İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Ebûbekir Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 653 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Bekir Beyzâde Hacı Osmân Bey'in oğludur. 1166 şevvâlinin altıncı günü ikinci def'a Amasya mutasarrıfı oldu. Vusûlüne kadar kethüdâsı Keyvân Oğulları'ndan Rüstem Ağa'yı Amasya mütesellimi nasb edip gönderdi. Sonra kendisi de geldi.

Ebûbekir Paşa, geldiğinden birkaç gün sonra bir bakâyâ meclisi kurup hesâb işlerine vâkıf kimseleri a'zâ yapdı. Amasya sancağında vâki' bakâyâ ve Zaralıoğlu Mehmed Paşa'nın mikdâr-ı zimmeti tedkîk ve tesbît edilerek netîcesini bâb-ı âlîye arz edip zilhiccede harbe me'mûren Rûmeli'ne gitdi. Rahtuvân Paşazâde Hacı Alî Bey bin Hacı Ahmed Bey'i mütesellim nasb etdi. Ebûbekir Paşa'nın pederi Hacı Osmân Bey bu yıl vefât etdi.

1167 muharreminde kapıcıbaşılardan Yeğenoğlu Ömer Bey baş a'yân ve Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı olup imdâd-ı seferî i'âneleri toplandı. Safer ibtidâsında Merzifônî Hazînedâroğlu Mehmed Efendi Amasya kadısı olup geldi. Mutasarrıf Ebûbekir Paşa da Köstendil mutasarrıfı oldu. [88]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Bekir Beyzâde Hacı Osman Bey'in oğludur. 1166 yılı şevval ayının altıncı günü [Ağustos 1753] ikinci defa Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi gelinceye kadar kethüdası Keyvanoğullarından Rüstem Ağa'yı Amasya mütesellimi atayıp gönderdi. Sonra kendisi de geldi.

Ebubekir Paşa geldikten birkaç gün sonra bir bakaya meclisi kurdu ve hesap işlerini bilen kimseleri bu meclise üye yaptı. Amasya sancağında birikmiş ödenmemiş vergiler ile Zaralıoğlu Mehmed Paşa'nın zimmetine geçirdiği paranın miktarı incelenip tespit edildi; paşa sonucu Babıâli'ye bildirdikten sonra zilhicce ayında [Eylül-Ekim 1753] savaş göreviyle Rumeli'ye gitti. Yerine Rahtuvan Paşazâde Hacı Ali Bey bin Hacı Ahmed Bey'i mütesellim atadı. Ebubekir Paşa'nın babası Hacı Osman Bey bu yıl vefat etti.

1167 yılı muharreminde [Ekim-Kasım 1753] kapıcıbaşılardan Yeğenoğlu Ömer Bey baş âyan, Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa da hacıbaşı oldu ve sefer için istenen yardım vergileri toplandı. Safer başında [Kasım-Aralık 1753] Merzifonlu Hazinedaroğlu Mehmed Efendi Amasya kadısı olarak geldi. Mutasarrıf Ebubekir Paşa da Köstendil mutasarrıfı oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • vusûl: varış, gelip ulaşma
  • kethüdâ: bir paşanın işlerini yürüten yardımcısı, kâhyası
  • bakâyâ: ödenmemiş, birikmiş vergi borçları
  • a'zâ: üyeler
  • vâki': bulunan, olan
  • mikdâr-ı zimmet: zimmete geçirilen paranın miktarı
  • tedkîk ve tesbît: inceleme ve belirleme
  • arz etmek: üst makama bildirmek
  • harbe me'mûren: savaşa görevli olarak
  • baş a'yân: şehrin ileri gelenlerinin başı, yerel halkın temsilcisi
  • hacıbaşı: şehrin hacılar zümresinin başı
  • imdâd-ı seferî i'âneleri: savaş masrafları için halktan toplanan yardım vergileri
  • ibtidâ: başlangıç

Bakaya Meclisi

Maddenin en dikkat çekici bilgisi, Ebubekir Paşa'nın göreve başlar başlamaz kurduğu bakaya meclisidir. Bir önceki maddede anlatıldığı gibi Zaralızâde Mehmed Paşa, Amasya'dan toplanan vergileri zimmetine geçirmiş, aynı parayı halktan ikinci kez almaya kalkınca şehir ayaklanmıştı. Hesaptan anlayan yerli kişilerden kurulan bu meclis, sancağın gerçekte ne kadar borcu kaldığını ve valinin ne kadar parayı zimmetine geçirdiğini ayırt etmeye çalışmıştır. Hüsameddin'in ileride anlatacağı gelişmeler, bu hesabın meseleyi kapatmadığını gösterir: Zaralızâde Mehmed Paşa 1169'da yeniden Sivas valisi olduğunda aynı zimmeti "bakaya" adıyla tekrar toplatmaya girişecek ve bu, 1170'teki büyük ayaklanmanın sebebi olacaktır. Ebubekir Paşa'nın meclisi, bu açıdan Amasya'nın kendi hesabını resmî kayda geçirme çabası olarak okunabilir.

