İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İbrâhim Efendi-Hacı Müftü

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 62 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Merzifonludur. Amasya’da Iydîzâde el-Hâc Akif Mustafa Efendi, Lâz Hoca el-Hâc İbrâhim Efendi gibi fuzalâdan ahz-ı ulûm ederek mücâz olup Merzifon’a avdetle neşr-i ulûma himmet etdi. Orada hayli zaman tedrîs-i ulûm ederek iştihâr eylediğinden Sultâniye-i Merzifon müderrisi, ba’dehû müftü oldu.

Fakat 1188 senesinde Cânikli Hacı Ali Paşa’nın şerrinden kaçıp İstanbul’a gitdi. Orada ders-i âm olarak kendisini tanıtdı. 1193’de açılan ru’ûs imtihânını parlak bir sûrette kazanıp 1194 gurre-i muharreminde hareket-i dâhil i’tibârıyla İstanbul müderrisi olduğu hâlde sene-i mezbûre zilhiccesinde vefât etdi. Fâzıl, gâyet fakîh, natûk bir zât idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifonludur. Amasya'da Iydîzâde el-Hâc Akif Mustafa Efendi ve Lâz Hoca el-Hâc İbrahim Efendi gibi bilginlerden ilim alıp icazet aldı, Merzifon'a dönerek ilmin yayılmasına çalıştı. Orada epeyce zaman ders verip ün kazandığından Merzifon Sultâniye Medresesi müderrisi, sonra müftü oldu.

Fakat 1188'de [1774-75] Canikli Hacı Ali Paşa'nın şerrinden kaçıp İstanbul'a gitti. Orada genel dersler vererek kendini tanıttı. 1193'te [1779-80] açılan ruûs imtihanını parlak bir biçimde kazanıp 1194 muharreminin başında [Ocak 1780] hareket-i dâhil derecesiyle İstanbul müderrisi olduğu hâlde, aynı yılın zilhiccesinde [Aralık 1780] vefat etti. Bilgili, çok iyi bir fıkıh âlimi, belagatli bir kişiydi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • fuzalâ: bilginler
  • ahz-ı ulûm: ilim alma
  • mücâz: icazetli
  • avdet: dönüş
  • tedrîs-i ulûm: ilim okutma
  • şerr: kötülük, zarar
  • ders-i âm: herkese açık ders
  • ru'ûs imtihânı: müderrisliğe girişte yapılan imtihan
  • gurre: bir ayın ilk günü
  • hareket-i dâhil: ilmiye derecelerinden biri
  • sene-i mezbûre: adı geçen yıl
  • natûk: konuşkan, söz söylemeyi bilen

Ruûs İmtihanı ve İstanbul Müderrisliği

Medrese öğrenimini bitirip mülazım olanlar yedi yıllık bekleme sürelerinden sonra ruûs imtihanına girer, kazananlar ruûs alırdı. Ruûs, ilmiye teşkilatında göreve başlama belgesidir. Hüsameddin'in bu maddede kullandığı "parlak bir surette kazandı" ifadesi, İbrahim Efendi'nin bu sınavı iyi bir sonuçla geçtiğini söyler. Kazaskerin de bulunduğu bir ilim heyetinin huzurunda yapılan imtihanda başarı gösterenler müderris olarak derecelere dağıtılırdı.

Canikli Hacı Ali Paşa'dan Kaçış

İbrahim Efendi'nin 1188'de Merzifon'dan kaçışının sebebi Canikli Hacı Ali Paşa'dır. Paşa'ya 30 Mayıs 1772'de Amasya sancağı, ardından Sivas valiliği verilmiş, aile Amasya çevresinde baskı kurmuştu. İbrahim Efendi'nin neden Paşa'nın hedefi olduğu Hüsameddin'in kısa cümlesinden ve okuduğum kaynaklardan anlaşılmaz. Aynı ciltteki Seküköylüzâde İbrahim Efendi maddesinde, 1188'de Paşa aleyhine söz söylediği için öldürülen bir Amasyalı âlim daha anılır. Merzifon'daki Sultâniye medresesi ve Merzifonlu müftünün adı hakkında ayrı bilgi bulunamadı. Başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye de rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 62–62. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

  • İncinur Atik Gürbüz, "Âkif, Iydî-zâde Mustafa Âkif Efendi", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014. https://teis.yesevi.edu.tr

6. Cilt içindekiler