Amasyalı Hasan oğludur. Tahsîl-i ilm ü kitâbet edib sadr-ı esbak Hızır Dânişmend oğlu Koca Mehmed Paşa’nın kâtib-i divânı oldu. Amasya’da Sultân Murâd-ı Sânî vâlî iken hizmet-i kitâbetinde bulundu. Paşa’nın sadâretinde divân-ı hümâyûn ricâlinden ve hâcegândan olup 841’de müşârün-ileyhin azl ü i’zâmında Amasya’ya geldi. Ba’dehû vefât etdi.
Koca Mehmed Paşa vakfiyesi şühûdundan olup hattı güzel, şâir, edîb, sâhib-i ma’ârif bir kâtib idi.
Mahdûmları Tâhir, Muhyiddîn Mehmed Çelebilere “İbrîzâde” dendi. Zurefâ-yı zamânî tarafından kendisine İbrî denildiğinden dolayı da İbrîzâdelikle iştihâr etdi. Tâhir Çelebizâde Muhyiddîn Mehmed Çelebi, Muhyiddîn Çelebizâde Abdurrahman Çelebi meşâhîr-i ulemâdandır. [229]
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalı Hasan'ın oğludur. İlim ve kâtiplik öğrenip eski sadrazam Hızır Dânişmend oğlu Koca Mehmed Paşa'nın divan kâtibi oldu. Sultan II. Murad Amasya'da vali iken onun kâtiplik hizmetinde bulundu. Paşanın sadrazamlığı sırasında divan-ı hümayun ricalinden ve hâcegândan oldu; 841 [1437-38] yılında paşanın azledilip uzaklaştırılması üzerine Amasya'ya geldi. Sonra öldü.
Koca Mehmed Paşa vakfiyesinin şahitlerinden olup yazısı güzel, şair, edip, kültürlü bir kâtipti.
Oğulları Tâhir ve Muhyiddin Mehmed çelebilere "İbrîzâde" denildi. Zamanın nüktecileri tarafından kendisine "İbrî" denildiği için de İbrîzâdelikle ün saldı. Tâhir Çelebi'nin oğlu Muhyiddin Mehmed Çelebi ile Muhyiddin Çelebi'nin oğlu Abdurrahman Çelebi tanınmış âlimlerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kitâbet: kâtiplik, yazı işleri
- sadr-ı esbak: eski sadrazam
- kâtib-i dîvân: divan kâtibi
- ricâl: devlet adamları; hâcegân: kıdemli kâtipler
- azl ü i'zâm: görevden alınıp uzaklaştırılma
- şühûd: şahitler (vakfiyede imzası bulunanlar)
- sâhib-i ma'ârif: bilgili, kültürlü
- zurefâ: zarif ve nükteci kimseler
Koca Mehmed Paşa
İbrî İbrâhim Çelebi'nin efendisi, II. Murad devrinin başvezirlerinden Koca Mehmed Nizâmüddin Paşa'dır. Kaynaklarda Dânişmendoğlu, Dânişmendzâde Mehmed Paşa ya da Amasyalı Koca Mehmed Paşa adlarıyla da anılır. Osmancık'ta doğmuştur; Osmancık o devirde Amasya sancağına bağlı olduğu için bazı eserlerde Amasyalı diye geçer, ayrıca eşlerinden birinin Amasya'nın ileri gelenlerinden Kutlu Paşa'nın kızı Cihan Hatun olduğu kaydedilir. Çelebi Mehmed Amasya'da bulunduğu sıralarda Anadolu beylerbeyi olmuş, 28 Ağustos 1429'da başvezirliğe getirilmiş ve 1438'de yerini Çandarlı Halil Paşa'ya bırakmıştır. Azlinden sonra Osmancık'a yerleşmiş ve 1439'da orada ölmüştür; mezarı adını taşıyan caminin bahçesindedir.