Bekir Beyzâdeler

Hüsameddin, Ebubekir Paşa'nın ailesini kitabının sonraki ciltlerinde ayrıntılı biçimde anlatır. Bir önceki maddede verdiği soy kaydına göre paşanın babası Mısır mirlivası Bekir Beyzâde Hacı Osman Bey, dedesi Ömer Paşa, onun babası da Ebubekir Bey'dir; aile Köprübaşı Mahallesi'nin eşrafındandır ve Amasya'nın eski hâkimi Şadgeldi Paşa'nın soyuna bağlanır. Kitabın on ikinci cildindeki bir biyografide, Hacı Osman Bey'in bir dârülhadis vakfı bulunduğu, Hacı Osman Bey, oğlu Ebubekir Paşa ve onun oğlu Teşrifatçı Âkif Mehmed Bey'in birbiri ardınca öldüğü, bu vakfın tevliyetinin ve ailenin büyük mülklerinin Ebubekir Paşa'nın yeğeni Abdullah Bey'e geçtiği kaydedilir. Aynı biyografi, ailenin Köprübaşı'ndan Alaca Hamam'a kadar uzanan büyük konağının yaldızlı odaları ve havuzlarıyla dillere destan olduğunu da anlatır.

Paşanın oğlu Mehmed Âkif Bey, Osmanlı merkez bürokrasisinde yükselmiş bir devlet adamı ve şairdir. Erhan Afyoncu'nun arşiv belgelerine dayanan incelemesine göre Âkif Bey 1733-34'te Kefe mukataacısı, 1738'de teşrifatçı vekili, sonra divan kâtibi, Cezayir eyaletinin defter kâtibi ve tersane reis vekili olmuş, uzun yıllar teşrifatçılık görevinde bulunmuştur. III. Mustafa'nın tahta çıkışını ve ilk yıllarını anlatan Târih-i Cülûs-ı Sultân Mustafa Han-ı Sâlis adlı eser onundur. Afyoncu, Âkif Bey'in 1 Zilhicce 1181'de [19 Nisan 1768] vefat ederek Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldüğünü, mezar taşında "Ebûbekir Paşazâde Akif Mehmed Seyyid Bey" yazdığını ve çocuksuz öldüğünü bildirir. Edebiyat sözlüklerinde ise ölümü 1180 başları [1766 sonları] olarak verilir ve mezarı Üsküdar'daki Nasûhî Dergâhı haziresinde gösterilir.

Bir Kimlik Sorunu

Afyoncu'nun aynı incelemesinde Âkif Bey'in babası Ebubekir Paşa hakkında verdiği bilgiler, Hüsameddin'inkilerle bağdaşmaz. Afyoncu'ya göre mirimiran Ebubekir Paşa, Kayserili Ali Paşa'nın torunu ve Sadrazam İvaz Mehmed Paşa'nın damadıdır; 1167'de [1754] vefat etmiştir. Hüsameddin ise Ebubekir Paşa'yı Şadgeldi Paşa soyundan gelen Amasyalı bir ailenin üyesi olarak tanıtır ve onu 1168 [1755] yılında yeniden Amasya mutasarrıfı, ardından Bender muhafızı olarak gösterir. Hüsameddin'in bu Ebubekir Paşa'yı açıkça "teşrifatçı Âkif Mehmed Bey'in babası" diye anması, iki kaydın aynı kişiden söz ettiğini düşündürür. Ölüm tarihlerinden birinin hatalı olması ya da Afyoncu'nun kullandığı belgelerdeki Ebubekir Paşa ile Hüsameddin'in Amasyalı paşasının farklı kişiler olması mümkündür; eldeki kaynaklarla bu sorun çözülemedi.

Paşanın yeni görev yeri Köstendil, bugün Bulgaristan'ın batısında, Struma (Karasu) nehrine yakın bir ovada bulunan şehirdir. Machiel Kiel'e göre burası 1395'ten sonra doğrudan Osmanlı yönetimine alınarak sancak hâline getirilmiştir. Maddede adı geçen Keyvanoğlu Rüstem Ağa, Rahtuvan Paşazâde Hacı Ali Bey ve Merzifonlu Hazinedaroğlu Mehmed Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Erhan Afyoncu, "Mehmed Âkif Bey'in Hayatı ve Târih-i Cülûs-ı Sultân Mustafa Han-ı Sâlis", Teşrifatçı Mehmed Âkif Bey, Târih-i Cülûs-ı Sultân Mustafa Han-ı Sâlis (tıpkıbasım), Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul 2012.
  • İncinur Atik Gürbüz, "Âkif, Ebûbekir Paşa-zâde Mehmed Âkif Bey", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/akif-ebubekir-pasa-zade-mehmed-akif-bey

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.