Yukarıda tercemesi yazılan Abdâl Ağası el-Hâc Ahmed Ağa’nın ahfâdından ve Ahi Sa’adeddîn Mahallesi halkından İsmâil bin Mehmed bin el-Hâc Ahmed Ağa’nın oğludur. Sesi gâyet güzel, hıfz u edâsı mükemmel olduğundan küçük yaşında Sultân Bâyezîd Câmii mü’ezzinlerine iltihâk edib sonra baş-mü’ezzin oldu. [223]
Otuz yıldan ziyâde ser-mü’ezzinlikle hızmet-i şer’iyyesini îfâ ederek vâlidem Zâhide Hâtun binti Hâfız el-Hâc Osmân Efendi bin Şeyhü’l-kurrâ Hâfız el-Hâc Halîl Efendi’nin vefât eylediği 1297 cumâdelâhiresinin yirmi birinci günü vefât etdi. Uzunca boylu, güleç yüzlü, halîm bir kimse idi.
Muhrik sadâsıyla, nağamât-i latîfesiyle iştihâr ederek “Sultân Bâyezîd Bülbülü” denir, bütün mahâfil-i ‘aliyye ve edebiyye de büyük hürmetler görürdü. Nöbetinde sabah namazında saflara yer bulunmaz, yanık ilâhilerine, ruh-nevâz na’tlarına doyulmaz, her dinleyeni ağlatırdı. Mahdûm-ı yegânesi İsmâil Hakkı Efendi yerini tutamadı. Bunun çırağı olan Hamâloğlu Abdulkâdir Efendi ser-mü’ezzin oldu. Bunun da sesi pek güzeldi.
Günümüz Türkçesiyle
Yukarıda hayatı yazılan Abdal Ağası Hacı Ahmed Ağa'nın torunlarından ve Ahi Saadeddin Mahallesi halkından İsmâil bin Mehmed bin Hacı Ahmed Ağa'nın oğludur. Sesi son derece güzel, Kur'an ezberi ve okuyuşu kusursuz olduğundan küçük yaşta Sultan Bayezid Camii müezzinleri arasına katıldı, sonra başmüezzin oldu.
Otuz yıldan fazla başmüezzinlik yaparak dinî görevini yerine getirdi. Annem Zâhide Hatun binti Hâfız Hacı Osman Efendi bin Şeyhü'l-kurrâ Hâfız Hacı Halîl Efendi'nin öldüğü gün olan 1297 yılı cemaziyelahir ayının yirmi birinci günü [Mayıs sonu-Haziran başı 1880] öldü. Uzunca boylu, güler yüzlü, yumuşak huylu biriydi.
İçe işleyen sesi ve ince nağmeleriyle ün salarak "Sultan Bayezid Bülbülü" diye anılır, bütün yüksek ve edebî meclislerde büyük saygı görürdü. Nöbetinde sabah namazında saflarda yer bulunmaz, yanık ilahilerine, gönül okşayan na'tlarına doyulmaz, her dinleyeni ağlatırdı. Tek oğlu İsmâil Hakkı Efendi onun yerini tutamadı. Onun çırağı olan Hamaloğlu Abdülkâdir Efendi başmüezzin oldu; onun da sesi çok güzeldi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- terceme: biyografi, hayat hikâyesi
- ahfâd: torunlar
- hıfz u edâ: Kur'an'ı ezberleme ve okuma tarzı
- iltihâk etmek: katılmak
- ser-mü'ezzin, baş-mü'ezzin: bir camideki müezzinlerin başı
- hızmet-i şer'iyye: dinî görev
- Şeyhü'l-kurrâ: bir şehirdeki Kur'an okuyucularının ve kıraat hocalarının başı
- muhrik sadâ: yakıcı, içe işleyen ses; nağamât-ı latîfe: ince, hoş nağmeler
- mahâfil-i 'aliyye ve edebiyye: yüksek ve edebî meclisler
- ruh-nevâz: gönül okşayan; na't: Peygamber'i öven şiir ya da ilahi
- mahdûm-ı yegâne: tek oğul
Sultan Bayezid Camii ve Müezzinleri
İbrâhim Efendi'nin otuz yılı aşkın süre başmüezzinlik yaptığı Sultan Bayezid Camii, üç parçalı inşa kitabesine göre receb 891'de [Temmuz 1486] tamamlanmıştır. Yapının içinde ince siyah sütunlara oturan sade bir müezzin mahfili bulunur; metinde anlatılan sabah namazlarındaki ilahiler ve na'tlar bu mahfilden okunmuştur.
Aynı camide "bülbül" diye anılan başka bir başmüezzin daha vardır. Hüsameddin aynı eserin başka bir cildinde, iki yüz yıl kadar önce yaşamış Bülbül Ahmed Çelebi'yi anlatır. Sultan Bayezid Camii kayyumlarından Hâfız Ali Çelebi'nin oğlu olan bu zat, sesi çok güzel, ince ve tiz olduğu için caminin müezzinleri arasına alınmış, sonra başmüezzin olmuştur. Onun da nöbetindeki sabah temcidleri ve ilahileriyle Amasya'yı coşturduğu, okuduğu mevlid ve Kur'an'la dinleyenleri ağlattığı yazılıdır; 1100 muharreminde [Ekim-Kasım 1688] ölmüş, evlatlarına "Bülbüloğulları" denmiştir. İki anlatım arasındaki benzerlik dikkat çekicidir: her iki başmüezzin de sabah nöbetinde cemaati coşturan, dinleyeni ağlatan sesleriyle hatırlanır. Bu, Sultan Bayezid Camii'nde güzel sesli müezzin yetiştirme geleneğinin yüzyıllar boyunca sürdüğünü düşündürür.
Bu geleneğin yakın zamana kadar devam ettiği de bilinir. Amasya'da 1908'de kurulan Mûsikî Cemiyeti'nin fotoğraflarında hâfızlar, imamlar ve müezzinler de yer alır; Fatih Koca, 1981 yılında Sultan Bayezid Camii'nin müezzin mahfilinde hâfızlara yedi makam üzere Kur'an okumanın öğretildiğini kendi hatırası olarak aktarır.
Hüsameddin'in Annesi
Maddenin en dikkat çekici ayrıntısı, Hüsameddin'in İbrâhim Efendi'nin ölüm gününü kendi annesinin ölüm günüyle tarif etmesidir. Annesi Zâhide Hatun, Hâfız Hacı Osman Efendi'nin kızı, Amasya'nın şeyhü'l-kurrâsı Hâfız Hacı Halîl Efendi'nin torunudur; yani Hüsameddin anne tarafından şehrin Kur'an okuyucuları arasında önde gelen bir aileden gelir. Hüsameddin Kasım 1869'da Çeribaşı Mahallesi'nde doğmuş, 1879'da mahalledeki Balcı Mektebi'nde öğrenime başlamış ve Kur'an'ı ezberlemiştir. Annesini ve "Sultan Bayezid Bülbülü"nü aynı gün kaybettiğinde on yaşındaydı. Sabah namazlarında saflarda yer bulunmadığını anlatan satırların, bu sesi çocukken bizzat dinlemiş birinin hatırası olması muhtemeldir.
Başmüezzinliği devralan Hamaloğlu Abdülkâdir Efendi'ye ve İbrâhim Efendi'nin oğlu İsmâil Hakkı Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 76–77. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Ciltler, Amasya Belediyesi e-kitap, 7. Cilt, "Bülbül Ahmed Çelebi-Hâfız" maddesi.
Akademik çalışmalar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Beyazıt II Camii ve Külliyesi (Amasya)" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/beyazit-ii-camii-ve-kulliyesi--amasya).
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Hüseyin Hüsâmeddin Yasar" maddesi (islamansiklopedisi.org.tr/huseyin-husameddin-yasar).
- Fatih Koca, "Amasya Mûsikî Cemiyeti ve Büyükağa Medresesi'nin Amasya Dinî Mûsikîsine Katkısı", Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sayı 6.