Hüsameddin'in verdiği 841 azil tarihi, Temmuz 1437 ile Temmuz 1438 arasına düşer ve paşanın 1438'de başvezirlikten ayrıldığı bilgisiyle uyuşur. Buna karşılık paşanın babasının adı konusunda kaynaklar ayrılır: Hüsameddin onu "Hızır Dânişmend oğlu" olarak anar; kimi kaynaklarda ise babasının 1406-1413 arasında başvezirlik yapmış olan Osmancıklı İmamzâde Halil Paşa olduğu yazılıdır.
Bu noktada bir karışıklığa da dikkat çekmek gerekir. Amasya'da "Hızır Paşa oğlu Mehmed Paşa" diye bilinen başka bir devlet adamı daha vardır. Bu Mehmed Paşa, Yörgüç Paşa'nın kardeşi Hızır Paşa'nın oğludur; II. Bayezid devrinde Şehzade Ahmed'e lala olmuş, Amasya'da medrese ve hankah yaptırmış, 896 [1491] tarihli bir vakfiye düzenletmiş ve 904 [1498] yılında Amasya'da ölmüştür. Hüsameddin'in sözünü ettiği, II. Murad devrinde sadrazamlık yapıp 841'de azledilen Koca Mehmed Paşa ise ondan yarım asırdan fazla önce yaşamıştır. İbrî İbrâhim Çelebi'nin şahitlerinden olduğu vakfiye, Hüsameddin'in anlatımına göre bu ilk Mehmed Paşa'ya aittir.
İbrîzâdeler
İbrâhim Çelebi'nin lakabından gelen İbrîzâde adı, Amasya'nın ilmiye ailelerinden biri olarak kuşaklar boyunca yaşamıştır. Hüsameddin eserinin başka bir cildinde, "kibâr-ı fuzalâdan" saydığı Mevlânâ İbrîzâde Muhyiddin Mehmed Çelebi'nin oğlu Hasan Çelebi'yi anlatır. Hasan Çelebi babasından ve devrin diğer âlimlerinden ders alarak müderris olmuş, yıllarca ders okuttuktan sonra Halifet Gazi Medresesi müderrisi olarak ün kazanmış, ardından Sultan Bayezid Camii'nin hatibi, sonra imamı olup "Hatîb Çelebi" diye anılmış ve 915 [1509-10] yılında ölmüştür. Hüsameddin onu âlim, faziletli, Kur'an hâfızı ve sesi güzel bir imam olarak tanıtır. Metinde iki ayrı Muhyiddin Mehmed Çelebi geçtiği için Hasan Çelebi'nin bunlardan hangisinin oğlu olduğu kesin değildir; ama her iki durumda da bu bilgiler, İbrî İbrâhim Çelebi'nin soyundan gelenlerin II. Bayezid devrinde Amasya'nın önde gelen medrese ve camilerinde görev aldığını gösterir.
"İbrî" lakabının anlamını Hüsameddin açıklamaz; yalnızca zamanın nüktecilerinin taktığı bir ad olduğunu söyler. İbrâhim Çelebi'nin şiirlerinden günümüze bir örnek ulaşıp ulaşmadığı, Tâhir Çelebi ile torunu Abdurrahman Çelebi'nin hayatları hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 78. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Ciltler, Amasya Belediyesi e-kitap, 8. Cilt, "Hasan Çelebi-Mevlânâ İbrîzâde" maddesi.
Kitaplar
- Mustafa Çağhan Keskin, "II. Bayezid Dönemi Amasya Çevresinde Yerel Bir Bani: Hızır Paşa Oğlu Mehmed Paşa", Art-Sanat, sayı 5, 2016, s. 63 vd.
Diğer kaynaklar
- Kamil Yaşaroğlu, "Nizameddin Mehmed Paşa (Amasyalı, Koca)", Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, II, İstanbul 1999, s. 370-371 ("Koca Mehmed Nizâmüddin Paşa" maddesi, tr.wikipedia.org üzerinden aktarılmıştır).