Amasya ahâlisinden Hasan’ın oğludur. 1261’de asker olup İstanbul’a gitdi. 1268’de baş-çavuşlukdan tali’a taburu mülâzımı, 1281’de yüzbaşı, 1293’de kolağası olup Rus harbine iştirâk etdi. Ba’dehû binbaşı ve 1296’da Urfa sancağı tabur ağası, ya’nî jandarma kumandanı olduğu hâlde 1304’de vefât etdi. Urfa’da medfûndur. İdâreli, müdebbir, mümtezic bir zâbıt idi. On yıl mevki’ini muhâfaza etdi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
İbrâhim Ağa-Amasyalı
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 77 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU
Günümüz Türkçesiyle
Amasya halkından Hasan'ın oğludur. 1261 [1845] yılında asker olup İstanbul'a gitti. 1268 [1851-52] yılında başçavuşluktan tâli'a taburu mülazımlığına, 1281 [1864-65] yılında yüzbaşılığa, 1293 [1876] yılında kolağalığına yükseldi ve Rus savaşına katıldı. Sonra binbaşı oldu; 1296 [1879] yılında Urfa sancağı tabur ağası, yani jandarma komutanı iken 1304 [1886-87] yılında öldü. Urfa'da gömülüdür. İdareli, tedbirli, herkesle iyi geçinen bir subaydı. On yıl makamını korudu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tali'a taburu: öncü taburu, ordunun önünden giden keşif ve öncü birliği
- mülâzım: teğmen
- kolağası: yüzbaşı ile binbaşı arasındaki eski rütbe
- tabur ağası: burada sancak jandarma kuvvetinin komutanı
- medfûn: gömülü
- müdebbir: tedbirli, işini bilen; mümtezic: herkesle kaynaşan, geçimli
Erlikten Binbaşılığa Bir Asker
Amasyalı İbrâhim Ağa erlikten yetişip subaylığa yükselmiş bir askerdir; Hüsameddin'in verdiği tarihler bu yükselişin adımlarını tek tek izlemeye imkân verir. 1845'te asker olup İstanbul'a giden İbrâhim Ağa'nın teğmenliğe geçmesi yedi yıl, yüzbaşılığa yükselmesi on üç yıl, kolağalığına ulaşması on iki yıl daha sürmüştür. Askere gidişinden binbaşılığa kadar geçen otuz yılı aşkın süre, bu yolun ne kadar ağır işlediğini gösterir.
Metinde "Rus harbi" diye anılan savaş, Rusya'nın 24 Nisan 1877'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmesiyle başlayan ve Rumî takvimde 1293 yılına rastladığı için Doksanüç Harbi (93 Harbi) diye bilinen savaştır. Savaş Tuna'da ve Doğu Anadolu'da olmak üzere iki cephede sürmüş, 3 Mart 1878'de imzalanan Ayastefanos Antlaşması'yla sona ermiştir. Hüsameddin, İbrâhim Ağa'nın hangi cephede bulunduğunu belirtmez.
Urfa'da Jandarma Komutanlığı
İbrâhim Ağa'nın Urfa sancağı tabur ağalığına getirildiği 1296 [1879] yılı, Osmanlı asayiş teşkilatı için bir dönüm noktasıdır. 1846'dan beri ordudan bağımsız bir Zaptiye Müşiriyeti altında birlikte yönetilen polis ve jandarma, "Tevhid-i Zabıta" denen bu dönemin 1879'da sona ermesiyle ayrılmıştır. 20 Kasım 1879 tarihli bir tezkereyle Bâb-ı Seraskerî'ye, yani Harbiye'ye bağlı jandarma teşkilatının kurulduğu bildirilmiş, 4 Aralık 1879 tarihli bir emirnameyle de vilayetlerin zaptiye kuvvetleri Bâb-ı Seraskerî'ye bağlanmıştır. Hüsameddin'in "tabur ağası, yani jandarma kumandanı" diye açıklama ihtiyacı duyması, bu yeni düzenin adlandırmalarının henüz yerleşmediği bir döneme işaret ediyor olabilir. Urfa'da zaptiye teşkilatının temeli ise eski tımarlı sipahilere dayanıyordu; 1845'ten itibaren tımarların iç güvenlikte kullanılması kararlaştırılmış, zaptiye teşkilatı ise 1867'den itibaren kurulmaya başlanmıştı.
Metindeki "on yıl mevkiini korudu" ifadesi, 1296'dan ölüm tarihi olan 1304'e kadar geçen sekiz yıllık süreyle tam örtüşmez; Hüsameddin'in burada yuvarlak bir sayı kullandığı ya da İbrâhim Ağa'nın Urfa'daki görevinin daha önce başladığı düşünülebilir. Başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 77. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Doksanüç Harbi" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/doksanuc-harbi).
- Ahmet Aslan, "Osmanlı Devleti'nde Polis Teşkilatının Kurulması: Urfa Örneği (1845-1918)", Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları, sayı 38, 2020 (DOI: 10.26650/YTA2020-759368).