yere kendini güçlükle kurtarıp atmak, kaçmak
- mahdûm: oğul
- meşîhat: şeyhülislamlık makamı
- kazâ: kadının görev bölgesi
- ibkâ: görevde bırakma
- şehir kethüdâsı: esnaf ve halkla yönetim arasındaki işleri gören yerel görevli
- tesâdüf eylemek: rastlamak
- mîr-i mîrânlık: beylerbeyilik rütbesi
İdamdan Sonra Amasya
Bu madde, bir önceki maddede anlatılan Zaralızâde Mehmed Paşa'nın idamının Amasya'da sorunları çözmediğini gösterir. Halk ve onu destekleyen ulema ile âyan, haksız yere toplanan paraların geri verilmesini isterken kadının mahkeme basılır korkusuyla şehirden kaçması, gerginliğin ne kadar arttığını anlatır. Hüsameddin'in kaydında sorunun sürmesinin sebebi açıktır: Zaralızâde ailesi Sivas'taki gücünü kaybetmemiş, Fazlıoğulları da onların himayesine dayanarak yeniden güçlenmiştir.
Hüsameddin, 1170 zilhiccesinde [Ağustos 1757] Feyzullah Paşa'nın Sivas valisi olduğunu yazar. Ahmet Önal'ın tevcihat kayıtlarına dayanan listesi burada farklı bir sıralama verir. Bu listeye göre 21 Zilhicce 1170'te [6 Eylül 1757] Sivas eyaleti Halep valisi Azmzâde Es'ad Paşa'ya verilmiş, Es'ad Paşa ertesi yıl vezirliği alınarak azledilmiş ve idam edilmiştir. Zaralızâde Feyzullah ise bu sırada Sivas mütesellimidir; Sivas eyaleti ona ancak 3 Cemaziyelahir 1171'de [12 Şubat 1758] beylerbeyi rütbesiyle verilmiş, vezirlik de 9 Zilkade 1171'de [15 Temmuz 1758] gelmiştir. Muradî onu "Zaralızâde'nin biraderi" diye anar. Buna göre Hüsameddin'in sözünü ettiği 1757 yazında Feyzullah Sivas'ın resmî valisi değil, vali adına eyaleti fiilen yöneten mütesellimidir; Fazlıoğullarına "yeniden can gelmesi" için bu yetki de yeterli olmuştur.
Ömer Paşa ve Babası Tokmak Hasan Paşa
Leventlerin kurşunuyla ölen Ömer Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Babası olarak gösterilen Tokmak Hasan Paşa'nın adı ise Bozok'ta, bugünkü Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Paşaköy'deki bir camide yaşamaktadır. Begüm Buğdaycı'nın aktardığına göre Tokmak Hasan Paşa Camii'nin içindeki kalem işi kitabede "Binâ-i Çerkes Mehmed Paşa sene 1187" yazılıdır; cami 1773-74'te Çerkes Mehmed Paşa tarafından yaptırılmış, 1895-96'da onarılmıştır. Hakkı Acun'a dayanan bilgiye göre yapının banisi Çerkes Mehmed Paşa olduğu hâlde Tokmak Hasan Paşa adıyla anılması, kardeş oldukları bilinen bu iki paşanın camiyi birlikte yaptırmış olmalarıyla açıklanır. Caminin haziresindeki beş mezardan yalnız Tokmak Hasan Paşa'nınki tanınmaktadır ve mezar taşı 1788 tarihlidir. Demet Taşkan da yapıyı "Tokmak (Çerkez) Hasan Paşa Camisi" adıyla tanıtır.
Hüsameddin'in Ömer Paşa'yı "Bozoklu" diye tanıtması ve babasının adını Tokmak Hasan Paşa olarak vermesi, Paşaköy'deki camiyle bir bağ akla getirir. Ancak Ömer Paşa 1757'de ölmüş, Paşaköy'de yatan Tokmak Hasan Paşa'nın mezar taşı ise 1788 tarihini taşımaktadır. Bir babanın oğlundan otuz yıl kadar fazla yaşaması imkânsız değildir; yine de bu iki Tokmak Hasan Paşa'nın aynı kişi olduğunu gösteren bir belgeye rastlanmadı.
Taht Değişikliği
Hüsameddin'in verdiği 16 Safer 1171 tarihi, III. Osman'ın vefatı ve III. Mustafa'nın tahta çıkışı için kaynakların verdiği tarihle aynıdır. Fikret Sarıcaoğlu III. Osman'ın 16 Safer 1171'de [30 Ekim 1757] vefat ettiğini, Kemal Beydilli de III. Mustafa'nın aynı gün tahta çıktığını yazar. III. Mustafa, III. Ahmed'in oğludur; amcasının oğulları olan I. Mahmud ve III. Osman dönemlerinde geçen uzun şehzadelik yılları sıkıntılı olmuştur. Hüsameddin'in onu "Üçüncü Sultan Ahmed şehzadesi" diye anması bu soy bağını vurgular.
Maddede adı geçen Millioğlu Musa Bey, kadı Osman Efendi ve Konyalı Yeğenzâde Mehmed Ârif Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 655–656. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Ahmet Önal, "Sivas Eyaleti Valileri ve Beylerbeyileri (1753-1792)", Tarihin Peşinde, 21, 2019. http://www.tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi21/M21_02.pdf
- Demet Taşkan, "Yozgat'ta Unutulmuş Bir Eser: Tokmak (Çerkez) Hasan Paşa Camisi", XII. Uluslararası Türk Sanatı, Tarihi ve Folkloru Kongresi, Konya 2019, s. 123-128. https://avesis.bozok.edu.tr/yayin/f36813af-e454-4e0a-8313-c51b72a0a16f/yozgatta-unutulmus-bir-eser-tokmak-cerkez-hasan-pasa-camisi
- Fikret Sarıcaoğlu, "Osman III", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/osman-iii
- Kemal Beydilli, "Mustafa III", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-iii
Kitaplar