Amasyalıdır. Amasya’da Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi iken İstanbul’a gelip Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi olan Kâtipzâde el-Hâc Abdulbâri Efendi bin el-Hâc Mustafa Efendi’nin mahdûmudur. Abdulbârî Efendi, kayden Abdullah Efendi [164] yazılıdır. Abdulbâri kendi imzâsıyla sâbitdir.
İstanbul’da mektûbi-i mâliye kalemine girdi. Orada tefeyyüz ederek ser-hâlife iken Küçük Kal’a tezkirecisi, 1163’de nâ’il-i rütbe-i hâcegânî, 1165’de Sultân Mahmûd-ı Evvel ve 1168’de Sultân Osmân-ı Sâlise kâtib-i masraf-ı şehriyâri olduğu hâlde 1173’de vefât etdi. Üsküdâr’da medfûndur.
Mahdûmları Abdullah, Mehmed Emîn Efendilerdir. Bunlara “Masrafzâde, Masraf Kâtibizâdeler” dendi. Abdullah Efendi, Abdî Efendi demekle meşhûr olup mahdûmu el-Hâc Fâ’iz Mehmed Efendi’dir. Mehmed Emîn Efendi de Amasya’da Sultân Bâyezîd evkâfı kâtibi bir hattât-ı bî-nazîrdir. Buna “Köse Hattât” denirdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da Sultan Bayezid vakıfları kâtibi iken İstanbul'a gelip yine Sultan Bayezid vakıfları kâtibi olan Kâtipzâde el-Hâc Abdülbâri Efendi'nin, el-Hâc Mustafa Efendi oğlunun oğludur. Abdülbâri Efendi kayıtlarda Abdullah Efendi diye yazılıdır; Abdülbâri adı ise kendi imzasıyla sabittir.
İstanbul'da mektûbî-i mâliye kalemine (maliye yazışma bürosuna) girdi. Orada yükselerek ser-halife oldu, Küçük Kale tezkirecisi oldu, 1163'te [1749-50] hâcegân rütbesine erişti, 1165'te [1751-52] I. Mahmud'un ve 1168'de [1754-55] III. Osman'ın padişah harcamaları kâtibi iken 1173'te [1759-60] öldü. Üsküdar'da gömülüdür.
Oğulları Abdullah ve Mehmed Emîn Efendilerdir. Bunlara "Masrafzâde, Masraf Kâtibizâdeler" denildi. Abdullah Efendi "Abdî Efendi" diye ünlüdür; oğlu el-Hâc Fâ'iz Mehmed Efendi'dir. Mehmed Emîn Efendi de Amasya'da Sultan Bayezid vakıfları kâtibi ve eşsiz bir hattattır. Ona "Köse Hattat" denirdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- evkâf kâtibi: vakıflar yazıcısı
- mektûbî-i mâliye kalemi: maliye nezaretinin yazışma bürosu
- ser-halife: bir kalemin baş halifesi, kıdemli yazıcısı
- tezkireci: Osmanlı bürokrasisinde belgelerin kaydını tutan memur
- rütbe-i hâcegânî: divan kâtipleri sınıfına girme payesi
- masraf-ı şehriyârî: padişahın harcamaları
- bî-nazîr: eşsiz, benzeri olmayan
- mahdûm: oğul
Taşradan Saray Kalemine
Maddedeki İbrahim Efendi'nin yükselişi, Osmanlı kalemiyesinin işleyişini iyi gösterir. Ansiklopedi maddesine göre 18. yüzyılda kalemiye, yönetici sınıfın önemli bir bölümünü oluşturuyordu; bürolara girenler üstat-çırak ilişkisi içinde yetişiyor, vezir, ağa ve paşalara intisap ederek kâtiplik ve tezkirecilik yapıyor, kıdemli kalem erbabının çırağı olarak öne çıkıyorlardı. İbrahim Efendi de bu yoldan gitmiş görünür: babası Amasya'dan İstanbul'a gelip vakıf kâtibi olmuş, oğul maliye kaleminde basamak basamak yükselerek padişah harcamalarını yazan görevliliğe ulaşmıştır. Metin bu geçişin nasıl gerçekleştiğini anlatmaz, bu yüzden yukarıdaki bağlantı bir çıkarımdır.
Hüsameddin bu maddede 1163'te hâcegân rütbesini, 1165'te ve 1168'de ise iki ayrı padişahın masraf kâtipliğini kaydeder; yani İbrahim Efendi, iki saltanat boyunca aynı görevde kalmıştır.
Köse Hattat Mehmed Emîn
Maddenin son cümlesi, ailenin sanat koluna işaret eder. Mehmed Emîn Efendi, Amasya'da Sultan Bayezid vakıfları kâtibi ve "Köse Hattat" diye anılan, hattatlığıyla tanınmış biridir. Kitabın "R" harfi altındaki bir maddede, Râtib Mehmed Efendi'nin güzel yazıyı Köse Hattat es-Seyyid Mehmed Emîn Efendi'den öğrendiği yazılıdır. Bu, hattatın Amasya'da öğretmenlik yaptığını gösteren başka bir kayıttır.
Abdullah (Abdî) Efendi ve oğlu Fâ'iz Mehmed Efendi hakkında, ayrıca Masrafzâde ailesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar