Ayasofya mahzen evrâkında bulunan saray-ı hümâyûn defterlerinde İbrâhim Ali Amasîyye diye mezkûr olduğu üzere Amasyalı Ali Ağa’nın mahdûmudur. Sarây-ı hümâyûna girip hüsn-i terbiye gördü orada tefeyyüz ederek rikâb ağalarından oldu. [165]
Sonra kapıcıbaşılıkla taşra çıkıp İrân muharebâtında mübâya’acı olarak Amasya’ya geldi. Amasya a’yânından ve helvâ-hâne-i hâssadan muhrec Helvâcı el-Hâc İsmâil Ağa’nın kerîmesini aldı. Bir müddet Amasya’da kaldı.
Ba’dehû İstanbul’a gidip devr-i hidemât ederek ma’den emîni, silahdâr ağası, arpa emîni, 1171’de hisâr ağası oldu. 1176 zilhiccesinde ba’zı hayrâtına emlâkini vakfedib orada vefât etdi. Mahdûmları Ali, Mehmed Râsih, İsmâil Efendilerdir.
Hattât-ı meşhûr Mehmed Râsih Efendi 1181’de vefât edib mahdûmu İbrâhim Efendi ricâldendir. Defterdâr-ı devlet el-Hâc İsmâil Efendi 1203’de vefât etdi. Mahdûmları el-Hâc İbrâhim, Mehmed Efendilerdir. Bunlara “Amasyalızâdeler” dendiği Eshâm Defterlerinde görüldü.
Günümüz Türkçesiyle
Ayasofya mahzeni evrakı arasında bulunan saray defterlerinde "İbrahim Ali Amasîyye" diye geçtiği üzere, Amasyalı Ali Ağa'nın oğludur. Saraya girip iyi bir terbiye gördü; orada yükselerek rikâb ağalarından oldu.
Sonra kapıcıbaşılıkla taşraya çıkıp İran savaşları sırasında mübayaacı (ordu için alım yapan görevli) olarak Amasya'ya geldi. Amasya ayanından ve padişah helvahanesinden çıkma Helvacı el-Hâc İsmail Ağa'nın kızıyla evlendi. Bir süre Amasya'da kaldı.
Daha sonra İstanbul'a gidip görevleri sırayla yürüterek maden emini, silahdar ağası, arpa emini ve 1171'de [1757-58] hisar ağası oldu. 1176 zilhiccesinde [1763] bazı hayır eserlerine mülklerini vakfedip orada vefat etti. Oğulları Ali, Mehmed Râsih ve İsmail Efendilerdir.
Ünlü hattat Mehmed Râsih Efendi 1181'de [1767-68] vefat etti; oğlu İbrahim Efendi devlet adamlarındandır. Devlet defterdarı el-Hâc İsmail Efendi 1203'te [1788-89] öldü. Oğulları el-Hâc İbrahim ve Mehmed Efendilerdir. Bunlara "Amasyalızâdeler" denildiği Eshâm Defterleri'nde görüldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahzen evrâkı: depoda saklanan belgeler
- rikâb ağası: padişahın binişinde hizmet gören saray ağası
- mübâya'acı: ordu ya da saray için satın alma yapan görevli
- helvâ-hâne-i hâssa: padişahın helvahanesi
- muhrec: saray hizmetinden dışarı çıkarılmış kişi
- ma'den emîni, arpa emîni: devletin maden ve arpa işlerine bakan memur
- hisâr ağası: kale komutanı
- ricâl: devlet adamları
- Eshâm Defterleri: devletin gelir paylarına ilişkin kayıt defterleri
Saraydan Taşraya, Taşradan Saraya
Amasyalı Ali Ağa'nın oğlu İbrahim Ağa'nın yolu, bu ciltte sık rastlanan bir örüntüyü gösterir: Amasya'dan Enderun'a giren genç saray eğitimiyle yükselir, kapıcıbaşılık payesiyle taşraya çıkar, orada bir görevle yeniden memleketine uğrar ve evlenir, sonra İstanbul'a dönüp merkez görevlerinde dolaşır. Ansiklopedi maddesine göre kapıcıbaşılık, 18. yüzyılda rütbe ya da pâye olarak da verilmeye başlanmış, kapıcıbaşılar dış hizmete çıkarken sancak beyi, vali ve hatta vezir olarak atanmıştır. İbrahim Ağa'nın Amasya'ya gelişi bu kapsamda, İran savaşları sırasındaki ikmal görevi içindir.
Hüsameddin'in "R" harfindeki Râsih Mehmed Efendi maddesinde, hattatın babası "Baltacılar kethüdâsı Amasyalı el-Hâc İbrahim Ağa" diye anılır ve Râsih'in babasının ölümü üzerine hisar ağalığına geldiği, Amasya'da doğduğu ve Enderun'a girdiği yazılıdır. Bu madde ile o madde aynı aileyi anlatır; baltacılar kethüdalığı bu maddede geçmez. Aynı maddeden, İsmail Efendi'nin Mehmed Râsih'in kardeşi ve defterdar olduğu da doğrulanır.
Ayasofya Mahzeni Evrakı
Hüsameddin'in bu maddedeki kaynağı, Ayasofya mahzeninde bulunan saray defterleridir. Kitapta başka maddeler de (örneğin Kapu Ağası İbrahim Ağa, 188. madde) aynı mahzen evrakına dayanır. Bu belgelerin bugünkü durumu ve nerede saklandığı hakkında kaynaklarda bilgi bulunamadı.
İbrahim Ağa'nın vakfettiği hayır eserleri ve oğulları dışındaki aile üyeleri hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar