Amasya eşrâfından Abdî Beyzâde el-Hâc Hasan Efendi bin el-Hâc İbrâhim Çelebi bin Kara Abdî Bey’in mahdûmudur. Iydîzâde el-Hâc Âkif Mustafa, Müftüzâde pederin eş-Şeyh Mehmed, Laz Hoca el-Hâc İbrâhim Efendilerden ahz-ı ulûm ederek mücâz ü ders-i âm oldu.
Tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib Medrese-i Feyziyye müderrisi, meclis-i a’yân a’zâsı oldu. 1186 târîhinden i’tibâren Cânikli Hacı Ali Paşa’nın mezâlim ve seyyi’âtına âlet olmamak için inzivâyı ihtiyâr edib ibâdet ve tedrîs ile meşgûl olduğu hâlde 1198 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Kibâr-ı ulemâdan, müteşerri’, uzun boylu, müşekkel, vakûr, kâmil bir zât idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya ileri gelenlerinden Abdîbeyzâde Hacı Hasan Efendi'nin, Hacı İbrahim Çelebi oğlu Kara Abdî Bey'in oğludur. Iydîzâde Hacı Âkif Mustafa, Müftüzâde'nin babası Şeyh Mehmed ve Laz Hoca Hacı İbrahim Efendilerden ilim öğrenerek icazet aldı ve herkese açık ders verme yetkisine kavuştu.
İlim öğreterek ün kazandı; Feyziye Medresesi müderrisi ve ayan meclisi üyesi oldu. 1186 yılından [1772-73] başlayarak Canikli Hacı Ali Paşa'nın zulümlerine ve kötülüklerine alet olmamak için köşeye çekilmeyi seçti. İbadet ve ders vermekle uğraşırken 1198 yılının başlarında [1783 sonu] öldü. Büyük âlimlerdendi; şeriata bağlı, uzun boylu, yapılı, ağırbaşlı, olgun bir kimseydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: ileri gelenler, köklü ve saygın aileler
- mahdûm: oğul
- ahz-ı ulûm: ilim alma
- mücâz: icazet almış, ders vermeye yetkili kılınmış
- müderris: medrese hocası
- meclis-i a'yân: şehrin ileri gelenlerinden oluşan heyet
- mezâlim ve seyyi'ât: zulümler ve kötülükler
- inzivâ: köşeye çekilme
- müteşerri': şeriata uyan
- müşekkel: yapılı, endamlı
- vakûr: ağırbaşlı
Feyziye Medresesi
Feyziye Medresesi, Amasyalı sabık Anadolu kazaskeri İbrahim Efendi tarafından 1738'de oğlu Seyyid Feyzullah Efendi adına yaptırılmıştır. Gökmedrese Mahallesi'nde, Yörgüç Paşa vakfının yakınında bulunan ahşap bir yapıdır. 1793'te yanmış, 1794'te Amasyalı Şerif Ahmed Efendi tarafından yeniden yaptırılmıştır; sonradan harap olunca Şirvanizâde Mehmed Rüşdü Paşa onarmıştır. Medresenin vakıfları sekiz dükkân ve iki evden oluşuyordu; bunlar zamanla kaybolmuş, medrese de bu yüzden harap olmuştur. Hasan Efendi'nin müderrisliği 1793 yangınından önceki yıllara denk gelir. Medresenin müderris listesinde adı geçmez; liste Hasan Efendi'nin görevini ne doğrular ne yalanlar.
Canikli Hacı Ali Paşa ve Amasya
Canikli Hacı Ali Paşa'ya Amasya sancağı 30 Mayıs 1772'de malikâne olarak verilmiş, ardından Tokat sancağı voyvodalığı da kendisine bağlanmıştır. Hüsameddin'in "1186'dan itibaren" dediği 1772-73 yılı bu atamaya uyar. Paşa'nın oğulları da bölgede görev almıştır. Küçük oğlu Mikdad Ahmed Paşa'nın baskısına dayanamayan Amasya ayanları 1778 sonlarında Çapanoğlu Mustafa Bey'e sığınmıştır. Şehir bu yıllarda iki güçlü ailenin çekişmesine sahne olmuştur. Hasan Efendi'nin köşeye çekilmesi, Amasya'nın ileri gelenlerinden bir bölümünün bu yönetimin icraatına ortak olmak istemediğini gösteren bir örnektir.
Kitaptaki "Amasya eşrâfından" ibaresi, Hasan Efendi'nin köklü bir aileden geldiğini söyler. Dedesi olarak anılan Kara Abdî Bey'in bu ailenin ilk bilinen ferdi olup olmadığı kaynaklardan anlaşılamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 63–63. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar